T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/776
KARAR NO : 2026/494
DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
DAVA TARİHİ : 06/09/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---, borçlu --- olan Alacağının tahsilini teminen -----Genel İcra Dairesi” nin ----- Sayılı Dosyasıyla 10.040.273,00 TL Toplam Alacağı için Kambiyo Senetlerine Mahsus Takip Yoluyla icra Takibi başlatmış ve Takibin kesinleşmiş olduğunu, takip dosyasında, Borçlu --- %20 Hissedarı olduğu ----- İİK.89 Madde uyarınca Haciz ihbarnameleri gönderilmiş,----. Genel İcra Dairesinin 12/03/2024 T. Kararı ile -----1.Haciz İhbarnamesinde belirtilen(Zimmetinde sayılan) 11.582.932,41 TL ve bu Rakama işleyecek Faiz ve Ferileri ile sınırlı olmak üzere dosyaya Borçlu EKLENMESİNE” karar verilmiş olduğunu, -- İcra Müdürlüğü nün ----Sayılı dosyasıyla 20/03/2024 Tarihinde Borçlu Şirkete ait 18 Parça Menkul Mal Haczedilmiş, ancak ilçede Yeddiemin Deposu bulunmadığından muhafaza İşlemi yapılamamış olduğunu, 03/04/2024 Tarihinde, Dosyanın Bilirkişiye tevdii sonucu Hacizli malların muhammen bedelinin 13.830.000.-TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, 20/03/2024 Tarihinde, Haczedilen Menkullerin muhafazası ve satışa hazır hale getirilmesi amacıyla tekrar haciz mahaline gidilmiş, ancak ---- İcra Dairesince düzenlenen 14/08/2024 Tarihli Haciz tutanağından da anlaşılacağı üzere 13.870.000.-TL Muhammen bedelli Hacizli Malların Fabrikada olmadığı ve Haciz Mahalinden kaçırıldığının öğrenilmiş olduğunu, müvekkiline olan Borç ödenmediği gibi haczedilen Şirket Mallarının da hileli bir şekilde Şirket Faaliyet Alanı dışına fiziken kaçırılmış ve/veya düşük bedellerle elden çıkartıldığı gibi borcun ödenmemesi için her türlü Hukuk Dışı İşlemlere başvurulmaktan geri kalınmamış olduğunu, ---- İcra Müdürlüğü” nün ----. Sayılı dosyasında düzenlenen Haciz Tutanağından da anlaşılacağı üzere, Davalı Şirketin İşletmesinin tamamen boşaltılmış olup, şu anda herhangi bir faaliyetinin de söz konusu olmadığını, Ticaret Sicil Kayıtlarından da anlaşıldığı üzere Şirketin faaliyet adresinin başka bir yere nakledildiğine dair herhangi bir ilanında bulunmamakta olduğunu beyan ederek öncelikle Re' sen Tensip Kararıyla Yasa gereği Teminatsız olarak, Davalı Şirketin ---- Ticaret Sicilindeki kaydının Terkinine iflas sonuna kadar engel olacak kapsamda İhtiyati Tedbir Kararı verilmesine, Davalı Şirketin Menkul ve Gayrimenkul ile Bankalar dahil 3.Şahıslardaki Tüm Alacaklarına İflas Davası açıldığına dair Şerh düşülerek 3.Şahıslara Devrinin engellenmesine, mallarını kaçırarak ve Faaliyetini sonlandırarak kesinleşmiş takip dosyalarındaki borçlarını ödememekte direnen Davalı Şirketin İflasına, Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücretinin Davalı Şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf İİK.177 Md. Uyarınca Müvekkili Şirketin doğrudan İflasını istemiş ise de Somut olayda Kanunun aradığı şartların oluşmamış olduğunu, Doğruda İflas İstenebilmesi için, İlk Şart Davacının Alacaklı olması, Davacı ile Müvekkili Şirket arasında herhangi bir Borç/Alacak ilişkisi bulunmadığını ve bu hususun Müvekkili Şirketin Ticari Defterleri incelendiğinde görülebileceğini, borcun dayanağı olarak gösterilen- Genel İcra Dairesi”----Sayılı Dosyası incelendiğinde, Alacaklı olarak ----, Borçlu olarak da---- görülmekte olup, Takibin dayanağının ise 10.000.000.-TL Bedelli Senet olduğunu, ---- isimli şahsın, Müvekkili Şirketin Sadece 9620 Oranında hissedarı olup, şirketle başkaca herhangi bir ilişkisi ve başkaca bir alacağı da bulunmamakta, Bilirkişilerin Ticari Defterler üzerinde yapacağı Araştırma sonucunda bu durumun ortaya çıkacağını, esasen ---- Davacıya bir borcu bulunmamakta, Davacının hileli yollarla ----- boş bono almış, rakam kısmını 10.000.000.-TL olarak doldurmuş ve icra takibine geçmiş olduğunu, Bononun tarafları arasında işbu 10.000.000.-TL tutarlı Bononun verilmesine sebep olacak Hukuki bir ilişki bulunmayıp, nitekim ---- tarafından, kendisine karşı haksız olarak başlatılan İcra takibine karşılık, ---.ATM -----. Sayılı Dosyasıyla Menfi Tespit Davası açıldığını ve işbu davanın huzurdaki davanın sonucuna etki edeceğinden bekletici mesele yapılmasını, müvekkili şirketin 2014 Yılında kurulmuş, 2022 Yılı Kasım Ayında yapılan Hisse Devirleri neticesinde, güncel hisse durumunun %80 ---, %20---- şeklinde oluşmuş, Şirket Yönetim Kurulu nun -----şeklinde olup, imza yetkisinin münferiden--- ait olduğunu, ---- Şirkette sadece Ortaklık Payı mevcut olup, bu pay üzerinde de davacı tarafın zaten haczi bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin, 2023 Yılı sonu itibarıyla, İİK.89/1-2-3 Haciz İhbarnamelerinin çok öncesinde ---- bulunan fabrikasındaki faaliyetlerinin azaltmayı planlamış, ekonomik krizin etkisiyle de fabrikada çalışan işçilerin arabuluculuk kapsamında tazminatlarını resmi şekilde bankadan ödeyerek işten çıkarmış olduğunu, fabrikanın faaliyetinin sona erdirilip, başka alanda çalışma planı çerçevesinde fabrikada bulunan makine ve teçhizatın da resmi olarak satışının yapılmış, bu satışa dair fatura, satış bedelinin ne kadar olduğu gibi hususların müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarında yer almakta olup, Bilirkişi İncelemesi yapıldığında ortaya çıkacağını, İcra dosyası içerisindeki kıymet takdiri raporu da bu anlamda gerçeğe uygun olmayıp, tespiti yapılan mallar her nasılsa, dosya kapak hesabına uyacak şekilde kıymetlendirilmiş olduğundan, Bu hususun da yargılama aşamasında dikkate alınmasını talep ettiklerini, müvekkili şirket, makine satışından ve ---- şirkete verdiği borçlardan elde ettiği para ile işçilik alacaklarını, leasing bedellerini, kamu borçlarını ödemiş, yine tüm bu süreçler öncesinde ------belli miktarda borç alınarak finansman sağlanmış olup, bu işlemlerin tarihleri ve bedellerinin defter belge incelemesi esnasında görülebileceğini, müvekkili şirketin halihazırda vergi ve SGK borcu olmayıp, birkaç şirketten de alacağı olup, tüm bunların ticari defterlerde kayıtlı olduğunu, 15-Şirkerin merkezi şu an ----- adresine taşınarak yeni iş alanlarının ve gerekli finansman çalışmalarının yapılmasını planlanmakta olduğunu, doğrudan iflas istenebilmesi için, borçlunun malum yerleşim yeri olmaması, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçması, Alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunması veya bunlara teşebbüs etmesi yahut haciz yolu ile yapılan takip sırasında mallarını saklaması gerekmekte olduğunu, müvekkilinin -----yerleşim yeri mevcut olup icra dosyası ve iş bu dosya müvekkilim tarafından takip edilmekte, Yapılan adres değişikliği Ticaret Siciline bildirilmiş, gazetede yayınlanmış, Kendisine tebligat yapılabilmekte olduğundan "borçlunun malum yerleşim yerinin olmaması" şartı somut olayda oluşmamış olduğunu, müvekkilinin ----yerleşim yeri mevcut olup icra dosyası ve iş bu dosya müvekkilim tarafından takip edilmekte, Yapılan adres değişikliği Ticaret Siciline bildirilmiş, gazetede yayınlanmış, Kendisine tebligat yapılabilmekte olduğundan "borçlunun malum yerleşim yerinin olmaması" şartı somut olayda oluşmamış olduğunu, müvekkilinin taahhütlerinden kurtulmak için kaçmamış olup, Zira öncelikle müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bununla ilgili olarak ---.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----. sayılı dosyasının neticelenmesinin beklenmesi taleplerinin olduğunu, O dosyada borç ortadan kalktığında doğal olarak müvekkiline karşı yöneltilebilecek bir talep de olmayacağını, Ayrıca bu dosya kapsamında dinlenecek tanıklar, ticari defter ve belgelerdeki kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davacının müvekkiliyle herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığı, -----müvekkili şirketten bir alacağının da olmadığı görüleceğini ve tüm bunların davacının müvekkilinden gerçek bir alacağı olmadığını ortaya koyacağından iflas isteme şartının da sağlanamamış olacağını, müvekkilinin adresi, yetkililerin isim ve adresi belli olup şirketin aldığı tüm kararlar Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirildiğinden kaçması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının esasen müvekkili şirketten gerçek bir alacağı olmadığından alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili şirket 2023 yılı sonu itibariyle zaten ----- faaliyetlerini durdurma yoluna girmiş, Bahsi geçen işçi çıkışı vs.den çok uzun zaman sonra davacı tarafın icra takibi ve İİK 89/1-2-3 haciz ihbarnameleri gelmeye başlamış, faaliyetin sona erdirilmesi ekonomik saikle olup üçüncü kişilere zarar verecek hileli bir davranış da gerçekleşmemiş olduğunu, yapılan hacizde herhangi bir şekilde mal saklanması söz konusu olmamış, çünkü haciz, müvekkilinin yokluğunda yapılmış, İcra memuru kilidi kırarak fabrikaya girmiş, hiçbir yetkilinin olmadığı haciz mahallinde nasıl bir mal saklanmasından bahsedilebileceğini savunarak, davacının istemlerinin hukuki bir karşılığı olmadığından davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkile ödenmesini talep etmişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 177. maddesi uyarınca iflas istemine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının davalı şirketin ortağı dava dışı ---- olan 10.040.273,00 TL alacağının ----Genel İcra Dairesinin ----- sayılı dosyada başlattığı takibin kesinleşmesi üzerine davalı şirkete İİK'nun 89. maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnameleri sonucunda icra dairesince verilen 12/03/2024 tarihli karar ile borçlu olarak eklenmesi nedeniyle haczedilen malların davalı şirketçe kaçırıldığı iddiasına dayalı açılan doğrudan iflas davasında davacının davalı şirket hakkındaki iflas talebinde bulunup bulunamayacağı, iflas şartlarının oluşup oluşmadığı, İİK'nun 177.madde şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dosyanın safahatı incelendiğinde; ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin --- Esas ----- Karar sayılı yetkisizlik kararı Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldığı anlaşıldı.Davalı şirketin sicil dosyası örneği celp edilerek, İİK'nun 166. maddesindeki usulle ilanlar yapılmıştır.---.Genel İcra Müdürlüğü'nün--- İcra Dairesi'nin ---- Talimat,----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyaları celp edilmiştir.Celp edilen ----.Genel İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas Sayılı dosyası incelendiğinde, dosyamız davacısının alacaklı ve davalının ise borçlu olduğu, takibin;10.000.000,00 TL 25.08.2023 düzenleme tarihli ve on milyon TL bedelli bono (İstenen: Yıllık Reeskont Avans), 40.273,00 TL Ödenmesi gereken tarihten işbu icra takibinin açılışına kadar işlemiş geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 10.040.273,00 TL alacağın tahsili istemine dayalı olduğu anlaşılmıştır. Şirketin sicil adresine göre mahkememizin yetki alanı içinde kaldığı, Mahkememizin tensip ara kararı uyarınca iflas avansının yatırıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 06/02/2026 tarihli raporda; "Dava Dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile Davalı Şirketin Ticari Defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucuna göre, borçlu şirketin İİK m. 178 uyarınca borca batık durumda bulunduğu; T.C. ---- İcra Dairesi ----- Tal. Sayılı dosyasında düzenlenen 20.03.2024 tarihli haciz ve 14/08/2024 tarihli haciz tutanakları ile tespit edilen borçlu eylemlerinin İİK m. 177/1 1. Bent kapsamında değerlendirilebileceği; iflasın tek başına bir yaptırım olmanın ötesinde borçlunun mallarının korunmasına da hizmet ettiği, somut olayda, her biri münferitten iflas sebebi olan İİK m. 178 sermaye şirketinin borca batık bulunması ve İİK m. 177'de sayılan eylemleri gerçekleştirmesi sebepleriyle borçlu şirket hakkında iflas kararı verilebileceği" kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
İİK'nun 177. maddesinde, “ Doğrudan Doğruya İflas Halleri “ üst başlığı altında, “Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas”, “Alacaklının talebi” düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla,"1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır.Somut dosya kapsamında dava dilekçesinde bahsedilen ----. Genel İcra Dairesi'nin -----sayılı dosyasında, davacının alacaklı, dava dışı ---- ise borçlu olduğu, dava dışı ---- davalı şirkette ortak olduğu, davalı iflası istenen şirkete İİK'nın 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, davalı şirketin itiraz etmemesi üzerine şeklen borçlu durumda göründüğü, davacı tarafın davalı şirketten alacağı olduğunu ileri sürmediği dava dışı ortağın borcundan dolayı haciz ihbarnamelerine dayalı olarak alacak iddiasında bulunduğu, davacının davalı şirketten alacaklı olduğuna dair başka herhangi bir belge ve delil bulunmadığından davacının iş bu iflas davası açmasında aktif husumetinin bulunmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca davacının aktif husumeti olmadığından İİK'nın 179. maddesi gereğince borca batık olduğu tespit edilen davalı şirket hakkında iflas kararı verilemeyeceğine kanaat getirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay ---. Hukuk Dairesi'nin---- Sayılı ilamı, ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---Sayılı İlamı, --- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin --- Sayılı İlamı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 304,40-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy