T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/217 Esas
KARAR NO: 2025/258
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 20/03/2024
KARAR TARİHİ: 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.08.2021 tarihinde, müvekkile ait olan ve dava dışı ---------- sevk ve idaresinde bulunan --------- plakalı motosiklet ile davalı sigorta şirketi nezdinde --------- no’lu ve 22.01.2021–22.01.2022 tarihli Trafik Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan ve dava dışı ---------- sevk ve idaresinde bulunan ---------- plakalı otomobil arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası ----------- tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağıyla, hatalı şekilde, ---------- plakalı motosiklet sürücüsü ----------- asli kusurlu, ----------- plakalı otomobil sürücüsü ----------- ise tali kusurlu olduğu tespit edildiğini, yine kaza sonrası --------- plakalı motosiklet sürücüsü ----------, ---------- plakalı otomobil sürücüsü ---------- hakkında şikayetçi olması sebebiyle --------- no.lu dosyayla soruşturma işlemlerine başlanılmış ve TCK m. 89/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle ---------- E. sayılı dosyasıyla kamu davası açıldığını, yapılan ceza yargılaması esnasında kusur durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alındığını, müvekkil tarafından icra tehdidi altında ----------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyasına ödenen 39,791.18 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı tarafından müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu davada yetkili Mahkeme icra takibini yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi olup, yetkisiz yerde açılan iş bu davada yetki itirazlarının bulunduğunu, davanın ----------- Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, açılan dava haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, davacı tarafın iddiaları haksızdır ve yapılacak yargılama ile ortaya çıkacağını, öncelikle İİK md 72/7 md de düzenlenmiş istirdat koşulları iş bu davada oluşmadığını, öncelikle dava şartı yokluğundan iş bu davanın reddi gerektiğini, davacı hakkında ----------- İcra Md.nün ------------ E sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibinin dayanağının maddi hukukta karşılığı bulunmakla birlikte davacı taraf iş bu borcun ödenmesinde işleten sıfatı ile maliki olduğu aracta sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, ortada davacının sorumlu olduğu bir borç mevcut olduğunu, müvekkil ------------ Şirketi aleyhine, iş bu kazadan dolayı hasar ve değer kaybı talebi için ------------- plaka sayılı araç maliki ---------- tarafından ----------- başvurulmuş 04/06/2022 tarih- ----------- nolu karar ve 17/03/2022 tarih ------------- nolu iki ayrı karar ile başvurucu lehine değer kaybı ve hasar tazminatına hükmedilmiş, bu kararlar ----------İcra Md.nün --------- E sayılı ve -------- E sayılı icra dosyası ile takibe geçilmiş ve müvekkil tarafından icra dosyalarına ödemeler yapıldığını, bahsedilen ---------- incelemesinde alınan bilirkişi raporlarında ------------ adına kayıtlı ------------- plakalı aracın sürücüsü %60 kusurlu kabul edilerek hüküm kurulduğu tahkim komisyon kararı ve dosyaları ile sabit olduğunu, icra dosyaları haricinde ayrıca müvekkil tarafından iş bu kaza sebebiyle -------------Ş 'ye 4.316,01 TL de rücu tediye ödemesi yapıldığını, diğer yandan davacı taraf, söz konusu trafik kazası sonrası ----------- tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kusur oranının gerçeği yansıtmadığı, ------------ E sayılı dosyasındaki trafikçi bilirkişi polis memurunun kusur tespitine göre motorsiklet sürücüsünün kusurunun bulunmadığına yönelik ceza yargılamasının kesinleştiğinden bahisle, iş bu davayı açtığını dile getirdiğini, yapılacak yargılama ve delillerin değerlendirilmesi sonrası açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu sabit olacağından, yukarıda izah edilen nedenlerle davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, zorunlu trafik sigortası kapsamında hak sahibine ödenen tazminatın sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda, davacıya ait ----------- plakalı motosiklet ile ------------ plakalı araç arasında 07.08.2021 tarihinde kaza meydana geldiği, davalının davacının ZMMS sigortacısı olduğu, ZMMS Genel Şartların B 4.a maddesi uyarınca davacının ağır kusuru olması sebebiyle davalı tarafından ödenen miktarın davacıdan rücu edilmesi amacıyla ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından icra tehdidi altında 02.02.2024 tarihinde 39.791,18 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça davaya konu kaza ile ilgili olarak teminat dışı kalma hallerinin bulunmadığından bahisle ödenen miktarın istirdatının talep edildiği, davalı tarafından ise davacının ağır kusurlu olması sebebiyle teminat dışı halin bulunduğunun savunulduğu anlaşılmıştır.Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalarında, sigortacının rücu hakkı 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında düzenlenmiştir.Genel Şartların B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır, Genel Şartların B.4.a maddesinde sözü edilen "ağır kusur" kavramı -------- ve ----------- Hukuk Daireleri ile Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre "tam kusur" olmayıp, kasta yakın bir kusurun varlığını ifade etmektedir.
Dava konusu kaza ile ilgili olarak ------------- esas sayılı dosyasında alınan 17.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının belirtildiği, kaza tespit tutanağında ise davacıya ait aracın sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde özel hukuk kavramı olan ağır kusurun, kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade ettiği, davaya konu kazada sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmesi halinde dahi bu durumun başlı başına kastı ya da ağır kusuru bulunduğu anlamına gelmeyeceği, kaldı ki mezkur ceza dosyasında davacıya ait aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği, davalının sigortalısı olan davacıya rücu hakkının bulunmadığı bu nedenle davacının icra tehdidi altında yapmış olduğu ödemenin istirdatını talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile 39.791,18 TL'nin ödeme tarihi olan 02.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.718,14-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 679,54-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.038,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 679,54-TL Peşin nisbi Harcı, 74,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 1.182,04-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----------- Arabuluculuk Bürosu'nun -------------- sayılı dosyasında takdir edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025