T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2012/1193 Esas
KARAR NO: 2024/787
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 21/09/2012
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan ---------, ---------- ve ---------- ile davalılardan ---------ve ----------- 20-11-2009 tarihi itibarıyla davalı ---------- Şirketi'ne %20'şer oranında eşit hisseyle ortak olduklarını, diğer davalılar ---------, ---------- ve --------- davalı şirket ile bir ilgilerinin bulunmadığını, hisse alımı, satımı ve devir işlemi yapmadıklarını, hal böyle iken 15-07-2011 tarihli ve ---------- sayılı yönetim kurulu kararı ile davalı ----------- hissesinin tamamını davacı ----------, davalı ---------- hissesinin tamamını davacı ----------, davacı ----------- hissesinin tamamını davacı ---------- satılmış gibi gösterildiğini , davacı ----------- imzasının olmadığı davalı ----------- imzasını taşıyan 20-07-2011 tarihli belgede davalı ---------- hissesinin tamamını davacı ----------- devrettiğinin belirtildiğini, aynı şekilde davacı ----------- imzasının olmadığı davalı ---------- imzasını taşıyan belgede davalı:--------- hissesinin tamamını davacı ---------- devrettiğinin yer aldığını , usulsüzlüklerin bunlarla bitmediğini, 20-07-2011 tarihli ve yukarıdaki kararla aynı 2011/1 sayılı başka bir kararla yukarıda bahsedilen usulsüz satış işlemlerinin notere tasdik ettirilerek ve bunlara dayanılarak davalı --------- ve davalı ----------- hisselerinin tamamını davacı ---------- ve davacı ---------devretmiş gibi gösterildiğini , bu kararın usulsüz ve bahte olduğunu, çoğunluğu sağlamak adına davacı ---------- imzasının taklit edildiğini, karar altındaki imzanın ---------- ait olmadığını, 20-07-2016 tarihli ve --------- sayılı kararın da sahte imza içerdiğini, davacı ---------- imzasının sahte olarak atıldığını, bu sahte kararla davalı ----------- istifasının onun yerine yönetim Kuruluna davacı ---------- atanma işleminin gerçekleştirildiğini, yine aynı tarihli ve aynı sayılı başka bir yönetim kurulu kararı ile davalı ------------ ve davalı ---------- istifa ettiklerinin, yerlerine davacı ---------- ve davacı ----------- getirildiğinin, davacı ----------- yönetim kurulu başkanlığına ve şirket müdürlüğüne, davacı ----------- yönetim kurulu başkan yardımcısı, davacı ---------- de üye olarak atandığının belirtildiğini , fakat karar altındaki ---------- ve ---------- ve ait imzaların sahte olarak atıldığını, son olarak 15-08-2011 tarihli ve ----------sayılı sahte ve usulsüz yönetim Kurulu kararı ile davalı ---------- istifa ederek şirketten ayrıldığının yerine davacı ---------- atandığının belirtildiğini, söz konusu sahte işlemlerinin ----------Noterliği'nce gerçekleştirildiğini, şirket merkezinin--------- olduğunu, ----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce yapılan tescil ile şirketle ilgisi bulunmayan davacı---------- ve davacı ---------- şirket ortağı ve yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısı olarak ---------- ilân edildiğini, davalılar ve ilgil ler hakkında ----------- Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, gerek fiilen ve gerek hukuken pay salış ve devrinin söz konusu olmadığını, yapılan tüm işlemlerin yok hükmünde olduğunu, her ne kadar yönetim kurulu kararlarına karşı öncelikle genel kurula itiraz yolu ile gidilmesi ve ancak genel kurul kararlarına karlı dava açılması gerekiyorsa da, Yargıtay uygulamalarına göre yok hükmünde olan yönetim kurulu kararlarına karşı iptal davası açılabileceğini, var olmayan kararlara karşı itirazın da söz konusu olmadığından ancak tespit davacı ikame edilebileceğini iddia ederek, davanın kabulüne ve davalı ----------- Şirketi yönetim kurulunun; 15-07-2011 tarihli ve ------------ sayılı, 20-07-2011 tarihli ve ------------ sayılı, 20-07-2011 tarihli ve ----------- sayılı, 15-08-2011 tarihli ve -----------sayılı kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, yargılama gidetleri ve avukatlık ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ---------- cevap dilekçesinde özetle; yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için genel kurul kararının alınmasının ve davanın denetim kurulu tarafından açılması gerektiğini, karar tarihlerinden itibareni üç aylık hak düşürücü sürelerin geçtiğini, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi ve ortak olmadığını, bu nedenle davalı ehliyetine sahip butunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; davalı şirketin 15/07/2011 tarihli ve --------- sayılı, 20/07/2011 tarihli ve --------- sayılı, 20/07/2011 tarihli ve --------- sayılı, 15/08/2011 tarihli ve ----------- sayılı yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir.Davanın safahatı incelendiğinde --------- sayılı kararı ile ------- Nöb.Asliye Hukuk Mahkemesine (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine kararı verildiği, davalı vekili tarafından anılan karara itiraz edilerek dosyanın Yargıtay'a gönderildiği, -------- sayılı ilamı ile kararın ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi ibaresinin hükümden çıkartılarak ----------- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine şeklinde düzeltilerek onanmasına kararı verildiği ve dosyanın mahkememiz esasına kaydedildiği görülmüştür.Taraflarca delil olarak bildirilen --------- Noterliğinin 19/07/2011 tarih ve -------- sayılı, 21/07/2011 tarih ve -------- sayılı, 21/07/2011 tarih ---------- sayılı, 21/07/2011 tarih ve ----------- sayılı ve 05/08/2011 tarih ve ---------- sayılı belgeler ile yine aynı noterliğin ---------- sayılı 17/08/2011 tarih ve --------- sayılı evrakları ile davalı şirket yönetim kurulu kararları, şirket defterleri ve ticaret sicil kayıtları ile ---------- Soruşturma sayılı dosyası ve ---------- sayılı dosyası ile ---------- sayılı dosyası ile --------- Soruşturma nolu dosyası ve davacıların imza asıllarının bulunduğu belgeler ilgili yerlerden celp edilerek incelenmiştir.Celp edilen ticaret sicil kayıtlarında davalı ---------Ş'nin ---------- adresinde ---------- sicil numarası ile tescilli olduğu, davacılar --------- ve ---------- yönetim kurulu üyesi olduğu, yönetim kurulu başkanının ise davalı --------- olduğu, davacılar ---------- ve ---------- ile davacı--------- ve davalılar ----------- ile ----------- eşit miktarda hisse ile şirket ortağı oldukları görülmüştür.
Yokluk istemine konu yönetim kurulu kararları incelendiğinde, davalı şirkete ortak olan davalı şahısların hisselerinin tamamının bir kısım davacı şahıslara satışının ve yine bir kısım davacıların yönetim kuruluna seçilmelerinin kabulüne ilişkin oldukları anlaşılmıştır. Bu kapsamda yapılan incelemede davalı şirketin 20/07/2011 tarihli ve --------- sayılı yönetim kurulu kararı ----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından 09/08/2011 tarihinde tescil edildiği, 15/08/2011 tarihli ve ----------- sayılı ----------- yayınlandığı, davalı şirketin 15/08/2011 tarihli ve ---------- sayılı yönetim kurulu karar ----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından 07/09/2011 tarihinde tescil edildiği, 13/09/2011 tarihli ve ---------- sayılı ----------- yayımlandığı, 07/09/2011 tarihli tescil aynı zamanda davalı şirketin yaptırdiğı son tescil olduğu görülmüştür.------------ Soruşturma nolu dosyası incelendiğinde söz konusu dosyanın takipsizlik kararıyla sonuçlandığı, dosya içerisine alınan rapor içeriklerinde evrak aslının sunulmaması sebebiyle sahtelik tespitinin yapılamadığı, takipsizlik kararının gerekçesinde şüphelilerin üzerlerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun konusunu oluşturan ---------- Şirketine ait karar defteri ile genel kurul toplatısında tutulan tutanakların elde edilemediği, ayrıca müştekiler tarafından varlığı iddia edilen sahte imzaların ve kararın yer aldığı defterin ve tutanakların Cumhuriyet Başsavcılığımıza sunulmadığı, bu nedenle söz konusu karara ait suret bulunmasına rağmen --------- Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden gelen rapor uyarınca aslı bulunmayan bu defterdeki imzaların sahte olup olmadığının tespitinin yapılamadığı, bu şekilde özel belgede sahtecilik suçunun esas unsurunu oluşturan imzaların sahte olup olmadığının veya sahteliğinin saptanması halinde bu imzaların iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde bir tespit yapılamadığından şüpheliler hakkında kamu davasının açılması hususunda yeterli şüphe oluşturacak nitelikte somut, kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediğinin anlaşılması sebebiyle takipsizlik kararının verildiğinin belirtildiği, söz konusu karara karşı yapılan itiraz üzerine ----------- D.İş sayılı dosyası üzerinden itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. Eksiklikler giderildikten sonra dosya belirlenen ihtilaf noktalarının çözümünün teknik inceleme gerektirmesi sebebiyle bilirkişi ---------- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 04/10/2019 tarihli raporda özetle; davalı şirketin 15/07/2011 tarihli ve --------- sayılı yönetim kurulu kararı, Noter tasdik no:--------- olan karara ilişkin olarak davacı --------- ve davacı --------- davalı şirkete ortak oldukları kanıtlanmadığı, davalı şirketin 20/07/2011 tarihli ve ----------- sayılı yönetim kurulu kararı, Noter tasdik no:---------- olan karara ilişkin olarak davacı ---------- ve davacı ---------, davali şirkette yönetim kurulu üyesi olarak göreve başlamaları mümkün olmadığı, davalı şirketin 20/07/2011 tarihli ve ----------- sayılı yönetim kurulu kararı, Noter tasdik no:---------- olan karara ilişkin olarak davacı -----------, davalı şirkete yönetim kurulu üyesi olarak göreve başlaması mümkün olmadığı, davalı şirketin 20/07/2011 tarihli ve --------- sayılı yönetim kurulu kararı, Noter tasdik no:--------- olan karara ilişkin olarak davacı ----------, davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olarak göreve başlaması mümkün bulunmadığı, davalı şirketin 15/08/2011 tarihli ve --------- sayılı yönetim kurulu kararı, Noter tasdik no:---------- olan karara ilişkin olarak noter tasdik numarası ----------- olan kararın aynısından ---------- Noterliği'ne 05/09/2011 tarihinde, ----------yevmiye numarasıyla bir suret tasdikinin bir daha yaptırıldığı ve Ticaret Siciline tescil ettirilirken ----------- tasdik "numaralı kararın kullanıldığı, yönetim kurulu kararları Kanun'a, ana sözleşmeye, mevzuata ve uygulamaya aykırı hususlar içerdiğinin mütalaa edildiği görülmekle rapor içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Yargılama sırasında davalı ---------- vefat etmesinin anlaşılması üzerine davacı vekiline veraset ilamı almak üzere süre verildiği, davacı vekilince---------- Noterliğinin 02/05/2023 tarih ve ----------- yevmiye numaralı mirasçılık belgesi ile ---------, ---------- ve ----------- isimli 3 adet mirasçının olduğunun görüldüğü, anılan şahısları tebligatın çıkarıldığı, söz konusu şahısların vekilleri vasıtasıyla mirası kayıtsız şartsız reddettiklerine dair--------- sayılı mirasın reddinin kabulüne ilişkin karar verildiği, bu karara ek karar ile yine 28/12/2022 tarihli ek kararla TMK m.612 hükmü uyarınca mirasın reddine dayalı olarak terekenin iflas usulüne göre resen tasfiyesi ile ilgili dosyanın tereke esasının kaydedilmesi için tevzi bürosuna tevdi edildiği, ancak bu işlemin akıbeti hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı, dosyaya giren bir evrak olmadığı anlaşıldığından ---------- Adliyesi tevzi bürosundan tasfiye memurunun atanması ve tasfiyenin yapılması ile ilgili olarak dosyanın hangi mahkemeye tevzi edildiği sorulmuş verilen yazı cevapları doğrultusunda ---------- sayılı Tereke dosyasında davalı ----------- mirasçılarının mirası reddetmesi sebebiyle ----------- tereke memuru olarak atandığı, anılan tereke memuruna tebligat çıkarılmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanarak yargılamaya devam olunmuştur.Dava konusu uyuşmazlık davalılardan ---------Ş. yönetim kurulu tarafından verilen 15/07/2011 tarih ve---------sayılı kararının, 20/07/2011 tarih ve --------- sayılı, 20/07/2011 tarih ve ---------- sayılı, 15/08/2011 tarih ve ----------- sayılı kararlarının noterlik vasıtasıyla yapılan hisse devirlerindeki imzaların sahte olduğu iddiasına dayalı olarak batıl olup olmadıkları, davalı gerçek kişilerin pasif husumetinin bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, huzurdaki davada davacıların iddiasının davalı şirketin yüklü tutarda kamu borçlusu olmasından dolayı davalı şahısların hisselerini devir ederek, yönetim kurulundan çıkmak ve yeni yönetim kurulu belirlemek suretiyle borçtan kurtulmaya çalışmak amacıyla imza sahteciliği yapmak suretiyle davalı şirketin ortaklarının hisse devirlerini gerçekleştirilmeye yönelik anılan yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti isteminde bulunulduğu, somut olayın 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu döneminde gerçekleştiği ve davanın da anılan yasanın yürürlük tarihinde açıldığı dolayısıyla olay tarihinde somut uyuşmazlığa konu pay devrine ilişkin hususların Borçlar Kanununda yer alan alacağın temliki hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği ve anılan yasa uyarınca yazılı bir temlik beyanının bulunması gerektiği, yine eski Türk Ticaret Kanunu'nun 312 inci maddesinin 2 inci fikrasında; “İdare meclisi pay sahibi aza ortaklardan teşekkül eder. Ancak pay sahibi olmayan kimseler aza seçildikleri takdirde bunlar pay sahibi sıfatını kazandıktan sonra işe başlayabilirler.” hükmünün bulunduğu, yönetim kuruluna seçilen kimse, zımnen veya açıkça kabul: etmek suretiyle yönetim kurulu üyesi sıfatını kazanacağı, yönetim kurulu üyesi olabilmek için kişinin muvafakati ve görevi kabul ettiğine dair beyanı gerektiği ve yönetim kurulu üyesinin vefatı veya istifası halinde, yerine boşalan üyenin görev süresiyle sınırlı olmak ve ilk yapılacak genel kurulun onayına sunmak şartıyla atama yapılabileceği, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda suret tasdikini yapan noterliğin kararlardaki imzaların kime ait olduğunu kontrol etmek durumunda olmadığı, söz konusu kararların karar defterine yazıldıktan sonra, defter ilgili kararın suret tasdikini yapmak üzere notere ibraz edildiği, noterin faaliyetinin söz konusu kararın ibraz edilen karar defterinini hangi sayfasında bulunduğunu ve suretinin, defterdeki orjinal metin ile aynı olduğunu tasdik etmekten ibaret olduğu, daha açık bir ifade ile tasdiğin imzalara ilişkin olmadığı, celp edilen deliller kapsamında davalı şirketin kamu borçlusu olduğu, dava konusu hususlar kapsamında bekletici mesele sayılan ve kararlardaki imzaların sahteliği belirtilerek yapılan suç duyurusuna konu -------- Numaralı dosyasında dava konusu kararların fotokopileri üzerinden inceleme yapıldığı ve imzaların sahteliği konusunda kesin bir kanaat bildirilemediği, somut olayda çözülmesi gereken asıl sorunun davalı şirkete ortak olmuş ve yönetim kurulu üyesi olarak seçilmiş gibi gösterilen kişilerin, ortak ve yönetim kurulu üyesi olup olmadıklarının tespiti yönündeki değerlendirmeye ilişkin olduğu, davalı şirkette çıplak payların devrinin alacağın temliki hükümlerine göre yapılması gerektiği, dolayısıyla sadece yönetim kurulu kararının alınmış olması, o kişinin ortak olduğu anlamına gelmeyeceği, davalı şirketin 15/07/2011 tarihli ve ---------- sayılı yönetim kurulu kararının --------- Noterliği'nce ----------- yevmiye numarasıyla suret tasdiki yapılan hisse satışı ile ilgili olduğu, ancak, kararda hisse devir ve temlikinden söz edilmediği gibi, dosyada bu kanuda delil de bulunmadığı, kararı, davalı şirkette daha önceden yönetim kurulu üyesi olan ve hisselerini devrettiği belirtilen davalıların imzaladığı, bu karar ile davacı -----------, davacı --------- ve davacı ---------- hisse satın aldıkları kanıtlanamadığı, davalı şirketin 20/07/2011 tarihli ve -------- sayılı yönetim kurulu kararının da hisse satışı ile ilgili olduğu, bu kararda, önceki kararda hisselerinin tamamını devrettikleri belirtilen davalı ---------- ve davalı ---------- hisselerinin tamamını yine devir ettikleri yazılı olduğu, önceki karardan farkının noter tasdikli devir sözleşmesinden bahsedilmiş olması olduğu, kararda, hisselerini devrettikleri bildirilen davalı --------- ve davali ----------- imzaları bulunmadığı, kararda söz edilen ----------- Noterliği'nce 21/01/2011 tarihinde --------- sayı ile tasdikli belgeyi sadece hissesini devir ettiğine dair davalı --------- imzaladığı, hisseyi alan kişi olarak bahsedilen davacı ---------- devir aldığına dair beyanı ve imzasının bulunmadığı ve belgenin tek taraflı düzenlendiği, yine kararda söz edilen ------------ Noterliği'nce 21/01/2011 tarihinde ----------- sayı ile tasdikli belgeyi sadece hissesini devir ettiğine dair davalı ------------ tarafından imzalandığı, hisseyi alan kişi olarak bahsedilen davacı ----------- devir aldığına dair beyanı ve imzasının olmadığı ve belgenin tek taraflı olarak düzenlendiği, bu karar ile de davacı ---------- ve davacı ---------- hisse satın aldıkları kanatlanamadığı, davalı şirketin 20/07/2011 tarihli ve ---------- sayılı yönetim kurulu kararının ----------- Noterliği'nce --------- yeymiye numarasıyla suret tasdiki yapılan yeni yönetim kurulunun oluşumu ile ilgili olduğu, bu kararda; “davalı --------- ve davalı ---------- istifa ettikleri, yerlerine davacı ---------- ve davacı ----------- atandıkları, yönetim kutulu başkanlığına davacı --------- başkan yardımcılığına -----------, üyeliği de davacı ----------- getirildiği” yazılı olduğu ancak davacı ----------- ve davacı -----------, davalı şirkete ortak oldukları kanıtlanmadığı böyle bir halde yönetim kuruluna seçilmiş olsalar dahi göreve başlamaları mümkün olmadığı, davalı şirketin 20/07/2011 tarihli ve ---------- sayılı yönetim kurulu kararı yönetim kurulu ile ilgili olduğu, kararda; “davalı ----------- istifa ettiği, yerine davacı ---------- atandığı” yazılı olduğu, bu husus önceki kararda da yer aldığı, davacı -----------, davalı şirkete ortak olduğu kanıtlanmadığı, böyle bir halde yönetim kuruluna seçilmiş olsa bile, göreve başlamasının yine yasal açıdan mümkün olmadığı, davalı şirketin 15/08/2011 tarihli ve--------- sayılı yönetim kurulu kararının --------- Noterliği'nce ----------- yevmiye numarası la suret tasdiki yapılan yönetim kurutu ile ilgili olduğu ve kararda; “davalı ---------- istifa ettiği, yerine davacı ---------- atandığı” yazılı olduğu, davacı ----------, davalı şirkete ortak olduğu kanıtlanmadığı, bu halde yönetim kuruluna seçilmiş olsa bile, göreve başlamasının mümkün olmadığı, davacı --------------, davacı --------- ve davacı ------------, davalı şirkete ortak oldukları kanıtlanmadığı, bu kapsamda davalı şirket aleyhine açılan davada davacıların davasını ispat ettiği anlaşılmakla dava konusu kararların yok hükmünde olduğunun tespiti isteminin kabulü gerektiği, yönetim kurulu kararının iptali veya batıl olduğunun tespiti davalarının şirket aleyhine açılabileceği, yönetim kurulu başkanı veya üyeleri aleyhine açılan davada pasif husumetin bulunmadığı anlaşılmakla davalı gerçek kişiler aleyhine açılan davaların pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı ----------Ş. Aleyhine açılan davanın kabulüne, anılan davalı yönetim kurulunun 15/07/2011 tarih --------- sayılı 20/07/2011 tarih ----------- ve 2011/02 ve 15/08/2011 tarihli --------- sayılı kararların yok hükmünde olduğunun tespitinin kabulüne,
a-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 18,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 409,20-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacılar tarafından yapılan; 18,40-TL Başvuru Harcı, 18,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 750,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.824,31-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.611,11TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
c-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
2-Davalılar --------- ve ---------- yönünden açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine,
a-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
İlişkin olarak davalı ---------Ş.nin ve davalı müteveffa ----------- tereke tasfiye memurunun yokluğunda davalı ----------- ve davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2024