T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/229 Esas
KARAR NO: 2019/132
DAVA TARİHİ: 04/02/2014
KARAR TARİHİ: 18/04/2019
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve ortadan kaldırılması davasının yapılan açık yargılama sonucunda;
İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili şirketin -------- bir kasap dükkanı olarak başladığı işinde markasını sektör devi ---- firması ile ortak geliştirip kurulu modern besin çiftliğiyle kendi alanında ---------- bir ilki gerçekleştirerek büyükbaş ve küçükbaş besi üretimini öz kaynaklarıyla sağlayan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin ----------marka ve unvanı ile restoran sektöründe hizmet verdiğini, ------sözcüğünü çağrıştıran ve ----.sınıf için özgün olan ---- markasının müvekkili şirket tarafından yaratıldığını ve ------------ numarası ile tescil edildiğini, markanın bilinir ve maruf bir hale geldiğini, davalı şirketin ise ticari faaliyetinde müvekkili markası ile iltibas oluşturacak şekilde -------- ibaresini kullandığını, davalıların ------- şeklindeki haksız kullanımının müvekkilinin itibarına zarar verdiğini, her iki markanın görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzer markasal kullanımın tüketicilerin yanılmasına sebebiyet vereceğini, davalıların bu kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu sebeplerle meydana gelen tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine, bunun sonucu olan maddi durumların tümünün ortadan kaldırılmasına, masrafı davalılardan alınmak suretiyle kararın ------ çapında yayınlanan bir gazetede ilanına, maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP / Davalılar vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili ------------ bir aile şirketi olarak kurulduğu ---- yılından beri et, et ürünlerinin üretim, satış ve dağıtımı ile iştigal ettiğini,--- yılında bu alandaki bilgi birikimini restoran işletmeciliği ile birleştirmek istediğini ve tüketicilere ------ markası altında restoran hizmeti vermeye başladığını, - yıl içerisinde bu markaya büyük yatırım yaptığını ve restoran sayısını 16'ya çıkardığını, restoranlardan 3'ünün direkt müvekkili -------- tarafından işletildiğini, diğer restoranların bir kısmının ise franchising şeklinde diğer davalılar tarafından işletildiğini, söz konusu markanın tescilsiz kullanımına davacı tarafça 4 yıldan bu yana itiraz edilmediğini, davacı markası ile müvekkiline ait markanın görsel ve işitsel olarak birbirinden farklı olduğunu, davacının iyi niyetli olmadığını,---------- ibaresinin herkes tarafından kullanılabilen zayıf bir ibare olduğunu, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E / Dava davacı adına tescilli -------- ibaresinin davalılar tarafından iltibas oluşturacak şekilde kullanılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i davasıdır.
-Dosyaya----------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; -------- numaralı------ibareli markanın --------.sınıflarda ---------- tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu olay teknik bilgi gerektirdiğinden, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, 02.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda; davalılarca kullanılan ------------- ibaresinin 556 sayılı KHK'nın 7/1-d maddesi kapsamında----------- olduğu, bu sebeple davacı adına tescilli ----------markasının koruma kapsamında olmadığı ve söz konusu markaya tecavüz etmediği, ayrıca----- ibaresinin -------kılavuz unsurlu davacının ticaret unvanına haksız rekabet oluşturmadığı bildirilmiştir.
Davacının itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetinden alınan 09.09.2016 tarihli ek raporda bilirkişiler; davacı markasının -sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" için ayırt edici olduğu, davalıların --------- esas unsurlu markayı "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde" tescilsiz olarak kullandıkları, davacı ve davalı markalarının anlam ve söyleniş itibariyle benzer olduğu, davacı markasının 43.sınıfta tescil edildiği tarihten önce davalıların markasal kullanımını gösterir bir delilin dosya kapsamına sunulmadığı ve somut olayda marka hakkına tecavüz şartlarının mevcut olduğu, davacı adına tescilli olan ve kullanılan markanın benzerinin davalılar tarafından kullanılmasının haksız rekabet kapsamında değerlendirilebileceği, somut olayda sessiz kalmak suretiyle hak kaybı koşullarının mevcut olup olmadığının Mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirmiş, ayrık görüş bildiren bilirkişi Doç. Dr.--- tarihli ayrık görüş raporunda; davacının markasının yeşil ve ince çerçeveli bir diktörtgenin içerisinde sol tarafta kırmızı fon üzerinde bir horoz silueti, diğer bölümde ise beyaz fon üzerine tamamı büyük harflerle ve sırasıyla kırmızı renkte-sarı renkte ----- harflerinin yazılmasından oluştuğu, davalıya ait-- Sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için markasal kullanımın ilk görselinde yatay olarak bölünmüş, üst kısmı siyah, alt kısmı gri olan diktörgen fon üzerinde hardal sarısı bir arka plan olduğu, bunun üzerinde siyah renkte, bıçak kısmı sola gelecek şekilde bir satır konumlandırıldığı, satırın bıçak kısmında bulunan siyah boşlukta hardal sarısı renkte ve büyük harflerle "----yazdığı, bunun yanındaki alanda yer alan sarı boşluğa ise siyah renkte ve yine büyük harflerle "-----" yazdığı, davalı tarafından kullanılan ikinci görselin ise üç boyutlu bir çizim ile yapılmış, yalnızca iki yüzü görünen, sarı renkte bir diktörgen yapı olduğu, görünen bu iki yüzüb üzerinde sırasıyla, sağ tarafta ----------, sol tarafta ------------ kelimelerinin yazdığı, son olarak da bu diktörtgen yapının üstünde, sap kısmı açık kahverengi olan satır bıçağının-bir kısmının alttaki yapıya saplandığı imajını oluşturacak şekilde- konumlandığı, tarafların markalarındaki ortak noktanın ----" ibareleri olduğu, ---------- ibaresinin zayıf marka olduğu, bu nedenle marka değerlendirmesinin, markanın bıraktığı genel izlenime göre yapılması gerektiği, bu doğrultuda inceleme yapıldığında, taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığı, bu nedenle marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceği, bazen markalar arasında benzerlik olmasa da ve tüketici işaretleri birbirinden ayırt etse de, işaretler arasındaki benzerlik nedeniyle marka sahibinin markasında kısıtlamalar yaptığı veya seri markalar kullandığı varsayımı ile söz konusu mal ve hizmetlerin aynı işletmeden kaynaklandığı sonucuna ulaştığı, buna dolaylı karıştırılma denildiği, ancak bu durumun daha çok tanınmış markalar için söz konusu olduğu, davacı markasının ise tanınmış marka olduğuna dair bir tespit yapılamadığı, gerek bu durum, gerekse tarafların markaları arasında zayıf marka niteliğindek--- ibaresinden başka ortak nokta bulunmadığı dikkate alındığında, somut olayda karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceği, davacıya ait - numaralı ----- markası ile davalının -sınıf kapsamında yiyecek ve içecek hizmetlerinde kullandığ-----" şeklindeki markaları arasında gerek doğrudan, gerekse dolaylı karıştırılma ihtimali bulunmadığı, bu sebeple 556 sayılı KHK'nın 61.maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceğine dair görüş bildirmiştir.
Marka hakkına tecavüz konusu, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 556 sayılı KHK'nin 9. ve 61. maddelerinde düzenlenmiştir. KHK'nin 61/1-b. maddesine göre, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek marka hakkına tecavüz fiilidir. Yine 556 sayılı KHK'nin 9/1-b. maddesinde ise, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve /veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının ve 556 sayılı KHK'nin 9/1-c maddesinde tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyerek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılmasının marka sahibi tarafından önlenmesinin talep edilebileceği düzenlenmiştir.
Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde; davalının -----------" markasını -sınıfta yer alan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde kullandığı, davacının ---- markasının aynı hizmetler için tescilli olduğu, davalı ----- numaralı ----- markasının -sınıfta tescilli olduğu, başvuru tarihinin 13/08/2013, tescil tarihinin 05/08/2015 olduğu, ------------------ markasının --------. Sınıflarda tescilli olduğu, başvuru tarihinin 06/11/2015, tescil tarihinin ----- olduğu, ----numaralı------markasının -Sınıfta tescilli olduğu, başvuru tarihinin -, tescil tarihinin - olduğu, - numaralı -- markasının ---- Sınıfta tescilli olduğu, başvuru tarihinin - tescil tarihinin --- olduğu,----- numaralı "--------- markasının ---Sınıfta tescilli olduğu, başvuru tarihinin --- tescil tarihinin 13/04/2015 olduğu ve ---- numaralı ------------ markasının -ınıfta tescilli olduğu, başvuru tarihinin 26/03/2013, tescil tarihinin 09/09/2015 olduğu, bunlardan yalnızca ---- numaralı --- markalarının sınıfta yer alan yiyecek ve içecek sağlama hizmetleri için tescilli olduğu tespit edilmiştir.
Bir markanın bir başka marka ile ayırt edilmeyecek derecede benzer olup olmadığı müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlenir. Bir başka markanın tıpkısı olmayan bir markaya, orta düzeydeki müşterileri tarafından sahip olduğu farklılıkların önemsizliğinden dolayı sanki diğerinin aynısıymış gibi muamele ediliyorsa, ------" bir markadan söz edilir. Markalar karşılaştırılırken onların piyasaya sürülüş biçimlerine, kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır. Davalıların kullandığı ve bir kısmı başka sınıflarda davalı --ti adına tescilli olan--------markalarının esas unsuru olan ---- ibaresinin davacının markasında yer alan -- ibaresi ile benzer olduğu, davacının bazı harflerini değiştirmek suretiyle tescil ettirdiği ---- ibaresinin bir meslek grubunu tanımlayan sözcük olması ve tarafların da markalarının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için kullanması nedeniyle, davacının markasının zayıf marka niteliğinde olduğu, ayırt ediciliğinin sonradan kullanımla artırıldığı ve tanınmışlığına dair ileri sürülmüş bir vakıa ve kanıt bulunmadığı, dolayısıyla bu tür markalarda önceki markadan ayırt edilmeyi sağlayacak küçük ilavelerin dahi iltibas ihtimalini ortadan kaldıracağı, davalıların kullandıkları markaların bilirkişi raporlarında açıklandığı gibi renk ve şekil unsurları ile "---- ibaresine eklenen------" ibaresinin davalının markasını davacının markası karşısında yeterince farklılaştırdığı, davacı markalarındaki şekil unsurlarının da genel izlenime katkısı olduğu, dolayısıyla davalıların marka kullanımında bu unsurlara yakınlaşan bir benzerlik bulunmadığı, genel izlenim olarak markaların yeterince farklı oldukları, çekişme konusu ---. sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanmasına ilişkin mal ve hizmetlerin makul seviyede özenli, yeterince bilgilenmiş ortalama tüketicilerinin, işitsel, görsel, anlam ve genel izlenim olarak yeterince farklılaşan, davalıların kullandığı markaların davacı markaları ile ticari, idari, ekonomik bir bağlantı olduğu yanılgısı dahil, karıştırmaları riskinin bulunmadığı, zayıf marka kullanmayı seçenlerin bu markanın küçük farklılıklarla başkaları tarafından kullanılabileceğini göze almaları gerektiği, buna göre davalıların markasal kullanımlarının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 44,40 TL harçtan peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 19,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
Davalılar vekiline Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 3.931,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafından yapılan 118,90 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekilleri ile davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/04/2019