T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/628 Esas
KARAR NO: 2024/735
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/08/2023
KARAR TARİHİ: 22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma ile davalı borçlu arasında ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği tüm alacak/borç kayıtları ticari defterlere işlenmekte olup bu doğrultuda cari hesap tutulduğunu, müvekkil firma cari hesaplarına göre; davalı yan müvekkile 22.966,51 TL borçlu olup davalının mezkur borcunu gerek sözlü gerek yazılı olarak müteaddit uyarıya rağmen ödememesi üzerine dosya üzerinden icra takibi başlatılmış, ancak davalı takibe 13.07.2023 tarihinde itiraz ettiğini, davalı borçlu tarafından; ----------- İcra Dairesi ----------- E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından 13.07.2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verilmiş, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesi dosya mündericatına eklendiğini, 13.07.2023 tarihinde davalı borçlunun borcun tamamına ilişkin itirazı sonrası yine davalı borçlu şirket hesabına 10.238,54 TL ödeme yaptığını, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği tutulan ticari defter kayıtları/cari hesaplara göre davalının müvekkile olan borcu sabit olup takip konusu borç ticari defter ve cari hesapta davalının borçlu göründüğü tutar olduğunu, nitekim müvekkilin ticari defter incelemesi yapıldığında davalının borcu sübut bulacağını, yine borçlu icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde “Alacaklıya hiçbir borcum yoktur” ifadesini kullanmakla yetindiğini, her ne kadar borçlunun vaki itirazı icra takibini durdurmaya kabil olsa da huzurdaki davada bu iddiaların yazılı ve somut delillerle kanıtlanması gerekmekte olup davalının itirazı matbu bir metnin sunulmasından ibaret olduğunu, bu halde, gerek cari hesap ekstrelerinden gerekse ticari defterlerden müvekkilin davalı yandan olan alacağı sabit olup davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali gerektiğini, davalı/borçlu, yapmış olduğu bu itirazı ile alacağın elde edilmesini imkânsızlaştırmak, zorlaştırmak, icra takibini sekteye uğratmak amacında olduğunu, davalının itirazı, takibi uzatmaya yönelik olup kötü niyetli olduğunu, itirazın iptaline karar verilmesini, takibe devam edilmesini ve davalının alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosya ile müvekkil aleyhine ------------ İcra Dairesinin ------------- E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebiyle dava açıldığını, açılan dava haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu sebeple reddine karar verilmesini talep ettiklerini, icra dosyasına vaki itiraz dilekçelerinde süresi içinde takibe, borca ve tüm fer’ilerine itirazları arz ettiklerini, takibe mesnet olarak cari hesap alacağı gösterilmişse de takipte belirtilen şekilde müvekkilin alacaklı tarafa bir borcunun bulunmadığı beyan edildiğin, öncelikle borç aslına itiraz edildiğini, müvekkil bir borç sebebiyle temerrüde düşürülmediği için söz konusu asıl alacağa faiz işletilmesi de mümkün olmadığını, bu sebeple işlemiş faize itirazlarını tekrarladıklarını, ayrıca reeskont faizi istenmesi de mümkün değildir ki faiz oranı da ödeme emrinde belirtilmediğini, bu sebeple faize, faizin türüne ve oranına da ayrıca itiraz edildiğini, bu tür alacaklarda uygulanacak faiz yasal faizdir ve işlemeye başlaması da temerrüt ile başlayacağını, bu sebeple borca, borcun fer’ilerine işlemiş faize ve oranına vakit itirazları sebebiyle takibin durdurulmasına karar verilmesini talep edilmiş ve takibin durdurulmasına karar verildiğin, davacı taraf ------------ bulunan ----------- inşaatı sebebiyle müvekkille muhatap olduğunu, müvekkil şirket bu cami inşaatı sebebiyle bazı işleri üstlendiğin, ancak davacının kestiği tüm faturaların muhatabı müvekkil şirket olmadığını, davacının fatura kesmiş olması o malın müvekkile teslim edildiğini ve bir borcunun bulunduğunu göstermediğini, müvekkilin anılan caminin bazı işlerini üstlenmiş olması camiye yapılan tüm mal ve hizmetlerin muhatabının müvekkil olduğunu göstermediğini, nitekim müvekkil şirket takipten sonra ticari defter ve kayıtlarını inceledikten sonra cari hesap bakiyesi olarak görünen 10.238,54 TL müvekkil tarafından 18.07.2023 tarihinde davacı tarafa ödendiğini, dolayısıyla müvekkilin davacı tarafa başkaca bir borcu bulunmadığını, davacı cari hesap bakiyesi olarak talepte bulunmakta ise de TTK anlamında bir cari hesap sözleşmesi de bulunmadığını, dolayısıyla davacının alacağının yasal dayanağı da olmadığını, dilekçede arz edilen borca, borcun fer’ilerine, temerrüt olmadığı halde faiz işletilmesine, faiz oranına ve türüne yönelik itirazlarını tekrarladıklarını, davacı tarafın davasının reddi ile kötü niyetli hareket etmeleri sebebiyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Mahkememizce alınan 02/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davacının incelenen 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalının incelenen 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi uyarınca; ticari defterlerin delil olması ile ilgili hukuki değerlendirmenin Mahkemenizin takdirinde olduğu, davacı tarafın icra takibinde talep ettiği cari/açık hesap bakiyesinin dayanağı olan faturaların, en son düzenlenen faturadan geriye doğru, icra takibinde talep edilen cari/açık hesap bakiyesini karşılayacak tutarı içeren faturalar olduğu, Davacı taraf icra takibinde 22.966,51 TL cari/açık hesap bakiyesini talep ettiğinden bu tutarı karşılayacak olan icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturaların davacı ----------- Şti. tarafından davalı ----------- Şti. adına düzenlenmiş aşağıdaki tabloda bilgileri yer alan 2 adet kağıt ve 2 adet e-Arşiv olmak üzere toplam 4 adet fatura olduğu, davacı vekili tarafından sunulan 25.01.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde bulunan cari hesap ekstresinde 2016 yılından devir gelen 100,08 TL tutarında alacak kaydı bulunduğu, ancak bu kayıt ile ilgili olarak davacı vekili tarafından fatura ya da başka bir dayanak belge sunulmadığı, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 4 adet faturanın fotokopilerinin dava dosyasında bulunduğu, icra takibine konu alacağın dayanağı olan 4 adet faturada yazılı olan malların davalıya teslimine ilişkin dava dosyasında bir belge bulunmadığı, ancak icra takibine konu alacağın dayanağı olan 4 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, “Faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olması faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturur.” İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 4 adet faturadan 2 adet kağıt faturanın davalıya teslimine ilişkin dava dosyasında bir belge bulunmadığı, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 4 adet faturadan 2 adet e-Arşiv Faturanın davalıya kağıt ortamda gönderildiğine ve teslim edildiğine dair dava dosyasında bir belge bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen e-Arşiv Faturaların alt kısmında "e-Arşiv izni kapsamında elektronik ortamda iletilmiştir." ifadesinin yazılı olmadığı, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 4 adet faturadan 2 adet e-Arşiv Faturanın davalıya elektronik ortamda iletildiğine dair dava dosyasında bir belge bulunmadığı, ancak icra takibine konu alacağın dayanağı olan 4 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu durumun dayanak faturaların davalı tarafından teslim alındığını gösterdiği, icra takibine konu alacağın dayanağı olan 4 adet faturaya davalı tarafından itiraz edildiğine dair dava dosyasında bir belge bulunmadığı, 23.01.2024 tarihli duruşmada 3 numaralı ara karar ile “1 numaralı ara karar yerine getirildiğinde belirtilen dönemlere ilişkin tarafların BA/BS formlarının ilgili vergi dairelerinden celbine” şeklinde karar verildiği, ----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından davalının 2019, 2020, 2021 yıllarına ait yıllık Form BA/BS Görüntüleme ekranlarının gönderildiği, davalının 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarına ait ticari defterleri tarafımca incelendiği ve davacının ticari defterlerinde yer alan davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş tüm faturaların davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davalının BA bildirimlerinin değerlendirilmediği, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 2019 yılına ait 3 adet ve 2021 yılına ait 1 adet olmak üzere toplam 4 adet faturanın davacının ve davalının 2019 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre; 04.07.2023 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 22.966,51 TL alacaklı olduğu, Davalının 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre; 04.07.2023 takip tarihi itibarıyla davalının davacıya 10.238,54 TL borçlu olduğu, Tarafların ticari defter kayıtları arasında 04.07.2023 takip tarihi itibarıyla 12.727,97 TL fark bulunduğu değerlendirilmiştir. Davacının ve davalının ticari defterlerinde takip tarihinden sonra davalı tarafından davacıya 18.07.2023 tarihinde 10.238,54 TL tutarında ödeme yapıldığına ilişkin kayıt bulunduğu, Söz konusu kaydın dayanak belgesi olan banka dekontunun davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde, davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde dava dosyasına sunulduğu, davacı tarafın 22.966,51 TL asıl alacak ve 8.468,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.435,17 TL takip tutarı üzerinden başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açmış olduğu itirazın iptali davasında davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve 18.07.2023 tarihli 10.238,54 TL tutarlı ödemenin mahsubu ile bakiye kısım yönünden takibin devamına karar verilmesini istediği, harca esas dava değerini 22.966,51 TL olarak gösterdiği, 23.01.2024 tarihli duruşmada 2 numaralı ara karar ile “Her ne kadar davacı vekilince dava açılırken harca esas değer olarak yalnızca asıl alacak miktarı kadar değer gösterildiği, ancak talep sonuç kısmında davalı tarafından icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan kısmi ödemenin mahsubunun talep edildiği anlaşılmakla HMK'nin 119/1-ğ ve 119/2 maddesi gereğince davacı vekiline talebini açıklaması ve somutlaştırma için (faiz talebi olup olmadığı, asıl alacak yönünden talep miktarının ne olduğu, faiz talebi var ise faiz başlangıç tarihinin ne olduğu) 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağının ihtaratına (ihtar edildi)” şeklinde karar verildiği, söz konusu ara karar üzerine davacı vekili tarafından 25.01.2024 tarihli beyan dilekçesinin 2 numaralı maddesi ile “… Esasen ilgili icra dosyasından da anlaşılacağı üzere dosyadaki asıl alacak miktarı takip tarihi itibariyle 22.966,51 TL'dir. Davalı borçlu ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesinden sonra 13.07.2023 tarihinde dosya borcunun tamamına itiraz etmiştir. Ve fakat itiraz ile çelişkili olacak şekilde davalı borçlu müvekkil şirket hesabına 10.238,54 TL'lik ödeme gerçekleştirilmiştir. Mevcut durum itibariyle icra dosyasındaki bakiye asıl alacak miktarı 12.727,97 TL'dir. Davalı borçlunun takibin tamamına itiraz etmesi sebebiyle dava değeri takipteki asıl alacak miktarı olarak gösterilmek durumunda kalınmıştır. ara karar doğrultusunda asıl alacak yönünden talep miktarımız 12.727,97 TL'dir. İcra dosyası kapsamında 10.238,54 TL'lik kısım ödendiği için takibe itirazın cariden devreden 12.727,97 TL asıl alacak yönünden kaldırılması gerekmektedir. Ayrıca Sayın Mahkemenizce faiz talebinin olup olmadığı, faiz talebi varsa hangi tarihten itibaren talep edildiği hususunun da açıklanması istenmiştir. Huzurdaki itirazın iptali davamızın dayanağını teşkil eden icra dosyası kapsamından da anlaşılacağı üzere reskont avans faiz talep edilmiş olup, tüm faturalar için faiz 27.01.2021 tarihinden itibaren işletilmiştir. Sayın Mahkemenin faizi bu tarihten itibaren nazara alması gerekmektedir. Gereğinin yapılmasını vekaleten arz ve talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunulduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, cari hesaptan kaynaklı faturaya dayalı davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.-------- İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden ------------ Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.Her ne kadar ödeme emrinde işlemiş faiz talebi bulunuyor ise de işbu dava yalnızca asıl alacak üzerinden açıldığından işlemiş faiz yönünden mahkememizce değerlendirme yapılmamıştır.Davaya konu takip, faturaya dayalı alacağın tahsiline ilişkindir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla dosya mali müşavir bilirkişiye teslim edilmiş, 02.08.2024 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde davacının ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davaya konu faturaların davalının ticari defterinde kayıtlı olduğu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda davalının fatura içeriğindeki mal veya hizmeti aldığının kabulü gerekeceği, her ne kadar davacının ticari defterinde 2018 yılından 100,08 TL alacağın devredildiğine dair kayıt bulunuyor ise de davacı tarafından işbu devre ilişkin olarak alacağını ispatlar mahiyette bilgi ya da belge sunulmadığı, yine her ne kadar davalının ticari defterlerinde 12.627,89 TL ödeme yapıldığına ilişkin kayıt bulunuyor ise de davalı tarafından işbu ödemenin yapıldığına dair bilgi ya da belge sunulmadığı dikkate alındığında davalının ödemeyi ispatlayamadığı, icra takibinden sonra dava tarihinden önce davalının yaptığı her iki tarafın kabulünde olan ve davacının ticari defterinde işli olan 10.238,54 TL yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, davacının mezkur ödeme dikkate alınmadığında davaya konu cari hesaba ilişkin fatura bedeli toplamı olan 22.866,43 TL yönünden alacağını ispatladığı, davalı tarafından yapılan icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan 10.238,54 TL ödeme düşüldüğünde davacının sonuç olarak 12.627,89 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK'nın 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davaya konu alacak faturalardan kaynaklanan bakiye alacak talebine ilişkin olup, davalı tarafından hesaplanabilir olduğundan alacak likittir. Bu nedenle itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile davalının ----------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyasında asıl alacak yönünden yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 12.627,89 TL asıl alacak üzerinden devamına, bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan kabul edilen alacağın takdiren %20 si oranında belirlenen 2.525,58-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 862,61-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 269,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 592,76-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin Harcı olmak üzere toplam 539,70TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 152,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 5.152,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.833,39-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 12.627,89-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 10.333,62-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde takdir olunan 3.120,00-TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 1.715,37-TL'lik kısmının davalıdan, 1.404,63-TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
10-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraf iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2024