T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/889 Esas
KARAR NO: 2025/264
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 21/12/2021
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan sigorta (trafik sigortası kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; 31.03.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan --------- plaka sayılı araç ile müvekkili şirketin maliki bulunduğu ------------ plaka sayılı ------------- model aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucunda müvekkilinin maliki olduğu araçta hasar meydana geldiğini, kazanın oluşunda davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün KTK 52/l-a maddesi gereğince 40100 kusurlu: olduğunun tespit olunduğunu, araçta medyana gelen hasar bedelinin aracın kasko sigortacısı olan -----------Ş. tarafından karşılandığını, her ne kadar hasar onarımı yapılmış ise de kaza neticesinde araçta oluşan değer kaybının karşılanmadığını, meydana gelen değer kaybından davalı sigorta şirketini?! sorumluluğunda olduğunu, davalı sigorta şirketi ile değer kaybının ödenmesi talepli olarak 14.09.202!| tarihinde yaptıkları başvuru sonucunda sigorta şirketi tarafından araçta meydana gelen değer kaybı bedeline ilişkin olarak 05.11.2021 tarihinde 2.724 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan bu ikdemenin araçta meydana gelen değer kaybını karşılamadığını, bakiye değer kaybı bedelinin ödenmesi için yapılan arabulucu görüşmelerinden de bir netice alınamadığını, davaya konu olayla ilgili olarak 14.09.2021 tarihinde başvuru yapıldığından sigorta şirketinin 25.09.2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü ile hükmedilecek alacağa bu tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin maliki bulunduğu ----------- plaka sayılı araçta meydana gelen değer kaybı tazminat miktarına ilişkin olarak şimdilik 100 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 25.09.2021 tarihinden itibaren işlerecek avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazası nedeniyle davacının maliki bulunduğu araçta meydana gelen değer kaybı tutarının SBM tarafından atanan bağımsız eksper tarafından 2.724 TL olarak tespit edildiğini, ilgili değer kaybı bedelinin de 05.11.2021 tarihinde bizzat davacı vekilinin hesabına ödendiğini, yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığını, bu nelenle fazlaya ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, davacının değer kaybı hesaplamasının ZMSS Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğini, sonlut olayda kaza tarihinin 31.03.2021 ve poliçe tunzim tarihinin ise 28.01.2021 olduğu nazara alındığında 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni genel şartların değer kaybı hesaplamasına esasa alınması gerektiğini, uyuşmazlık konusu kazada sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan işbu davanın reddi gerektiğini, araç üzerinde meydana gelen değer kaybı bedelinin yasal düzenlemelere göre belirlenmiş ve süresinde ödenmiş olduğundan müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, dolayısıyla davacı tarafın faiz taleplerinin reddi gerel;tiğini, her halükarda faiz başlangıç tarihi hesaplanırken KTK 99. Maddesinin dikkate alınması gerekiiğini, kazaya karışan aracın ticari kullanımının söz konusu olmadığını, hususi kullanımlı nitelikte araş; olduğunu, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun yasal faiz olacağını, huzurdaki davanın ikame edilmesine müvekkili sigorta şirketi sebebiyet vermediğinden müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak, yetkisiz ve görevsiz mahkemede ikame edilen işbu davanın yetkili Mahkemesi olan ------------ Asliye Ticaret Mahkemesine tevdiine, başvuru konusu araçta oluşan değer kaybı bedelinin müvekkili sigorta şirketi tarafından layıkıyla karşılandığından işbu davanın reddine, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı esas alınarak dava konusu araçta oluşan değer kaybı bedelinin reel piyasaya göre hesaplanmasının reddine, her halükarda değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanmasını, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit ediletliilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasını, fazlaya ilişkin taleplerin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; meydana gelen trafik kazasında araçta meydana gelen değer kaybı tazmini istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamayan başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Sigorta poliçesinin incelenmesinde; dava dışı ---------- ait ---------- plakalı aracın, 28/01/2021- 28/01/2022 başlangıç ve bitiş tarihli olarak davalı Sigorta şirketi tarafından ------------- sayılı trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığı; poliçede araç başına maddi zarar için verilen teminatın 43.000,00 TL, kaza başına ise 86.000,00 TL olduğu görülmüştür. Bilirkişi ----------- tarafından sunulan 29/06/2022 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ------------ plakalı araç sürücüsü ------------ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a-b, 57/a-b ve 84/h maddeleri kurallarını ihlal ettiği, davaya konu öngörülebilir ve önlenebilir trafik kazasının meydana gelmesinde %100 oranında asli derecede kusurlu olduğu, davacının maliki olduğu ------------ plaka sayılı araç sürücüsü ---------- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlık yönetmelikte belirtilen ve sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği, kazanın oluşmasında alabileceeği herhangi bir tedbirinin bulunmadığı, kendisine kusur izafe edilmesinin uygun olmadığı, dolayısıyla davaya konu öngörülebilir ve önlenebilir trafik kazasının meydana gelmesinde atfı kabil kusurunun bulunmadığı, davaya konu kazada davacının maliki olduğu araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin; 10.000,00 TL olabileceği, bu değer kaybından, davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 2.724,00 TL'lik değer kaybı bedeli mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı bedelinin 7.276,00 TL olabileceği yönünde kanaat bildirildiği, görülmüş; söz konusu rapor içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı tarafından verilen 05/02/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olup bedeli belirlenebilir olduktan sonra artırılmak üzere, davacının uğradığı 100 TL zararın davalıdan tahsili talebiyle açıldığını, alınan bilirkişi raporunda davacının uğradığı zarar 10.000 TL olarak tespit edilmiş olup davalının ödediği bedel düşüldüğünde 7.276,00 TL'ye artırttığını beyan etmiş olduğu, görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı adına kayıtlı ---------- plakalı araçta trafik kazası sebebiyle değer kaybı oluşup oluşmadığı ve karşı taraf aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının bu zarardan sorumluluk miktarı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait ------------ araç ile davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat altına aldığı ------------ sayılı araçların 31/03/2021 tarihinde kazaya karıştıkları, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalının sigortalısına ait aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, dava öncesinde davacıya 2.724,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, eksik ödeme sebebiyle iş bu davanın açıldığı, alınan bilirkişi raporunda davacı aracında toplam 10.000,00 TL değer kaybı zararının oluştuğu, dava öncesinde yapılan ödeme ile bakiye değer kaybı zararının 7.276 TL olduğunun belirtildiği, bu veriler ışığında dava öncesinde davalı tarafından yapılan ödemenin KTK m.111/2 hükmü uyarınca yetersiz olduğu, davalının kaza tarihi itibariyle dava dışı sigortalısının aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortaladığı dolayısı ile KTK. 91/1. mad. hükmü gereğince işletenin ve onun eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin KTK. 85/1. maddesi ve ZMSS Genel Şartları A.l.l. maddesi ile poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere hukuki sorumluluğunu üstlendiği dolayısı ile oluşan zarardan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçede araç başına 43.000,00 TL teminat bedelinin davacıya yapılan ödeme ve davacının kasko sigortacısı olan dava dışı sigorta şirketine yapılan dava öncesindeki ödeme ile (40.276,46 TL) tamamının tüketildiği dolayısıyla davacının davalıdan bakiye değer kaybı tazminatı talep edemeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 431,10-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 7.276,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 1.320,00 TL ücretin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
İlişkin olarak tarafların yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/03/2025