T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/80 Esas
KARAR NO: 2019/133
DAVA: Markaya Tecavüzün Tespiti ve Önlenmesi ile Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 03/05/2016
KARAR TARİHİ: 18/04/2019
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılama sonucunda;
İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davacı şirketin 16.04.2014 tarihinde kurulduğunu,---------- internet sitesinde de görüleceği üzere iş sağlığı ve güvenliği alanında önemli projeler gerçekleştirdiğini, davacının ------.sınıflarda --------- ibareli markayı tescil ettirdiğini, davalının ise----- markasını aynı tür hizmet grubu için ---- sitesinde, ticaret unvanında ve internet reklamlarında bire bir kullandığını, bu durumun tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verdiğini, davalının bu eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, davacının - numaralı ----- markasına ve ticaret unvanına davalının ticaret unvanı ile ---------- alan adlı internet sitesinde ve reklamlarında aynen kullanmak suretiyle tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine, kaldırılmasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 556 sayılı KHK'nin 66/b maddesi uyarınca davalı şirketin kuruluş tarihinden bu yana geçen süre için hesaplama yapılarak - TL maddi ve ----- TL manevi tazminatın en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kararın kesinleşmesinden sonra masrafı davalıdan alınarak ------------ yayın yapan tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 140.357,15 TL'ye arttırmıştır.
DAVAYA CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; davacı markasının zayıf marka olduğunu ve 556 sayılı KHK kapsamında korunamayacağını,------- sözcüğünün birçok sektör açısından malın üretim yolunu, aşamasını, adını ve cinsini bildirdiğini, davacının marka tescilinin sadece düz yazı ile yazılmış ------------ ibaresinden oluştuğu halde ticari hayatta tasarımlı bir logo ve yazı ile kullanıldığını, davacının markası ile müvekkilinin kullandığı logonun birbirinden farklı olduğunu, sektörel mevzuatları gereği davacı ile davalının aynı bölgede faaliyet gösteremeyecekleri için tüketiciler nezdinde karışıklığa da sebebiyet vermeyeceğini, kaldı ki hitap edilen tüketici kitlesinin tacir sıfatını haiz basiretli kişiler olduğunu, davalının kazancı ile dava konusu marka arasında doğrudan veya dolaylı hiç bir nedensellik bağı bulunmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E / Dava, davacı adına tescilli ----------- ibaresinin davalı tarafından aynı iştigal alanında karıştırılmaya sebebiyet verecek şekilde ticaret unvanında, internet sitesi alan adında ve içeriğinde kullanıldığı gerekçesiyle meydana geldiği iddia edilen tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Dosyaya ---------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;---- numaralı ---------- ibareli markanın -.sınıfta yer alan ----------- emtiası ve --.sınıfta yer alan --------emtiasında ---- tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; davacı şirketin -------- tarihinde, davalı şirketin ise ------- tarihinde tescil edilerek kurulduğu görülmüştür. Davalı şirket yargılama sırasında ----------- şeklindeki ticaret unvanını değiştirerek --------------. Şirketi olarak değiştirmiştir.
Davalıya ait -------- alan adının 30/12/2014’te ve bu sitenin yönlendirildiği ---------- alan adının ise 13/01/2015 tarihlerinde davalıya tahsis edildikleri, internet sitelerinin içeriğinde davacıya ait ------------markasının yer aldığı tespit edilmiştir.
Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, marka vekili ve bilişim uzmanından oluşan iki bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16.06.2016 tarihli raporda bilirkişiler; davacı markası ile davalının fiilen işletmesi üzerinde kullandığı ibarenin ---------- ibaresi olduğu, davalı kullanımının davacının markası ile iltibas oluşturması nedeniyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce marka vekili ve iş güvenliği uzmanından oluşan iki kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25.05.2017 tarihli raporda; iş sağlığı ve güvenliği alanında danışmanlık hizmeti veren davalının, bu faaliyetin-------- markası altında yürütmek suretiyle davacının ------.sınıflar için tescilli -------------- markasından doğan haklarına tecavüzde bulunduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce davacı vekilinin tazminat hesabını 556 sayılı KHK'nın 66/b maddesine dayandırması nedeniyle davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi yönünde Ankara'da bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, muhasip bilirkişi Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ------------- Talimat sayılı dosyasına ibraz ettiği raporunda; davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda 2015 yılı için 9.958,78 TL, 2016 yılı için ise 130.398,37 TL haksız kazanç oluşturduğu belirtilmiş, davalının itirazı üzerine alınan 08/06/2018 tarihli ek raporda da aynı yönde hesaplama yapılmıştır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK'nin 9. ve 61. maddelerinde marka hakkına tecavüz konusu düzenlenmiştir. KHK'nin 61/1-b. maddesine göre, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek marka hakkına tecavüz fiilidir. Yine 556 sayılı KHK'nin 9/1-b. maddesinde ise, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve /veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının ve 556 sayılı KHK'nin 9/1-c maddesinde tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak-------------- ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılmasının marka sahibi tarafından önlenmesinin talep edilebileceği düzenlenmiştir. Yine KHK'nin 9/2-e maddesi uyarınca, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılmasının da marka sahibi tarafından önlenmesi talep edilebilir.
Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde; davacı ile davalı şirketin iş güvenliği konularında hizmet verdikleri, her iki tarafın da ticaret unvanının esas unsurunun ---------ibaresi olduğu, ------ markasının aynı zamanda, tarafların sunduğu hizmetlerin de yer aldığı ----------- sınıflarda davacı şirket adına tescilli olduğu, her ne kadar davalı tarafça iş güvenliği şirketlerinin mevzuat gereği tescilli oldukları coğrafi alan dışında faaliyette bulunmalarının yasak olduğu, bu nedenle davalı şirketin ---------, davacı şirketin ise İstanbul'da faaliyet göstermek zorunda olmalarından dolayı tüketici kitlesinin farklı olduğu, bu nedenle şirketler arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı savunulmuşsa da, davacının tescilli markasının aynısının davalının ticaret unvanında, internet alan adında ve içeriğinde aynen kullanılmasının tarafların hitap ettiği tüketici kitlesinde her iki şirket arasında bağlantı olduğuna dair bir algı oluşturabileceği, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, bu nedenle davacının--------markasının davalı tarafça markasal olarak ve ticaret unvanında kullanılmasının önlenmesini talep edebileceği gibi, maddi ve manevi tazminat da talep edebileceği, alınan bilirkişi raporu ile davalının elde ettiği gelire göre -------- markasının satışlara etkisinin %50 oranında olacağı da tespit edilerek, 2015 yılı için 9.958,78 TL, 2016 yılı için 130.398,37 TL olmak üzere toplam 140.357,15 TL olduğunun tespit edildiği, tarafların ticaret hacimlerine, davalı tarafın kusurunun ağırlığına göre davacı yararına 5.000,00 TL de manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait tescilli ----- numaralı --------markasını -----------alan adlarında, iş evrakında ve ticaret ünvanında kullanmak suretiyle davacının marka haklarına ve ticaret ünvanına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 140.357,15 TL.maddi tazminat ile 5000 TL.manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 5.000 TL.lik manevi tazminat talebinin reddine, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan ve tirajı en yüksek beş gazeteden birinde yayınlanmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalının davacıya ait tescilli ------ numaralı ------ markası ve davacının ticari ünvanının esas unsuru olan---- ibaresine ---------alan adlarında, iş evrakında ve ticaret ünvanında kullanmak suretiyle davacının marka haklarına ve ticaret ünvanına tecavüz ettiğinin tepitine, tecavüzün önlenmesine,
140.357,15 TL.maddi tazminat ile 5.000,00 TL.manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin 5.000 TL.lik manevi tazminat talebinin REDDİNE,
Kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle ------------ yayın yapan ve tirajı en yüksek beş gazeteden birinde yayınlanmasına,
Alınması gereken 9.929,35 TL harçtan peşin alınan 2.256,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.673,27 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı vekiline kabul edilen tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 3.931,00 TL ücreti vekalet, kabul edilen maddi tazminat davası üzerinden takdir olunan 14.378,57 TL ücreti vekalet ve manevi tazminat davasının kabul edilen kısmı üzerinden takdir olunan 3.931,00 TL ücreti vekalet olmak üzere toplam 22.240,57 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davalı vekiline manevi tazminat davasının reddedilen kısmı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 3.931,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yatırılan 2.256,08 TL peşin harç (ıslah harcı dahil) ve 29,20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.285,28 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 5.035,50 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre, (%98) 4.935,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye (%2) 100,50 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 153,70 TL yargılama giderinden, davanın red ve kabul oranına göre, (%2) 3,10 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye (%98) 150,60 TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı 18/04/2019