T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO: 2018/488 Esas
KARAR NO: 2019/215
DAVA: Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ: 18/04/2013
KARAR TARİHİ: 16/07/2019
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan markanın hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılama sonucunda;
İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davalı adına ------ nezdinde tescilli-----------isimli faydalı model belgesinin yenilik özelliğine sahip olmadığını, yine davalı adına -----nezdinde tescilli -------------- no'lu -------- ibareli markanın malın niteliğini ve cinsini gösterdiğini, ticaret alanında herkes tarafından ürünün adı olarak kullanıldığını, bu nedenle gerek faydalı model belgesinin, gerekse de marka tescilinin hükümsüzlüklerine karar verilmesi gerektiğini, bu sebeplerle davalı adına tescilli ---------- no'lu "------------------------------------ isimli faydalı model belgesinin ve ------- no'lu "---------------- ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; usule ilişkin davacının faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünü talep edebilecek kişler arasında yer almadığını, bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, esasa ilişkin olarak da markanın-----. sınıfta tescilli olduğunu, davalının vaki tecavüz eylemi nedeni ile şikayet edilmesi ve dava açılması üzerine kötü niyetli olarak bu davanın açıldığını, hükümsüzlük nedeni olarak ileri sürülen iddiaların soyut ifadeler olduğunu, markanın bileşik markalardan olduğunu ve ayırt ediciliğinin bulunduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir ibarenin ürünün nitelik ve cinsini belirten bir adlandırma olduğundan bahsedilebilmesi için o ürünün açıklayıcı bir ad niteliğinde olması ve TDK sözlüğünde cins adı olarak yer alması gerektiğini, faydalı model belgesine ilişkin olarak da yenilik niteliğine sahip olduğunu, davacı tarafın dava açmakta kötü niyeti bulunduğunu, görülen ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E / Dava, davalı adına tescilli ------------------- no'lu "------------------" isimli faydalı model belgesinin ve ----- no'lu -----" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Davalıya ait faydalı model ve marka tescil belgeleri dosya içine getirtilmiş, incelendiklerinde;------------- numaralı faydalı modelin ----------------- tarihinden itibaren 10 yıl süre ile davalı adına tescil edildiği,---------------- numaralı ----------------- markasının da -----sınıfta ------------------------ için ----------------- tarihli başvuruya istinaden -------- tarihinde davacı adına tescil edildiği tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda -------- Karar sayılı ve 26.03.2015 tarihli kararla, davalının ------------- nolu "--------- markasının hükümsüzlüğüne dair davanın reddine, davalı adına --- kayıtlı olan ------------------------sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmiş olup, kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ----.Hukuk Dairesinin 04.05.2016 tarih, ---------------Karar sayılı ilamı ile "Hükümsüzlüğü istenen davalı markası ----------------------- şekli"nden oluşmaktadır. Uyuşmazlık konusu marka, -------. sınıfta ----- ------------ tescil edilmiştir. Mahkemece, dava konusu markanın “-----------------” ibareleri birleştirilmesi suretiyle ayırt edici işaret haline geldiği ve aynı zamanda -----------------------------olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, 556 sayılı KHK'nin 7/1-c bendi uyarınca bu işaretin tasviri nitelikte ve tescil engeli olarak kabul edilebilmesi için doğrudan üzerinde kullanılacağı mal ve hizmeti tanımlayan işaret vasfında olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davaya konu marka---------------------------oluşmaktadır. Hernekadar,----------- kelimelerinin birleştirilmesinden türetilmiş ise de, cins ve vasıf belirten türetme kelime markalarının birleştirildiği ibarelerden bağımsız bir işaret haline gelmesi ve ayırt edici niteliğinin de bulunması gerekir. Oysa, dava konusu markada yer alan -------- kelimesi, üzerinde kullanılacağı emtia bakımından amaç belirttiği gibi------- kelimesi de yaygın kullanım itibariyle hızlı çalışma yöntemini tanımlamaktadır. Bu durumda ------- ayrıştırma aparatı bakımından dava konusu ibarenin türetme kelime markası olsa dahi, üretim şeklini belirten ve bu haliyle 556 sayılı KHK'nin 7/1-c bendindeki cins, vasıf, amaç gibi doğrudan karakteristik özellik içeren tasviri işaretlerden olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece davalıya ait------ sayılı “----------------şekli” markasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-c bendi ve 42. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle bu yönden davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkememizce bozmaya uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Markaların hükümsüzlük nedenler dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK'nin 42. Maddesinde sayılmış olup, KHK'nin 7/1-c maddesinde açıklanan, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markaların hükümsüzlüğüne karar verilebileceği belirtilmiştir.
Toplanan deliller, bilirkişi raporunda yapılan tespitler ve tüm dosya kapsamı ile, davalı adına tescilli "-------------" markasında yer alan------kelimesinin, üzerinde kullanılacağı emtia bakımından amaç belirttiği gibi,----kelimesi de yaygın kullanım itibariyle hızlı çalışma yöntemini tanımladığı, bu nedenle --------------ayrıştırma aparatı bakımından dava konusu ibarenin türetme kelime markası olsa dahi, üretim şeklini belirten ve bu haliyle 556 sayılı KHK'nin 7/1-c bendindeki cins, vasıf, amaç gibi doğrudan karakteristik özellik içeren tasviri işaretlerden olduğu anlaşılmakla, hükümsüzlük koşulları mevcut olduğundan marka hükümsüzlüğü davasının kabulüne, davalı adına tescilli -----------------markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalıya ait ----- numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğüne dair verilen karar kesinleşmiş olduğundan, yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davalıya ait ---- numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğüne dair verilen karar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Marka hükümsüzlüğü davasının KABULÜNE,
Davalı adına tescilli----numaralı "-----" markasının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
Alınması gereken 44,40 TL harçtan peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 20,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı vekiline Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen marka hükümsüzlüğü davası üzerinden takdir olunan 3.931,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı vekiline faydalı modelin hükümsüzlüğü davası üzerinden Mahkememizin ---- tarihli kararı ile takdir edilen vekalet ücreti kesinleştiğinden, Mahkememizce yeniden bu dava yönünden vekalet ücreti konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan 24,30 TL başvurma harcı ve 24,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 48,60 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 1.776,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 15 GÜNLÜK süre içersinde YARGITAY yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.