T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/378 Esas
KARAR NO : 2025/485
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/06/2021
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkil aleyhine ----------İcra Müdürlüğünün----------- esas sayılı takip dosyası ile borcun sebebi maddesi tahtında "Müvekkil -----------Ş. Nezdinde ------------ nolu poliçe ile Sigortalı -------------Ş.nin ----------- Projesi inşaatının şantiyesinin 3. katında bulunan işveren ----------Ş.nin ana yüklenicisi ----------- ait kablo ve malzemeler 19.04.2014 tarihinde çalındığı, Bu olayda yeterli güvenlik önlemlerini sağlamaması nedeniyle -----------Şti.’nin sorumlu olduğu, sigortalıya ödenen 16.296,47USD’nin şirketin sigortalısının haklarına halef olması sonucu ödeme tarihi olan 09.07.2014 den itibaren işlemiş ve işleyecek kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte zarara sebebiyet veren borçludan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile tahsili talebidir" beyanı ile 16.296.47 USD asıl alacak ve 1.309,52USD işlemiş faiz olmak üzere 17.605,99 USD miktarlı icra takibi başlatıldığı, Bu takibin davacının yokluğunda TK. 35 maddesi gereğince usul ve yasaya aykırı olarak, 16.10.2018 tarihinde tebliğ edildiğinin haricen öğrenildiği ve 01.02.2021 tarihinde davalı firma hakkında menfi tespit/istirdat davası ikame etmek suretiyle üzere arabuluculuk süreci başlatıldığı, ancak arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığı, Davacının, davalı alacaklıya, icra takip konusu yaptığı olaya ilişkin olarak herhangi bir borcu olmadığı, söz konusu olayda herhangi bir kusuru olmadığı, açılan icra takibi, usulsüz olarak kesinleştirilmiş ve müvekkilin hak ve alacaklarına haciz konulmak suretiyle haksız tahsili yoluna gidildiği, Davacı ----------- Şti. ile dava dışı ------------Ş. arasında 15.03.2010 tarihinde Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı ve 30.05.2014 tarihi itibariyle hizmetin son bulduğu, Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi incelendiğinde, 2. Maddesinde Sözleşme Konusunun "Müşteri ------------Ş.ye ait Şantiyesinde ihtiyaç duyulan güvenlik ve koruma hizmetlerinin 5188 S.Y. gereklilikleri uyarınca ve aynı yasanın tarif ettiği şekilde verilmesidir" olarak belirtildiği,bu nedenlerle müvekkilin sorumluluk alanlarının tespiti ve kusurlu olup olmadığının değerlendirilmesinin 5188 S.Y. çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinin açık olduğu, 3.Maddesinde Hizmetler ve Tarifleri (Tanımlanması) Başlığı altında 3.2 de "Güvenlik hizmetleri sadece aşağıda belirtilen Müşteriye ait adreste ifa edilecek olup, hizmetin konusu olan personel müşteriye ait diğer ofis ve/veya binalarda çalıştırılmayacaktır" hükmünün olduğu, Şantiye adresinin ise Taraflar Maddesinde ----------Ş.nin adresindeki şantiye olarak açıkça ifade edildiğinin ortada olduğu, müvekkil davacı şirketin sorumluluk alanının, şantiye ana kapısı olup, söz konusu olay yerine ilişkin herhangi bir güvenlik hizmeti ifa sorumluluğu olmadığı gibi, olayla ilgili herhangi bir illiyet bağı ve kusurunun da mevcutolmadığı, 4. Maddesinde --------- Şantiyesi 6 Güvenlik Personeli ibaresi ile hizmetlerin 6 güvenlik personeli ile verileceğinin kararlaştırıldığı, Güvenlik personeli sayısının tespiti ----------- Firmasınca yapıldığı, bu çerçevede müvekkilin sorumluluğun tespitinde alacağın dayanağının rücuen tazminat olması nedeniyle ----------- Firmasının sorumluluklarının da değerlendirilmesi gerektiğinin aşikar olduğu, 8. Maddesinde Sorumluluk Hükmü başlığı altında "---------- sözleşme kapsamındaki hizmetlerin ifasındaki gecikmeden doğan sorumluluğu kusuru oranında karşılamakla yükümlüdür", "--------- herhangi bir şekilde 3.şahsın verdiği zararlardan sorumlu tutulamaz. Ne şekilde olursa olsun hizmet kalitesini düşürmeyeceğini taahhüt ettiğinden veyahut herhangi bir öze, dolaylı, nedensel zarar veya kayıptan sorumlu olmayacaktır" Personelinin kusurunun tespiti halinde ------------- tarafından yaptırılan 3.şahıs Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında zarar ve giderler Sigorta Şirketi tarafından kusuru oranında karşılanır" hükümlerinin mevcut olduğu, Sözleşmenin 8. maddesi ile davacı şirketin personelinin kusurlarından kaynaklanan olaylarda kusur ve sorumluluğuna gidilebileceği, bu durumda dahi sorumluluğun 3.şahıs mali mesuliyet sigortası nezdinde gerçekleşeceği, 3.şahısların (hırsızların) eylemleri (zarar, kayıp vs.) nedeniyle doğrudan veya dolaylı sorumlu olmayacağı açıkça ifade edildiği, Bu madde kapsamında müvekkilin sorumluluğuna gidilemeyeceği, nitekim ekli sunulan olay tutanağı ile müvekkil davacı şirketin icra konusu olay ile ilgili doğrudan veya dolaylı sorumlu olmadığı açıkça hizmet verdiği 3.şahıs -------------Ş. tarafından imza altına alındığı, İcra Takip Dosyasında Borcun Sebebi maddesi tahtında; "Müvekkil ------------Ş. nezdinde ------------- nolu poliçe ile Sigortalı -------------Ş.’nin ---------- Projesi inşaatının şantiyesinin 3. Katında bulunan işveren ---------Ş.nin ana yüklenicisi ---------- ait kablo ve malzemeler 19.04.2014 tarihinde çalındığı iddiasına dayandığı, bu iddianın varlığının davalı tarafından ispatlanması gerektiği, Olayın ---------- ait kablo ve malzemelerin çalınması olayı olduğunun belirtildiği, müvekkil davacı şirketin, ----------- doğrudan veya dolaylı olarak güvenlik hizmeti vermediği, aralarında herhangi bir hizmet ilişkisi, sözleşmesi mevcut olmadığı, müvekkil şirket ile bağlantı ise, ------------ firmasının ana yüklenicisinin ----------- olduğu ve ------------ firmasının güvenlik hizmetlerinin müvekkil davacı tarafından yapıldığı ve güvenlik hizmetlerini tam ve kusursuz şekilde ifa etmediği iddia edildiği, Müvekkil davacı şirket ------------ firmasına güvenlik hizmeti vermediği gibi, --------- firması ile yapmış olduğu güvenlik sözleşmesi ile dolaylı olarak dahi ------------ hizmet vermediği, 5188 S.Y. ile güvenlik hizmetlerinin ifasının ancak işbu yasa çerçevesinde ifa edilebildiği, dolayısıyla güvenlik hizmeti alacak firmanın öncelikle koruma planlarını ilgili Emniyet Müdürlüğüne ibraz ile güvenlik izin belgesi olması gerektiği,güvenlik izni olmayan hiçbir firma güvenlik hizmeti alamayacağı gibi, güvenlik izni alan firmaların güvenlik izin belgesi ile taşeron dahi olsa alt taşeronların güvenlik hizmetleri ifa edilemeyeceği, Koruma Planlarının 7. Sayfası incelendiğinde, Hırsızlık Eylemlerine Karşı Alınacak Önlemler ve Harekat Tarzı başlığı altında "İdari Ofis Binaları içerisinde ve şantiye ana giriş kapılarını gösteren kameraların mevcut olmadığı, kamera yapımı için tekliflerin alındığı, toprak inşaat halinin devam ettiği, alarm sisteminin kurulu olmadığı, Darbe Sensörlerinin olmadığı, Tüm araçların giriş ve çıkışlarda arandığı, şüpheli durumlarda çalışanların da aranmasına izin verildiği Ofis camlarının hiçbirinde demir parmaklık olmadığı” nın belirtildiği,ekte sunulan tutanak ile müvekkil şirketin güvenlik hizmetlerinin son bulduğu 30.05.2014 tarihi itibariyle güvenlik hizmetlerinin tam ve eksiksiz, vukuatsız devir ve teslim edildiğinin aşikar olduğu, Davalı Sigorta Şirketinin, ödemiş olduğu tazminata ilişkin olarak rücuen icra takip işlemi başlatması, işbu olay ile ilgili doğrudan veya dolaylı kusur incelemesine dahi gidilmeksizin ve kendilerine ihbar dahi yapılmaksızın, 3.şahıs mali mesuliyet sorumluluk sigortası tahtında Sigorta şirketine başvurulmaksızın TK. 35 maddesi çerçevesinde kesinleştirilen icra takip işlemi ile müvekkilin hak ve alacaklarına haciz koymak suretiyle haksız olarak illiyet bağının olmadığı ve kusur ve sorumluluğun olmadığı bir olay nedeniyle tahsili yoluna gitmesi usul ve yasa ile hakkaniyetle bağdaşmayacağı, Bu nedenlerle, borçlu olmadıklarına dair menfi tespit davası /istirdat davası ikamesi zorunluluğu doğduğu, belirtilen nedenlerle, her türlü fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davanın ----------Ş. ile 3.şahıs Mali Mesuliyet Sigortasına istinaden -----------Ş.'ye ihbarına, ------------- İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı icra takip dosyasına istinaden borçlu olmadığının tespiti/istirdadın tazminine, icra Dosyasının ve yapılmış ise ödemenin alacaklıya aktarılmaması hususunda icra takip dosyasının ihtiyati tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesi arz ve talep edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi ile işveren sigortalı ----------Ş. ve ana yüklenici 2. sigortalı -----------Ş. arasında ------------- nolu İnşaat All Risk Sigorta poliçesi tanzim edilmiş olduğunu, davacı taraf ile işveren -----------Ş. arasında 15.03.2020 – 30.05.2014 tarihlerini kapsayacak şekilde güvenlik ve koruma sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu, hırsızlık olayının davacı tarafın güvenlik hizmetlerini aksatması dolayısıyla 19.04.2014 tarihinde şantiyenin 3. katında meydana geldiğini, davacı tarafın hırsızlık olayı için şantiyeye gelen araç için gerekli güvenlik araştırmalarını yapmadığını, her halükârda davanın reddine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Mahkememizce alınan 20/07/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda bilirkişiler özetle; Rücu Bakımından; dava dışı sigorta ettiren ile davacı arasındaki sözleşmeye göre, meydana gelen hırsızlık olayı sebebiyle, güvenlik şirketinin kusuru bulunması halinde, sigorta ettirenin sözleşmedeki edimlerini gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle, davacı güvenlik şirketine başvurabileceği, davalı sigortacı, sigorta ettirenin zararlarının karşıladığından, halefiyet yoluyla bu zararları davacı güvenlik şirketinden talep edebileceği, Güvenlik sözleşmesinde bu zararların, davacının mali mesuliyet sigortasından karşılanacağı belirtilmişse de, güvenlik şirketinin kusuruyla sebep olduğu zararlara ilişkin, kendisine başvurulamayacağına dair bir hüküm bulunmadığı, bu bakımdan sigorta şirketinin halefiyet yoluyla ödediği bedellerin iadesi için, ihtiyari olarak sadece davacı şirkete başvurabileceği, Kusur Bakımından; ----------ŞTİ.’ nin, meydana gelen olayda %100 (YÜZDE YÜZ)ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; -----------Ş.’NİN, meydana gelen olayda KUSURUNUN OLMADIĞI, Miktar Bakımından,----------- İcra Dairesi ----------Esas sayılı dosyasında, 16.296,47 USD asıl alacak, 1.309,52 USD işlemiş faiz, toplam 17.605,99 USDüzerinden icra takibi yapıldığı, 5684 say. Sigortacılık Kanunu 22 mad. 17. fık/son Hükmünde (mevzuata uygunluğu sigortacının denetiminde olan )delil niteliğinde Eksper raporunda yapılan tespitler ile belirlenen tazminat tutarı yerinde ve kurallara uygun olup, sigortacı, sigortalısına gerçek zararı ödemekle yükümlüdür ve buna göre; işbu rapor teknik bölümde de zarardan sorumlu olduğu güvenlik şirketinin ortaya çıkan hasar/zarardan sorumlu olabileceği, taraflar arasında asıl alacağa işleyen faiz noktasında da bir ihtilafa rastlanılmadığı, mevcut belgelerle, takip tarihi itibarıyla davacının davalıya talep edilen tutar üzerinden borçlu olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
Mahkememizce alınan 11/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; 19.04.2014 tarihinde meydana hırsızlık olayında; çalınan ve tutanaklarla tespiti yapılan malzemelerin, olay tarihi itibariyle rayiç değerinin 39.795,00 TL olduğu, döviz cinsinden rayiç değerinin 18.663,82 USD olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Her ne kadar eldeki dava menfi tespit talepli açılmış ise de dava değeri olan 214.144,65 TL'nin 05.05.2021 ve 06.05.2021 tarihleri olmak üzere iki parça şeklinde dava tarihi olan 02.06.2021 tarihinden önce ödendiği anlaşıldığından istirdat davası olduğu kabul edilmiştir.Somut olayda dava dışı ----------Ş ile davacı arasında davacı tarafından özel güvenlik hizmeti verileceğine dair sözleşme bulunmaktadır. Dava şirketin şantiyesinde hırsızlık olayı meydana gelmiş, dava dışı şirketin sigortacısı olan davalı tarafından 08.07.2014 tarihinde 16.296,47 USD ödeme yapılmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından halefiyet ilkesi gereğince davacıya rücu edilmesi amacıyla ---------- İcra Müdürlüğü'nün --------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davacı tarafından da mezkur icra takibi dolayısıyla borçlu olmadığının tespiti amacıyla işbu dava ikame edilmiştir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere davacı tarafından dava tarihinden önce icra dosyasındaki borcun ödendiği anlaşıldığından işbu davanın istirdat davası olduğu kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Dosya arasında bulunan makine mühendisi ----------- tarafından düzenlenen 06.02.2025 tarihli raporun denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olduğu dikkate alındığında rapordaki saptamalara itibar edilerek davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin kadri maruf olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu hırsızlık olayına ilişkin bütün bilgi ve belgeler dosya arasına alınarak dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir. Her ne kadar dosya arasında dava dışı ---------Ş'nin şantiye güvenliğini sağlamak için özel güvenlik hizmeti almasını sağlayan özel güvenlik komisyon kararı ve özel güvenlik izin belgesi bulunmuyor ise de bu hususun davanın esasını etkilemeyeceği, sonuç olarak dava dışı ----------Ş ile davacı şirket arasında özel güvenlik sözleşmesi olduğu, mezkur belgelerin bulunmuyor olmasının davacının sorumluluğunu etkilemeyeceği anlaşıldığından mezkur belgelerin dosya arasına alınmasından vazgeçilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan 15.07.2022 tarihli raporda alanında uzman emekli 1. Sınıf emniyet müdürü özel güvenlik denetleme başkanlığı emekli polis başmüfettişi --------- tarafından meydana gelen hırsızlık olayının gerçekleşmesinde davacının %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mezkur raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından davaya konu hırsızlık olayının meydana gelmesinde davacının %100 kusurlu olduğu hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davalı sigorta şirketi tarafından halefiyet ilkesi gereğince mezkur icra takibi başlatılmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.041,66-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 34.263,14-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------- Arabuluculuk Bürosu'nun ----------- sayılı dosyasında takdir edilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2025