T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/672 Esas
KARAR NO: 2025/143
DAVA: Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ: 16/09/2024
KARAR TARİHİ: 18/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili --------- Şti.'nin ----------- alanında birçok başarılı proje gerçekleştirdiğini ve gerçekleştirmeye devam etmekte ettiğini, müvekkilinin çalışma alanı içerisinde herkes tarafından bilinmekte ve kamuoyunda güven uyandırmakta olduğunu, davalı tarafın müvekkimli şirketin unvanını izinsiz kullanmak suretiyle unvanına açıkça tecavüz ettiğini, davalı tarafından müvekkilin tanınmış ticari unvanını, ayırt edilemeyecek derecede birebir aynısını yalnızca arada boşluk bırakmak sureti ile kullanıldığının tespit edildiğini, davalı, “-----------” isimli firmasıyla müvekkilin kamuoyundaki tanınmışlığından istifade etmek suretiyle müvekkili şirket adına tecavüz gerçekleştirdiğini, firma unvanının kavramsal, işitsel ve görsel olarak ihtiva ettikleri unsurların tamamı ile birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde, müvekkil şirket ticari unvanını birebir taklit edildiği açıkça anlaşıldığını, hitap ettiği tüketicinin yanılmasına, tercih ettiği firmaya ait hizmet kanısıyla bir başka hizmet satın almasına sebep olacağı gibi, tüketicinin, firmalar arasında fark olduğunu anlamamaksızın bu firmaların aynı kişiye ait olduğunu ya da hizmeti veren işletmeler arasında idari ekonomik anlamda bir bağlantı bulunduğunu zannetmesine de sebep olacağını, müvekkile ait ticari unvanı, kanuna aykırı bir şekilde kulanan davalının ticari unvanının silinmesinin gerektiğini, müvekkil firmanın, daha önce "----------" isimli firmayı devralarak ünvan değişikliği yoluna gittiği ve "----------- Şti. şeklindeki ticari unvanını ---------- Noterliğinin 29/02/2024 tarih ----------- sayı ile tasdikli 22/02/2024 tarihli Genel Kurul Kararı ile, 04/03/2024 tarihinde tescil ettirdiğini, bu tescilin 04/03/2024 tarihli ----------- nolu ----------- yayınlandığını, Müvekkilin aktif olarak kamuoyundaki tanınmışlığından istifade etmek isteyen davalı ...Ş. " ise 05/08/2024 tarihinde kötü niyetle tescil edildiğini, zira ilk bakışta iki firma arasında yalnızca iki fark görüldüğünü, ----------- ibaresinin birinde bitişik diğerinde ayrı yazılması; birinin Limited, diğerinin Anonim şirket olması olduğunu, ortalama tüketicinin veya kurumsal müşterilerin dikkat seviyesi ile ayırt etmesi imkansız olacağı ve davalı, davacı müvekkilin müşterileri ve kamuoyu üzerinde oluşturmuş olduğu güven duygusundan yararlanmak suretiyle haksız kazanç elde etme yolunda ilerlemiş olacağını, davalı tarafın mersis ve ito kayıtları incelendiğinde müvekkili şirketin ticari unvanına tecavüz oluşturacak şekilde kayıt edildiğinin görüleceğini, her iki firmaya ait ---------- Faaliyet Belgeleri incelendiğinde faaliyet konusunda her iki firmanın da ---------- tabalı çalışmalar içinde olduğu ve faaliyet alanı içinde her türlü danışmanlık işlerinin de bulunduğu, iki firmanın da ---------- Yakası adresli olduğu, müvekkil ile aynı sektöre ait olup dolayısıyla faaliyet alanlarının da aynı olduğu, bu nedenlerle davanın kabulüne, Müvekkili firmanın tescilli marka olan ticari unvanına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat davası açma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davalının ticari unvanının terkinini, Mahkeme aksi kanaatte ise davalının ticari unvanından "-----------" ibaresinin silinmesi ve davalının bu veya bunu andıran bir ibareyi kullanmasının önlenmesi ve yasaklanmasına, giderleri davalıya ait olmak üzere kararın gazetede yayınlanmasına, tüm bunlardan da önce ivedikle davalının ismi kullanmaya devam etmemesi için dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil Şirketin unvanının 19.09.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurulda alınan karar ile ----------- Şirketi olarak değiştirildiğini, ticaret unvanındaki değişikliğin 01.10.2024 tarihinde tescil ve ilan olduğundan bu davanın konusuz kaldığını, davanın konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından, müvekkili Şirket’e ------------ Noterliği, -----------Yevmiye Numaralı 29.08.2024 tarihli ihtarname keşide edilmiştir. İhtarname ile; Müvekkil Şirket’in “...” unvanının “----------Şti.” unvanına tecavüz oluşturduğu bu nedenle ticari unvan kullanımına son verilmesinin talep edildiğini, ihtarnamenin tebliğ edilmesinden sonra unvan değişikliği sürecinin başlatıldığı, 19.09.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul yapıldığını ve şirket unvanının “----------- Şirketi” olarak değiştirilmesine karar verildiğini, ticaret unvanının 01.10.2924 tarihinde tescil edildiği ve 01.10.2924 tarihli ---------- sayılı ------------ ilan edildiğini, bu nedenlerle; haksız ve dayanaksız davanın reddine, taleplerinin kabul edilmemesi halinde, Müvekkili Şirket unvanının “----------- Şirketi” olarak değiştirilmiş olduğundan davanın konusuz kaldığının kabulü ile davada karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesine, hiçbir hakkı olmadığı hâlde huzurdaki davayı ikame eden davacının, HMK madde 329 gereğince, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilmesine, Davacının, dava konusu unvan açısından herhangi bir tanınmışlığının bulunmuyor olması ve unvan değişikliği yapılacağına ilişkin bilgilendirme yapılmış olması nedeniyle davacının haksız olduğunun kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; TTK m.54 vd. maddeleri uyarınca ticaret unvanının terkini ile kullanılmasının önlenmesine isteminden ibarettir.
Davalı vekili 09/01/2025 tarihli dilekçesi ile müvekkil şirket unvanının “---------- Şirketi” olarak değiştirildiğini davanın konusuz kaldığını, hiçbir hakkı olmadığı hâlde huzurdaki davayı ikame eden davacının, HMK madde 329 gereğince, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilmesine, davacının, dava konusu unvan açısından herhangi bir tanınmışlığının bulunmuyor olması ve unvan değişikliği yapılacağına ilişkin bilgilendirme yapılmış olması nedeniyle davacının haksız olduğunun kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davacı vekili 11/02/2025 tarihli dilekçesinde; talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte olması halinde davalı taraf aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretinin tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Taraf vekillerinin beyanları kapsamında, dava açıldıktan sonra davalının -----------Ş. olan ticaret unvanını -----------Ş. olarak değiştirdiği, davanın konusuz kaldığı, her ne kadar davalı vekili tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmediği, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve HMK m.329 hükmü gereğince davacı aleyhinde para cezasına hükmedilmesi talep edilmiş ise de sunulan dilekçeler ve ekinde sunulan deliller incelendiğinde dava öncesinde taraflar arasında iş bu dava konusu hususların müzakere edildiği, davacının ticaret unvanı üzerindeki hakkına dayanarak davalıdan unvanın değişimini talep ettiği, ihtarname keşide edildiği, makul bekleme süresinin aşılması akabinde iş bu davanın açıldığı dolayısıyla davanın açıldığı tarih itibariyle davacının isteminde haklı olduğu kanaatine varılarak HMK m.331 hükmü uyarınca yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Konusu kalmayan davanın esası hakkında karar vermeye yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL. nin davalıdan tahsiline hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ve 233,00 TL yargılama gideri toplamı olan 1.088,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Dava, ön inceleme duruşmasından önce konusuz kaldığından davacı lehine AAÜT'nin 6.maddesi uyarınca 1/2 oranında taktir edilen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Bakiye gider avansı ve iflas avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/02/2025