T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/258 Esas
KARAR NO: 2025/299
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/03/2025
KARAR TARİHİ: 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---------- 14 Mart 2022 tarihinden 16 Eylül 2024 tarihine kadar davalı ...'a ait --------- bulunan --------- isimli işyerinin şubesinde çalıştığını, müvekkilinin işyerindeki görevi gün içinde alınıp satılan altın, döviz gibi değerlerin kendisine personel tarafından bildirildiği kadarıyla bilgisayarda --------- şirketine ait bir uygulama üzerinden tablosunu tutmaktan ibaret olduğunu, işyerinde çalışan tüm personelin davalı ...'a ait hesabın bağlı olduğu banka telefonunu kullanarak şifresiyle müşterilere para aktarma yetkisi olduğunu, bunun dışında görevli bazı personellerin hesaplarına akşam saat 17.00'den sonra ve hafta sonları yapılan satışlarla ilgili havale gelmekte, çalışanlar bunları işyeri sahibi ...'un ya da oğlu ----------- şahsi hesabına aktarmakta olduğunu, işyerinde müdür ----------- bulunduğunu, akşam saat 18.30'da işyeri kapatılır ve sayıma geçilir, yapılan anlık işlemlerin hemen kasaya fiili olarak yansımaması nedeniyle ilk sayımda kasa tutmaz, personelden yapılan açıklamalar neticesinde günlük hesap bağlandığını, her sabah hesabın sıfırlandığını, müvekkili ------------ çalışmış olduğu yaklaşık 2,5 yıllık zaman zarfında dönem dönem tanıdıklarından aldığı altınları ve kendisine ait altınları da işyerinde bozdurduğunu, bozulan altınların karşılığı ...'un hesabından müşteri hesabına aktarıldığını, uzun bir süredir müvekkilin ve yakınlarının altınları borsada müvekkili tarafından değerlendirilmekte olduğunu, 25 Temmuz 2024'den sonra müvekkili borsada zarar etmeye başladığını, o tarihten sonra borsanın önemli derecede düşüşe geçmesi üzerine müvekkilinin borsaya yaklaşık 9 milyon TL değerinde teminat yatırması gerektiğini, müvekkili üzerinde bulunan ev ve arabasına güvenerek (bir sorun olursa evimi arabamı satarak öderim saikiyle) bu süre içerisinde yaklaşık 9.000.000 TL değerindeki karşılıksız parayı işyerinde altın satılmış gibi sisteme girerek kuzeni ----------- hesabına aktardığını, kuzeni --------- ise müvekkil ---------- yine yakınlarına ait altınları sattığını düşünerek parayı olduğu gibi ------------- hesabına aktardığını, olayın anlaşılmasından sonra müvekkili olayı anlatarak işlemsiz olarak ödeme çıkılan parayı geri ödeyeceğini, pişman olduğunu, tüm samimiyetiyle dile getirmesine rağmen müvekkilinin ----------- işyerinden çıkmasına müsaade edilmediğini, bu zararın giderilmesi amacıyla müvekkiline kasadaki açığı kapatması yönünde baskılar uygulandığını, suç duyurusunda bulunacağını ileri sürerek müvekkiline ve ailesine tehditlerde bulunulduğunu, müvekkilinin aile bireyleri aranarak kuyumcuya çağrılmış, saatlerce kuyumcuda konuşularak müvekkilimiz ve senette kefil olarak geçen ablası iradesi sakatlanacak şekilde baskı altında bırakıldığını, müvekkiline ait ev, araba ve banka hesabındaki bir miktar paranın ertesi gün alacaklı tarafa geçirilmesi kaydıyla 15.09.2024 tarihinde düzenlenmiş takibe konu 18.600.000 değerindeki senet imzalandığını, ablası ve ----------- işyerine çağırılmış, gece saat 02.00'ye kadar işyerinde tutularak, kendilerine müşteki ----------- borcunun çok üzerinde olan 15/09/2024 tarihli belge ve 18.600.000 TL değerindeki senet müvekkiline ve kefil sıfatıyla ablası ------------ imzalatılmadan, işyerinden çıkmalarına müsaade edilmediğini, müvekkilinin davalı cebiri altında korkuyla borcuyla orantılı olmayan tüm bu belgeleri imzaladığını ve işlemleri gerçekleştirildiğini, bir işçinin işverenine, hemde bahsi geçen senedin muaccel olduğu tarihte aynı gün içinde evini, arabasını yani tüm malvarlığını satış gösterip üzerine bir de yüklü miktarda havale yapması irade sakatlığı ve cebiri çok açık bir şekilde ortaya koymakta olduğunu beyan ederek davamızın kabulü ile davalı tarafın alacak iddiasında bulunduğu senedin geçersiz olduğuna ----------- İcra Dairesi, ------------ Esas sayılı takipte borçsuz olduğunun tespitine, mahkeme aksi kanaate ise davalı tarafın alacak iddiasında bulunduğu senedin ödenerek bedelsiz kaldığı ve müvekkilin---------- İcra Dairesi, ------------ Esas sayılı takipte borçsuz olduğunun tespitine, davalının İİK Madde 72 uyarınca asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK m.72/III hükmü kapsamında açılan menfi tespit davasıdır.Mahkememizin 08/04/2025 tarihli tensip zaptı 5 nolu ara kararı ile "Dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmediği, Uyap sisteminde de, dosya ile arabulucuk dosyasının ilişkilendirilmediği anlaşılmakla, davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslı yada arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulması için 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan reddedileceğinin ihtarına, ihtar yerine geçmek üzere bu ara kararın davacı vekiline tebliğine," şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından sunulan 08/04/2025 tarihli dilekçe ile dava şartı arabulucuğa başvurulmadığını beyan ederek davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 138. maddesinde; "Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir." hükmü yer almakla; 19.12.2018 günlü ---------- yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'nın (5) maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve 7155 Sayılı Kanunun (23) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A (2) maddesi ile; "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü getirilmiştir. 05 Nisan 2023 tarih ve ----------- sayılı ----------- yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olarak kabul edilmiştir.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesi gereğince; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davası olduğu, 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâli "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olduğu, davanın 21/03/2025 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi davacı vekili tarafından da arabulucuğa başvurulmadığına ilişkin beyan dilekçesi sunulduğu da görülmekle yukarıda yazılı yasa hükümleri kapsamında arabuluculuğa başvurmanın HMK'nun 114/2 maddesine göre özel dava şartı niteliğinde bulunduğu, söz konusu dava şartının mahkemece, re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartı niteliğinde olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, 7445 sayılı yasa ile değişik 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesi ile HMK m.114/II ve HMK m.115 hükümleri gereğince arabuluculuk dava şartı noksanlığından usulden reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/04/2025