T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/580 Esas
KARAR NO: 2025/247
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 08/08/2023
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (trafik sigorta sözleşmesi kaynaklı rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; 02/09/2021 tarihinde --------- ait--------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı araçla --------- Mah. ---------- adresinde davacı şirkete ait dava dışı ------------ sevk ve idaresinde bulunan ------------ plakalı otomobiline çarptığını, davacının aracında maddi hasar meydana geldiğini ve değer kaybı yaşandığını, araç sürücüsü ------------ Karayolları Trafik Kanunu 56/1c uyarınca araçlar arasındaki mesafeye aykırı olarak sürücülerin önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izleme zorunluluğuna aykırı davrandığını, davalı --------- -----------Ş nezdinde sigortalı olarak bulunduğunu, sigorta şirketi yazılı başvuruda bulunulup başvuru dosyasının oluşturulduğunu, sigorta şirketi yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlanması nedeniyle değer kaybını sigorta şirketinden, araç sahibinden ve araç sürücüsünden talep etme zorunluluğunun doğduğunu, bu nedenlerle, HMK m.107 uyarınca araçta meydana gelen değer kaybının şimdilik 1.000,00 TL olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini; talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ----------- vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, davalının işleten sıfatı bulunmadığını, davalı yönünden aktif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak davalıya isnat edilecek hiçbir kusurun olmadığını, Yargıtay trafik kazalarında tehlike sorumluluğu olduğunu, işverenin hiçbir kusuru olmasa dahi tehlike sorumluluğu kuralları gereği işverenin sorumlu olduğunu ancak uygun illiyet bağının kesilmesi durumunda işverenin sorumlu tutulamayacağını, dava konusu olay ile ilgili olarak kusur raporu alınması gerektiğini, davalının yalnızca aracının kiraya verdiği ----------- ile ilişkisi olduğunu, davanın ihbar edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle, davanın öncelikle husumet yönünden reddi ile Mahkeme aksi kanaatte ise usul ve esastan reddine karar verilmesini; talep etmiştir. Davalı ----------Ş vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak davalı şirkete ilgili düzenleme gereği usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından işbu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkının ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini haliyle başvurunun tam yapılması gerektiğini, huzurdaki davanın kısmı dava koşullarını taşımadığının açık olduğunu karşı tarafça dava öncesinde bedel tespiti yapıldığını ve açık ve net olarak bir tutar belirlendiğini, esasa ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğunu ve olay tarihinde poliçe limiti araç başına 43.000,00 TL olduğunu, konu araç kasko sigortacı ---------Ş tarafından onarılmış olup, onarıma müteakip davalı şirketten rücuen ödeme talep edildiğini, davalı şirketçe bahse konu hasar bedeline ilişkin ----------Ş'ye toplam 43.000,00 TL rücuen ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeler neticesinde davalının sorumluluğunun kalmadığını, anılan ödeme ile davalı şirket sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirildiğini, yapılan ödemeler neticesinde teminat limiti tüketilmiş olup davalının sorumluluğunun kalmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yaşanan trafik kazası ile dava konusu hasar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığına ilişkin tespit yapılması gerektiğini, bu kapsamda öncelikle olay mahallinde keşif yapılması ve akabinde bilirkişi heyeti tarafından rapor tanzim edilmesi gerektiğini, söz konusu değer kaynının uzman sigorta eksperi tarafından yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için huzurda görülen davanın haklı olduğu varsayılsa bile davalının faizden sorumluluğunun sınırlı olacağını, açıklanan nedenlerle öncelikle zamanaşımı def'i ve gerekçeli itirazları dikkate alınarak Mahkeme nezdinde görülen haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, hasar aşamasında ödeme yapılmış olduğundan haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile karşı taraf vekillinin kısmı dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından davacı tarafa talep tutarının açıklattırılması aksi halde davanın reddine karar verilmesini; talep etmiştir. Davalı ------------ dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası sebebiyle davacı aracında meydana gelen değer kaybı zararının karşı taraf aracın işleteni ve trafik sigortasını yapan sigorta şirketinden tahsiline yönelik tazminat davasıdır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamayan başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından davacı aracında oluşan hasar için yapılan ödemelere ilişkin dekont suretleri, davacı arasının kaza öncesi sigorta bilgi gözetim merkezi kayıtları celp edilmiş ve incelenmiştir.Davalı işleten tarafından aracın uzun süreli kiralamaya konu edildiği yönünde savunmada bulunulmuş ise de emsal içtihatlar uyarınca bu yöndeki savunmamın ispatına yönelik olarak yalnızca sözleşmenin sunulduğu, damga vergisi ve KDV ödentilerine ilişkin delillerin sunulmadığı iştene vekilinin yapılan vergi ödemeleri vs. uzun süreli kiralamayı ispatına yönelik tanık dinletme taleplerinin ise söz konusu hususun tanık delili ile ispatlanamayacağı gerekçesiyle reddedilmiş KTK m.3 hükmü kapsamında işleten sıfatı bulunmadığı iddiasını ispatlayamadığı değerlendirilmiştir. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya değer kaybı uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ----------- tarafından sunulan bilirkişi raporu içeriğine göre; değer kaybı yönünden; 02/09/2021 tarihinde meydana gelen kaza sonucu oluşan hasara ilişkin tespitlerin, ------------ plakalı aracın ön-arka muhtelif kısımlarında meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, (değer kaybı hesaplamasında; dava konusu ----------- plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km'si, kullanılmışlık durumu, dava konusu parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, dava konusu 02/09/2021 tarihli kazaya ait Yetkili Servis ile SBM-TRAMER hasar kaydı oluştuğu hususu, hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği dikkate alınarak Yargıtay Kararları doğrultusunda değerlendirilmiştir, KTK.m.90'da yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin --------- düzenleme yapma yetkisi verilen hüküm” Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup; Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede; dava konusu ------------- plaka sayılı ------------ markatip,------------ model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarında 92.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında; (92.000,00 TL Değer Kaybı Tutarı x %100 Kusur oranı) 92.000,00 TL olabileceği, davalı -----------Ş.'nin trafik poliçe limitinin tükendiği, dosya kapsamında değer kaybı ile ilgili ödemeye rastlanılmadığı, diğer hukuki ihtilaf konularının teknik uzmanlık alanım dışında kaldığı yönünde rapor sunulduğu görülmüş söz konusu rapor içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı tarafından verilen 18/12/2024 tarihli bedel artırım dilekçesine göre; dava dilekçesinde talep edilmeyen ve yargılama sırasında tespit edilen 92.000,00 TL alacağı talep artırım yoluyla artırma gereği hasıl olduğunu, 91.000,00 TL üzerinden tamamlama harcı yatırıldığını, araçta meydana gelen değer kaybının 92.000,00 TL olarak kabul edilmesine ve olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini beyan etmiş, tamamlama harcını yatırmış iş bu dilekçe HMK m.27 hükmü gereğince davalılara tebliğ edilmiş bir kısım davalı tarafından beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlık; 02/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ----------- plaka sayılı araçta değer kaybı zararı oluşup oluşmadığı, oluştu ise miktarı ile karşı taraf aracın işleteni, sürücüsü ve zmss poliçesi sigortacısı olan davalıların söz konusu zarardan sorumlu olup olmadığı, davalı zmss nin, kaza tarihi itibariyle poliçe teminat miktarında ödeme yaptığı savunması kapsamında değer kaybından sorumlu olup olmayacağı, yine davalı işletenin, aracın uzun süreli kiraladığı iddiası kapsamında pasif husumetinin bulunup bulunmadığı, tarafların kazadaki kusur oranlarının ne olduğu, temerrüt faizi nevi ve tarihi noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait dava dışı şahıs yönetimindeki ---------- plakalı araç ile davalıların işleten, sürücü ve ZMSS ile sigorta teminatı altına alan sıfatı ile sorumlu olduğu ---------- plakalı araçların 02/09/2021 tarihinde çarpışmaları neticesinde trafik kazası meydana geldiği, alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesine davalı sürücünün asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği, somut olayda davacıya ait araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığının bildirildiği, gerçekten de kazanın oluşumu dikkate alındığında, davalı sürücü ----------- sevk ve idaresindeki araçla yerleşim yerinde gündüz vakti seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, mahal şartlarını, yol özelliklerini, mevcut trafik lambalarını dikkate almadığı, kırmızı trafik lambasında duran dava konusu araca arkadan çarptığı ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/d, 52/b maddelerini ihlal ettiği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı tam ve asli oranda kusurlu olduğu, yine bilirkişi raporunda emsal içtihatlar uyarınca davacı aracında oluşan değer kaybı zararının 92.000,00 TL olduğu, her ne kadar davalı işleten tarafından aracın uzun süre kiraya verildiği ve KTK m.3 hükmü kapsamında işleten sıfatını haiz olmadığı belirtilmiş ise de emsal içtihatlar uyarınca bu savunmayı ispat eder delilleri verilen süre içerisinde sunamadığı dolayısıyla bu yöndeki savunmasını ispat edemediği, davalı sigorta şirketinin ise dava öncesinde davacı aracında oluşan hasara ilişkin davacının kasko sigortacısına yapmış olduğu ödemeler kapsamında poliçe limiti olan 43.000,00 TL limitin tükettiği dolayısıyla dava konusu zarardan sorumlu olmayacağı, bu nedenle davacı aracında oluşan değer kaybı zararından davalı işletenin KTK m.85 hükmü gereğince sorumlu olduğu yine davalı sürücünün ise TBK m.49 hükümleri kapsamında verdiği zarar ile haksız fiil hükümleri kapsamında sorumlu olduğu, davalıya ait aracın ticari nitelikte olduğu emsal içtihatlar uyarınca davacının avans faizi talep edebileceği, davalıların TBK m.117/II hükmü gereğince olay tarihinde temerrüte düştüğünün kabulü gerektiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve usulüne uygun olarak sunulan bedel artırım dilekçesi ile dava değerinin 92.000,00 TL'ye çıkarıldığı anlaşıldığından davacının artırdığı bedel yönünden davalılar işleten ve sürücü yönünden davasını ispat ettiği kanaatine varılarak bu davalılar yönünden davanın kabulüne; davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçe limitinin tükenmiş olduğu anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar ---------- ve ------------ aleyhine açılan davanın bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak kabulü ile 92.000 TL'nin kaza tarihi olan 02/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın işbu dava öncesinde yapılan hasar ödemesi de dikkate alınarak poliçe limiti tüketildiğinden reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.284,52-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.824,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.459,67-TL harcın davalılar ----------- ve ------------ müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL başvuru harcı, 269,85-TL peşin/nisbi harcı, 1.555,00-TL tamamlama harcı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 644,75-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.739,45TL'nin davalılar ---------- ve ----------- müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar --------- ve----------müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı -----------Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ----------Ş'ye verilmesine,
7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.120,00 TL ücretin davalılar --------- ve ------------ alınarak hazineye irad kaydına,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
İlişkin olarak davacı vekili ve davalı ------------ vekilinin yüzüne karşı davalı ------------- ve sigorta şirketi vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/03/2025