T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/666 Esas
KARAR NO: 2025/184
DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/01/2023
KARAR TARİHİ: 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davacı,------------ plakalı minibüsü 09.12.1993'te satın aldığını, müvekkilinin aracı aldıktan sonra bir süre kullanmış 2001 yılında ise yakını olan ------------ harici satışla, noterde işlem yapmadan devrettiğini, bu devir işleminden sonra araç ----------- fiili hakimiyetinde kaldığını ve müvekkilline herhangibir bağlantısı olmadığını, araç üzerindeki tüm tasarruf hakkı ve kâr/zarar durumu bu kişiye devredildiğini, aracın 15.04.2002-15.04.2003 arasında davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (poliçe no:---------- ile sigortalandığını,----------- araçla çeşitli firmalara servis hizmeti vermekte ve yolcu taşımaktadır. Bunlardan biri de --------- isimli iş yeri olduğunu, 27.06.2002'de ------------ için servis işi yapılırken aracın karıştığı trafik kazası sonucunda araçta bulunan bir kişi vefat ettiğini, diğer yolculardan da yaralananlar olduğunu, bu kaza esnasında aracın sürücüsü olan ------------, ------------ Sayılı kararı ile cezalandırıldığını, yine bu kaza nedeniyle müvekkilinin de davalı olduğu ---------- ve-----------Sayılı davalar görüldüğünü, ----------- Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyada dava, müvekkilinin açısından pasif husumet yokluğundan red olduğunu, müvekkilinin kazaya karışan aracın sattığı araç olduğunu düşüncesi ile bilgisizlik ve tecrübesizliğinden hukuki süreci takip etmediğini, davalının bu kaza nedeniyle yapmış olduğu ödemeleri rücuen tahsil etmek için müvekkili aleyhine icra takipleri yaptığını, bu kapsamda: 11.05.2012'de yaptığı 18.000 TL ödemeyi------------ İcra Müdürlüğünün ------------ E. Sayılı dosyasında, 13.01.2016'da yaptığı toplam 40.869 TL ödemeyi --------- İcra müdürlüğünün ---------- E. Sayılı dosyasında, davalı, yaptığı ödemeleri araç işleteni olduğunu iddiasıyla müvekkilinden talep ettiğini, ancak müvekkilinin kaza tarihinde, 2918 s. Yasanın 3. Maddesi anlamında gerçek işleteni olmadığını, kaza esnasında aracı kullanan ------------, olay nedeniyle düzenlenen ----------- sayılı raporunda yer alan beyanında ---------- servisin sahibi olduğunu beyan ettiğini, ------------, ------------ E. dosyasında 25.09.2003'te aracın esas şöförü olduğunu, 20.09.2004'te de aracın sahibi olduğunu beyan ettiğini, ---------- sayılı raporunda da araç sahibi olması nedeniyle ----------- 2/8 oranında kusurlu bulunduğunu, ------------ gerekçeli kararının 2. sayfasında ------------ ve ----------- beyanlarında ---------- aracı kullanması için sürücü ayarladığını belirttiğini, kazada yaralanan iki kişinin müvekkilinin ve diğer kişiler aleyhine açtığı tazminat davasında ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi ---------- E. ----------- K. Sayılı kararında müvekkil hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle husumetten reddine karar verdiğini, ------------- tasarrufunda bulunduğu dönemde aracın sigorta, vergi, yakıt, tamirat vs gibi ödemeleri bu şahıs tarafından yapıldığı gibi araçtan elde edilen gelir de bu kişiye ait olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli haksız fiil olduğundan dava görevli mahkemede açıldığını, mevcut mevzuat ve Yargıtay uygulamasına göre aracın gerçek işleteni araç üzerinde fiili hakimiyeti bulunan ve araçtan ekonomik fayda sağlayan kişi olduğunu, müvekkilinin kazaya karışan ------------- plakalı aracın 2001 yılından sonra ve kaza tarihindeki gerçek işleteni olmadığını, müvekkilinin araç işleteni olmadığına dair itirazımız her aşamada ileri sürülebileceği gibi bu nedenle kendisine karşı yapılacak taleplerde de ilgili merciler tarafından re'sen gözetilmesi gereken bir husus olduğunu, nitekim Yargıtay da taraf sıfatı ile ilgili bu durumun mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması gerektiğini kabul ettiğini, bu kapsamda kaza tarihinde ------------ plakalı aracın gerçek işleteninin tespitine yönelik olarak yapılması gerekli araştırma kapsamında; belirttikleri dava dosyalarının celbini, aracın vergi, sigorta, trafik cezası gibi ödemelerinin kim tarafından yapıldığının ilgili kurumlardan sorulmasını, kaza esnasında yapılan İza tekstil isimli firmaya yapılan servis taşımacılığı faaliyetinin gerçek tarafının kim olduğunun bu firma sahiplerinden sorulmasını talep ettiklerini, yukarıda izah edilen anlatımlar ve hukuki açıklamalar ışığında dava konusu edilen icra takiplerinden kaynaklı müvekkilinin borcu bulunmadığını, aracın devrinden sonra kullanan ve ekonomik olarak fayda sağlayan ------------ olduğunu, müvekkilinin fiili hakimiyetinden çıkan araç nedeniyle işleten sıfatıyla borçlardan sorumlu tutulması mümkün olmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile ----------- İcra Müdürlüğünün----------- E. ve ----------- İcra müdürlüğünün ------------ E. Sayılı takip dosyalarından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, davalı şirket kazanın başından beri müvekkilinin 2918 sayılı yasanın 3. Maddesi kapsamında gerçek işleteni olmadığını bilmediğini, buna rağmen araç işletenin sorumluluğuna dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu takipler nedeniyle müvekkilin malvarlığı satılma aşamasına geldiğini, kötüniyetli olarak müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığından davanın kabulü halinde %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, müvekkilinin davacı, borçlu olmadığı bir icra işleminden dolayı haciz tehdidi altındadır. İcra takiplerinde müvekkilinin taşınmazlarına haciz konulmuş ve satış işlemlerine başlanıldığını, müvekkilinin aleyhine başlatılan icra takipleri bariz bir şekilde hatalı olduğunu, bu nedenle ileride telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçilmesi için icra işleminin öncelikle teminatsız, mahkeme talebimizi yerinde görmez ise uygun teminat karşılığında durmasına karar verilmesini, re'sen gözönüne alınacak nedenlerle; ------------ İcra Müdürlüğünün ------------ E. Sayılı dosyası ile ---------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı icra takiplerinin müvekkil açısından durdurulmasını, davanın kabulü ile; ----------- İcra Müdürlüğünün ------------ E. Sayılı dosyası ile ---------- İcra müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyalarından müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile takiplerin müvekkil açısından iptaline, davalının kötüniyeti ve ağır kusuru ile müvekkil aleyhine haksız bir takip başlatılmasından dolayı %20'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuğa başvurmadan davayı ikame ettiğini, davanın usulden reddi gerektiğini, davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 27.06.2002 tarihinde davacı adına kayıtlı ----------- plakalı aracın sürücüsü olan ----------- aracı alkollü ve ehliyetsiz kullanarak kendi kusurluyla ---------- plakalı araca çarparak maddi hasarlı, yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, her ne kadar davacı aracı satmış olduğunu ifade etse de, resmi yollarla gerçekleşmeyen satışlar nedeniyle sorumluluktan kurtulamayacağı açık olduğunu, trafik kazası esnasında, kaza yapan aracı kullanan şahıs ile aracın sahibinin aynı kişiler olmaması durumunda, aracın sahibi, “kusursuz sorumluluk ilkesi” gereğince hukuken sorumludur. Aracın bir başkasının kontrolündeyken kazaya karışmış olması, araç sahibinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, kaza esnasında aracı kullanan şahıs ise Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde düzenlenen “haksız fiillerden doğan borç ilişkileri” maddesi gereğince, genel hükümlere göre sorumlu olacak ve sorumluluğu kusur oranıyla sınırlı olacaktır. Başka bir deyişle, sürücü kusurlu şekilde sebebiyet verdiği bir kazada, kendi kusur oranıyla sınırlı olmak üzere, aracın sahibi ve sigortacı ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağını, burada zarar görenin sorumluluğunu azaltan/kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olduğunu, kaza sonrası tazminat ödemesini, sürücü olmayan araç sahibi karşılamış ise, sigorta şirketine ve kusuru oranında sürücüye rücu hakkı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesi hükmüne göre, başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunu ispat edemediği takdirde kayda göre araç sahibi olan işleten olduğunu, kaza neticesinde araçta bulunan ----------- ve ------------ maluliyeti oluşmuş ve davacının ehliyetsiz ve akollü olarak kazaya sebebiyet vermiş olması nedeniyle dava dışı malul kalanlara maluliyet tazminatı ödendiğini, sigorta şirketinin araç malikine rücu hakkı haiz olduğunu, zira rücuen tazminat alacağına konu kazada sigortalı araç maliki haksız fiil sorumlusu olduğunu, davaya konu aracın sürücüsü, aracı kullanırken 1,92 promil alkollü olarak aracı sevk ve idare haline iken %75 oranda kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, TBK md. 49 "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." uyarınca hasar ve zarardan sorumlu olduğunu, davacı tarafından her ne kadar usulsüz tebligat sebebiyle icra takibinden haberdar olunmadığı işbu sebeple haciz tehdidi altında borcun ödendiği beyan edilmişse de söz konusu beyanlar hukuki mesnetten yoksun olduğunu, taraflarınca başaltılan icra takibi borçlunun yasal süresi içerisinde itiraz etmemesi sonucu kesinleştiğini, usulsüz tebligat beyanında bulunan davacı tarafın bu beyanını ispata yarar icra hukuk mahkemesine yapıldığını, bir şikayeti mevcut olmadığını, davacı yanın usulsüz tebligata yönelik beyanları tamamen soyut beyanlardan ibaret olup kötü niyet teşkil ettiğini, kaldı ki haksız fiil teşkil eden kaza 23.12.2016 tarihinde gerçekleşmiş olduğunu, rücuen tazminat alacağına ilişkin icra takibinde haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmiş olduğundan faiz miktarında ve ödeme tutarında bir hata bulunmadığını, yukarıda açıkça izah edilmiş olduğu üzere davacı taraftan tahsil edilmiş olan borç sigortalı araç sürücüsü davacının 27.06.2002 tarihinde gerçekleşmiş olan kazada dava dışı 3. Kişinin maluliyetine ilişkin olarak müvekkil sigorta şirketinin ödemiş olduğu tutarın rücuen tazminine ilişkin olup davacı yanın tüm iddialarının reddi gerektiğini, fazlaya ilişkin dava, itiraz ve beyan hakları saklı kalmak kaydıyla başvurunun öncelikle dava şartı eksiliğinden reddine, esasa girilmesi halinde esas yönünden savunmalarımız kapsamında dosyanın esastan reddine, aksi yönde kanaat halinde yine savunmalarımız kapsamında kusur ve müterafik kusur indirimleri de uygulanarak karar verilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile davalı sigorta şirketi tarafından davacının araç işleteni olduğu iddiası ile dava dışı tarafa ödemiş olduğu bedel yönünden davacı taraf aleyhine rücu talep hakkının bulunup bulunmadığı davacının aracı devretmesi dolaysıyla sorumluluğunun ortadan kalkıp kalkmadığı hususlarına ilişkindir.
----------- sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderildiği görüldü.
----------- Asliye Hukuk mahkemesince Dosya makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan bilirkişi raporunda özetle ; Dosyada yer alan diğer bilirkişi raporlarındaki kusur ve oranlarına aynen iştirak ettiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda; sürücülerin araç hızlarını gerekli şartlara uyarlamasıyla ilgili 52/a ve 52/b maddeleri, kavşaklarda geçiş hakkıyla ilgili 57/a maddesi, dönüş kurallarıyla ilgili 53/b maddesinin ilgili kısımları ile aynı kanunda kazalarda sürücülerin birince derecede kusurlu bulundukları durumlara ilişkin 84/h maddesi gereği kusur ve oranlar tespit edildiğinde; ----------- plakalı araç sürücüsü ------------ % 75 oranında aslı kusurlu olduğu tespit ve kanaat edildiğini, ----------- plakalı araç sürücüsü ---------- % 25 oranında TALİ kusurlu olduğu tespit ve kanaat edildiğini, dava konusu kaza 27.06.2002 tarihinde saat: 18:00 de meydana geldiğini, ------------ plakalı araç sürücüsü ---------- 27.06.2002 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı, yaralanmalı ve ölümlü trafik kazasında % 75 oranında aslı kusurlu olması, ehliyetsiz ve alkollü olarak araç kullanması neticesinde bir kişinin ölümüne diğer iki kişinin malulen yaralanmasına neden olduğunu, Aracın maliki-sigortalısı ------------ ve aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta şirketi -----------Ş. olduğunu, ehliyetsiz araç kullandığı, 0.75 promilin altında alkollü olduğu, ancak 0.75 promilin altında olan ... promil oranı dosyadaki bilgi ve belgeden tespit edilemediğini, Sigorta şirketi, sigortalı ile arasında düzenlenen sözleşme gereği dava dışı zarar gören taraflara aşağıda belirtilen tazminatları ödemiştir. Ancak sürücünün alkollü olması ve ehliyetsiz olması sebebiyle sözleşme şartları ihlal edildiğini ve sigorta şirketinin (zarar görenlere) malul olanlara ve müteveffa olanın aile yakınlarına 40.869,00TL + 18.000,00TL yapmış olduğu tazminat ödemesini sigortalısına rücu ederek tazmin hakkı doğurduğunu ve sigortalısından da icra yoluyla tazmin ettiğini, davacı sigortalı, sigorta şirketine ödediği tazminatı sözleşme ihlal edildiğinden geri isteme hakkı bulunmadığını, ancak davacı sigortalının sigorta şirketine ödediği tazminatın yarısını sürücü ------------- dava açarak veya mevcut davaya dahil edilerek isteme hakkı bulunmaktadır. Çünkü ------------ plakalı aracın sürücüsü -------------- ve aracın maliki ------------- doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sözleşme gereği sorumlu olmaları gerektiği tespit ve kanaat edildiği, davalı ------------Ş., sigortalısı olan davacının ------------- plakalı aracın işleteni olduğu ve meydana gelen trafik kazası sonucu sürücünün ehliyetsiz olması ve alkollü olması nedeniyle dava dışı taraflara ödemiş olduğu tazminat yönünden davacı taraf aleyhine rücu talep hakkı bulunduğunu ve icra yoluyla bu bedeli sigortalısından sözleşme gereği tahsil ettiğini, kaza anında aracın maliki davacı olması sebebiyle davacı sigortalının sözleşmeden kaynaklı sorumluluğu bulunduğunu, ----------- Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.02.2023 tarihli duruşma tutanağında asıl davanın kısmen kabulü ile dosyada davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 30.990,93TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, davacı sigortalı, sigorta şirketine ödediği tazminatı sürücünün alkollü olması ve ehliyetsiz araç kullanması sebebiyle ZMMS sözleşmesi ihlal edildiğinden sigorta şirketinden geri isteme hakkı bulunmadığını, ancak yarısını veya Sayın Mahkemece belirlenen 30.990,93TL'sini 13.01.2016 tarih itibari ile sürücü ----------- davaya dahil edilerek isteme hakkı bulunmaktadır. Çünkü ----------- plakalı aracın maliki -------------- haksız fiil sorumlusu olduğundan dolayı doğan zarardan sürücüsü ----------- ile birlikte ZMMS sözleşmesi gereği, 2918 Sayılı KTK ve ilgili mezuatları gereği, Genel Sigorta mevzuatları gereği ve Yargıtay'ın içtihadı kararları gereği” müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği tespit ve kanaat edilse de her alanda münhasıran hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu belirten raporu mahkememize sunmuşlardır. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihte işleten sıfatının kalktığı iddiasına dayalı olarak kaza nedeniyle meydana gelen zarardan borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davacı taraf davaya konu aracı aldıktan bir süre sonra kullandığını ancak 2021 yılında harici işlem ile davaya dışı ------------- devrettiğini aracın fiili hakimiyetinde olmadığını aracın üzerinde herhangi bir tasarruf hakkının bulunmadığını belirttiği ancak yapılan devir işleminin noter aracılığı ile yapılmadığı, resmi şekle aykırı olduğu, dolayısıyla davacının işleten sıfatının kalkmadığı gibi araç ile bağlantılı icra takipleri yönünden sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 503,09-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ------------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2025