T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/261 Esas
KARAR NO: 2025/195
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 04/04/2024
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (trafik sigorta sözleşmesi kaynaklı rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA; Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; 29/03/2023 tarihinde davalı şirketin maliki olduğu ve ---------- sürücüsü bulunduğu ---------- plakalı aracın, davacı şirkete ait olan ----------- sürücüsü olduğu ------------ plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada ----------- plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, şirket araç sürücüsünü yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını, araçtaki hasar bedelinin -----------Ş tarafından karşılandığını, davacı şirkete ait araçta oluşan hasar nedeniyle ikinci el piyasa satış değerinde büyük azalma meydana geldiğinin açık olduğunu, onarım süresi içinde davacı şirket aracından mahrum kalmış ve araç mahrumiyet zararı doğduğunu, bu nedenle meydana gelen gerçek değer kaybı v araç mahrumiyet zararının bu aşamada tespiti mümkün olmadığından HMK m. 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, şimdilik 100,00 TL deeğer kaybı bedeli 100,00 TL mahrum kalma tazminatının kaza tarihi olan 29/03/2023 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini; talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak; kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının, dava öncesinde sigorta şirketine başvurma ve akabinde talebin olumsuz karşılanması halinde sigorta tahkim kurulu nezdinde talepte bulunma dava şartını yerine getirmemiş olduğundan davanın reddi gerektiğini, belirlenebilir alacaklar için belirsiz alacak davasının ikame edilemeyeceğinden davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak; kabul anlamına gelmemekle kusur yönünden davalı şirkete davada husumet yönetilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı şirketin huzurdaki yargılamada işleten sıfatına sahip olmadığı uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ve ek protokol ile ispatlanabilir olduğunu, ancak aksi yönde görüş olması halinde davalı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini, yasa hükümleri ve Yargıtay içtihatları göz önünde bulundurulduğunda aracın işleteni, davalı ----------Ş olmayıp aracı uzun dönem olarak kiralayarak işleten -----------Ş olduğunu, davacı yanın kazanın oluşumundu kusuru bulunmadığı iddiasının mesnetsiz olduğunu müterafik kusur araştırma yapılması gerektiğini, değer kaybı ve hak mahrumiyet kaybı ile ilgili gerekli araştırmaların yapılması gerektiğini, cevap dilekçesindeki ayrıntılı açıklamalar kapsamında, davacının dava öncesinde sigorta şirketine başvurma ve akabinde talebin olumsuz karşılanması halinde ----------- Kurulu nezdinde talepte bulunma dava şartını yerine getirmemiş olduğu ortaya çıkmış olduğundan davanın usulden reddi ile davalı şirket işleten olmadığından davalı yönünden haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini; talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; maddi zararlı trafik kazası sonucunda davacı aracında oluşan değer kaybı bedeli ile mahrumiyet bedelinin karşı taraf aracın işleteninden tazmini istemine ilişkin belirsiz alacak davası şeklinde açılan tazminat davasıdır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamayan başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Tensip ile birlikte kazaya karışan araçların malik bilgileri dosya içerisine alınmış, davalıya ait aracın sigorta poliçesi ve hasar dosyası dosya içerisine alınarak incelenmiştir. Davalı vekilinin talebi üzerine kazaya karışan aracın işleten ----------Ş ile aracın sürücüsü ------------ ve kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan -------- Ş'ye dava ihbar edilmiştir. Davalı vekili tarafından yapılan husumet itirazı kapsamında kazaya karışan ----------- plakalı aracın uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ve ek protokol ile araç teslim formunun dosyaya sunulduğu, Mahkememizce kurulan ara karar doğrultusunda damga vergisi ve KDV ödentilerine ilişkin makbuzların dosyaya sunulduğu, görülmüş ve incelenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 29/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ----------- plaka sayılı araçta değer kaybı ve davacı uhdesinde mahrumiyet zararının oluşup oluşmadığı oluştuysa miktarı ile söz konusu kazadaki tarafların kusur oranları, davalının işleten olmadığı yönündeki savunması kapsamında pasif husumetinin bulunup bulunmadığı, temerrüt tarihi ve faizin nevi noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; davacının maliki olduğu ----------- plaka sayılı araç ile davalının maliki olduğu ----------- plakalı araçların 29/03/2023 tarihinde dava dışı şahısların sevk ve idaresindeyken kazaya karıştıkları, davacı aracında oluşan hasar bedelinin kusur isnadı ile birlikte davalı malikten tazminine ilişkin olarak işbu davanın açıldığı ve davalının uzun süre kiralamaya konu edilen araç savunması ile pasif husumet itirazında bulunduğu, sunulan belgeler incelendiğinde davalı tarafından söz konusu aracın dava dışı -----------Ş'ye uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralandığı, bu kapsamda sözleşme ve ek protokolün yapıldığı, emsal içtihatlar uyarınca sunulan KDV ve damga vergisi ödentileri doğrultusunda davalının KTK m.3 hükmü kapsamında işleten sıfatını haiz olmadığı, bu kapsamda yapılan savunmanın yerinde olduğu kanaatine varılarak, davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın pasif husumet yokluğundan reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------ arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.120,00 TL ücretin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/02/2025