T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/682 Esas
KARAR NO: 2024/929
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/09/2023
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket uzun yıllardır çeşitli teknolojik ürünleri yurt dışından ülkemize ithal/ihraç eden bir firma olduğunu, yurt dışından getirilecek bazı ürünlerin gümrük ve lojistik işlemlerinin yürütülmesi için davalı/borçlu şirket ile anlaşmış ve gümrük işlemleri Davalı firma tarafından gerçekleştirildiğini, işbu sözleşmeye binaen muhtelif tarihlerde yurt dışından getirilen üç parti ürün ile ilgili davalı/borçlu tarafından müvekkil şirkete gönderilen 24.03.2023 tarihli Gümrük İşlemleri Ödeme Formu ile 199.500,00 TL, 28.03.2023 tarihli Gümrük İşlemleri Ödeme Formu ile 152.000,00 TL, 07.04.2023 tarihli Gümrük İşlemleri Ödeme Formu ile 234.000,00 TL talep formları ile tutarlar davalı/borçluya ödendiğini, bu ödeme formların dahilinde gümrük vergisi, devir hizmet bedeli gibi ödemelerin yanında deniz taşıması sırasında ortaya çıkabilecek olası ek masrafların karşılanması için daha sonra iade edilmek üzere ödenen demuraj depozitosu bedeli de davalı/borçluya ödendiğini, yurt dışından getirilen ürünlerin gümrük işlemlerinin bitirilmesi akabinde defaatle ihtarda bulunulmasına rağmen davalı/borçlu depozito bedellerini müvekkili şirkete geri ödemediğini, yargılama süreci uzun süreceğinden, ülkenin mevcut ekonomik şartları dikkate alındığında müvekkilinin, davanın sonunda alacağını tahsil edememe tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu beyan ederek öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne; davanın kabulüne, 585.500,00 TL tutarındaki demuraj depozito bedelinin ticari faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talepleri haksız ve hukuka aykırı olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin demuraj depozito bedelinden sorumluluğu bulunmadığını, davacının yurt dışından getirilen ürünlerin gümrük işlemlerinin bitirilmesi akabinde depozito bedellerinin ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin sorumlu olduğunu iddia ettiğini ancak müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, cari hesap ekstresi raporundan bu durum anlaşılmakta olduğunu, yine davacının müvekkili şirkete göndermiş olduğu paraların açıklama kısmında cari hesap ödemesi yazmakta olduğunu, bu durum dahi davacının demuraj bedelini talep edemeyeceğini ve böyle bir alacağının olmadığına karine teşkil etmekte olduğunu, hesap ekstrelerinde davacı tarafa depozito iadeleri yapıldığını, mamafih davacının ihtiyati haciz talep etmesi mesnetsiz olduğunu, zira davacının söylemleri gerçeği yansıtmadığını, müvekkil ticari faaliyetlerine devam eden ülkesine katma değer sağlayan köklü bir firma olduğunu beyan ederek davacının ihtiyati haciz talebinin ve davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; taraflar arasında kurulan gümrük işlemlerine ilişkin yazılı olmayan vekalet sözleşmesi kapsamında davacı tarafından ortaya çıkabilecek depozito ve ek masraflara ilişkin olarak önceden ödenen bedelin TBK m.77/II hükmü kapsamında iadesine ilişkin alacak davasıdır.
Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamayan başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmış, bilirkişi kök ve ek raporu alınmak suretiyle oluşan kanaat sebebiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Davacı tarafından dava dilekçesi ile talep edilen ihtiyati haciz istemine ilişkin olarak tensiben yapılan değerlendirmede isteme konu hususların uyuşmazlık konusu edilen demuraj depozito bedelinin kullanılıp kullanılmadığı, ek masrafın oluşup oluşmadığı değerlendirmesine muhtaç olduğu, bu kapsamda yaklaşık ispatı sağlayan delillerin sunulmadığı gibi davalının kaçma şüphesinde olduğuna dair bir delilin de dosyada yer almadığı değerlendirilerek talebin reddine karar verilmiş; davacının söz konusu muvakkat karara istinaf etmesi üzerine --------- sayılı ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.Taraflarca delil olarak bildirilen ödeme talep formları, dekont ve yazışma suretleri dosya içerisine alınmış, tarafların tacir olması ve davacı yanca delil olarak ticari defterlerine dayanılması sebebiyle TTK.83-85 ve HMK.222.maddeleri uyarınca tarafların ticari defterleri üzerinde ve belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş bu kapsamda dosya, mali müşavir ---------- ile gümrük müşaviri ----------- oluşan heyete tevdi edilmiş anılan bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan 10/05/2024 tarihli kök raporda gümrük müşaviri bilirkişinin yapmış olduğu tespitin genel bilgi verme niteliğinde ifadeleri barındırması sebebiyle aynı heyetten ek rapor alınmış, heyet tarafından sunulan 24/06/2024 tarihli rapor içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında deniz taşıması yolu ile yurt dışından ihraç edilecek malların gümrük ve lojistik iş ve işlemleri için kurulan sözleşme kapsamında ortaya çıkabilecek ek masraflar için teminat amacıyla verilen bedelin demuraj depozitosunu kapsayıp kapsamadığı, miktarı, demuraj depozito bedelinin, gümrük işlemleri bitirildiği halde davalı tarafından iade edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı olmayan sözleşme kapsamında gümrük müşavirliği hizmetine ilişkin ticari ilişki kurulduğu, söz konusu ilişkinin TBK m.502 vd maddelerinde düzenlenen vekalet sözleşmesi hükümlerine tabi olduğu ve uyuşmazlığın anılan özel hükümler kapsamında çözümlenmesi gerektiği, bu kapsamda davacının vekalet veren iş sahibi, davalının ise vekil/gümrük müşaviri olduğu, TBK m.505 ve 506 hükümlerinde düzenlenen vekilin borçları arasında talimata uygun ifa ile üstlenilen işin vekâlet verenin haklı menfaatlerinin gözetilerek sadakat ve özenle yürütülmesi olduğu, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda teknik yönden yapılan değerlendirme kapsamında ise davacının demuraj başlığı altında 199.500,00 TL, 152.000,00 TL ve 234.000,00 TL ödeme yapıldığı belirtilerek bu tutarın iadesinin talep edildiği, deniz yolu ile yurt dışından gelen eşya için gemi firmasından veya acentesinden ordino alınırken demuraj için nakit veya çek verilebileceği, bunun yanında free time olarak adlandırılan serbest zamanlı konteynerin geri bırakılması halinde ödemenin tamamının geri iade alınması gerektiği, davalı tarafından bu hususta herhangi bir delilin sunulmadığı ancak mali yönde yapılan tespitler kapsamında bir kısım doğrulamalar yapılamamış ise de tarafların incelenen 2022 ve 2023 yılları ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu ve bu kayıtlara göre dava tarihi itibariyle davacının defterlerinde davalıya 307.231,75 TL borçlu olduğu, davalı kayıtlarına göre ise davalının davacıya 417.442,65 TL borçlu olduğu, her iki yan ticari defter ve kayıtları kapsamında dava tarihi itibariyle 724.674,40 TL bir farkın söz konusu olduğu, bilirkişi raporunda yapılan tespit nazarında dava konusu edilen ve davacının davalıya gönderdiği belirtilen demuraj depozitolarının davalı tarafından ödenmiş ve demuraj bedeli oluştuğu için geri alınamamış ise demuraj depozito tutarının davacı tarafından ticari defterine gider olarak işlenmesi dolayısıyla davalının alacağına kaydedilmesinin gerekeceği ancak geri alındıysa aksi durumun söz konusu olabileceği, bu hususta herhangi bir delilin sunulmadığı ve fiili durum kapsamında davalı ticari defterlerinde yer alan kayıtların tamamının davacı ticari defterlerinde de kayıtlı olması sebebiyle davalı kayıtlarının esas alınması gerektiği yönündeki mali tespitin dosya kapsamına uygun olduğu ve davacının dava tarihi itibariyle her ne kadar kendi ticari defterlerindeki kayıtlarda davalıya borçlu olarak görünse de bu kayıtların bir kısmının hatalı olarak kurulmuş olabileceği bu kapsamda bir delilin sunulmaması sebebiyle değerlendirmenin yapılamadığı, HMK m.33 hükmü kapsamında yapılan değerlendirmede TMK m.6 ile HMK m.190 ve 194 hükümleri kapsamında ispat ve somutlaştırma hükümlerine ilişkin olarak alacaklı olduğunu ispat yükümlülüğünün davacı uhdesinde; depozito iadesinin yapıldığı ve dekontlarını sunduğunu beyan etmesi sebebiyle bu yöndeki savunmasını ispat yükünün davalı uhdesinde olduğu dolayısıyla iş bu dosyada ağırlıklı ispat yükünün davalı uhdesinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği ancak bu kabul kapsamında yapılacak değerlendirmenin ise ticari defter ve kayıtlarda yer alan kayıtların aksi şekilde hükme konu edilemeyeceği, davacı tarafından yapılan ödemelerin dava dilekçesinde talep edilen tutarları gösterir şekilde değil de kümülatif olarak ve yapılan diğer ödemeler ile birlikte yapıldığı dolayısıyla hangi ödemenin demuraj bedeli, hangi ödemenin ek masraf olduğu ve bu ödemelerden hangi miktarın davalı tarafından yapıldığının tespit edilemediği ancak iade yaptığını ispat yükü altında bulunan davalının demuraj bedelini iade ettiğini ispat edemediği, bu kapsamda bilirkişi raporunda yapılan tespit de dikkate alınarak kendi ticari defter ve kayıtlarına değil davalı ticari defter ve kayıtları esas alınarak dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 417.442,65 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüyle 417.442,65 TL nin 20/09/2023 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 28.515,51-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 9.998,88-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 18.516,63-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 9.998,88-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 10.268,73TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
4-Davacı tarafından yapılan; 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 243,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.243,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 5.877,53-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 66.616,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 1.320,00 TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 2.224,46 -TL lik kısmının davalıdan, 895,54 TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydın,
9- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
İlişkin olarak davalı vekilinin yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/12/2024