T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/390 Esas
KARAR NO: 2025/26
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/06/2021
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır giyim sektöründe hizmet veren bir şirket olduğunu, davalıya talep ettiği oranda ve miktarda giysi gönderildiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin vermiş olduğu ürünler çerçevesinde satışın bedelini içeren faturaları kesip göndermiş olduğunu, bu faturaların davalı tarafça teslim alındığını, davalı şirketin müvekkili şirketçe verilen hizmet ve satılan ürünlere karşılık kesilen faturalara herhangi bir itirazının söz konusu olmadığını, işbu dilekçenin ekinde sunulan faturaların toplam bedeli olan 14.739,85 TL'nin müvekkili şirket tarafından verilen hizmet ve satılan ürünlerin karşılığı olduğunu, davalı tarafın faturaları teslim aldıktan sonra borcuna istinaden kısmı ödeme yapmışsa da bakiye 13.557,13 TL'nin kalmış olduğunu, buna ilişkin cari hesap dökümünü ekte sayın mahkemenize sunduklarını, müvekkilinin cari fatura alacağına ilişkin olarak borçlu tarafından faturalara itiraz edilmemiş olduğunu, borçlarına istinaden müvekkilinin banka hesabına kısmi ödemeler yapıldığını, alacağın hukuki yollara başvurmadan ödenmesi için davalıya defalarca yazılı ve sözlü taleplerde bulunulduğunu, sulhen çözüm umularak bir süre hukuki işlem yapılmadığını, ancak borçlu şirket tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle; mecburi olarak alacağın tahsili amacıyla hukuki yollara başvurulduğunu, hal böyle olunca borçlunun varlığını ve tutarını daha önce kabul ettiği fatura konusu alacağın tahsili 05.04.2021 tarihinde borçlu aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü -----------E, sayılı dosyasından icra takibi başlatılmışsa da borçlu tarafından takip konusu alacak ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, yine ---------- Arabuluculuk Bürosu'nun ----------- Başvuru, ----------- Dosya nolu dosyasında da anlaşılamamış olduğunu, dava açma Zzaruretinin hasıl olduğunu belirterek, davalı borçlunun----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. sayılı dosyasından başlatılan takibe haksız ve yersiz itirazının iptaline, borçlunun faturalı mutabakatla sabit ve likit olan tutarı bilinen borca kötü niyetle itiraz etmiş olması nazara alınarak borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafın dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; satış sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır.Taraflarca delil olarak bildirilen icra dosyası celp edilmiş, davacı tarafından sunulan fatura ve cari hesap özetleri ile ticari defter ve kayıtlar incelenmiş, bilirkişi raporu alınmak suretiyle tahkikat bitirilerek yargılama sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, takibin, davacı alacaklı tarafından 6 adet fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle 1.705,31 TL, 5.836,64 TL, 892,30 TL, 1.755,22 TL, 2.282,26 TL ve 1.085,40 TL olmak üzere toplam 13.557,13 TL alacağın davalı borçludan tahsili için 13/04/2021 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, süresi içerisinde yapılan borca itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması sebebiyle tarafların dava konusu yıllara ilişkin ticari defter ve kayıtları bilirkişi ----------- tarafından incelenmiş, söz konusu raporda; davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunmaması sebebiyle incelemediği, davacının incelenen 2018, 2019, 2020 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacının incelenen 2021 yılına ait ticari defterli onaylarının yasal içerisinde yaptırılmış olduğu, incelemenin yapıldığı tarihte yevmiye defterinin kapanış onay süresinin henüz dolmamış olduğu, bu nedenle yevmiye defterinin kapanış onayının henüz yaptırılmamış olduğu, incelemenin yapıldığı tarihte envanter defterinin yazdırılma süresinin henüz dolmamış olduğı, yevmiye defteri ve defteri kebirlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadığı, icra takibine konu alacağın dayanağı olan 6 adet irsaliyeli faturada yazılı olan malların davalıya teslimine ilişkin 6 adet irsaliyeli faturanın teslim alan kısmında isim ve imza bulunmadığı, 6 adet faturanın davacının 2019 yılına ilişkin ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davacının 2018, 2019, 2020, 2021 yıllarıma ait ticari defterlerinin incelenmesinde; davacının davalıdan ticari defter kayıtlarına göre 31.12.2020 tarihi itibarıyla 17.057,13 TL alacaklı olduğu, davacının 2021 yılına ait ticari defterleri davalıdan icra takip tarihi olan 05.04.2021 tarihi itibariyle alacağının ticari defter kayıtlarından tespit edilemediği, ancak davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dava dosyasına sunulan davalıya ait 04.06.2018 - 05.03.2021 tarihleri arası cari hesap ekstresinin incelenmesinde; davacı tarafından davalının hesabına 20.01.2021 tarihinde 1.500,00 TL ve 05.03.2021 tarihinde 2.000,00 TL alacak kaydı yapıldığının görüldüğü, bu tutarlar ticari defter kayıtlarına göre 31.12.2020 tarihi itibarıyla alacak bakiyesi olan 17.057,13 TL'den düşüldüğünde davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 13.557,13 TL alacaklı olacağı, belirtilmiş söz konusu rapor içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında kurulan yazılı olmayan satış sözleşmesine ilişkin ticari ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen ve 6 adette toplam 13.557,13 TL tutarındaki faturaya konu tekstil nevi malın davalıya teslim edilip edilmediği, davacının söz konusu faturalardan dolayı davalıdan takip tarihi itibariyle muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının satıcı davalının ise alıcı olduğu, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle ve takibe konu faturalardan kaynaklanan 13.557,13 TL alacaklı olduğu, davalının usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemede hazır etmediği için inceleme yapılamadığı, HMK m.33 hükmü kapsamında yapılan değerlendirmede TMK m.6 ve HMK m.190 hükmü kapsamında ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu, uyuşmazlığın niteliği değerlendirildiğinde yerleşik içtihatlar uyarınca davacının kendi ticari defter ve kayıtları ile alacaklı olduğu hususu ile birlikte mal teslimini de ispat etmesi gerektiği bu hususta herhangi bir delil sunmadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanılması sebebiyle davacıya yemin deliline dayanıp dayanmadığı hususunun hatırlatılması üzerine sunulan yemin metninin dosya kapsamına uygun olduğu, HMK m.227 vd. maddeleri gereğince davalıya ilgili ihtaratı içerecek şekilde yemin metninin tebliğ edildiği ancak belirlenen gün ve saatte davalının hazır olmadığı gibi herhangi bir mazerette bildirmediği bu kapsamda yemin metni içerisindeki hususları kabul ettiği kabul edilerek davacının iddiasını ispat ettiği kanaatine varılmış ve davanın itirazın iptali davası olması ve bu davaların tespit niteliğinde eda davası olması niteliği de gözönüne alınarak icra takibinde talep edilen tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüyle ----------İcra Müdürlüğü'nün -----------Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın icra takip çıkış tutarı olan 13.557,13 TL yönünden iptaline, takibin söz konusu miktarın borç tamamen ödeninceye kadar % 19,50 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kabul edilen alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.711,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 926,09-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 276,28-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 649,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 276,28-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 335,58TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Davacı tarafından yapılan; 1.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 197,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.197,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.003,09-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 13.557,13-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 1.320,00 TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 1.106,16-TL lik kısmının davalıdan, 213,84 TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
İlişkin olarak davalının yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/01/2025