T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/949 Esas
KARAR NO: 2025/209
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/12/2023
KARAR TARİHİ: 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı firma arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil firma davalı firmanın talep ettiği takip konusu faturada belirtilen malları verdiğini, davalı taraf ilgili fatura bedellerini vade tarihi geçmesine rağmen ödememiş ve davalı temerrüde düştüğünü, davalı hakkında -------- İcra Müdürlüğü ------- Esas Nolu dosyası ile takibe geçilmiş olup, davalı(borçlu) icra takibine, borca, yetkiye, ödeme emrine , asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itirazda bulunduğunu, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulmuş olup, 19.12.2023 tarihinde düzenlenen arabuluculuk son oturum tutanağına göre anlaşamama ile neticelendiğini, bu sebeple taraflarınca itirazın iptali davası açma zarureti hasıl olduğunu, davalı yanın ilgili takibe karşı yaptığı tüm itirazlar gerçek dışı olup hukuki dayanaktan yoksun ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu beyan ederek davalı borçlunun icra takibine vaki haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi nedeniyle alacak meblağının %20'den aşağı olmamak üzere davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça açılan iş bu davayı haksız ve hukuk dayanaktan yoksun olması sebebiyle kabul etmediklerini, öncelikle iş bu davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, müvekkil şirketin faliyet adresi ----------- olduğundan yetkili icra müdürlükleri ve mahkemeler, ---------- icra müdürlükleri ve mahkemeleri olduğunu, takibin yapıldığı ----------- İcra Müdürlüğü yetkisiz olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle yetki yönünden reddini talep etiklerini, davaya taraf, davaya konu faturalarda belirtilen ürünlerin müvekkile satıldığını, fakat fatura bedellerinin ödenmediğini iddia ettiğini, ancak, müvekkil ile davacı arasında sadece bir kaç defa ürün alışverişi olmuş fatura bedeli de davacıya ödendiğini, davalı ile müvekkil şirket arasında bu ürünlerin alındığına ilişkin yazılı herhangi bir sözleşme veya belge de bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafça talep edilen alacağın hiçbir yasal dayanağının olmadığını, davacı tarafın faiz talebi haksız ve fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, davacının doğmuş bir faiz alacağının olmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, velevki faiz talebi kabul edilecek olsa bile, taraflar arasında uygulanması gereken faiz belirlenmemiş olduğundan istenebilecek faiz sadece yasal faiz olduğunu, bu nedenle, davacının haksız ve dayanaksız faiz talebinin kabulü mümkün olmadığını, davacı taraf, müvekkil ile arasında herhangi bir sözleşme ve ticari ilişki olmadığını bilmesine rağmen, kötü niyetli olarak ve haksız kazanç elde etme gayesiyle söz konusu faturayı düzenlemiş ve icra takibi başlattığını, yargılama sırasında yapılacak araştırmada da davacı tarafın herhangi bir alacağı olmadığı ortaya çıkacağını, bu nedenle, davacı tarafın kötü niyetli takibi nedeniyle davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Mahkememizce alınan 17/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davacının incelenen 2023 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden davalının ticari defterlerinin incelenemediği, davacının ticari defter kayıtları ile davalının ticari defter kayıtlarının karşılaştırılamadığı, davalının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılıp yaptırılmadığı, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, davalının ticari defterlerindeki kayıtların davacının ticari defter kayıtlarına aykırı olup olmadığı ile ilgili bir tespit yapılamadığı, ayrıca icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ile ilgili de bir tespit yapılamadığı, icra takibine konu alacağın dayanağı olan belgelerin davacı ----------Ş. tarafından davalı ----------Ş. adına düzenlenmiş 4 adet e-Fatura olduğu İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 4 adet e-Faturanın fotokopilerinin dava dosyasında bulunduğu, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 4 adet irsaliye yerine geçen e-Faturada yazılı olan malların davalıya teslimine ilişkin 4 adet irsaliye yerine geçen e-Faturanın teslim alan kısmında isim ve imza bulunmadığı, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 4 adet e-Faturanın davalı tarafa e-Fatura Uygulaması üzerinden elektronik ortamda iletilmesine ilişkin sistem yanıtlarının dava dosyasında bulunmadığı, Elektronik belge olarak düzenlenen faturaların, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba bildirimlerine dahil edilmeyeceği, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren elektronik belge olarak düzenlenen faturalar için BA formu ile bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan faturaların 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden sonra düzenlenmiş elektronik belge olduğu için davalının BA formu ile bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturaların davalı tarafından ilgili ayda bağlı olduğu vergi dairesine BA formu ile bildirilmediği, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 2023 yılına ait 4 adet faturanın davacının 2023 yılına ait ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 2023 yılına ait ticari defter kayıtlarına göre; 24.11.2023 takip tarihi itibarıyla icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturalardan dolayı davacının davalıdan 338.970,85 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın 338.970,85 TL asıl alacaktan oluşan takip tutarı üzerinden başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açmış olduğu itirazın iptali davasında davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini istediği, harca esas dava değerini 338.970,85 TL olarak gösterdiği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, faturaya dayalı davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.---------- İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden ---------- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır."İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.Davaya konu takip, faturaya dayalı alacağın tahsiline ilişkindir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Davalının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, ------------ talimat sayılı dosyası ile davalı tarafından ticari defterler hazır edilmediğinden davalının ticari defterleri incelenememiştir.Davacının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş ve 17.01.2025 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.
Davalı tarafından cevap dilekçesinde faturaların bedellerinin ödendiğinin savunulduğu, aynı zamanda malların teslim edilmediğinin de savunulduğu anlaşıldığından 07.05.2024 tarihli celsede davalı tarafa çelişkinin giderilmesi amacıyla kesin süre verilmiş 24.05.2024 tarihli beyan dilekçesinde faturalarının bir kısmının bedelinin ödendiği hususunun sehven yazıldığı, malların teslim alınmadığı belirtilmiştir.Somut olayda davanın ve takibin konusunu oluşturan faturalar, 11.07.2023 tarihli ------------ NOLU 34.503,68 TL bedelli, 17.07.2023 tarihli --------- NOLU 34.503,68 TL bedelli , 08.08.2023 tarihli ------------ NOLU 89.987,83 TL bedelli, 17.08.2023 tarihli ------------ NOLU 179.975,66 TL bedelli faturalardır.Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporu ile davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve davaya konu faturaların ticari defterlerinde işlenmiş olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından faturalar kendi ticari defterine işlenmiş ise de bu husus faturaya konu malların davalıya teslim edildiğini ispatlar mahiyette değildir. Yukarıda da belirtildiği üzere malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacıdadır. Davalının BA formları incelendiğinde davalı tarafından davaya konu faturaların bildirilmediği, her ne kadar davalı tarafından ticari defterler ibraz edilmemiş ise de davacı tarafından münhasıran davalının ticari defterlerine dayanılmadığı gibi davacı tarafından yemin deliline de dayanılmamıştır. Hal böyle olunca tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davaya konu faturalardaki malları davalıya teslim ettiğini ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davalı tarafından kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davacının takip başlatma hususunda kötü niyetli olduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi ya da belge bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.478,53-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davacı tarafça sarf olunan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------ Arabuluculuk Bürosu'nun ------------ sayılı dosyasında takdir edilen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 54.235,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2025