T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/1385 Esas
KARAR NO: 2024/777
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 16/11/2016
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ----------- (küçük), diğer müvekkilleri ---------- (anne) ile ----------- (baba) müşterek çocuğu olduğu, müvekkilini hamileliği süresince kadın doğum uzmanları ----------- ve ------------ takip ettiği, Davalı ------------- Şirketi ---------- Uzmanlık Tesdil Nolu Kadın Doğum Uzman -------- --------- Poliçe Nolu Tıbbi Kötü Uygul aya ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesini tanzim ederek tarifede belirleneli toplam 800.000 TL lik teminat limiti dâhilinde maddi manevi zarardan doğan solumluluğu üstlenmiş bulunduğu, davalı -----------Ş. ise------------- Uzmanlık Tescil Nolu Kadın Doğulm Uzmanı ---------- ----------- Poliçe Nolu Tıbbi Kötü Uygulamaya ilişkin Zoruinlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesini tanzim ederek tarifede belirlenen toplam 800.000) TL'lik teminat limiti dâhilinde maddi, manevi zarardan doğan sorumluluğu üstlenmiş bulunduğu, davalılar ----------- Şirketi ile ----------Ş'nin sorumluluğu, TTK'nun 1485/1 hükmünün TTK 1458 hükmüne atfı nedeniyle geriye dönük 10 yıllık süreyi de kapsadığı, keza zamanaşımı süresi ise TTK 1482 nedeniyle de 10 yıl olduğu, Müvekkili -----------, hamileliği boyunca davalılarını sigortalısı doktorlar tarafından takip edildiği, anılan doktorların tıbbi kötü uygulaması sonucu Down sendromunun hamilelikte teşhis edilemediği ve küçük ------------- Down sendromlu olarak doğduğunu, bağlayıcı ve sınırlayıcı olmamak üzere davalıların sigortalısı doktorların tıbbi kötü uygulamaları özetle bilgilendirmeme, Aydınlatılmış rıza (onama) almama, teşhiste kusur, ileri önermeme, Ultrason kullanımında ihmal, Ultrason bulgularını değerlendirmeme, Konsültasyon istememe, h. CVS/ Amniostez yapmama olarak sayılabileceği, hasta- hekim ilişkisi vekalet sözleşmesi kapsamında olup doktor yüksek özen borcu altında olduğundan hastanın müterafik kusuru bulunmadıkça gerçekleşen zarardan en hafif kusurundan dolayı zararın tamamından sorumluluk söz konusu olduğu, Down Sendromu hayat boyu devam eden bir iş göremezlik hali olduğu, müvekkili ----------- bu iş göremezlik hali nedeniyle maddi zarara uğradığı ve dahi bizzet bu acıyı yaşam boyu çekecek olması nedeniyle de manevi zarara uğradığı ve manevi zarara uğradığının izahtan vareste olduğu, Borçlar Kanunu'na yeni giren bir hüküm olduğu bu kapsamda artık bedensel zarara duçar olan kimsenin yakınlarına manevi tazminat ödeneceğinin yasal olarak öngörüldüğü, bu kapsamda müvekkilleri anne ve babanın hayat boyu çocuklarını down sendormlu olarak görerek acı çekmeye devam edecekleri de tartışma dışı olduğu, neticede doktorların sigortalısı doktorların tıbbi kötü uygulaması sonucu bebeğin Down sendromlu olduğunun saptanmadığı ve doğumdan sonra Down sendromlu olduğu anlaşıldığı, bu nedenlerle fazlaya dair talep ve dava hakları muhfuz kalmak kaydıyla müvekkili küçük ----------- için, 15.000 TL iş göremezlik, bakıcı ücreti dahil maddi) tazminat ve 20.000 TL manevi tazminat, anne ---------- için 10.000 TL manevi tazminat, Baba ----------- için 10.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 55.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ----------- vekili cevap dilekdesinde özetle: Yargı yolu yanlışlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesine davacı gebe ----------- gebelik süresince sigortalı hekim ----------- normal ayaktan “ gebelik takibi' için kadın doğum polikliniğine hiç gelmediği, gebenin sadece iki kez ve kromozomal anomali tanısı konulabilecek haftalar dışında semptomatik şikayetler nedeniyle sigortalı hekim acil poliklinik nöbetinde iken başvurduğu, bu sebeple gebenin takibinin başka hekimler tarafından yürütüldüğünün anlaşıldığı, takip ve sorumluluğun sigortalı hekim dolayısıyla müvekkili şirkete yüklenmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, daya konusu tedavi sürecinin Kamu Hastanesinde gerçekleştirildiği ve huzurdaki uyuşmazlık neticesinde hizmet kusuru tespit edilmesi halinde ---------- rücu edilmesi söz konusu olacağından yargılama konusu olaya ilişkin menfaat ilişkisi ve yasal bağlantı gereği davanın ----------- Birliği'ne ihbarına, Dava konusu olayın aydınlatılması bakımından tıbbi müdahale sürecinde yer aldığı iddia edilen hekimlerin beyanı önem arz ettiği, zira dava konusu olayda ilgili hekimlerin bilgi ve beyanlarına başvurmadan konuya ilişkin hukuki kanaate varmak haksız ve hukuka aykırı neticeler doğmasına neden olacağı, bu itibarla davanın ----------- ve ----------- ihbarı ile müdahil olarak beyanda bulunma hakkının tanınmasına, Down sendromunun bir hastalık olmadığı, genetik bir farklılık olduğu, dünya çapında yapılan araştırılmalarda her 800 doğumda bir görüldüğü, ----------- yapılan araştırmalarda ise yılda ortalama yaklaşık 800 Down sendromlu bebeğin dünyaya geldiği, tıbbi durumun sorumluluğunu hastanın gebelik takibinde yer almamış hekime yüklemenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sigortalı hekim sürece dâhil olduğu anda görevini güncel tıp kurallar çerçevesinde eksiksiz olarak yerine getirildiği, gebe ------------- Sigortalı Hekimin normal gebelik takibi muayenesi için kadın doğum polikliniğine muayene olmak için başvurmadığı, sigortalı hekimin acil nöbet hizmetinde olduğu 06.08.2015 tarihinde kasık ağrısı nedeniyle 8 hafta 2 günlük ultrason bulgusu ile hastaneye başvurduğu, hastaya reçetesi verildiği ve üç gün sonra polikliniğe gelmesi önerildiği, Sigortalı hekimin acil poliklinik nöbetinde olduğu 06.11.2015 tarihinde 22 haftalık gebe ------------ idrar yolu enfeksiyonu şikayetiyle geldiği, reçetesi verildiği, üç gün sonra normal ayaktan polikliniğe kontrol muayenesine gelmesi söylediği ve perinatolog tarafından yapılacak 2. Basamak ayrıntılı ultrason önerildiği, bu hususlar hastane kayıtları ve acil poliklinik defteri ile sabit olduğunu, davacının hekime acil poliklinik nöbetinde görevli olduğu süreçte semptomatik şikâyetletle başvurduğu, bu başvurularında kromozomal anomali tarama testi yapılabilecek haftalar dışında olduğunu, gebe ------------ kromozomal anomali tarama testleri hamileliğinin 11 hafta- 13 hafta 6 gün arası ikili kromozomal anomali tarama testilve hamileliğinin 16-18 hafta arası üçlü kromozomal anomali tarama testini yaptırması gerekirken ------------ Hastane'sine, bu sürelerde hiçbir başvurusu olmadığı, kısacasi gebenin kromozomal anomali tarama testleri için uygun olan gebelik haftalarında ne sigortalı hekimin normal ayaktan kadın doğum polikliniğine nede ilgili hastaneye herhangi bir başvurusu olmadığı, Down Sendromunun anne karnındayken tanılanma imkanı belirli sürelerde yapılabilen gebelik tetkikleri ile oldukça sınırlı ve çoğu zaman imkansız olduğu, davacı taraf isnatlarına dayanak olarak belirtilen gebelik tetkikleri de (kili- üçlü- dörtlü) tanı testi değil, tarama testi olduğu yani anne karnındayken bebeğe kesin tanı konulması amacı ve başarısına sahip olmayan yalnızca risk durumunu tarayabilen testler olduğu, gebeliğin 11-14 haftalarında, ikili test, ilk trimester kombinel test, gebeliğin 16-18 haftalarında, üçlü test ve dörtlü test, ayrıntılı Ultrasonografi, Tarama Testlerinde Risk Oranı Yüksek Olarak Belirlenen Gebelerde İleri Tetkik yöntemi olarak Amniosentez, Tarama testlerinden farklı olarak ileri basam tetkik yöntemi olan Amniosentez işleminde bebeğin bulunduğu ortama müdahale edildiğinden bebeğin ve annenin hayatı açısından büyük oranda risk içerdiği, Amfhiosentez uygulaması neticesinde düşük doğum, bebek ölümü gibi neticeler meydana gelebildiği, bu nedenle de Amniosentezin her hastaya önerilmemekte yalnızca endikasyon mevcutsa önerildiği, ki bu halde dahi Amniosentez uygulanması hastanın rızasına bağlı olduğu, uygulamada çoğu hastanın amino sentez uygulamasından kaçındığı önerilmesine rağmen bu tetkiki yaptırmadığının da bilindiği, ---------- tarama testlerinin yapıldığı haftalarda sigortalı hekime herhangi bir başvurusu olmadığı, sigortalı hekimin kusurundan yada ihmalinden söz etmenin gerçeğe ve hukuka aykırı bir yaklaşım olacağı bu nedenle tıbbi uygulama hatası olarak değerlendirilmeyen bir durumdan sigortalı hekim yada sigortacısının sorumlu tutulamayacağı, tıbbi uygulamalarda kusurlu davranışın, tıbbi uygulama hatası olduğunu, davaya konu vakada sigortalı ----------- güncel tıp kurallarına göre hastanın başvurusu doğrultusunda yapılması gerekenleri yerine getirmiş olduğu, hastaya reçetesini vererek önerilerde bulunduğu, bir ihmal veya özen eksikliği söz konusu olmadığı, sigorta şirketinin sorumluluğu için hukuki şartlar oluşmadığı, poliçe genel şartları gereğince olguda tıbbi Uygulama Hatası niteliğinde bir kusur bulunması gerektiği, borçlar kanununun vekalet hükümlerinde tanımlanan şekilde kurulmuş olan hasta- hekim ilişkisinde hukuka aykırılık kusurlu davranış zarar ve uygun nedensellik bağı şartlarının birlikte bulunması zorunlu olduğu, bu şartlardan birinin bulunmadığı bir durumda hekimin veya dolayısıyla sigorta poliçesini düzenleyen Sigorta Şirketinin hukuki sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmayacağı, olayda nedensellik bağı bulunmadığı, davacının gebelik dönemi boyunda başka hekimlere ve hastanelere başvuruları olduğunu, hasta kayıtlarının tamdmının dosyaya celp edilmesini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Sigorta şirketi tarafından, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ---------- mesleki faaliyetini icra ederken üçüncü şahıslara vereceği zararların--------- numaralı "Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mâdli Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 30.07.2016 - 30.07.2017 tarihleri arası için, poliçede yazılı özel şartlar ve Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Siğortası Genel Şartları çerçevesinde, teminat altına alınmış olduğunu, Somut olayda doktorun işlemi ile, zarar arasında uygun illiye bağı bulunduğunun ispatlanması gerektiğini, İlliyet bağı, sorumluluğun asli şartı, tazminat hukukunun temel ilkesi olduğunu, dava konusu zararın, sigortalı doktorun işlemi neticesinde meydana geldiği hususunun soyut iddia olduğunu, doktorun işlemi ile zarar arasında ygun illiyet bağının bulunduğunun somut olarak tespiti gerektiği, fiil ile zarar arasın uygun illiyet bağının varlığı düşünülemeyeceğini, hekimin özel hukuk açısından Sorumluluğunun doğabilmesi ibin zarar, uygun illiyet bağı ve hukuka aykırılık unsurlarından başka zarar verenin davranışlarının kusurlu olması da gerektiğini, Tıbbi uygulamalarda bulunan doktor ve yardımcı personelin mesleğin gerektirdiği ortalama dikkat ve özeni göstermemesi edeniyle yapılan söz konusu tıbbi hatalar "----------” olarak adlandırıldığını, somut olayda, davalı doktorun yapmış olduğu herhangi bir hatalı işlem ile dikkat ve öğen eksikliği olmaması ve aksinin davacı tarafça kanıtlanamamış olması nedeniyle dava konusu zararın meydana gelmesinde kusurunun varlığından bahsedilemeyeceğini davaya konu zararın “komplikasyondan” kaynaklanma ihtimali muhtemel olduğunu davacının muayene, teşhis ve tedavisinde gereken özeni ve ihtimamı göstermiş olan| doktora herhangi bir kusur atfedilemeyeceğinden, kusuru bulunmayan ve hatalı bir iklemi olmayan doktor dolayısıyla sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olan mühekkili şirket aleyhine açılan davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın maddi ve mahevi zararı ile sebebini somut delillerle kanıtlaması gerektiğini, ayrıca manevi tazmlinat taleplerinin ise zenginleşmeye sebep olacak yükseklikte ve fahiş olduğunu, bu nedenlerle miktar bakımından da davacı taleplerinin yerinde olmadığını, olay tarihiriden itibaren işleyecek yasal faiz talebinin mesnetsiz olduğunu, belirterek, Kusur durumu, uygun illiyet bağı gibi maddi ve hukuki gerekçelerle, (iradesi hukuka aykırı bir sonluca yönelmemiş olan) davalı doktorun sigortacısı olan müvekkili şirket yönünden dâvanın reddine karar verilmesini, yapılacak yargılamada, sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesi, gözetilerek kusur ve tazminat miktarın hesaplanmasını, fahiş tazminat taleplerinin reddini, davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile down sendromlu bebeğin doğması ile ilgili davalı sigorta şirketlerinin sigortalısı olarak bulunan doktorların gebelik sürecinde süresinde ve usulüne uygun şekilde anne karnındaki bebeğin down sendromlu olup olmadığı konusunda aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği , mesleki tıbbi bir kusurun bulunup bulunmadığı, anneye seçim hakkı sunulup sunulmadığı, dava dışı hekimlerin bu hususta kusurlu olup olmadığı kusurluysalar bebek için işgöremezlik tazminatı ile her üç davacı için manevi tazminatının olup olmadığı ne kadar olduğu hususlarından ibarettir. --------- Hastanesi ile------------ Hastanesine, ----------- Cumhuriyet Başsavcılığına ve ----------- yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.Dosya Sigorta Hukukçusu, Aküerya Uzmanı, Perinatolog ve Kadın Doğum Uzmanından oluşan Bilirkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan 25/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacılar tarafından maddi ve manevi tazminat talebine dayanak gösterilen olayda, davacı --------- 01.03.2016 tarihinde Down Sendromlu çocuk dünyaya getirdiği, küçük ---------- 21.12.2016 tarihinde vefat ettiği, davacının hamilelik döneminde farklı hekimler tarafından takip edildiği, Dr ----------- davacıyı Acil Servis başvurusunda muayene ettiği, acil servis koşullarında Down Sendromu ile ilgili bilgilendirme ve tarama yapılması mümkün olamayacağı, --------- ile ilgili “Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin” ----------- Şirketi tarafından düzenlendiği, doktorun eylemi ile zararlı sonuç arasında illiyet bağı bulunmadığı, ----------- davacıyı ilk muayenesinde 7 haftalık gebeliğin olduğu, Down Sendromu ile ilgili “2'li 3'lü, harmony ve amniyosentez ile ilgili detaylı bilgi verildiğinin” belirtildiği, bilgilendirme ile ilgili epikriz raporu olduğu, davacının imzasını taşıyan bilgilendirme bulunmadığı, ancak, bilgilendirmenin sözlü yapılmasının da mümkün olduğu, davacının 31.07.2015 tarihinde hastaneye yatışı, 10.08.2015 tarihinde çıkış yaptığı, davacının ---------- 21.10.2015 tarihinde 20 haftalık gebeliği döneminde geldiği, yine aynı hastanede 21.10.2015-31.10.2015 arası yatırıldığı, ----------- tarafından Down Sendromu tarama testleri ile ilgili bilgilendirmenin yapıldığı ancak davacının düzenli kontrollerini yaptırmadığı, doktorun özensiz ve yetersizliği tespit edilemediği, ihmal ve kusuruna rastlanmadığı, ----------- ile ilgili “Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin” ----------Ş tarafından düzenlendiği, doktorun eylemi ile zararlı sonuç arasında illiyet bağı bulunmadığı, 01.03.2016 tarihinde Down sendromlu olarak doğan ------------ % 100 maluliyetine ve heyetimiz doktorları tarafından doktor ihmalinin olmadığının belirtilmiş olması nedeniyle O kusur oranına göre davacının sürekli iş göremezlik maddi tazminatının, 1.058.760,29 x 100 (İş gücü kaybı) x O (Kusur) - 0,00 TL. Olarak hesaplandığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu, manevi tazminat taleplerinin MK 4. Md. gereğince mahkemenin takdirinde bulunduğu, Maddi tazminat talebinin bakıcı ücreti dahil işgöremezlik olarak belirtildiği, küçüğün 26.12.2016 tarihinde vefat ettiği, Down Sendromunun genetik bir hastalık olduğu, tedavisinin olmadığı, herhangi bir doktor hatası veya ihmali ile oluşmayacağı, doktorlar tarafından aydınlatılmış bilgilendirme yapılıp yapılmamasınin sorgulanmasındaki sonucun, bebeğin down sendromlu doğup doğmayacağına ailenin karar verme imkanı tanınması olduğu, bilgilendirme yapılmış olmasına rağmen, bebeğin doğumuna rıza gösterip yaşasa idi, down sendromlu olmasından dolayı hiçbir doktorun sorumluluğun söz konusu olmayacağını, davaya kanu olayda da doktorların % 0 oranında kusur ve ihmalinin bulunduğu kanatine varıldığını belirten raporu mahkememize sunmuşlardır. Dosya ---------- Başkanlığına gönderilerek aldırılan 30/06/2021 tarihli raporda özetle ; Adli dosyada kayıtlı belgelerde; ------------ yaşında (Anne) ------------ 4. Gebeliği nedeniyle ---------- görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı------------ 31/07/2015 tarihinde başvurduğu, SAT: 04/06/2015 olan annenin bu tarihte SAT’a göre 8 hafta 1 günlük gebe olduğu, (Anne) ---------’ya olay tarihli bir epikrize göre; ‘hastaya yaştan dolayı bütün riskler anlatıldı. İkili, üçlü, harmoni ve amniyosentez ile ilgili deyalı bilgi verildi’ şeklinde kayıtlı olduğu, olay tarihli diğer epikrizde böyle bir ibarenin olmadığının anlaşıldığı, (Anne) ------------- 06/08/2015 tarihinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ---------- 06/08/2015 tarihinde ----------- Hastanesi Acil servisinde muayene olduğunun kayıtlı olduğu, ancak herhangi bir anamnez ya da fizik muayene bulgusuna ait kayıt bulunmadığı, bu tarihte ise (Anne) ----------- ---------- göre 9 haftalık olduğu, sonrasında (Anne) ----------- yine ---------- Hastanesinde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ----------- 21/10/2015 tarihinde başvurduğu, bu başvurusunda ----------- göre 19 hafta 6 günlük gebe olduğu, açlık kan şekeri ve 50 mg GGT önerildiği, jinekolojik USG’ye göre; BPD ve FL’ye göre 20 haftalık gebelik izlendiğinin kayıtlı olduğu, (Anne) --------- sonrasında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ------------ 06/11/2015 ve 20/11/2015 tarihlerinde -----------Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine muayene olduğu, bu muayenelere ait herhangi bir anamnez ya da fizik muayene bulgusuna ait kayıt bulunmadığı, 01/03/2016 tarihinde doğduğu, doğum sonrası bebeğin Down sendromlu olduğu, ASD’li , periferik pulmoner stenoz ve sağ arkus aortalı, anorektal malformasyon nedeniyle opere edildiği, 25/07/2016 tarihinde PSARP operasyonu yapılarak anüsün normal yerine indirildiği, 13/12/2016 tarihinde ---------- Hastanesinde kolostomi kapatılması operasyonu yapıldığı, postop 4. günde 17/12/2016 tarihinde genel durumu iyi, spontan gaz gaita deşarjı mevcut, ateşi yok, oral alımı açık, kusma yok, bebeğin antibiyotik reçetesi ile taburcu edildiği ve 2 hafta sonra kontrole çağrıldığı, 19/12/2016 tarihinde ----------- Hastanesi’ne ishal şikayetiyle başvurduğu, bulantı-kusma şikayeti olduğu, yapılan gaita mikroskobisinde; amip, kist ve trofozoitleri görülmediği, 20/12/2016 tarihinde ------------- Hastanesi’ne ishal şikayetiyle başvurduğu, laboratuvar değerlerinde WBC: 14.1, RBC:4.96, HGB:13.9, HCT:41.5, PLT:367 olduğu, 21/12/2016 tarihinde ----------- Acil Servis aracılığıyla yeniden canlandırma işlemi yapılarak ---------- Hastanesine götürüldüğü, hastada kalp tepe atımı yok, solunum yok, pupiller fiks dilate, ışık refleksi yok. Entübe edildi. Oral kavite ve endotrakeal tüpte yoğun mide içeriği geldiği, dört kez aspire edildiği, sol tibia İO yol açıldığı, 19.10’da CPR’a başlanan hastaya 19.55’e kadar CPR devam edildiği, CPR’a yanıt vermeyen hasta ex kabul edildiği, otopsisinde dış muayenede anal bölgenin incelenmesinde muhtemel cerrahi olarak oluşturulmuş anüs yapısı olduğu, kanama yada belirgin patoloji olmadığı tespit edildiği, iç muayenede kalın barsağın son 15. cm sinde sütür materyali olduğu bu buradan öncesinde lümende gaita bulaşığı olduğu pasajın açık olduğu ancak alta gaita bulaşığı olmadığı, anüsün açık olduğu ama bu bölgeye kadar gaita ulaşmadığı, sütüre bölgenin temiz ve sağlam olduğu görüldüğü, histopatolojik incelemede akciğerlerde alveol lümenlerinde eritrosit ekstravazasyonu, serum eksudasyonu, bazı alanlarda alveol duvarlarında sırt sırta vermiş görünüm, birkaç bronşiyol lümeninde soluk eozinofilik boyalı proteinöz materyal izlendiği, kalın bağırsakta incelenen kesitlerin tamamında gangliyon hücresi gözlendiği, ayrıca yüzey epitelinde ödemle birlikte kronik iltihabi hücrelerin baskın olduğu, nötrofil lökositlerin de eşlik ettiği mikst tip infiltrasyon izlendiği, alınan parçalardan birinde duvarda kalınlaşma, submukozada ödem, konjesyon, eozinofilik lökositlerin eşlik ettiği nonspesifık iltihabi granülasyon dokusu, fibrin materyal gözlendiği dikkate alındığında; Mevcut verilerle Down sendromu, ASD ve pulmoner stenoz hastalıkları bulunan, geçirilmiş anal atrezi ameliyatlısı bebeğin kesin ölüm sebebi ve mekanizmasının belirlenemediği, Adli dosyada kayıtlı belgelerde; --------- yaşında (Anne)----------- 4. Gebeliği nedeniyle ------------ Hastanesinde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ---------- 31/07/2015 tarihinde başvurduğu, SAT: 04/06/2015 olan annenin bu tarihte SAT’a göre 8 hafta 1 günlük gebe olduğu, (Anne) ----------- olay tarihli bir epikrize göre; ‘hastaya yaştan dolayı bütün riskler anlatıldı. İkili, üçlü, harmoni ve amniyosentez ile ilgili deyalı bilgi verildi’ şeklinde kayıtlı olduğu, olay tarihli diğer epikrizde böyle bir ibarenin olmadığının anlaşıldığı, (Anne) --------- 06/08/2015 tarihinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ---------- 06/08/2015 tarihinde ---------- Hastanesi Acil servisinde muayene olduğunun kayıtlı olduğu, ancak herhangi bir anamnez ya da fizik muayene bulgusuna ait kayıt bulunmadığı, bu tarihte ise (Anne) ------------- SAT’a göre 9 haftalık olduğu, sonrasında (Anne) ----------- yine ----------- Hastanesinde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ---------- 21/10/2015 tarihinde başvurduğu, bu başvurusunda SAT’a göre 19 hafta 6 günlük gebe olduğu, açlık kan şekeri ve 50 mg GGT önerildiği, jinekolojik USG’ye göre; BPD ve FL’ye göre 20 haftalık gebelik izlendiğinin kayıtlı olduğu, (Anne) ----------- sonrasında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ------------ 06/11/2015 ve 20/11/2015 tarihlerinde ----------- Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine muayene olduğu, bu muayenelere ait herhangi bir anamnez ya da fizik muayene bulgusuna ait kayıt bulunmadığı, 01/03/2016 tarihinde doğduğu, doğum sonrası bebeğin Down sendromlu olduğu, ASD’li , periferik pulmoner stenoz ve sağ arkus aortalı, anorektal malformasyon nedeniyle opere edildiği, 25/07/2016 tarihinde PSARP operasyonu yapılarak anüsün normal yerine indirildiği, 13/12/2016 tarihinde ------------ Hastanesinde kolostomi kapatılması operasyonu yapıldığı, postop 4. günde 17/12/2016 tarihinde genel durumu iyi, spontan gaz gaita deşarjı mevcut, ateşi yok, oral alımı açık, kusma yok, bebeğin antibiyotik reçetesi ile taburcu edildiği ve 2 hafta sonra kontrole çağrıldığı, 19/12/2016 tarihinde ------------ Hastanesi’ne ishal şikayetiyle başvurduğu, bulantı-kusma şikayeti olduğu, yapılan gaita mikroskobisinde; amip, kist ve trofozoitleri görülmediği, 20/12/2016 tarihinde ----------- Hastanesi’ne ishal şikayetiyle başvurduğu, laboratuvar değerlerinde WBC: 14.1, RBC:4.96, HGB:13.9, HCT:41.5, PLT:367 olduğu, 21/12/2016 tarihinde ------------Acil Servis aracılığıyla yeniden canlandırma işlemi yapılarak ------------ Hastanesine götürüldüğü, hastada kalp tepe atımı yok, solunum yok, pupiller fiks dilate, ışık refleksi yok. Entübe edildi. Oral kavite ve endotrakeal tüpte yoğun mide içeriği geldiği, dört kez aspire edildiği, sol tibia İO yol açıldığı, 19.10’da CPR’a başlanan hastaya 19.55’e kadar CPR devam edildiği, CPR’a yanıt vermeyen hasta ex kabul edildiği, mevcut verilerle Down sendromu, ASD ve pulmoner stenoz hastalıkları bulunan, geçirilmiş anal atrezi ameliyatlısı bebeğin kesin ölüm sebebi ve mekanizmasının belirlenemediğine göre; down sendromuna ait yapılan tarama testlerinin risk belirleyen testler olduğu, yapılan bu testlerin zamanının Birinci Trimesterda 11-14. Gebelik haftaları arasında, İkinci Trimesterda ise 16-18. Gebelik haftaları arasında yapıldığı, mevcut tıbbi evrakta ilgili (11-14. Gebelik haftası ve/veya 16-18. Gebelik haftası) gebelik haftalarında (Anne) ---------- davalı hekimlere başvurusunun bulunmadığı dikkate alındığında; (Anne) ---------- ----------- Hastanesinde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ---------- ilk başvurusunun 31/07/2015 tarihinde olduğu, SAT: 04/06/2015 olan annenin bu tarihte SAT’a göre 8 hafta 1 günlük gebe olduğu, (Anne) ------------ olay tarihli bir epikrize göre; ‘hastaya yaştan dolayı bütün riskler anlatıldı. İkili, üçlü, harmoni ve amniyosentez ile ilgili deyalı bilgi verildi’ şeklinde kayıtlı olduğu, olay tarihli diğer epikrizde böyle bir ibarenin olmadığı, (Anne) ----------- Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ------------ 06/08/2015 tarihinde --------- Hastanesi Acil servisinde muayene olduğunun kayıtlı olduğu, ancak bu tarihte (Anne) ----------- SAT’a göre 9 haftalık olduğu, davalı her iki hekimin de muayene yaptıkları tarihlerde (Anne) ------------ birinci ve ikinci trimester haftalarına ait uygun tarama zamanında olmadığı, ailenin tarama testinin yapılacağı zamanlarda Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ------------ ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ----------- başvurusunun da olmadığının anlaşıldığı Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ------------ ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ------------ uygulamalarında tıbbi uygulama hatası bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek aldırılan 21/06/2023 tarihli raporda özetle ; Down sendromlu ve ASD, periferik pulmoner stenoz, sağ arkus aorta ve anorektal malfarmosyan anomalileri mevcut olarak --------- tarihinde doğan -------- kızı, ------------ anorektal malformasyon anomalisi nedeniyle ameliyat olduğu (PSARP), kolostomi açıldığı ve takiplerinde kolostomisi kapatılan küçüğün 21.12.2016 tarihinde vefat ettiği, ayrıca küçüğün nöromotor, zeka ve bilişsel gelişimi hakkında tıbbi belge bulunmadığı anlaşılmakla, müteveffa küçük ----------- vefat ettiği tarihe (21.12.2016) kadar down sendromu tanısına bağlı olarak maluliyet oranının ve bakıcı bakımına muhtaç olup olmadığı sorulması üzerine, küçüğün kendisinde mevcut Down Sendromu hastalığı nedeniyle, 30/03/2013 tarih ve ----------- sayılı ----------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Bilişsel Gelişimde Gecikme %100, Sindirim Sistemi, Kolon, rektum ve anüs, Tablo 4, Sınıf 4, kişinin özür oranı %75, Kardiyovasküler Sistem, Doğuştan kalp hastalıkları, Klas 1, A grubu, kişinin özür oranı %5, Balthazard formülüne göre, 1. Küçüğün Tüm Vücut Özürlülük Oranının %100 (yüzdeyüz) olduğu, Küçüğün vefat ettiği tarihe (21.12.2016) kadar down sendromu tanısına bağlı olarak başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olduğu mütalaa edilmiştir. Dosya Aktüerya Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 26/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; 01.03.2016 tarihinde Down Sendromlu olarak doğduğu bildirilen davacı ----------- tarafından davalılar aleyhine olarak açılan iş bu davada: Dava dosyasında mevcut aile nüfus kayıt tablosuna göre ---------- doğum tarihli ------------ doğduktan 9 ay 20 gün sonra 21.12.2016 tarihinde vefat ettiğinin tespit edildiği, Davacı çocuk ---------- ------------ tarihinde doğduktan sonra, vefat ettiği 21.12.2016 tarihine kadar geçen dönem inde henüz kazanç sağlayacak yaşta olmaması sebebiyle, geçici işgöremezlik ve sürekli işgöremezlik sebebiyle maddi zararının hesaplanmasının mümkün olmadığı, Davacı çocuk ------------ 01. 03.2016 tarihinde doğduktan sonra, vefat ettiği 21.12.2016 tarihine kadar geçen dönem içerisinde, down sendromlu olarak doğmamış olsa dahi, bu dönem içinde anne ve babasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyması sebebiyle, davacı ------------ bakıcı gideri sebebiyle maddi tazminat talep edemeyeceği, Öte yandan, davacı ------------ 01.03.2016 doğduğu tarihten itibaren vefat ettiği 21.12.2016 tarihine kadar geçen 9 ay 20 gün süre zarfında bakıcı gideri sebebiyle maddi zarar hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde ise bu taktirde buna göre değerlendirme yapıldığı, Davacı ---------- 9 Ay 20 Günlük Bakacı Gideri Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı - 15.921,00TL, Davacı ------------ vefatı sebebiyle, adı geçen davacının talep edebileceği maddi zararlarının mirasçıların miras payları oranında paylaştırılması Mirasçı Annesi ------------- Miras Payına Göre Maddi Zararı - 7.960,50TL Mirasçı Babası ------------- Miras Payına Göre Maddi Zararı 7.960,50TL Toplam 15.921,00TL olduğu sonuç ve kanaatini bildiren raporunu mahkememize sunmuştur. Dosya Aktüerya Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 10/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Dava dosyasında mevcut aile nüfus kayıt tablosuna göre ------------ doğum tarihli ----------- doğduktan 9 ay 20 gün sonra 21.12.2016 tarihinde vefat ettiğinin tespit edildiği, Doğduktan sonra ve henüz 1 yaşını tamamlamadan vefat eden bir küçüğün, henüz bir işte çalışabilecek yaş sınırının altında olması sebebiyle, henüz 1 yaşını dahi doldurmamış davacı küçüğün bir işte çalışamayacağından sürekli işgöremezlik durumundan bahsedilemeyeceği, Dava dosyasında henüz 1 yaşını tamamlamamış olan davacı küçüğün kazanç elde edebilecek şekilde çalıştığına ilişkin herhangi bir maaş bordrosu, ------------. Sigortalı Hizmet Döküm cetveli, maaş çizelgesi ve sair bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, Davacı çocuk --------- 01.03.2016 tarihinde doğduktan sonra, vefat ettiği 21.12.2016 tarihine kadar geçen dönem içerisinde henüz 1 yaşın dahi altında olması, eğitim ve öğrenim çağın altında olması ve henüz kazanç sağlayacak yaşta olmaması sebebiyle işgöremezlik sebebiyle maddi zararının hesaplanmasının mümkün olmadığı, Davacı çocuk ------------ 01.03.2016 tarihinde doğduktan sonra, vefat etti 21.12.2016 tarihine kadar geçen dönem içerisinde, down sendromlu olarak doğmamış olsa dahi, bu dönem içinde anne ve babasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyması sebebiyle, davacı ----------- bakıcı gideri sebebiyle maddi tazminat talep edemeyeceği 21.12.2016 tarihine kadar geçen 9 ay 20 gi bebiyle maddi zarar hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde ise bu taktirde buna göre değerlendirme yapıldığı, Davacı ----------- 9 Ay 20 Günlük Bakacı Gideri Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı - 15.921,00TL Davacı ----------- vefatı sebebiyle, adı geçen davacının talep edebileceği maddi zararlarının mirasçıların miras payları oranında paylaştırılması sonucunda Mirasçı Annesi ------------- Miras Payına Göre Maddi Zararının 7.960,50 TL, Mirasçı Babası ----------- Miras Payına Göre Maddi Zararı7.960,50 TL toplam ; 15.921,00 TL olduğu sonuç ve kanaatini bildiren raporunu mahkememize sunmuştur. Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede :Davacıların, h down sendromlu bebeklerinin doğması ile ilgili davalı sigorta şirketlerinin sigortalısı olarak bulunan doktorların gebelik sürecinde süresinde ve usulüne uygun şekilde anne karnındaki bebeğin down sendromlu olup olmadığı konusunda aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediği , mesleki tıbbi bir kusurun bulunduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu ,davacı annennin 4. Gebeliği nedeniyle ---------- Hastanesinde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ----------- 31/07/2015 tarihinde başvurduğu,Davacı ------------ 06/08/2015 tarihinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ------------ 06/08/2015 tarihinde ----------- Hastanesi Acil servisinde muayene olduğunun kayıtlı olduğu, ancak herhangi bir anamnez ya da fizik muayene bulgusuna ait kayıt bulunmadığı, bu tarihte ise davacı, ----------- 9 haftalık gebe olduğu, sonrasında davacı ----------- yine ------------ Hastanesinde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ------------ 21/10/2015 tarihinde başvurduğu, bu başvurusunda 19 hafta 6 günlük gebe olduğu, bu muayenelere ait herhangi bir anamnez ya da fizik muayene bulgusuna ait kayıt bulunmadığı, 01/03/2016 tarihinde doğduğu, doğum sonrası bebeğin Down sendromlu olduğu,down sendromuna ait yapılan tarama testlerinin risk belirleyen testler olduğu, yapılan bu testlerin zamanının Birinci Trimesterda 11-14. Gebelik haftaları arasında, İkinci Trimesterda ise 16-18. Gebelik haftaları arasında yapıldığı, mevcut tıbbi evrakta ilgili (11-14. Gebelik haftası ve/veya 16-18. Gebelik haftası) gebelik haftalarında --------- davalı hekimlere başvurusunun bulunmadığı dikkate alındığında; ----------- ------------ Hastanesinde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ------------ ilk başvurusunun 31/07/2015 tarihinde olduğu, SAT: 04/06/2015 olan annenin bu tarihte SAT’a göre 8 hafta 1 günlük gebe olduğu, ------------olay tarihli bir epikrize göre; ‘hastaya yaştan dolayı bütün riskler anlatıldı. İkili, üçlü, harmoni ve amniyosentez ile ilgili deyalı bilgi verildi’ şeklinde kayıtlı olduğu, olay tarihli diğer epikrizde böyle bir ibarenin olmadığı, (Anne) ----------- Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı -------- 06/08/2015 tarihinde ----------- Hastanesi Acil servisinde muayene olduğunun kayıtlı olduğu, ancak bu tarihte davacı ----------- SAT’a göre 9 haftalık olduğu, davalı her iki hekimin de muayene yaptıkları tarihlerde ----------- birinci ve ikinci trimester haftalarına ait uygun tarama zamanında olmadığı, ailenin tarama testinin yapılacağı zamanlarda dava dışı doktorlara başvurusunun da olmadığının anlaşıldığı bu sebeple dava dışı doktorların uygulamalarında tıbbi uygulama hatası bulunmadığı, kaldı ki bu testlerin yapılması durumunda doğacak bebekte down sendroma vardır veya yoktur şeklinde kesin bir sonucu gitmenin mümkün olmadığı, huzurdaki davanın söz konusu hekimin sorumlu olduğu iddiası ile mesleki sorumluluğunun sigortasını düzenleyen sigortacı aleyhine açılan tazminat davası olduğu ve sigortalının sorumluluğunun da hekimin sorumluluğu kapsamında ve verilen teminatlar kapsamında oluşacağı, haksız fiil esasına dayalı tazminat istemine ilişkin olarak dava dışı hekimlerin sorumlu olmadığı yönündeki rapor içerikleri, zarar ile hekimlerin müdahalesi arasında illiyetin varlığının tespit edilemediği ve TMK m.1 hükmü gereğince yararlanılan emsal nitelikteki ------------- Sayılı ilamı ile 07/03/2024 tarih ---------- E. ve ---------- K. Sayılı ilamları da dikkate alınarak maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
Maddi tazminat yönünden;
a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 248,74-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Manevi Tazminat Yönünden
a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
2-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.07/11/2024