T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/21 Esas
KARAR NO: 2024/925
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/12/2022
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ---------- plakalı aracın maliki olduğunu, ----------- plakalı aracın malikinin ise davalı --------- olduğunu, ---------- numaralı poliçe ile ----------Ş.'nin aracı sigortaladığını, davalıya ait aracın 27/03/2022 günü saat 20.45 sıralarında geri geri gelirken müvekkiline ait ve --------- idaresindeki araca çarpmak suretiyle hasarlandığını, davalı tarafa ait araç sürücüsünün tutanak tutulmasını engellemek için olay yerini terk ettiğini, davalıya ait araç sürücüsünün olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracını tamir için verdiğini, 62.352,49 TL. tamir bedeli ve 8.600.-TL. ön far bedeli ödediğini, aracın 20 gün tamirde kaldığını, bu süre içerisinde müvekkilinin aracın bulunmaması nedeniyle 150-200 TL. taksi ücreti ödediğini, bu nedenlerle davalının aracı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, 76.952,49 TL.'nin ve araç değer kaybı alacağına mahsuben şimdilik 1.000TL.'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen hasar ile kaza arasında bağlantı bulunmadığını, talebin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istediğini, hasar sonucu davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin tazmini talepli müvekkili şirkete ihbar yapıldığını ve söz konusu ihbar üzerine müvekkili şirket nezdinde --------- numaralı hasar dosyaları açıldığını ve incelemelere başlandığını, davacı tarafın taleplerinin reddi gerektiğini, kazanın tarafının sigortalı ---------- plakalı araç olduğunun ispatının davacı taraf üzerinde olduğunu, kabul manasında olmamak üzere genel şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davacı tarafça tespit edilen tazminat fahiş olup, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini, bu sebeple dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, tek taraflı ekspertiz ücreti talebinin de kabulünün mümkün olmadığını, bununla birlikte başvuran vekili tarafından fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı, KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, değer kaybı yönünden genel şartlara göre yapılan ödemenin uygun olduğunu, davacının araç mahrumiyeti için talep ettiği tazminat genel şartlara göre teminat kapsamı dışında olduğundan reddini talep ettiklerini, uygulanacak faiz yasal faiz olması gerektiğini, ekspertiz ücreti bakımından müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, ekspertiz ücret talebinin reddi gerektiğini beyan ile, davacının yasa, usul ve Genel Şartlara aykırı taleplerinin reddine karar verilmesini, müvekkili şirket lehine vekalet ücreti tayin edilmesini talep etmiştir.Davalı ---------- usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edildiği ancak davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası sebebiyle davacı aracında meydana gelen maddi zararın karşı taraf aracının trafik sigortasını yapan sigorta şirketi ile işleteninden tazmini istemine yönelik kısmi alacak davası şeklinde açılan tazminat davasıdır. Davanın safahatı incelendiğinde, ilk olarak açıldığı --------- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30/12/2022 tarihli --------- E. --------- K. Sayılı ilamı ile davanın sehven asliye hukuk mahkemesinde açılması sebebiyle gönderme kararı verilerek Tevzi Bürosuna gönderildiği, Tevzi Bürosu tarafından da anılan dosyanın mahkememize tevzi edildiği görülmüştür.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmış, davanın belirsiz alacak davası olması sebebiyle davacı vekilinin ıslah dilekçesi HMK m.179 ve HMK m.27 hükümleri doğrultusunda karşı tarafa tebliğ edilerek beyanları alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir istemine ilişkin tensiben yapılan değerlendirmede talebin HMK m.389 koşullarını taşımaması sebebiyle reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili sunmuş olduğu 03/03/2023 tarihli dilekçede dava konusu ettiği taleplerinden 6.000,00 TL'nin ulaşım bedeli ve 70.952,49 TL'nin ise hasar bedeli olarak talep edildiği belirtilmiş, aynı dilekçede tanık isimleri bildirildiğinden söz konusu tanıkların dinlenmesi için talimat yazılmış, tanıklardan----------- ifadesi -------- Asliye Ticaret Mahkemesinin -------- Talimat sayılı dosyasında alınmış, diğer davacı tanıkları huzurda dinlenilmiş ve beyanları tutanak altına alınmıştır.Hasar dosyası ve poliçe, ---------- kayıtları ile ceza dosyası celp edilmiş, kaza tespit tutanağı, servis kayıtları ve taraflarca sunulan deliller dosya içerisine alınarak incelenmiştir. Sigorta poliçesinin incelenmesinde; davalı ---------- ait ----------- plakalı aracın, 19/08/2021-2022 başlangıç ve bitiş tarihli olarak davalı sigorta şirketi tarafından ----------- sayılı poliçe ile sigortalandığı; poliçede maddi zararın kaza başına 86.000,00 TL, araç başına ise 46.000,00 ile sınırlı olduğu görülmüştür. Konunun uzmanlık gerektiren yönleri olması sebebiyle dosya, değer kaybı zararının hesaplanması yönünden rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dosyada mübrez makine mühendisi ----------- tarafından sunulan 25/03/2024 tarihli rapor HMK m.282 maddesi kapsamında denetime elverişli görülerek dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.Davacı vekilinin sunmuşu olduğu 18/11/2024 tarihli ıslah dilekçesinde değer kaybı alacağının 46.000,00 TL'ye yükseltildiği, maddi hasara ilişkin taleplerinin hasar bedeli alacağı olarak 62.352,49 TL ve sağ ön far bedeli açıklaması olarak 8.600,00 TL olarak belirtildiği ve yine 6.000,00 TL araç kullanamama bedelinin talep edildiği ve toplamda 122.952,00 TL'nin 27/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tazmininin talep edildiği görülmüş, söz konusu dilekçe davalılara tebliğ edildiği görülmüştür.Davaya konu uyuşmazlık, davaya konu trafik kazasının kimin kusuruyla meydana geldiği, davacının ileri sürdüğü hasar ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, kaza nedeniyle davacı aracındaki hasarın onarım bedelinin ne olduğu, değer kaybı meydana gelip gelmediği, geldiyse miktarının ne olduğu, davacının araç mahrumiyet zararı olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğu, davacının davalı sigorta şirketinden araç mahrumiyet zararı talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, 27/03/2022 tarihinde davacıya ait ---------- plakalı araç ile davalı ---------- ait ---------- plakalı aracın trafik kazasına karıştıkları, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalıya ait araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu, davacı aracını kullanan dava dışı ---------- kusursuz olduğu, davacı aracında oluşan hasarın 62.352,49 TL olduğu, davacı tarafından sağ ön far bedeli olarak talep edilen 8.600,00 TL yönünden ise bu hususta herhangi bir delilin sunulmaması ve aracın onarımının yapıldığı yetkili servis olan ---------- isimli şirkete ait belgelerde bu hususta bir teknik tespitin de yapılmadığının görüldüğü, serbest piyasa koşullarında ve emsal içtihatlar uyarınca yapılan değerlendirme kapsamında davacı aracında oluşan değer kaybı zararının ise 46.000,00 TL olabileceği, aracın onarımı için makul sürenin 10 gün olduğu ve bu süre zarfında davacının söz konusu aracı kullanamamasına dayalı olarak talep edebileceği ulaşım bedeli zararının 6.000,00 TL olabileceği yönündeki kanaatin dosya kapsamına uygun olduğu, yine dosya kapsamı itibariyle her ne kadar davalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiasında bulunulmuş ise de bu hususun davacı karşı tarafın zararının her iki davalıdan talep etmesine etki etmeyeceği, davalıların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile birlikte KTK m.85 ve 91 hükümleri kapsamında söz konusu zarardan davalı işletenin tüm zarardan, davalı sigorta şirketinin ise ulaşım bedeli haricinde kalan onarım bedeli ve değer kaybı zararından poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla sorumlu olduğu, davalı tarafa ait aracın hususi nitelikte olduğu ve emsal içtihatlar uyarınca davacının yasal faiz talep edebileceği, temerrüt tarihine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede ise her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de işletenin temerrütünün kaza tarihi olduğu ancak davalı sigorta şirketinin dava öncesinde temerrüte düşürülmesi gerektiği, dosyaya sunulan deliller kapsamında davacının 27/07/2022 tarihinde davalıya başvuru yaptığı, davalının KTK m.92 hükmü kapsamında başvurudan itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüte düşeceği, davalı sigorta şirketinin yanıt dilekçesinde 11/08/2022 tarihi itibariyle davalının taleplerinin reddedildiğinin belirtildiği dolayısıyla bu tarihin temerrüte esas alınması gerektiği kalan bakiye yönünden ise ıslah tarihinin esas alınması gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüyle 114.352,49 TL'nin davalılardan, ---------Ş.'nin sorumluluğunun 108.352,49 TL ile sınırlı olmak koşuluyla; davalı gerçek kişi ---------- yönünden 69.352,49 TL'si yönünden 27/03/2022 kaza; 45.000,00 TL'si yönünden 18/11/2024 ıslah, davalı ---------Ş yönünden ise 63.352,49 TL'si yönünden 11/08/2022 temerrüt, 45.000,00 TL'si yönünden ise 18/11/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 7.811,42-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.099,72-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.711,70-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 1.331,23-TL Peşin/nisbi Harcı, 768,49-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 2.180,42TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 2.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.989,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.489,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.175,01-TL lik kısmının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00 TL ücretin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 8.600,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.200,00 TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 2.976,17-TL lik kısmının davalılardan müteselsilen, 223,83 TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
İlişkin olarak davacı ve davalı vekili ile diğer davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/12/2024