T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1270 Esas
KARAR NO: 2025/230
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/10/2018
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil -----------Ş. ile 1 numaralı davalı ---------- firması arasında daha önceden herhangi bir ticari ilişki olmamakla birlikte taraflar ticari ilişki kurmaya çalıştıklarını, bu doğrultuda davalı---------Ş. ile müvekkil şirket arasında mal alım-satımı gerçekleşecek, ---------Ş. mal getirecek ve müvekkil şirket ise karşılığında çek ile ödemesini yapacağını, davalının müvekkil Şirketten ticari ilişkiye istinaden çek istemesi sonucu müvekkil Şirket bu durumu kabul etmeyerek sipariş edilen malların ilk bölümü teslim edilmedikçe çek veremeyeceklerini davalıya bildirdiğini, davalı ----------Ş. ise o halde ''boş ve imzasız bir çekin taraflarına verilmesini ve bu şekilde müvekkil şirket yönünden bir kredibilite araştırması yapmalarının mümkün olacağını'' söyleyerek müvekkil şirketten ürünlerin ilk bölümü teslim edildiğinde müvekkil şirket yetkilisi tarafından imzalanması kararlaştırılan ''boş ve imzasız'' iki adet çek müvekkil şirket yetkilisinin genç ve tecrübesiz olmasından faydalanılarak teslim alındığını, bunun üzerine davalı ---------Ş. malları teslim etmediği gibi kredibilite araştırması yapmak için talep ettikleri boş ve imzasız çekleri kötü niyetli şekilde doldurup sahte ve taklit imza atarak tedavüle soktuğunu, bahsi geçen davalı tarafından doldurulmuş çeklerin --------- Bankası ----------- Şubesi'ne ait 272.600 TL bedelli ------------- seri numaralı, ----------- Bankası ---------- Şubesi'ne ait 148.080 TL bedelli -------- seri numaralı olmak üzere iki adet çek olduğunu, seri numaraları bildirilen ve 1 numaralı davalı tarafından kötü niyetle doldurulmuş olan çekler daha sonrasında 1 numaralı davalı tarafından 2 numaralı davalı ----------,----------- de 3 numaralı davalı -----------Ş.'ye verildiğini, müvekkil Şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek doldurulmuş olan çeklere ilişkin olarak bu nedenlerle huzurdaki dava ile müvekkilin imzasının kendi eli ürünü olmadığının tespitini istediklerini, 1 ve 2 numaralı davalılar arasında uzun yıllara dayanan ticari ilişki olduğu gibi her iki firma yetkilileri arasında akrabalık ve çok yakın arkadaşlık gibi organik bağ bulunduğunu, bu iki davalı firma, müvekkilin boş ve imzasız çekini doldurarak kullandıkları gibi birbirlerinin içeriği boş, herhangi bir ticari ilişkiye dayanmayan hatır çeklerini de kullanarak finans kurumlarından nakit temin ettiklerini, bu şekilde içi boş ve karşılığında bir ticari ilişki olmayan çekler nedeniyle faiz sarmalına giren davalı firmalardan -------- ---------- sayılı dosya ile konkordato talebinde bulunduklarını, diğer davalı ----------Ş. 'nin de konkordato başvuru sürecinde olduğu bilgisi taraflarına ulaştığını, ayrıca Müvekkil Şirketin davalı şirketler ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, dolayısıyla müvekkil şirket borçlu sıfatına da haiz olmadığını, defterlerindeki ve ----------Ş.'nin ticari defterlerindeki kayıtlarla da herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı görüleceğini, ayrıca müvekkil Şirketin 30.09.2018 tarihli mizanını da sunduklarını, mizandan da görüleceği üzere davalılar müvekkilin ticari ilişki içerisinde olduğu firmalardan olmadığını, müvekkilin imzası taklit edilerek tedavüle sokulmuş olan çekler nedeniyle icra takibi riski altında olduğunu, aynı zamanda müvekkil birçok bankadan milyonlarca TL'lik uzun vadeli krediler kullanmış durumda olduğunu, bununla birlikte çeklerin yazılması durumunda müvekkilin kredibilitesi ortadan kalkacak ve telafi edilemez zararı doğacağını, çeklerin yazılması halinde bankalar ve finans kurumları müvekkilin taksitli olarak geri ödemesi planlanan kredilerini peşin ödemek üzere geri çağıracak ve bu durum müvekkilin iflasına neden olacağını, zira ülkedeki mevcut ekonomik durum içerisinde 3 ya da 5 yıla kadar yayılmış olan kredi borçlarının peşin olarak ödenmesi müvekkilden beklenemeyeceğini, yine müvekkil hakkında icra takibi başlatılması durumunda da aynı risk söz konusu olduğunu, dosyaya sunulu belgelerden müvekkilin borçlu olmadığı ve davalarının haklı olduğu belli olduğundan İ.İ.K. 72 uyarınca %15 teminat mukabilinde ; anılan çeklerdeki imzalar müvekkile ait olmadığından ve borçlu bulunmadıklarından davanın taraflarıyla sınırlı olmak üzere davaya konu çeklerin ibrazı halinde ödenmemesi ve aynı zamanda davaya konu çeklerin icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu çekin teminat çeki olarak verildiği iddiası gerçek dışı olup ayrıca çeklerin teminat olduğunu gösteren bir ibare bulunmadığını, müvekkil şirket iyiniyetli 3. kişi olup yargıtayın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği gibi davacının çeki verdiği kişilerle yapacağı anlaşmanın müvekkil şirketi bağlayıcılığı bulunmadığını, davacı taraf HMK Madde 200'e göre iddalarında bir senede dayanmamakla birlikte (HMK Madde 200- (1) bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. ) dayandıkları kanun maddesinde de yazılı senetle ispat zorunluluğunu yok sayarak ve davaya konu çekleri adi senet gibi değerlendirerek iddialarını haklı hale getirmeye çalıştıklarını, bu bile davacı tarafın tamamen borçlarını ödememek ve müvekkilin alacağına ilişkin hukuki süreci sürüncemede bırakmak için haksız ve mesnetsiz bir şekilde işbu davayı açtıklarını ve ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu gösterdiğini, davacı tarafından iddiasını ispatlayabilecek hiçbir yazılı delil sunulmamış olup bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için dava konusu çeklerde davacı şirketler adına sahte imza atılarak çeklerin doldurulduğunu kabul etsek bile iyiniyetli 3. kişi olan müvekkil şirketin bu hususu bilmesinin mümkün olmadığını, davacının iddialarının yersiz ve alacaklıların alacaklarını sürüncemede bırakmak ve yine alacaklıları zarara uğratmak maksadı ile ortaya atıldığı ortada olup söz konusu iddiaların kanun ve içtihatlar çerçevesinde herhangi bir yerinin olmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizce alınan 24/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; İnceleme konusu çekteki --------- Şirketine atfen atılmış imza ile ---------- ait mevcut mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ve bitiş hareketlerinde, ara gramalarda benzerlikler görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çekteki imzanın ---------- el ürünü olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, kambiyo senedindeki imzanın inkarına dayalı menfi tespit davasıdır.İşbu davanın konusu keşidecisi davacı olan --------- Bankası --------- Şubesi'ne ait 272.600,00 TL bedelli ------------ seri numaralı çek ve yine keşidecisi davası olan --------- Bankası ---------- Şubesi'ne ait 148.080,00 TL bedelli ---------- seri numaralı çeklerdir.Davaya konu çekler incelendiğinde çeklerin keşidecisinin davacı, lehdarının ise davalı -----------Ş. olduğu, mezkur lehdar tarafından çeklerin diğer davalı ---------Ş'ye ciro edildiği, davalı ---------Ş tarafından da çeklerin -----------Ş.'ye ciro edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda davacı tarafından çeklerin altındaki imzaların şirketin imzaya yetkili tek yetkilisi olan ------------ ait olmadığından bahisle çekler yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı ----------Ş. hakkında mahkememizin ---------- esas ----------- karar sayılı kararı ile konkordato talebinin reddine karar verilmiştir. Yine davalı ----------Ş. Hakkında ---------- sayılı kararı ile konkordato talebinin reddine ve davalının iflasına karar verilmiş, ---------- sayılı ilamı ile iflas kararının kaldırıldığı, kaldırma üzerine --------- sayılı kararı ile konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Kambiyo senetlerinde imzada sahtecilik mutlak defilerden olup, borçlu olunmadığı iddiası çeki elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir.İşbu dava tarihinden sonra davaya konu çeklerdeki davalı ---------Ş. tarafından ciro iptal edilerek çekler davalı -----------Ş'ye teslim edilmiştir. Bunun üzerine davalı ------------Ş tarafından 272.600,00 TL bedelli çek ----------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas, 148.080,00 TL bedelli çek ise --------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ esas sayılı dosyaları ile takibe konulmuştur.Mahkememizce imza incelemesi yapılması için davaya konu çekler dosya arasına alınmış ancak davaya konu 148.080,00 TL bedelli çek kaybolmuş ve bütün aramalara rağmen bulunamamıştır. ---------- esas sayılı dosyası ile --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı takibe konu 148.080,00 TL çekteki imzaya itiraz edilmiştir. Her ne kadar mezkur dosyada verilecek olan karar mahkememizi bağlayamayacak olsa da 148.080,00 TL bedelli çekin mahkememiz uhdesinde iken kaybolduğu, buna davacının sebebiyet vermediği, mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılamayacağı, ---------- esas sayılı dosyasında alınan 12.04.2019 tarihli raporun hükme esas alınabilir ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla rapordaki saptamalara itibar edilerek davaya konu 148.080,00 TL bedelli çekin keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ------------ ait olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davaya konu 272.600,00 TL bedelli çekin keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı husunda inceleme yapılması için davacı şirket yetkilisi --------- samimi imza örnekleri dosya arasına celbedilmiştir. Akabinde dosya grafolog bilirkişi ----------- tevdii edilmiş, 24.01.2022 tarihli raporunda davaya konu 272.600,00 TL bedelli çekin keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ---------- ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce işbu rapor yeterli görülmediğinden dosya ----------- Dairesi'ne gönderilmiş, hükme esas alınabilir ve denetime elverişli olduğu anlaşılan 30.12.2024 tarihli rapordaki saptamalara itibar edilerek davaya konu 272.600,00 TL bedelli çekin keşidecisi imzasının davacının şirket yetkilisi olan ---------- ait olmadığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davaya konu çeklerin keşideci imzalarının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, davacı şirketin çekler dolayısı ile davalılar ----------Ş. ve ----------Ş'ye borçlu olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar dava tarihi itibariyle davalı -----------Ş. davaya konu çeklerde hamil konumunda ise de dava tarihinden sonra cirosunu iptal ederek çekleri ----------Ş'ye teslim edildiğinden davalı -----------Ş. yönünden dava konusuz kalmıştır. Ancak davacının dava tarihi itibariyle davayı açmakta haklı olduğundan -----------Ş. Yönünden davacıya vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunmuştur.Sonuç olarak davalılar -----------Ş. ve ------------Ş'ye açılan davanın kabulüne, davalı --------Ş.'ye açılan davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalıların kötü niyetli olduğuna dair dosya kapsamında bilgi ya da belge bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile davacının, keşidecisi -----------Ş. Olan ----------- Bankası ---------- Şubesi'ne ait 272.600,00 TL bedelli ----------- seri numaralı çek ve ---------- Bankası --------- Şubesi'ne ait 148.080,00 TL bedelli ------------ seri numaralı çek yönünden davalılar ---------Ş. ve ---------Ş'ye borçlu olmadığının tespitine,
2-Davalı -----------Ş. yönünden açılan davanın konusuz kalması sebebiyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Dosya arasında bulunan evrak asıllarının ilgili yerlere iadesine,
5-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 28.736,65-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.184,17-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 21.552,48-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan; 35,90-TL Başvuru Harcı, 7.184,17-TL Peşin nisbi Harcı, 3.030,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 10.250,57-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ---------Ş. tarafından yapılan tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 150,00-TL'nin davalı -----------Ş. Üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 67.102,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde------------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2025