T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/53 Esas
KARAR NO: 2021/204
DAVA: Markanın Hükümsüzlüğü, Ticaret Unvanının Terkini, Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
DAVA TARİHİ: 18/06/2015
KARAR TARİHİ: 18/11/2021
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davacı firmanın ---- edilerek kurulduğunu, ---- şeklinde ----birlikte fiilen markasal olarak kullanmaya başladığını, davalı firmanın --- tarihinde tescil edildiğini, ---- marka başvurularını yaptığını, davalının ---- yevmiye sayılı bir ihtarname gönderdiğini, davacıyı -----unvanında ve -------- ibaresini kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve iltibasta bulunmakla itham ettiğini, davacının -------- --- ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu dile getirdiğini ve davalıdan kendi unvan ve alan adlarından ---- ibaresini kaldırmasını ve marka başvurularını geri çekmesini talep ettiğini, davalının kendisine verilen süre içerisinde davacının bu talebini yerine getirmemesi nedeniyle iş bu davanın açıldığını, bu sebeplerle ---- davalı tarafça sonraki haksız unvan , alan adı ve marka tescili ve başvurusunun davacının unvanına, alan adına ve fiili markasal kullanımına iltibası, haksız rekabet ve tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine, tecavüzün men'ine, ref'ine ve kal'ine karar verilmesine, davalının tescilli markası ile marka başvurusunun hükümsüzlüğüne ve hükmün ilanına karar verilmesine, davalının ünvanındaki---- ibaresinin silinmesine, davalının com. uzantılı alan adına --- yasaklanmasına ve engellenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; davacının tescilli bir markasının bulunmadığını, davalının ise ----- sahibi olduğunu ve işbu markasını yasal zeminde kullandığını, tescilli bir markanın kullanımının tecavüz teşkil etmeyeceğini, davacının davalı markasını bilebilecek durumda ve bilmesi gerekirken sessiz kaldığını, tescil sürecinde markaya itiraz etmediğini, aynı sektörde bulunmalarına rağmen hukuki yaptırımlarda bulunabilme hakkını kullanmadığını, gelinen noktada davacının sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının kullandığı------bakımından ayırt edici nitelikte olup halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E / Dava, davalıya ait ----- numaralı markaların hükümsüzlüğü ile davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, davalının -----unvanının terkini, alan adına erişimim engellenmesi davasıdır.
Taraflara ait marka tescil kayıtları --- istenilmiş, incelendiğinde; davalının---markasının ----sınıflarda davalı adına tescil edildiği, ---olduğu, yargılama sırasında --- tarihinde --- tescil edildiği, dava tarihinde henüz başvuru aşamasında olduğu, davacının ise ---markasının başvuru tarihinin --- olduğu, ---- tarihinde tescil edildiği görülmüştür.
Davacı tarafça dosyaya ---------marka olarak kullandığını ispatı yönünden ---- sayılı bir ---- sunulmuş, faturada ---- ------ ibaresinin ----- çıkarıldığı ve ---- şeklinin -----şirket unvanının üzerinde kullanıldığı görülmüştür.
Davacı ve davalı tarafın internet sitelerinde ve internet alan adı tescil kayıtları üzerinde ----- tarafından yapılan incelemede -------- tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği ----------davalı adına tescil edildiğinin tespit edildiği, ---- ibareli alan adlarının davacı tarafça daha önce tescil edildiği görülmüştür.
Bilirkişi heyeti tarafından---- ---- adına ilişkin en erken kaydın --- tarihli olduğu, markasal kullanımın tespiti yönünden yapılan incelemede; ------- ibaresinin markasal kullanıldığı, davalının internet sitesinin en eski kaydının --- tarihli olduğu, fakat bu tarihte sitenin yapım aşamasında bulunduğu, markasal kullanımın söz konusu olmadığı, sitenin açılmış hali olan en eski tarihinin ---olduğu, arşiv kaydında sayfanın başında ----ibarelerinin yazıldığı, davacı tarafça sunulan ------ bir yetkilinin davacı ve davalının -----adreslerine mesaj göndererek ---- istediği, davalı firmadan ---- adresini de koyarak cevap verdiği ve ----bulunduğunu, ----bildirdiği anlaşılmıştır.
Davacının ------ celp edilen kayıtlarından ------ tarihinde tescil edildiği, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, davacının -----daha önce tescil edildiği tespit edilmiştir.
Davacı tarafından davalı aleyhine Mahkememizin --- Karar sayılı kararında davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının --- hükümsüzlüğüne ilişkin dava zamansız açılmakla reddine, davalının --- hükümsüzlüğü, davacı markasına tecavüz ve haksız rekabete yönelik davanın esastan reddine, davalının ----unvanından --- ibaresinin silinmesi ve terkini talebinin kabulüne, davalının ---- karar verilmiş olup, kararın istinaf edilmesi üzerine---- Karar sayılı ilamı ile ----- markasına ilişkin hükümsüzlük isteminin kabulü gerektiği belirtilmiş ise de; hüküm fıkrasında --- hükümsüzlüğü isteminin esastan reddine karar verildiği görülmektedir. ----- tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz". Kararın gerekçe kısmı ile hüküm fıkrası arasında uyumsuzluk oluşacak şekilde sonuca gidilmesi yerinde görülmemiş, bu durumda öncelikle anılan çelişki giderilerek ilk derece mahkemesince usulüne uygun, istinaf denetimine elverişli hüküm tesisi gerekli olmakla HMK 355, 353/1-a-6 maddesi gereğince kararının kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 355, 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle Mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce istinaf karar ilamı doğrultusunda ---- numarası alınmak suretiyle yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememizce, dosyada bulunan her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın yeni bir bilirkişi heyetinden davacının ---- şekli üzerinde davalının marka başvurusundan önce tescilsiz kullanımdan kaynaklanan bir öncelik hakkının bulunup bulunmadığına dair rapor alınmasına karar verilmiş olup, -----tarihinden itibaren, davalının ise ----arihinden itibaren ----ünvanında klavuz unsur olarak olarak kullandığı, davacının----tarihli olduğu ve buradaki kullanımın markasal olduğu, davalının ise hükümsüzlüğü talep edilen ---- başvuru yaptığı, davalının ---- aldığı, bu alan adına ilişkin arşiv kayıtları incelendiğinde en erken markasal kullanım tespitinin ---tarihli olduğu, dosyada davacı tarafından sunulmuş bir adet----- ibaresinin sadece---- olarak yer aldığı, tescil edilmemiş markaya ---- sağlanmasının sebebinin sadece tescilsiz marka sahibinin markayı ilk kez kullanmaya başlaması olmayıp, markanın tescilsiz yoğun kullanımı ile belli bir ----- marufiyet kuralı olarak isimlendirilen bu şartın hem ---- kabul edilmiş ve tescilsiz marka sahibinin kendisinden sonra yapılan tescilleri engelleyebilmesi veya hükümsüzlük davası açarak haksız yapılmış tescilleri ortadan kaldırabilmesi için tescilsiz markanın yoğun kullanımının kanıtlanması gerektiği, ancak dosya münderecatındaki belgelerden davacı her ne kadar----- ibaresini tescilsiz olarak ----unvanında klavuz unsur olarak davalıdan önce kullanmaya başlamış ise de, sözkonusu ibareyi ----alan hizmetlerde markasal olarak yoğun bir şekilde kullandığına ve piyasada bu hizmetlerde bilinir hale getirdiğine dair deliller sunamamış olduğundan, ----hükümsüzlük davası açmasının şartlarının oluşmadığı, davalı adına ---- tescilli olmadığı, dolayısıyal dava tarihi itibariyle davacının işbu markanın hükümsüzlüğünü talep hakkı olmadığı, davacının----- hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği ve ----ünvanının terkini koşullarının mevcut olduğu, davalının dava konusu marka davalı adına tescilli olduğu sürece marka hakkına tecavüz söz konusu olamayacağı ve davalının web sitelerinde----- şeklindeki marka kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekili davalının ---- sayılı markasının hükümsüzlüğünü talep etmiş ise de, marka tescil kayıtlarından ---- ibareli markanın ----sınıfta tescil başvurusu yapılmışsa da, dava tarihi olan ----- tarihinde henüz tescil edilmediği, davanın zamansız açıldığı kanaatine varılarak bu markanın hükümsüzlüğü davasının süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalıya ait diğer markanın hükümsüzlüğü talebiyle ilgili yapılan incelemede; her ne kadar davalı taraf davacının sessiz kalma nedneiyle hak kaybına uğradığını savunmuşsa da, davalının markasının tescil tarihi ile dava tarihi arasında beş yıldan daha az süre mevcut olduğundan davacının göz önüne alındığında,davalı tarafın sessiz kalmak suretiyle dava açma hakkının yitirildiğine dair iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı taraf marka hükümsüzlüğü talebini tescilsiz kullanıma dayalı öncelik hakkına dayandırmıştır. ------ geçerlidir. ----- aynı veya benzer mal ve hizmetler için mükerrer markanın varlığını önleyerek; bir yandan, önceki markaya yapılan yatırımı korurken diğer yandan da nihai alıcı olan tüketicilerin satın aldıkları mal veya hizmetin kökeni konusunda yanıltılmalarını önleyerek korunmalarını amaçlamıştır. Öte yandan ----- benimsenmiştir. Buna göre, bir markayı, ihdas ve istimal eden ve piyasada -------getiren kişi, marka üzerinde gerçek hak sahibidir. Bu ilke uyarınca; dava tarihinde yürürlükte olan----- maddesine göre, bir işaret üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olanların itirazı üzerine, maddede yazılı koşulların oluşması şartıyla, bu işaretin aynı veya benzeri olan işaretin başkası adına marka olarak tescil edilmesine karşı çıkma veya tescil edilmiş ise hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte önceye dayalı gerçek hak sahipliği, tescil edilmiş bir markayı hükümsüz kıldırmadan, hak sahibine kendi markasını tescil ettirme hakkı vermeyecektir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde; dosya içine getirtilen marka tescil kayıtları, taraflara ait ---- tescil numaralı markasında yer alan----- ibaresinin görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer oldukları, davacının faaliyet alanının da davalının markasının tescilli olduğu -----ibaresinin yer aldığı, davacının ---- --------- şeklini markasal olarak ilk kullanımının internet sitesi üzerinde --- tarihinde gerçekleştiği, bu tarihin davalının marka başvurusu yaptığı--- oluşan logonun tescilsiz olarak yoğun kullanımının davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, ancak davacı her ne kadar --- ibaresini tescilsiz olarak ----unvanında klavuz unsur olarak davalıdan önce kullanmaya başlamış ise de, sözkonusu --- alan hizmetlerde markasal olarak yoğun bir şekilde kullandığını ve piyasada bu hizmetlerde bilinir hale getirdiğini kanıtlayan delil bulunmadığı, yalnızca bir adet faturada ------- olmasının markanın tescilsiz olarak kullanıldığına ve bu şekilde hak elde edildiğini ispata yeterli olmadığı, her ne kadar ---tarihli ilk bilirkişi raporunda davacının marka üzerinde tescilsiz kullanım yoluyla hak elde ettiğine dair görüş bildirilmişse de, dosyada mevcut delil ve belgelerle uyumlu olmayan bu görüşe itibar edilemeyeceği, diğer iki bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği, davacının tescilsiz kullanım yoluyla hak elde ettiğini ispatlayamamış olması nedeniyle davalının --- markasının hükümsüzlüğünü talep edemeyeceği kanaatine varılmakla, marka hükümsüzlüğü davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı, davalının marka kullanımlarının kendisine ait marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia etmişse de, davalının tescilli markasını kullandığı, kötü niyetli markayı tescil ettirdiğinin ispatlanamadığı, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca tescilli markanın kullanılmasının markaya tecavüz ve haksız rekabete neden olmayacağı göz önüne alınarak markaya tecavüz ve haksız rekabet davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
----adlarında --- geçerli olduğu yerleşik yargı kararları ile kabul edilmekle, davacının ----arihinde tescil edildiği göz önüne alınarak, davacının alan adları ve ------iltibas teşkil eden ---- erişimin engellenmesine karar vermek gerekmiştir.
TTK 50/1 maddesinde ------ düzenlemesi mevcuttur.
Tüzel kişi tacir olan davalı şirketin davacının -------- ibaresine, faaliyet alanını gösteren ve ayırt edici özelliği bulunmayan ----eklemek suretiyle ----unvanı olarak tescil ettirmesinin, basiretli tacir olarak hareket etmekle yükümlü bulunan davalı yönünden iyi niyetli bir hareket olarak kabul edilemeyeceği , davacı şirketin -----sicile tescil tarihi itibarıyla---- ibaresi üzerinde hak sahibi olduğu, aynı sektörde faaliyet gösteren ve fiilen de karışıklığa neden olduğu, mail yazışmaları ile ispatlanan davalının -------ibaresinden terkinini talep etmekte davacının TTK 50/1 maddesi gereğince haklı olduğu kanaatine varılmış, davalının ----ünvanından----- ibaresinin terkinine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
Davalının ---- hükümsüzlüğüne ilişkin dava zamansız açılmakla USULDEN REDDİNE,
Davalının -----numaralı markasının hükümsüzlüğü davasının REDDİNE,
Davacının markasına tecavüz edildiğinin ve haksız rekabette bulunulduğunun tespiti ve önlenmesi davasının ESASTAN REDDİNE,
Davalının ---- ERİŞİMİNİN ENGELLENMESİNE,
Davalının---- terkini talebinin KABULÜNE,
Davalının --------ibaresinin TERKİNİNE,
--- terkinine ilişkin hükmün kesinleştiğinde TTK' nun 52/2 maddesi uyarınca masrafı davalı taraftan alınarak tirajı yüksek ---- birinde ilanına,
Alınması gereken 59,30 TL harçtan peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 31,60 TL harçtan; bozmadan önce davalı adına vergi dairesine harç tahsil talebiyle yazılan 97,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 66,30 TL harcın isteği halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
Davacı vekiline kabul edilen -------unvanının terkini davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı vekiline kabul edilen internet sitesine erişimin engellenmesi davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davalı vekiline reddedilen 2015 34965 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davalı vekiline reddedilen 2013 30887 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davalı vekiline reddedilen markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL peşin harç ve 27,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 55,40 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 6.497,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre, (%40) 2.598,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye (%60) 3.898,20 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yatırılan 2.282,00 TL yargılama giderinden, davanın red ve kabul oranına göre, (%60) 1.369,20 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye (%40) 912,80 TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/11/2021