T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/452 Esas
KARAR NO: 2025/248
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/06/2023
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davalı yan/ dosya alacaklısı ile davacı/ dosya borçlusu arasında senede konu bir borç bulunmadığını, kambiyo senedinde reeskont faiz oranı istenmiş ve aradaki senedin ticari bir işten kaynaklı olarak borcun karşılığı olarak verildiğini, dava dilekçesinde yer alan konuşmalardan da anlaşılacağı üzere senet arkasında ismi yazan ciranta/ dava dışı ----------, davacıya yazdığı yazışmalarda 70 binlik borcu halletiğini, borcun kalmadığını, senedin de artık iptal olduğunu belirttiğini, bu nedenlerle, ----------İcra Dairesi'nin ------------ sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin Mahkemeniz tarafından belirlenen teminatın yatırılması suretiyle dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davanın kabulüne, başlatılan icra takibinin iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesine; talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; takibe dayanak senet üzerinde tahrifat yapıldığı iddiası kapsamında İİK m.72/III hükmü kapsamında açılan menfi tespit davasıdır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamayan başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilmiş davacı vekiline verilen kesin süreye rağmen süresi içerisinde bir kısım delillerin sunulmadığı görülmekle bu husus davanın sübutunda değerlendirilmiş, tahkikatın bitirilmesine karar verilerek yargılama sonuçlaandırılmıştır. Davacının tedbir istemi yönünden tensip aşamasında verilen karar ile İİK m.72/III hükmünde takip sonrası açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği açıkça belirtildiğinden ihtiyatı tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Borçlu olunmadığı istemine konu ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlunun ... olduğu, 16/03/2020 tanzim 16/09/2020 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, örnek no: 10 adı altında Kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile yapılacak takibe ilişkin ödeme emri gönderildiği ve tebliğ edildiği, anlaşılmıştır. ------------ esas sayılı dosyasının 07/08/2023 tarih ------------ sayılı kararı ile davalı ...'ın hükümlülük nedeni ile TMK'nun 407/1 maddesi uyarınca cezaevinden tahliye tarihine kadar kısıtlanmasına, TMK'nun 414-415-416 maddeleri gözetilerek ...'ın vasi olarak atanmasına karar verildiği anlaşılmış; anılan şahsa hukuki dinlenilme hakkı gereğince dava dilekçesi ve tensip zabtı tebliğ edilmiş ve taraf teşkili sağlanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ E sayılı takip dosyasına dayanak senet üzerindeki düzenleme tarihinde tahrifat olup olmadığı, bu anlamda senedin zamanaşımına uğradığı ve kambiyo özelliğini kaybedip kaybetmediği, kambiyo takibi yapılamayacağı ve senette tahrifat iddiasıyla davacının hükümsüzlük iddiasına dayalı olarak senetten ve senet dayanak gösterilmek suretiyle başlatılan icra takibine konu borçtan sorumlu olup olmadığı, ayrıca davacının temel ilişkinin bulunmadığı iddiası yönünden bedelsizlik savına dayanıp dayanamayacağı, TTK m.680 hükmü kapsamında davacının bu hukuki sebeplere dayanıp dayanamayacağı noktalarında noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre, davacının ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ E sayılı takip dosyasına dayanak edilen alacaklısının davalı borçlusunun davacı olduğu 16/03/2020 tanzim 16/09/2020 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli senet üzerinde tahrifat yapıldığı iddiasıyla iş bu menfi tespit davasını açtığı, TMK m.6 ve HMK m.190 hükümleri gereğince tahrifat iddiasını ispat yükümlüsünün senet borçlusu davacı olduğu, davacının söz konusu iddiasını HMK m.194 hükmü doğrultusunda somutlaştırmak ve bu kapsamda ileri süreceği deliller ile ispat etmesi gerektiği, yargılamanın 18/04/2024 tarihli 2 nolu celsesinde davacıya verilen kesin süre içerisinde davacının delil avansını yatırmadığı, verilen kesin süre sonrasında delil avansını yatırdığı, aynı celse ara kararına istinaden davacı vekiline ihtarat yapılmış olmasına rağmen davacı şahsın imza örneklerinin celse arasında alınmadığı ve sonraki celse duruşma salonunun önünde yapılan yoklamada da hazır olmadığı, aynı celsede davacı vekiline imza incelemesine esas delillerini ve bu kapsamda evrak asıllarının bulunduğu yerleri bildirmek üzere kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde bu hususta herhangi bir beyan dilekçesi sunulmadığı ve delillerin bildirilmediği, sonraki celse davacı vekilinin mazeret dilekçesi sunmadığı, e duruşma talepli dilekçe sunduğu, istemin fiziki yetersizlik sebebiyle sistem üzerinden reddedilmesi ve daha önceden dosyanın işlemden kaldırılmış olduğu da gözetilerek mazeret dilekçesi olarak kabul edildiği ve bu hususta davacı vekiline duruşma gün ve saatinin tebliğ edildiği, davacı tarafça celse kaybı oluşturacak şekilde delillerin süresi içinde sunulmadığı dolayısıyla talimat yazılmak suretiyle davacının imza asılları alınsa dahi diğer delillerin toplanmaması sebebiyle yapılacak incelemenin yetersiz kalacağı kanaatine varılarak davacının iddiasını ispat edemediği kanaatine varılmış, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 580,03 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/03/2025