T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/494
KARAR NO: 2019/155
DAVA TARİHİ: 27/03/2017
KARAR TARİHİ: 23/05/2019
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin piyasada ----------- adı altında satıldığı öğrenilen, çocuklara yönelik kitap setleri içerisinde bulunan ------- kitap eserlerinin (toplam 4 adet) maliki olduğunu, müvekkilinin bilgisi ve muvafakati haricinde, davalılardan ... ve ...'nin kendisini eser maliki yahut temsilci olarak tanıtıp, farklı dönemlerde diğer davalılar ... - ----------anlaştığı, -----------kitap setlerinin (Toplam 4 kitap seti) her birinin içerisinde müvekkilinin izin ve muvafakati olmadan------ eserinin kullanıldığı, --------yılından bu yana basma, çoğaltma, dağıtma, yayma fiilleri ile müvekkiline herhangi bir telif bedeli ödenmeden bu eserin ticarileştirilip gelir elde edildiği, müvekkilinden izin alınmadan eserin davalılar tarafından işlendiği, davalıların birlikte hareket ederek iştirak halinde müvekkilinin FSEK' ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz ettiklerinin anlaşıldığını belirterek, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, FSEK 77 ve HMK hükümleri uyarınca davalıların, müvekkilinin FSEK ten kaynaklanan haklarına olan tecavüzün durdurulmasına, müvekkiline ait --------- eserinin yahut bunun işlenmesi ile ortaya çıkan taklit eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale yarayan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu ile muhafaza altına alınmasına, davalıların her birine FSEK 76, HMK 219 ve 220.maddesi uyarınca dva konusu esere ilişkin basılan adetleri, yapılan telif v.b...ödemeleri gösteren sözleşmeleri, faturaları, banka ödeme dekontlarını ve banka hesap bilgilerini sunmak için kesin süre verilmesine, davanın kabulüne, davalıların müvekkiline ait olan tecavüzlerinin ref ve men'ine, davalıların tecavüz eylemlerinin sonlandırılmasına, FSEK 68/1.maddesi uyarınca, tecavüzün meslek birliklerinin görüşü sorulup tespit edilecek rayiç bedeli nazara alınarak hesap edilecek tecavüz süresince talep edilebilecek lisans bedelinin 3 katı oranında tazminata hükmedilmesini, ayrıca FSEK 70/3 hükmü uyarınca müvekkilinin tazminattan başka temin edilen kârın kendisine verilmesini de isteyebileceğinden, davalıların tecavüz sebebi ile elde ettiği kârın müvekkiline verilmesine, buna göre hesap edilecek müvekkilinin hakkı olan toplam maddi tazminat tutarının ileride bilirkişi incelemesine göre talebini artırmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107.maddesi uyarınca şimdilik----------TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine, FSEK 70/1 uyarınca müvekkilinin manevi zararlarının bir nebze olsun giderilebilmesi için 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine, FSEK 67/2 hükmü uyarınca ilamın masrafı davalıdan alınmak sureti ile en yüksek tirajlı 3 gazetede yayınlanmasına, fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalılardan -------- cevap dilekçesinde özetle;-----------eser sahibi ... arasında imzalanan-------- Sözleşmesi çerçevesinde basılıp çoğaltılmış ve yayılmış olduğunu, işbu sözleşmede görüleceği üzere kendisini eser sahibi olarak zikreden ...'nin 1 yıllığına toplam 10.000 adet eser için kendisine ait olan işleme, çoğaltma, yayma, dağıtma ve yayımlama haklarını taraflarına verdiğini, yine -------- tarihli sözleşmenin 6.maddesinde; sözleşmede eser sahibi olarak zikredilen ...'nin, eserin tüm haklarının kendisine ait olduğunu beyanla, eser üzerinde hak iddiasında bulunacak kişi ve kurumların talep edeceği hukuki ve mali hakların sorumluluğunu üstlendiğini açıkça beyan ettiğini, ------- tarihli sözleşme çerçevesinde taraflarınca ------ adet eserin ---------- basıldığını, bu setlerin 5000 tanesinin telif ücreti karşılığı olarak ...'ye verildiğini, bir süre önce davacı ...'nun tarafları ile görüşmeye gelerek,---------- adı altında kitap setleri içerisinde bulunan --------- kitap eserlerinin sahibi olduğunu beyan ettiğini, gelinen aşamada aleyhlerine telif tecavüzü davası açılmasının hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli olduğunu, kendilerinin basma, yayma ve çoğaltma faaliyetlerinin tamamının, sözleşmeye dayalı ve iyi niyetli olarak gerçekleştirildiğini, telif bedellerinin eser sahibine ödendiğini, 1 yıl süreli olarak gerçekleşen faaliyetlerin ise 11.08.2016 tarihinde sona erdiğini belirterek, davanın reddine, aleyhlerine yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nun dava konusu eserlere dair aktif dava ehliyeti olmadığını, davacının ------------- Setinde yer alan 4 kitabın maliki olduğu iddiasının doğru olmadığını, davacının ne bu dört kitap üzerinde, ne de set içinde yer alan diğer kitaplar üzerinde hiçbir hakkı bulunmadığını, bu eserlerin tümünün, dava dışı üçünücü şahıslara ait olduğunu, pasif husumet eksikliği olduğunu, zamanaşımı itirazlarının olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nun dava konusu eserlere dair aktif dava takip yetkisi olmadığını, davacının bu eserler üzerinde hiçbir hakkı ve yetkisi bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalılardan ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu -------------- kitaplarının, dava dışı ...'ye ait olduğunu, bu hususun ispatından birinin, ---------- Noterliğinin ----------yevmiye numaralı düzenleme şeklinde emanet tespit tutanağı olduğunu, bu delilin somut bir delil olduğu gibi, aynı zamanda tarihi de gösterir bir delil olduğunu, yine bu delilin aynı zamanda resmi bir delil olduğunu, davacı ...'nun dava konusu eserlere dair aktif dava takip yetkisi olmadığını, dava konusu eserlerin tümünün dava dışı üçüncü şahıslara ait olduğunu, bu sebeple davacının mülkiyet iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu belirterek, davanın husumet yönünden reddine, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınarak davanın zamanaşımı yönünden reddine, haksız açılan işbu davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; ---------adı altında satılan çocuklara yönelik kitap setleri içinde bulunan ------------isimli 4 adet kitabın eser niteliğinde olduğu ve bu kitaplarla ilgili davacının FSEK'ten kaynaklanan maddi ve manevi hak sahibi olduğu iddiasıyla açılan, FSEK'ten kaynaklanan maddi ve manevi haklara tecavüzün tespiti ve maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davalılar tarafından davaya konu olan kitaplarla ilgili davacının hak sahibi olmadığı savunulduğundan, öncelikle bu konunun incelenmesi gerekmiş, -----------bandrol talep formları istenmiş, incelendiğinde bir kısmında ..., bir kısmında ..., bir kısmında ise ------------ hak sahibi olarak göründüğü tespit edilmiştir.
Başkaca bir resmi veya özel kurumda davacının hak sahipliğine ilişkin bir kayıt bulunamamıştır. Bu hususun aydınlatılması için tarafların bildirdikleri tanıklar dinlenmiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı ... tanığı ... duruşmadaki beyanında; 2006 yılında 10 kişilik ilmi heyet olarak toplandıklarını, müsait olan heyettekilerin evlerinde ya da müsait ortamlarda öncelikle konu başlıklarını belirlediklerini, heyetin toplandığı zamanlarda davacının eşi ...'nun da 10 kişilik heyette olduğunu, önce konu anlatımı olarak içerik hazırlamayı düşündüklerini, ancak kendilerine önderlik yapan, sözünü dinledikleri -------isimli kişinin çocukların anlayabileceği şekilde şiirsel olarak yazılmasını tavsiye ettiğini, kendilerinin de daha sonra şiirsel yazılmasına karar verdiklerini, zaten -----isimli eserin de Peygamber Efendimizin hayatını anlattığını, farklı birşey yazılmasının mümkün olmadığını, her yerde aynı şeylerin anlatıldığını, kendilerinin de ---------- ve çeşitli yazarların eserlerinden derleyerek çalıştıklarını, 2006 yılında baskıya vermek istediklerinde ...'nun eşi davacının da işin içine girdiğini ve eserin kendisine ait olduğunu iddia ettiğini, verdikleri matbaadan kendilerini aradıklarını, davacıya ait olmadığını söylediklerini, grafik işlemlerini de kendilerinin hallettiğini, erkekleri devreden çıkardıklarını, kadınlar olarak matbaa bulduklarını ve bastırdıklarını, grafik ve matbaa basım aşamasında ...'nun olmadığını, başlık kısımlarını ve ana taslağını hep birlikte oluşturduklarını, içeriğini de öğretmen arkadaşlarından yardım alarak oluşturduklarını, hiç kimsenin tek başına hak iddia edemeyeceğini, matbaada baskı yapıldığında matbaacının daha sonra hak iddia eden çıkabilir deyince heyetteki arkadaşların da onayı ile noterde kitapları kendisinin adına tespit yaptırdığını,------- de bu kitaplardan biri olduğunu, davacıyı şahsen hiç görmediğini, fakat ... vasıtasıyla kendisinin ismini duyduğunu, kitaplar ilk basıldığında 100 ya da 300 civarında kitabın emeği geçtiği için ...'na da gönderildiğini, ikinci baskıda gönderilip gönderilmediğinden kesin emin olmadığını beyan etmiştir.
Davalı ... tanığı ---------- duruşmadaki beyanında; 2006 yılından önce 10 kişinin, çevrelerindeki çocukların eğitilmesi ve bilgilendirilmesi amacıyla toplandıklarını, konu başlıklarını belirlediklerini, herkesin en sevdiği konuda çalışma yapmasının kararlaştırıldığını, davacının eşinin de ------konusunda görev aldığını, ---------- Ansiklopedisinden ve çeşitli yazarların kitaplarından faydalandıklarını, şiirleştirerek çocukların anlayabilecekleri bir dilde yazılmasına karar verdiklerini, bu çalışmaların hep birlikte yapıldığını,-------- yani Peygamber Efendimizin hayatının yazılması işinin de------düştüğünü, ancak kitapların içeriğini hep birlikte belirlediklerini, kitabın basım aşamasında para lazım olduğunu, parayı kendi aralarında topladıklarını, ...'nun bu aşamada ayrıldığını, herhangi bir para ödemediğini, daha sonra bir kısım arkadaşlarının altın bozdurduğunu, borç aldığını, kayıplarını karşılamak için para ödenmesine karar verildiğini, ------- her ne kadar para yatırmadıysa da onun da hakkı olduğu için tahminen 100 kadar kitabın kendisine verildiğini, ara ara toplanıp kitapların içeriğinde değişiklik yaptıklarını, hatırlayabildiği kadarıyla 2009 yılı gibi ...'nun gelerek kitaptan kendisiyle ilgili kısmın çıkartılmasını istediğini, ------çoğunlukla O'nun fikri olduğunu, onunla istişare edilerek yapıldığını, isteği üzerine söylediği kısımların tamamen çıkartıldığını, sonra çıkarıldığı haliyle basıldığını, o tarihte kendisinin de set halinde kitap bastıracağını söylediğini ve daha sonra da bastırdığını, ismini de--------olarak hatırladığını, davacının hakkı olduğu için değil, tamamen sulh olunsun diye davacıya 30.000 TL ödenmesine karar verildiği ve bunu kabul ettiklerini, davacının da orada kabul ettiğini, ayrıldıktan hemen sonra sulhu bozduğunu, bu nedenle ödeme yapılmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında; --------yıllarında ------..., soyadını hatırlamadığı P--------- isimli arkadaşlar, ------------ ile birlikte yedi kişi önce ana sınıfı için, sonra da - -.sınıflar için kitap seti hazırlamayı düşündüklerini, biraraya geldiklerini, ------------hazırlamasına karar verildiği, görevlendirme yapıldıktan sonra eve gelip Arabistan'dan getirttiği kitaplar ve --------- basılmış olan kitaplardan da faydalanarak, fikir edinerek, eşi ve öğrencilerinin de katkısı ile, ancak sonuçta tamamen kendi fikirleriyle ---------hazırladığını, her hafta arkadaşlarıyla biraraya gelip hazırladıkları kısımları okuyup, üzerinde yorum yapıp, çalıştıklarını, en son da bilgisayara döktüklerini, grafikler ve kenarlıklar hazırladıklarını, baskı aşamasına gelindiğinde eşlerinin de devreye girdiğini, grup içerisinde sadece kitap yayın ve basımı yapanın kendileri olduğunu, çalıştıkları matbaada 90,000,00 TL ye basılacağını, ancak onların matbaasının 120,000,00 TL ye baskı yapacağını söylediğini, ayrıca 3 gün içerisinde kitabın tüm grafik ve ozalitlerinin hazırlanarak teslimini istediğini, işi bildikleri için bu kadar sürede hazırlanamayacağını kendilerine söylediklerini, ancak kendilerinin çalıştığı matbaada kitapların basılması halinde oradan menfaat temin etmekle itham edildiklerini, bu çalışmaya hiç kimse gelir ve katkı almayacak tüm gelir İsmailağa camiasına ait vakfa aktarılacak anlaşması ile girmiş olduklarını, ayrıldığında da hiçbir şey talep etmeden ayrıldığını, ancak-------yıl sonra --------- muhasebecisinin satıştan diğer arkadaşlarının hesaplarına para yatırıldığını söylediğini, geçen yıllar içerisindeki baskı adetleri gözönüne alındığında ------------TL civarında bir gelirin ---------- den kendilerinin hesabına düşmesi gerektiğini, ancak hiçbir şey ödenmediğini, kendisinin de arayıp sorduğunda hakkının olmadığını söylediklerini, bunun üzerine araya büyüklerin girdiğini, anlaştırmak istediklerini, toplantıda karşı tarafın 20.000,00 TL ödeyeceğini söylediğini, hocalarının ise 30.000,00 TL verilmesini söylediğini, ancak kalkışta------ buna haklarının olmadığını söyleyince ve daha sonra da telefon açıp aynı şeyi söyleyince kendilerinin de yargıya başvurarak haklarını almak istediklerini, kitabın aslının kendisine ait olduğunu, hafta içi çalışıp hazırladığını, hafta sonu da bir araya geldiklerinde gruptaki diğer arkadaşların yorumlar yaptıklarını, tüm kitaplarda hepsinin yorumlarının olduğunu, kenisinin de onların kitabında yorumları olduğunu, baskı esnasında devreye eşlerin girdiğini, kitapları tek tek hazırladıklarını, ancak kitapları set olarak çıkarma fikrinin ve konularının heyet halinde oluştuğunu, -----------hiçbir kitap hazırlamadığını, sadece heyette yorumlara katıldığını, ...'in; ifadesinde -------------- olarak belirttiği kişi olduğunu, -------- kitabını eşimle birlikte yazdıklarını, baskı heyetinde bulunduğunu, kitabın ilk baskısının 2008 olduğunu hatırladığını, ancak kitaplar üzerinde de tarih bulunduğunu, kendilerinin ilk baskıdan 5-6 yıl sonra haberdar olduklarını, diğerlerinin para aldığını öğrenip kendilerine sorduğunda kendisinin kitabını setin içerisinden çıkardıklarını, o tarihten , haberdar olma tarihlerinin anlaşılabileceğini, kendisi haberdar olana kadar kendi çıkardıkları setin içine bu "-------- den herhangi bir alıntı yapmadığını, ancak ihtilaf çıktıktan sonra------- isimli kendi hazırladıkları sete de ---- koymadığını, baştan hazırladığını, kendisi 2008 yılında ayrılırken gelir İsmailağa camiasına gidiyor diye haklarını helal ettiğini beyan etmiş, yemini yaptırılmadan dinlenmesi nedeniyle yeniden duruşmaya çağrılarak, bu kez yeminli olarak dinlenmiş ve önceki beyanlarının doğru olduğunu bildirmiştir.
Davacı tanığı ...; ...'nun hocası olduğunu, kitabı hazırlarken kendisinin de yanında olduğunu, başka arkadaşlarının da olduğunu, hocasının çeşitli kaynaklardan faydalanarak bilgileri hazırladığını, şiirleri kendisinin yazdığını, kendilerinin de katkısı olduğunu, eşinin de katkısı olduğunu, toplantılara kendisinin de katıldığını. herkesin hazırladığı konuda hazırladıklarını okuduğunu, etrafta olanların da düzeltmeler yaptıklarını, herkes için düzeltme yapıldğını, daha sonraki anlaşmazlık aşamasını duyduğunu, ancak görgü sahibi olmadığını, şiirlerde değişiklik yapılmadığını bildiğini, ---------hocanın evinde eşi ile çalışan birisi olduğunu, bu nedenle eşinin katkısı olduğunu bildiğini, birlikte çalıştıklarından haberdar olduğunu, ancak tam olarak hangi kısımlara katkı yaptığını bilmediğini, kitabın 2007 yılında yazıldığını hatırladığını, 2008 yılında evlendiğini, bir yıl önce kitabın yazıldığını bildiğini, 2013 yılında taraflar arasında anlaşmazlık çıktığından haberdar olduğunu,-------- hocanın ve davacının setlerin piyasada parayla satıldığını bildiklerini, hatta kendilerinin de aldıklarını, ancak ----------- hocanın gelirin İsmailağa camiasına gittiğini bildiğini, herkesin para aldığını bilmediğini, ---------- hocanın ayrılırken yanında olmadığını bu nedenle haklarını helal edip etmediğini görmediğini, ancak kazancın İsmailağa' ya verilmesini kabul ettiğini beyan etmiştir.
Davacı tanığı ...; uzun süredir çevresinde ihtilaflı olan kişilerin arasında sulhü sağlamak için çalışan bir kişi olduğunu, kendisine sulh olmak için kişilerin kendilerinin geldiğini, taraflar arasındaki anlaşmazlığın ne olduğunu sormadığını, sadece konuşmalarından uzlaşabilecekleri bir nokta tespit edebilirse oradan ilerleyerek sulh olmalarını sağladığını, bu olayda da davacı ile tanımadığı birtakım kadınların geldiklerini, kendilerini dinlediğini, hatırladığı kadarıyla belli bir meblağ üzerinde anlaştıklarını, ancak sık sık çeşitli kişilerle bu tür görüşmeleri yapması nedeniyle olayı ve ne şekilde anlaştıklarını da hatırlayamadığını, bunun dışında davaya konu olan kitapların hazırlığında kimlerin çalıştığını, ne kadar emek verdiklerini bilecek durumda olmadığını ve bilmediğini, hatırladığı kadarıyla karşı taraftaki kadınların davacıya hiçbir şey ödemek istemediklerini. ancak kendilerine buraya anlaşmak için geldiklerini ve anlaşarak çıkmalarını tavsiye ettiğini, bir meblağ üzerinde anlaştıklarını, belli bir meblağın davacıya ödenmesini kabul ettiklerini, bu meblağı şu an hatırlamadığını beyan etmiştir. yamıyorum dedi.
Davacı tanığı ...; matbaacı olduğunu, davacıyı daha önceden de tanıdığını, davacının yanında başka kişilerle iş yerine gelerek birlikte bir kitap seti hazırladıklarını ve matbaa işini kendisinin yapmasını istediklerini, davacının kitap setinin içinde kendisinin de hazırladığı bir kitap olduğunu söylediğini, yanındakilerin buna bir itirazda bulunmadıklarını, bu kişilerin isimlerini şu an hatırlayamadığını, sadece davacıyı tanıdığını, bu konuda ön hazırlık yaptığını, kendilerine fiyat teklif ettiğini, ancak verdiği fiyatı fazla buldukları için kitap basım işini kendisine vermediklerini, gelen kişiler bu kitabın gelirinin kendilerine kalmayacağını, hayır işi için kullanılacağını söyledikleri için kendilerine cüzi bir fiyat verdiğini, daha sonra öğrendiğine göre kendisinin verdiği fiyatın yaklaşık %35'i kadar fazla fiyata kitap setinin bastırıldığını beyan etmiştir.
Davacı tanığı ...; din adamı olduğunu, diğer tanık ------------ ile birlikte aralarında husumet bulunanların sulh olması için çalışmalar yaptıklarını, bu şekilde pek çok görüşme yaptıkları için olayın ayrıntılarını hatırlayamadığını, davacıyı daha önceden esnaf olması nedeniyle tanıdığını, davacının ve birtakım kadınların kendilerine geldiklerini, davacının yanında başka bir erkek şahıs olup olmadığını hatırlamadığını, kadınlar ise perde arkasından görüşme yaptıkları için kim olduklarını bilmediğini, aralarında yapılan konuşmalardan bir hayır işi yaptıklarını, sonra bundan döndükleri gibi konular olduğunu hatırladığını, daha sonra bu kişilerin --------------- daha çok müdahil olmasıyla aralarında sulh olduklarını, hatırladığı kadarıyla her iki taraf da birşeylerden feragat ederek anlaştıklarını, kendileriyle daha çok ------------ muhattap olduğu için kendisinin işin içine fazla girmediğini, başka da birşey hatırlamadığını, bu olaydan 2-3 gün sonra davacının yine kendisiyle konuşarak tekrar sulh yapmak için görüşmek istediğini söylediğini, kendisinin de artık bu konuda görüşme yapmayacağımı söylediğini, meselenin kitap meselesi olduğunu hatırladığını, hatırladığı kadarıyla hoca hanımların kendi aralarında çalışarak bir kitap seti hazırladıkları, bu çalışma nedeniyle bazılarına haklarının verilip verilmediği konusunda anlaşmazlık olduğunu, kendisinin tarafların birbirlerine para ödemeleri veya ne miktar para ödeyecekleri konusunda anlaşıp anlaşmadıklarını ve ne şekilde anlaştıklarını hatırlamadığını beyan etmiştir.
Dosyamız içerisine alınan 03.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda; "dosya üzerinde ve internet üzerinde yapılan araştırmalar bütünlük oluşturacak şekilde değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği internet sitelerinde ve dava dilekçesi ekindeki ekran görüntülerinde belirtilen web sayfası adreslerinde yapılan incelemede benzer içeriğe rastlanıldığı, tespit edilen internet sayfalarında sanal ortamda e-ticaret metoduyla kitap satışı yapıldığı, satışı yapılan kitap içeriğiyle ilgili görselleri kullanılarak tanıtım yapıldığının tespit edildiği, tespit edilen web sayfaları üzerinden tanıtım yapılarak ticari kazanç ve satış amaçlandığı" tespit ve görüşlerine yer verilmiştir.
Davacının dosyaya sunduğu 26/01/2018 tarihli "muvafakatname" başlıklı belge incelendiğinde; davacının eşi ...'nun davaya konu eserle ilgili her türlü hukuki işlemleri eşi olan davacının yapmasına muvafakat ettiğine dair belge olduğu anlaşılmıştır.
Yine davacı tarafın dosyaya sunduğu -------------- tarihli "Eser Üzerindeki Mali Hakların Devri ve Temliki Sözleşmesi" başlıklı belge incelendiğinde; davacının eşi olan ... ve davacı tarafça imzalandığı, dava konusu eserlerin tüm mali hakların ... tarafından davacıya devredildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili bu sözleşme ve muvafakatname nedeniyle HMK'nun 125. Maddesi uyarınca davacının eser üzerindeki tüm mali hakları başlangıçtan bu yana devraldığını ve davada aktif husumet ehliyetinin mevcut olduğunu beyan etmiştir.
Toplanan deliller, ---------n gelen belge örnekleri, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile, davaya konu --------isimli kitabın FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu, bu eserin de içinde yer aldığı kitap setinin basılarak satışa sunulduğu, her ne kadar davacı eserin kendisine ait olduğunu iddia etmişse de, eserin hazırlayanın davacının eşi ... olduğu, davacının yalnızca baskı aşamasında matbaa işlemleriyle ilgili görüşme ve çalışma yaptığı, bizzat davacının eşinin ve davacının gösterdiği tanıkların beyanlarının da bu yönde olduğu, FSEK'nun 66. maddesi uyarınca dava açma hakkının mali ve manevi hak sahibine ait olduğu, davacının dava açılırken kendisinin eseri bizzat yazan kişi olduğunu iddia ettiği, daha sonra eşinden mali hakları devraldığına dair sunduğu sözleşme ve muvafakatın davacıya aktif dava ehliyetini kazandıramayacağı, HMK'nun 125. maddesinde dava açıldıktan sonra dava konusunun davacı tarafından devredilecek olması halinde devralan kişinin görülmekte olan davada davacı yerine geçeceğinin belirtildiği, kendisinin hak sahibi olduğu iddiasıyla açılan davada gerçek hak sahibi olmadığı anlaşıldıktan sonra, gerçek hak sahibinden mali hakların devralınmasının davacıya aktif dava ehliyeti kazandırmayacağı, HMK'nun 114/1-d maddesi uyarınca taraf ehliyetinin mevcut olmasının dava şartı olduğu, her ne kadar sözlü yargılama günü davalı ...'ne tebliğ edilememişse de, dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği ve davanın esası hakkında karar verilmediği anlaşılmakla, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın HMK nun 114/1-d ve 115/2.maddeleri uyarınca davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından usulden REDDİNE,
2- Peşin alınan harç karar ve ilam harcını karşıladığından yeniden harç alınmasıne yer olmadığına,
809,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3- Davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, bu davalılar yararına "tecavüzün ref' i ve men' i yönünden" ayrı ayrı karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.931,00'er TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalılar ... ve ...'e verilmesine,
Davalılar yararına "maddi tazminat yönünden" ayrı ayrı karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.931,00'er TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalılar ... ve ...'e verilmesine,
Davalılar yararına "manevi tazminat yönünden" ayrı ayrı karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.931,00'er TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalılar ... ve ...'e verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... tarafından yapıldığı anlaşılan 149,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, adı geçen davalıya verilmesine,
Davalı ... tarafından yapıldığı anlaşılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, adı geçen davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde taraflara iadesine,
Dair: davacı ve vekili ile davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluklarında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/05/2019