T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/410 Esas
KARAR NO: 2025/55
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 26/05/2022
KARAR TARİHİ: 29/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı--------- ve ---------- kızları, ----------- nişanlısı ve diğer davacıların kardeşleri olan müteveffa ----------, babaannesinin defnedilmesi için ------------- Belediyesi tarafından tutulan otobüs ve Belediyece tayin edilen söforler ile ölen kimsenin akraba ve yakınları ile beraber ---------- --------- Köyüne gitmek üzere yola çıkmış olduğunu, Defin işlemlerinin ardından aynı gün ------------ gelmek üzere tekrar yola çıkılmış ancak otobüsün yola çıkışından yaklaşık 20-25 dakika sonra, kazada asli kusurlu tayin edilen davalı şoförün tedbirsiz ve dikkatsiz hareketleri nedeni ile 7 kişinin feci şekilde ölümü ve 30 kişinin de yaralanmasına sebep olan kaza meydana gelmiş olduğunu, yaşanan bu talihsiz kazaya ilişkin ----------- Soruşturma sayılı dosya ----------- Soruşturma numarasına kaydedildiğini ve yapılan inceleme neticesinde şüpheliler hakkında cezalandırılmalarına karar verilmek üzere İddianame düzenlendiğini ve dosyanın yargılamanın başlatılması için ------------ Agır Ceza Mahkemesine gönderildiğini, dava konusu kazaya ilişkin yargılamanın ----------- esas numaralı dosyası ile hala devam etmekte olduğunu, davalı ------------ belediyesinin iştiraki olan ------------Ş’nin çalışanı ve otobüs şoförü olan ---------- tedbirsizlik ve dikkatsizliği yüzünden otobüsün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi ve otobüsün devrilmesine sebep olması ile hayatını kaybeden ----------- geride kalan yakınlarının uğradığı maddi ve manevi zararların tazminine yönelik işbu davayı açtıklarını, Türk Borçlar Kanunu mad. 49/1. Fıkrasında, ‘’Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür…’’ hükmü yer almakta olduğunu, bu madde kapsamında araç şoförü olan ------------, meydana gelen yaralamalı ve ölümlü trafik kazasında asli kusurlu olduğundan sorumluluğu bulunmakta olduğunu, ayrıca ------------ Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada da kendisinin zaten asli kusurlu olduğunun açıkça tespit edilmiş olduğunu, üçüncü kişilere verilen zararlardan davalı belediyenin sorumluluğu bulunmakta olduğunu, ------------ Şti.’nin işlettiği----------- plaka sayılı araç, kaza tarihinde 3 numaralı davalı --------- Şirketi tarafından------------ numaralı zorunlu trafik ve ------------ numaralı kasko poliçeleri ile sigorta edilmiş olduğunu, bu nedenle kazadan sonra müvekkillerime ödeme yapması gereken davalı Sigorta Şirketine, 14.06.2019 tarihinde ----------- aracılığı ile başvuru yapılmış ancak buna rağmen davalı tarafından müvekkillerime herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı --------- maddi tazminat için müvekkillerimden baba ----------- sadece 92.106TL, anne ----------- ise 89.353,00 TL Bedel ödeme yapmış olduğunu, oysa ki sigorta şirketinin---------- numaralı Zorunlu Trafik poliçesinde; kişi başı sürekli sakatlanma ve ölüm tazminat limiti 360.000,00TL olarak belirlenmiş, yine, ------------- numaralı Kasko poliçesinde; İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM Birleşik) limiti olarak 50.000,00-TL belirlenmiş olduğunu, ------------, baba ---------- için ise hem maddi hemde manevi tazminat talebimizi içermekte olduğunu, hâlihazırda, müvekkillerin maddi zararlarının tam olarak hesaplanması mümkün olmadığından sadece maddi tazminat bakımından 6100 sayılı yeni Hukuk Yargılama Yasası’nın 107. maddesine göre “belirsiz alacak davası” olarak açıldığını, yargılama sırasında toplanacak delillere, mahkemece yapılacak incelemelere ve tazminat hukuku alanında uzman bilirkişiden alınacak rapora göre gerçek maddi tazminat tutarının belirlenmesi mümkün olacağını, bu talebimiz yönünden fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalmak şartı ile şimdilik; 1 ve 2 numaralı davacılar olan anne ve baba için ayrı ayrı 25.000TL olmak üzere toplam: 50.000TL maddi tazminatın müvekkillere ödenmesini talep ettiklerini, Mütevefa ---------- henüz 29 yaşında olup anne, babası ve agabeyi -------- ile aynı evi paylaşmakta olduğunu, öz çocuklarını kaybeden anne babanın, en küçük kardeşlerini elim kazada feci suretle kaybeden agabeylerinin ve düğününe sayılı gün kalan nişanlının acısının tarifi imkansız olup bu ani ölümü hiçbiri kabullenememiş ve çok sıkıntılı süreçler yaşamış ve hala da yaşamaya devam etmekte olduklarını, aynı zamanda otobüste bulunan birçok akraba ve yakınlarınında feci şekilde ölümleri ve yaralanmaları ile derin ve tarifi imkansız acı ve üzüntü içinde kalmış psikolojik çöküntü içinde kaldığını, davacı ve müteveffanın nişanlısı olan ----------- ise, iş bu kaza olmasa idi kaza tarihinden 3 gün sonra müteveffa ile nikah kıyıp evlenecekti. Müvekkilim tüm düğün hazırlıklarını tamamlamış, evini tutmuş ve nikah/ düğün merasimi için gün sayar iken çok sevdiği nişanlısı ----------- iş bu elim kazada aniden hayattan kopması, üstelik kaza yapan araçta yanında oturur iken saniyeler içinde vucut bütünlüğünün tamamını kaybederek, artık cesedi dahi tanınmaz bir hale gelmiş bir şekilde yanından yitip gitmesi, kazadan sonra şokla araçtan çıkarak her yerde nişanlısını araması herkese nişanlısını sorması ve müteveffayı o şekilde bir türlü tanıyamaması, öldüğünü kabullenmemesi halleri kendisinin ve orada bulunan diğer kimselerin hayatından hiçbir zaman silemeyecekleri çok derin bir acı ile hatırlamasına sebeb olmakta olduğunu, müvekkillerimin kaza sonrası ve kazadan bu yana yaşadıkları şok ve acı ve keder hiçbir zaman hatırlarından çıkmayacağını, aynı zamanda Mütevefanın sağlığında muhasebeci olarak çalışmakta ve aylık brüt 5.495,47TL maaş almakta ve davacı anne ve babasına da maddi anlamda destek olduğunu, müteveffanın ani ölümü ile 1 ve 2 nolu davacı anne baba ölenin destekteğinden de yoksun kaldığını, Tüm bu nedenlerle hem maddi ve manevi olarak davacılar çok büyük acı ve kayıp içinde olduklarını, yukarıda açıkladığımız nedenlerle Müteveffanın anne ve babası olan 1 ve 2 numaralı davacı müvekkillerimin uğradığı maddi zararlarının tazmini için HMK 107. maddesi uyarınca, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak şartıyla, şimdilik her iki davacı için ayrı ayrı 12.500,00 TL olmak kaydıyla Toplam:25.000,00 (Yirmibeşbintürklirası)TL Maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, müteveffanın ölümü ilen sonuçlanan trafik kazası nedeni ile geride kalan tüm davacıların uğradığı Manevi zararlarının tazmini için; Babası; ----------- adına 125.0000TL, Annesi; --------- adına 125.0000TL, ağabeyi -----------adına 100.000.00TL, kardeşi ----------- adına 100.000.00TL ve yine nişanlısı ----------- adına; 100.000TL olmak üzere TOPLAM: 550.000,00 (Beşyüzellibin türklirası) TL manevi tazminat Bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tazminine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin tüm davalılara yükletilmesine karar verilmesini bilvekale saygı ile arz ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ---------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, kusuru ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, teminatları maddi-bedeni ayrımı yapılmaksızın 50.000.-TL ile sınırlı olduğundan meydana gelen olayda maddi hasar-yaralanma-maluliyet-vefat olması halinde garame yapılması gerekeceğini,kabul anlamına gelmemek kaydıyla manevi tazminat talepleri aşırı yüksek olup, kabul edilemeyeceğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin sorumluluğunun kabulü için ferdi kaza sigortası genel şartlarındaki koşulların gerçekleşmesi gerekmekte olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin sorumluluğu- poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, uygulanması gereken faiz türü yasal faiz olduğunu, müvekkili Şirket aleyhine açılmış davanın tümden reddini, davacı delillerinin tarafımıza tebliğini, kusur durumunun tespiti açısından ceza davası sonucunun bekletici mesele yapılmasını, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir. Davalı ----------- Belediye Başkanlığı cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkil belediye yönünden reddi gerekmekte olduğunu, dava konusu edilen talep, ticari işten kaynaklanmadığı gibi müvekkil belediye de tacir olmadığını, dolayısıyla müvekkil belediye yönünden huzurdaki davada görevli mahkeme ticaret mahkemeleri değil asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesini talep etmekte olduklarını, diğer taraftan müvekkil belediye yönünden yetkili mahkeme --------- Asliye Hukuk Mahkemeleri olup yetkisizlik kararı verilmesini talep etmekte olduklarını,03/05/2019 tarihinde ---------- --------- İlçesinde, diğer davalı ----------- tarafından kullanılan ---------- plakalı otobüs seyir halinde iken trafik kazası meydana gelmiştir. Ölüm ve yaralamaların olduğu elim kaza nedeniyle ------------ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış ve iddianame hazırlandığını, davacı tarafça, 2918 Sayılı Yasanın 85.maddesi uyarınca müvekkil Belediyenin de işleten sıfatıyla sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de davacı tarafın iddialarının kabulü mümkün olmadığını, çünkü; olaya karışan ------------ plaka sayılı otobüs, diğer davalı ------------ Şirketi’nin aracı olmakla birlikte ekte sunduğumuz kira sözleşmesi ile ---------- Şirketine kiralanmış olduğunu, sonrasında da söz konusu otobüsün de dahil edildiği ----------- ihale kayıt numaralı ihale kapsamında müvekkil Belediye ile -----------Şirketi muhtelif cins ve miktarlarda araç ve iş makinesi kiralama ile şoför çalıştırılması hizmeti alımına ait sözleşme akdedilmiş olduğunu, ekte sunduğumuz sözleşme kapsamında 2918 sayılı Yasanın 85.maddesi uyarınca sorumluluk müvekkil Belediyede değil işleten sıfatıyla ----------- Şirketinindir. Bu nedenle davanın ------------Şirketi’ne ihbarı gerekmekte olduğunu, müvekkil belediyenin 2918 Sayılı Yasanın 85.maddesi uyarınca da sorumluluğu bulunmamaktadır. Zaten hizmeti alımına ait sözleşmenin 31.maddesi uyarınca yüklenici yani ---------- Şirketi ortaya çıkan zarar ve ziyandan doğrudan sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkil belediyenin tazmin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, olay tarihinde diğer davalı ----------, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ----------- Şirketi bünyesinde şoför olarak çalışmakta olup iş bu davanın ----------- Şirketi’ne de ihbar edilmesi gerekmekte olduğunu, davacının iddialarının aksine müvekkil belediyenin ne Türk Borçlar Kanunu ne de Karayolları Trafik Kanunu uyarınca herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, davanın müvekkil Belediye yönünden husumetten reddini talep etmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil belediyenin sorumlu olduğunun mahkemece kabulü halinde müvekkil belediyece davalılara ve müteveffaya tahsis edilen otobüs nedeniyle herhangi bir ücret alınmadığı, hatır taşımacılığı yapıldığı hususları da dikkate alınması gerektiğini, diğer taraftan, müteveffanın da iş bu kazada vefat etmesinde kusuru olup olmadığı araştırılması gerektiğini, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı, kaza anında ayakta olup olmadığı gibi hususlar da araştırması gerektiğini, müteveffanın da kusurlu olduğunun tespiti halinde mütefarik kusur nedeniyle indirim yapılarak karar verilmesini talep etmekte olduklarını, davacıların talep ettiği miktar da fahiştir. Manevi tazminatın diğer tarafta sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı hususu dikkate alındığında davanın reddi gerekmekte olduğunu, DAVa dilekçesinde faiz isteminde bulunulmuştur. Temerrüdü söz konusu olmayan ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkil Belediyenin faiz, muhakeme masrafları ve ücreti vekâletten de sorumlu tutulması mümkün olmayacağını, ayrıca davacı tarafın iddia ettiği gibi davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğuna gidilmesi de mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminata hükmedilmesi halinde tarafların kusurları dikkate alınmalı ve kusur oranlarına göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, kaldı ki; ----------- plaka sayılı otobüsün diğer davalı ----------Ş’den kasko poliçesi olup tazminat taleplerinin poliçe kapsamında ödenmesi gerekmekte olduğunu, davacılar tarafından her ne kadar maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de maddi tazminat istemlerinin neye ilişkin olduğu da belirsiz olduğunu, maddi tazminat istemi belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacıların maddi tazminat taleplerinin de reddi gerekmekte olduğunu, kaldı ki; müteveffanın nişanlı olması ve kaza tarihinden üç gün sonra evleneceği hususu dikkate alındığında vefatı nedeniyle ailenin destekten yoksun kalması da söz konusu olamayacağını, bu nedenle davacıların söz konusu iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olup bu hususa dair tazminat talebi var ise reddedilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan haklı, yasal ve resen gözetilecek nedenlerle, mahkemenin görevsizliğine, yetkisizliğine, davanın müvekkil belediye yönünden husumetten reddine, davanın ---------- Şirketi’ne , -------- Şirketine ve--------- Şirketi’ne ihbarına, davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan -----------Şti. İle ----------- Şti. cevap dilekçesinde özetle; uzun süreli kira sözleşmesi neticesinde araç üzerinde müvekkilin aslında zilyetlik sıfatı bulunmamakta olduğunu, tazmin edilmesi gereken bir tazminat olduğunun kabulü halinde dahi müvekkil şirketlerin iş bu tazminattan sorumlu tutulmaması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarları oldukça fahiş olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, sorumluluğu hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur hesaplaması yapılırken müteveffanın emniyet kemerini takmamış olma ihtimali dikkate alınması gerektiğini, davacının haksız ve dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybeden ----------- anne ve babası yönünden maddi ve manevi tazminat, kardeşleri ve nişanlısı yönünden manevi tazminat istemine ilişkin olup,Uyuşmazlık; Dava konusu kaza nedeniyle mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı, davalı ----------- Belediyesi'nin kiraladığı araçta işleten sıfatı olup olmadığı, belediyenin tazminat sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, kusur durumu, ölenin müterafik kusuru olup olmadığı, davalı belediyenin maddi ve manevi tazminat sorumluluğu olup olmadığı, davalı sigortanın hem ZMMS hem kasko sigortacısı olarak sorumluluk kapsamı ve limiti, davacılardan anne ve babaya her iki poliçe kapsamında daha önce yapılan ödemeleri aşan nitelikte zarar olup olmadığı, varsa miktarı, manevi tazminatın şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise talep edilebilecek manevi tazminat miktarının ne kadar olacağı noktalarında toplanmaktadır. ------------ Soruşturma nolu dosyasının, ------------- E. Sayılı dava dosyasının UYAP üzerinden gönderildiği, ------------ Noterler Birliğine,--------- ---------- cevap verildiği görülmüş olup davacıların nüfus kayıtları UYAP sisteminden dosya arasına alınmıştır.Davalı ------------ş.'nın Zmms Sigortası Sorumluluğu bakımından; dava dosyasında mevcut ----------- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine göre, mülkiyeti ------------ Şti. Adına kayıtlı ve----------- sevk ve idaresindeki ----------- plakalı OTOBÜS , davaya konu 03.05.2019 olay tarihini kapsayan 15.09.2018/2019 tarihleri arası davalı -----------Ş.'a Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu 03.05.2019 olay tarihi itibariyle vefat halinde teminat limit miktarının 360.000.00 TL. olduğu tespit edilmiştir. Davalı -----------ş.'ın Kasko Sigortası Sorumluluğu bakımından; dava dosyasında mevcut --------- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine göre, mülkiyeti ----------- Şti. Adına kayıtlı ve ---------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı OTOBÜS, davaya konu 03.05.2019 olay tarihini kapsayan 22.09.2018/2019 tarihleri arası davalı -----------Ş.'a İMM. Sigortalı ile sigortalı olduğu İMM. (Birleşik) teminat limitinin 50.000,00 TL. olduğu tespit edilmiştir. Buna göre davacıların bilirkişi raporunda hesaplanan zararından davalı sigorta şirketinin teminat verdiği limit kapsamında sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Dava dosyasında mevcut ----------- Esas sayılı dosyasına sunulan ------------ Dairesi'nin 13.06.2022 tarih ve ---------- sayılı raporu ile ----------Sayılı dosyasına sunulan ---------- sayılı raporuna göre davaya konu 03.05.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında mülkiyeti ----------Şti. adına kayıtlı ve davalı -----------Ş.'a Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ----------- plakalı araç sürücüsü davalı ------------ % 100 oranında kusurlu olduğu, tespit edilmiştir.
----------- Belediye Başkanlığı vekilinin 22.06.2022 tarihli cevap yazıları ekinde sunulan Muhtelif Cins Ve Miktarda Araç Ve İş Makinesi Kiralama İle Şoför Çalıştırılması Hizmeti Alımına Ait Sözleşmesi 01.01.2017-30.09.2019 tarihleri arasını kapsadığı, ---------- Şti. ile ------------ Şti. arasında akdedilen Araç Kira Sözleşmesinin 01.06.2018 - 31.12.2019 tarihleri arasını kapsadığı tespit edilmiştir.Dava dosyasında mevcut müteveffaya ait Ocak, Şubat, Mart ve Nisan maaş bordrolarına göre müteveffa ------------ vefatından önce ----------Ş. ünvanlı işyerinde çalıştığı, aylık ele geçen net ücretinin 3.700,00 TL. olduğu tespit edilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektiriyor olması dolayısıyla dosya aktüerya uzmanına tevdi edilerek rapor alınmış ve rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde davaya konu ----------- plakalı otobüsün malikinin ---------- Şti. olduğunu, ancak söz konusu şirket davaya konu otobüsü ------------ Şti'ye kiralık olarak verdiğini, ----------- Şti. de söz konusu otobüsü ------------ Belediye Başkanlığı'na verdiği yönünde beyanda bulunmuş olup ihbar Olunan ----------- Şti.nin cevap dilekçesinde, davaya konu ------------ plakalı otobüsün kendilerince kiralandığını ve sonrasında ----------- Belediye Başkanlığı'na ------------ ihale kayıt numaralı sözleşme ile kiralandığını belirterek, Otobüsün işleteninin ----------- Belediye Başkanlığı olduğu yönünde savunmada bulunduğu görülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayıcı nitelikte olup olmadığı noktasında dava dosyasında mevcut kira sözleşmeleri ve ------------ plakalı otobüs şoförünün sigortalı olarak çalıştığı şirketin ----------- Belediye Başkanlığı iştirak şirketi olması kabul ve ikrarına göre davaya konu ---------- plakalı otobüsün işletenin davalı ------------ Belediyesi olduğu değerlendirilmiş ve kaza sonucunda müteveffanın vefatı nedeniyle oluşan maddi manevi zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, 03/05/2019 tarihinde davalının ZMMS ve kasko sigorta sorumluluk teminatı ile teminat altına aldığı ----------- plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteğinin vefat ettiği, müteveffanın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, davacıların müteveffanın anne ve babası olduğu ve kızlarının vefat sebebiyle desteğinden yoksun kaldıkları, emsal içtihatlar uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri, davaya konu olay sebebiyle sigorta kuruluşu tarafından hak sahiplerine aşağıdaki şekilde ödemeler, hak sahibi babası ---------- için 26.07.2019 tarihinde 92.106,00 TL ve hak sahibi annesi ------------ için 26.07.2019 tarihinde 89.353.00 TL olmak üzere toplam ödeme 181.459,09 TL olduğu, ----------- Kararında ve bu hususta Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarına göre, Sigorta Şirketi tarafından ödemenin yapıldığı tarihten itibaren hesap raporunun düzenlendiği tarihe kadar geçen dönem içinde, yasal faiziyle birlikte güncelleştirilerek hesaplanan maddi tazminat miktarından tenzili gerektiği belirtildiğinden, anılan içtihat doğrultusunda, ilgililer sigorta şirketleri tarafından ödemenin yapıldığı tarihinden itibaren aktüer raporun tanzimine kadar geçen ve yıllık yasal faiziyle birlikte güncelleştirilerek davacı hak sahipleri bakımından hesaplanan maddi tazminat miktarından tenzil edilecektir. Buna göre denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda tüm hak sahipleri için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı hak sahibi davacı annesi ---------- destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı 519.041,86 TL, hak sahibi davacı babası ------------ destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı 608.401,84 TL olduğu, davalı ----------Ş.'ın ZMMS Poliçesi 178.541,00 TLTL bakiye teminat limitinin hak sahipleri arasında garameten paylaştırılmasına göre, hak sahiplerinin yoksunluk sebebiyle maddi zararlarının davacı anne için 82.195,02 TL ve baba için 96.345,98 TL olmak üzere toplam 178.541,00 TL, davalı -----------Ş.'ın Kasko Sigorta Poliçesi İMM. Teminat limiti olan 50.000,00 TL.'nin hak sahipleri arasında garameten paylaştırılmasına göre, hak sahiplerinin destekten yoksunluk sebebiyle maddi zararları ise davacı anne için 23.018,53 TL ve davacı baba için 26.981,47 TL olup davacıların, davalı sigorta şirketine yaptığı başvuru sonucunda davalı sigorta şirketi tarafından 26/07/2019 kısmi ödeme tarihinin temerrüt tarihi olduğu, diğer davalılar yönünden ise haksız fiil tarihi itibariyle temerrüdün doğduğunun anlaşılması karşısında davacıların maddi tazminat davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden ise davacı anne, baba, kardeş ve nişanlısının manevi tazminat istemi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması, meydana gelen kaza sonucu davacıların yaşadığı elem ve ızdırabın TMK 4. maddesi gereği değerlendirilmesi, ülkenin ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücünün de dikkate alınması suretiyle hakkaniyet ilkesi çerçevesinde değerlendirilmiş ve davalı sigorta şirketinin tanzim ettiği poliçenin İMM poliçe olması dolayısıyla davacılar yönünden takdir edilecek manevi zararın da aynı esaslara tabi olduğu ancak davacıların maddi zararlarının bu kapsamda karşılanması nedeniyle bakiye teminat kalmadığından davalı sigorta şirketinin davacıların manevi zararından sorumluluğu limit dahilinde kalmadığı anlaşılmakla davacıların manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-MADDİ TAZMİNAT:
1-Davacı anne ---------- açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile,
-519.041,86-TL'nin; davalı ----------- Şirket'inin 82.195,02-TL ZMMS poliçe limiti ve 23.018,53 TL Kasko Sigorta Poliçesi ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı sigorta şirketinden kısmi ödeme tarihi olan 26/07/2019 tarihinden, davalı ---------- ve ------------ Belediyesinden kaza tarihi olan 03/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
-Davacı baba ----------- açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile,
-608.401,84-TL'nin; davalı ----------- Şirket'inin 96.345,98-TL ZMMS poliçe limiti ve 26.981,47 TL Kasko Sigorta Poliçesi ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı sigorta şirketinden kısmi ödeme tarihi olan 26/07/2019 tarihinden, davalı ---------- ve ----------- Belediyesinden kaza tarihi olan 03/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
a-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 114.586,18-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 20.790,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 93.795,28-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
b-Maddi Tazminat yönünden Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 169.842,13-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
c-Davacılar tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 1.963,92-TL Peşin/nisbi Harcı, 18.826,98-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 20.871,60-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
d-Davacılar tarafından yapılan; 4.400,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.903,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.303,50-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
e- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
B-MANEVİ TAZMİNAT:
2-Davacı anne --------- manevi tazminat istemine ilişkin davasının kabulü ile, 125.000 TL. manevi tazminatın 03/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan --------- ve --------- Belediye Başkanlığından müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacıya verilmesine,
-Davacı baba ---------- manevi tazminat istemine ilişkin davasının kabulü ile, 125.000 TL. manevi tazminatın 03/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan --------- ve ------------ Belediye Başkanlığından müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacıya verilmesine,
-Davacı kardeşler ----------, ----------- ve nişanlısı ----------- manevi tazminat istemine ilişkin davalarının ayrı ayrı kabulü ile, her biri için 100.000'er TL. manevi tazminatın 03/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ---------- ve ------------ Belediye Başkanlığından müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacılara verilmesine,
-Davacıların davalı sigorta şirket aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının reddine,
f-Manevi Tazminat yönünden Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 86.500,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan ---------- ve ------------- Belediye Başkanlığından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
Dair, davacılar vekilinin e-duruşma yöntemi ile yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/01/2025