T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/113
KARAR NO: 2023/269
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/05/2023
KARAR TARİHİ: 06/12/2023
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,
Müvekkili şirketin “----- ibaresini dövme ve piercing sektöründe ilk kullanan şirket olup dünya çapındaki geniş franchise ağı ile sektörünün lideri konumunda olduğunu, davacı müvekkili şirketin 2014 yılında oluşturmuş olduğu “-----” markası altında faaliyetlerine devam eden ödüllü bir dövme ve piercing stüdyo zinciri olup faaliyetlerini geniş bir perspektiften tüketiciye sunmakta olan bir şirketi olduğunu, davalı tarafından kullanılan “---- ibaresinin müvekkile ait tescilli markalar ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davalı markasında bulunan---- ibaresi ile müvekkiline ait markada bulunan----- ibaresi tali unsur konumunda olduğundan incelemenin her iki markada da asli unsur konumunda olan “----” ibaresi üzerinden yapılması gerektiğini, davalıya ait kullanımda bulunan ----- ibaresi ile müvekkile ait tescilli marka bulunan ----- ibarelerinin yalnızca yazı biçimlerinin farklı olduğu ve doktirin ve Yargıtay nezdinde dahi dikkate alınmayan bu küçücük farklılığın ise tüketici nezdinde iki markanın farklı markalar ve farklı iktisadi oluşumlara ait olduğunu anlayabilmesini beklemek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafından gerçekleştirilen kullanım müvekkilin tescilli markalarına tecavüz niteliğinde olduğunu, dava konusu tecavüz fiillerinin dava süresince devam etmesi telafisi güç zararlar doğuracağından ivediklikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek; davalı tarafından gerçekleştirilen eylemlerin müvekkilin tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin niteliğinde olduğunun tespitine, müvekkilin tescilli marka hakkına tecavüz niteliğindeki fiillerin men’ine, ref’ine ve durdurulmasına, davalının kullanmakta olduğu ----- uzantılı adreslerin ilgili kuruma müzekkere yazılarak erişime engellenmesine ve yine bu adreslerde yer alan; iltibasa konu marka logo ve ibareleri ile her türlü tanıtıcı yazıyı fotoğrafların içeriğinin tedbiren kaldırılmasına, marka hakkına tecavüz niteliğindeki ürün, tanıtım malzemesi, tabela, ambalaj, süs, evrak, katalog, broşür ve sair her türlü emtiaya el konularak imha edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesini sunmamış ve duruşmaya katılmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı adıne tescilli----- ibareli markaya davalı tarafın kullanımları dolayısı ile tecavüz oluşturup oluşturmadığı, tecavüz oluşturması halinde erişimin engellenmesi ve tecaavüzün men'i ve ref'inin gerekip gerekmediği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
1-Mahkememizce ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup marka uzmanı ----- ve bilişim uzmanı----12/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda, ----alan adlı web sitesinde yapılan incelemede; site içeriğinde ----Şekil" logosunun kullanıldığı, site alan adında ve içeriğinde ----- ibaresinin yer aldığı, Sitede firmanın dövme üzerine hizmet verdiği, Sitenin erişim ve yer sağlayıcısının "-----Şirketi" olduğu, Sitede firmanın, 1997 yılında dövme ile başladığı ve sektördeki tecrübeleriyle ---- stüdyolarında hizmet vermeye devam ettiğinin belirtildiği, firmanın ---- -- ve ----- isimlerinde studiolarının olduğu, Site tescil bilgilerinde; alan adının-----. firması tarafından kayıt edildiği, .---- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ----organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara---- sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespitinin yapılamadığı, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 15/02/2023 tarihinde kayıt ettirildiği ve 15/02/2024 tarihine kadar kayıtlı olduğunun tespit edildiği, ---- adresinde yer alan ------ hesabında yapılan incelemede; hesap adının ---- olduğu, hesapta -----" açıklamasının yer aldığı, hesabın Mart 2023 tarihinde oluşturulduğu, hesaptan 01/04/2023 tarihi itibariyle 61 adet gönderi paylaşımı yapıldığı, hesapta web sitesi bilgisinin ---- olarak belirtildiği, hesapta ----Şekil" logosunun kullanıldığı, hesap adında ve içeriğinde-----ibaresinin yer aldığı, hesabın takipçi sayısının 3.505 olduğunun tespit edildiği, iltibas ihtimali açısından yapılan değerlendirmelerde; somut olayda davalı tarafın----- isimli sitelerinde yer verilen markasal kullanımları detaylıca incelendiğinde davacı tarafın ---- markaları ile davalı tarafın ------ markası arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu ve tüketicilerin markaların aynı kişi ya da işletmeye ait olduğunu düşünme ihtimallerinin yüksek olduğu, davacı adına tescilli ----- ibareli markaların varlığı karşısında davalı tarafın internet sitesinde ve sosyal medya sayfasında ----- ibaresini kullanmasının "iltibasa neden olacak markasal kullanım" olarak değerlendirilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle, somut olayda alan adı yoluyla iltibas oluştuğuna dair görüş bildirmişlerdir.
2-Ticaret sicil kaydı dosya içerisine getirtilmiş olup, davacı şirketin 23/12/2022 tarihinde, davalı şirketin ise 23/01/2023 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
3-Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;------ tescil numaralı ŞEKİL markasının 03, 05, 25, 35, 43 ve 44. Sınıflarda 29/09/2020 tarihinde, ----- tescil numaralı ŞEKİL markasının 41 ve 44. Sınıflarda 11/01/2022 tarihinde,----- tescil numaralı ŞEKİL markasının 41.sınıfta 20/09/2021 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni
olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak
nitelendirilmiştir.İlgili Kanunun 7 inci maddesi uyarınca;
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda
belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya
hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan
herhangi bir işaretin kullanılması.
Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt
edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Görüldüğü üzere bu madde uyarınca mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir
başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde tutulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımın tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (-----).Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 uncu maddesi uyarınca; Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır.
Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği
hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal
işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
GEREKÇE:
Dava; Marka hakkına tecavüzden kaynaklı tespit ve men davasıdır.
Dava konusu Somut olayımızda davacı taraf, davalı tarafa ait işletmesinde kullandığı tabela ve sosyal medya hesaplarındaki kullanımlarında --tescil numaralı ----- tescil numaralı ----+ŞEKİL" ve ----- tescil numaralı ----- markalarına ilişkin marka ibarelerini ve görsellerini kullanıldığını
ve bu kullanımların müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini iddia etmektedir.
----tescil numaralı ----ŞEKİL"-----tescil numaralı -----ŞEKİL" ve ----- tescil numaralı-----ŞEKİL" markaların TPMK kayıtlarına göre davacı adına tescilli oldukları ve halen markanın korunmasından yararlandıkları, favalı tarafın dava konusu markaların şekil unsurunu, şekil ve yazı olan bölümlerdeki -----ve ---- ifadesini davacı markaları ile bire bir aynı şekilde kendisine ait -----ve ------ hesaplarında kullandığı, bu kullanımların rapor tarihi olan 12.06.2023 tarihi itibariyle devam ettiği Mahkememizce verilen 19.06.2023 tarihli tedbir arar kararına kadar kullanımın sürdüğü, bu haliyle davacı tarafın marka hakkına tecavüz edildiğinin sabit olduğu anlaşılmakla davanın marka hakkına tecavüz yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı, davalının tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini de talep etmiştir. Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarihli, ----- Esas------ Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi.
6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır.
Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacı adına tescilli markalara ait ibare ve logoları internet adreslerinde tanıtıcı öge olarak kullanması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL
KISMEN REDDİ ile,
1-Davalının, davacı adına tescilli---tescil numaralı "----tescil numaralı "----" ve -----tescil numaralı -----" markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin TESPİTİ ile davalının bu markalardan kaynaklı haklarını ihlal eden fiillerinin MEN'İNE VE REF'İNE,
2-Davalı tarafa ait ---- isimli siteye ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, Erişim engeli yönünden verilen kararının uygulanması için karar kesinleştiğinde Erişim Sağlayıcıları Birliğine Mahkememizce müzekkere yazılmasına,
3-Davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden davalıya ait ---- tescil numaralı "----- tescil numaralı ----ve ---- tescil numaralı "----- markalı ürünleri, tanıtım malzemesi, tabela, ambalaj, süs, evrak, katalog, broşür ve benzeri her türlü ticari evrak ve malzemeye muhafaza altına alınarak el konulmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imha edilmesine,
4-Davacı tarafın haksız rekabetin tespiti taleplerinin reddine,
5-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 359,80 TL harç, 515,25 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.875,05 TL yargılama giderinin 1/2 oranındaki 2.937,53 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.