T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/428 Esas
KARAR NO: 205/191
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 30/10/2018
KARAR TARİHİ: 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---------Ş. --------- Şubesi tarafından -----------Ş'ye muhtelif tarihlerde Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca krediler kullandırıldığını, müflis fırın hakkında ----------- E. sayılı dosyasından 10.02.2016 tarihinde iflas kararı verilmiş ve --------- İflas Müdürlüğünün -------- sayılı dosyasından iflas tasfiye işlemlerine başlandığını, müflis firma hakkında iflas kararı verilerek iflas dosyasının açılmasını takiben müvekkil bankanın müflisten olan toplam alacağının masaya kaydı talep edildiğini, masaya kaydı talep edilen alacaklarının reddi üzerine ---------- E sayılı dosyasından açılmış ve halen derdest olan kayıt kabul davasından düzenlenen bilirkişi raporu neticesinde kendilerince iflas masasına müflisten olan 500.000-USD bedelli ------------ referans numaralı aval kabul kredisinden doğan alacakları açısından iflas masasına alacak kaydı talebinde bulunulduğunu, iflas idaresinin kendilerine 22.10.2018 tarihinde tebliğ edilen 10.10.2018 tarihli kararı ile alacaklarının kanıtlanamadığı ve yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddine karar verildiğinin bildirildiğini beyanla müvekkil bankanın müflisten iflas tarihi itibari ile talep edilen 500.000 USD tutarındaki ----------- referans numaralı aval kabul kredisinden doğan ve reddedilen alacağının yapılan başvuru tarihi itibari ile masaya kaydına, aynı konu ile----------- E sayılı dosyasından derdest bulunan dava olması nedeni ile bu davanın anılan dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı iflas masası vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacak kayıt dilekçesinde alacak dayanağı belge suretlerini ibraz ettiğini ancak bu belgelerin alacağın miktar ve varlığı yönünden kesinleştiğini gösteren yeterli belge niteliğinde olmadığını, davacının talep ettiği alacağın miktarının ve varlığının tespitinin ancak tarafların kayıtlarının incelenmesi ile mümkün olduğunu, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirir nitelikte olduğunu, bu nedenle iflas idaresinin red kararının haklı ve yerinde olduğunu beyan ederek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın 15 günlük yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davacının kayıt kabul başvuru talebi, masa red kararı ve eki belgeler dosyaya celp edilmiştir.İflas müdürlüğünün ilk yazı cevabında dava konusu edilen 660.400-TL alacak için iflas masasına 56 başvuru nosu ile davacının başvurduğu, ek sıra cetveli yapılarak alacak talebinin 13/10/2018 tarihinde reddedildiğinin bildirildiği, davacının alacak talebinin reddine ilişkin 21/04/2017 tarihli masa red kararının davacı vekiline 26/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Celse arasında ----------Ş.nin temlikname sunduğu anlaşılmıştır. Davacı ----------- Bankası vekilinin alacağın dayanağına ilişkin yazılı beyanlarını sunduğu, senet aslının ---------- olduğunu bildirerek ödeme yaptıklarına ilişkin bir kısım evrak fotokopisi sunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizden verilen 07/10/2020 tarih ve -------- Esas ----------- sayılı karar ile; "Davaya konu banka alacağının belirlenebilmesi için kredi sözleşmeleri ve banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekli olup, davacı tarafın da bu delile dayandığı ancak bilirkişi incelemesi için yatırılması gereken ücretin mahkememizce sonuçları hatırlatılarak yapılan ihtarına rağmen süresinde yatırılmadığı, bu haliyle davacı alacağının varlığı ve miktarı hususunun dosya üzerinden tespiti mümkün olmadığından mevcut dosya içeriğine göre ispatlanamayan davanın reddine" karar verildiği, karar davacı tarafça İstinaf edilmiştir.----------- sayılı ilamı ile; "..Mahkemenin bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ara kararında inceleme konusu senet yönünden bir açıklık olmadığı gibi, banka kayıtlarında incelemenin hangi gün yapılacağı belirtilmemiş, ara kararın 4.maddesinde temlik alan vekiline hangi hususlarda yükümlülük yüklendiği, temlik alan vekili tarafından yapılması gerekli olan işlemlerin neler olduğu açıklanmamıştır. Bu durumda verilen kesin sürenin usulüne uygun olduğu söylenemeyecektir. Ayrıca yukarıda açıklandığı gibi işbu davanın------------ E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak açıldığı ifade edilmesine rağmen söz konusu bilirkişi raporunun ve dosyanın getirtilerek incelenmemesi de doğru görülmemiştir. Zira kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığının kabulü halinde dahi sair delillerin incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği açıktır. Kayıt kabul davasının tabi olduğu basit yargılama usulünde, 6100 sayılı HMK'nın 320. maddesinde de ifade edildiği şekilde; Mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinleyerek daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hakim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür. Somut dosya kapsamında yasal düzenlemeye uygun şekilde ön inceleme duruşması yapılmadığı tespit edilmiştir." şeklinde karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. İstinaf kaldırma kararı gereği mahkememizce 26/02/2025 tarihinde ön inceleme duruşması yapılmıştır. Dosya kapsamına göre; davacı bankanın davaya konu ettiği 500.000 USD bedelli --------- referans numaralı aval kabul kredisinden doğan alacağın ----------- Sayılı ilamı ile hükme bağlandığı, yapılan yargılamada 07/02/2019 tarihli bankacı bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup, raporda nakdi kredilerden olan anapara alacağı 11.036.358,28 TL asıl alacak, 2.046.253,70 TL kalan Faiz Alacağı, 191.115,94 TL, BSMV, 121.390,26 TL masraf olmak üzere 13.395.118,18 TL olarak hesaplanmış olup, 24.12.2015 tarihinde tazmin olunan ---------- numaralı harici garantiden kaynaklanan alacak tutarı olan 1.570.053,30 TL'nin ilavesiyle 14.965.171,48 TL olduğu tespiti şeklinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden ve kararın 13/04/2021 tarihinde kesinleşmiş olduğu da nazara alınarak iş bu davaya konu talebin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca konusuz kalan dava hakkında davacı tarafın dava açmaktaki haklılık durumu gözönüne alınarak davacı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar harcına karşılık peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50 TL harcın davalı müflisten tahsiliyle hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan; 330,50 TL. posta gideri, 35,90 TL. peşin harç, 35,90 TL. başvurma harcı toplamı 402,30 TL. yargılama giderinin davalı müflisten alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davacı lehine AAÜT uyarınca taktir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı müflisten alınarak, davacıya verilmesine,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin mahkeme duruşma salonunda, davalı vekilinin e-duruşma yöntemi ile yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/02/2025