T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/131 Esas
KARAR NO:2024/10
DAVA:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/10/2017
KARAR TARİHİ:05/01/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin dünyanın en büyük kablolu yayın şirketi olduğunu, bünyesinde ------- gibi televizyon kanallarını, -------- stüdyolarını barındırdığını, ürün ve hizmetlerinin bir kısmını unvanının da bir parçası olan ------ markası ile tüketicilerle buluşturduğunu, davalının ----- nezdinde davacının markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ------ markasını --------numara ile tescil ettirdiğini, davalının bu markayı tescil ettirdiği mallar için 5 yıl müddetle ciddi ve etkin şekilde kullanmadığını, davacının markasının tanınmış marka olduğu, --------- uyarınca tanınmış markanın karıştırılmaya yol açacak derecede benzeri olan bir markanın tescil edilemeyeceğini, davalı şirketin de davacı şirket gibi elektrik-elektronik alanında faaliyet gösterdiğini, davacının faaliyet alanı ile ilişkili olduğunu, davalının davacının markasından haberdar olduğunu, tescilin kötü niyetli yapıldığını, davalının markasının davacının ticaret unvanı ile benzer olduğunu belirterek, bu sebeplerle davalıya ait ---------markasının kullanmama nedeniyle iptaline veya markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kullanmama nedeniyle iptal hükmünün ------ iptal edildiğini, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalının ----- ile tescilli markasını kullandığını, bu markalı ürünler için ---- ithalat yapıldığını, halen davalı stoklarında davaya konu markayı içeren malların mevcut olduğunu, internette de satışa devam edildiğini, davacının medya sektöründe, müvekkilinin ise bilgisayar aksesuarları ve ------ sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının markasını --------- şeklinde bir logo ile kullandığını ve markasının bu logo ile bütünleşmiş olduğunu, müvekkilinin markasında ise herhangi bir şekil bulunmadığını, her iki markanın yazı karakterlerinin de farklı olduğunu, davacının tescilsiz markasının ------sınıf kapsamına girdiğini, ancak müvekkili markasının -----sınıfta tescilli olduğunu, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Dava; davalıya ait------ markasının, davacının tanınmış olduğunu iddia ettiği ----- markası ile iltibas oluşturacak şekilde benzer olması nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkindir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Mahkememizin ------ sayılı kararıyla-----davacının ticaret unvanında yer alan ve -------yılından bu yana ----, bunun dışında ----- olmak üzere ----- bu yana yurt dışında ------ sınıfa yer alan mal ve hizmetler de dahil olmak üzere ----- ibaresinin davalı tarafından -----tarihinde ------- yer alan mal ve hizmetler için tescil edildiği, davacı şirketin faaliyet alanına göre davalının markayı tescil ettirdiği mal ve hizmetlerin davacının faaliyet alanı ve yurt dışında tescilli markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile bağlantılı olduğu, ortalama tüketici kesimine hitap eden bu markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davacının markasının ----- kullanıldığı ve tanınmış marka olduğu ispatlanamamışsa da, yurt dışında tanınan bir şirket olduğu, --------- markalarının tescilli olduğu, davalının faaliyet alanına göre davacı şirketten haberdar olması gerektiği, davalının markasının tesadüfen bulunabilecek bir marka olmadığı, ayrıca davalının ---- yılında tescil edilen markasını yalnızca ------yılları arasında kullandığı, bu kullanımının da ciddi bir kullanım olmadığı, bu nedenlerle davalının marka tescilinin kötü niyetli olarak yapıldığı, hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, kötü niyet nedeniyle sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşmayacağı" gerekçesiyle; davanın kabulüne, Davacının ------- markasının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, karar verilmiştir.Mahkememiz hükmü davalı tarafça istinaf edilmiştir. ---------- kararında; "Davacı vekilinin netice-i talebinde davalı markasının iptali veya hükümsüzlüğüne karar verilmesinin talep edildiği, ön inceleme duruşmasında davacı vekili tarafından markanın kullanılmaması ve iltibas nedeniyle hükümsüzlük ve iptalinin talep edildiğinin açıklandığı, davacı vekilinin istinaf dilekçesine cevabında ise, HMK 111. Madde gereğince talepler arasında aslilik ferilik ilişkisi kurularak birden fazla talebin ileri sürülebileceğinin beyan edildiği anlaşılmıştır. Aynı dava dilekçesinde birden fazla talebin bir arada ileri sürülebileceği (HMK 110. Madde taleplerin yığılması) gibi, birden fazla talep arasında aslilik ferilik ilişkisi kurularak terditli olarak da (HMK 111. madde birinin kabul edilmemesi halinde diğeri) ileri sürülmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece davacı vekiline, taleplerini dava yığılması şeklinde mi, yoksa terditli dava olarak mı ileri sürdüğü açıklattırılarak, talep yığılması şeklinde ileri sürülmüşse, her iki talebin ayrı ayrı değerlendirilerek hüküm kurulması, terditli olarak dava açılması halinde HMK 111/2 maddesi gereğince öncelikle asli talebin değerlendirilerek esastan reddine karar verilmesi halinde, feri talebin incelenerek hükme bağlanması gerekmektedir. İlk derece mahkeme kararının gerekçesinde davanın nitelendirilmesinde; "Dava; davalıya ait ------- markasının, davacının tanınmış olduğunu iddia ettiği --------- markası ile iltibas oluşturacak şekilde benzer olması nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkindir." denildiği, gerekçe kısmında ise "... davalının ----- yılında tescil edilen markasını yalnızca ---------- yılları arasında kullandığı, bu kullanımının da ciddi bir kullanım olmadığı..." yönünde tespite yer verildiği, kullanmamadan dolayı iptal talebinin kabul veya red edilip edilmediği açıklanmadan davanın kabulüne karar verilerek, çelişki oluşturulduğu anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin, HMK 297/2 maddesi ve 353/1-a-6 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı vekiline davasının ve netice-i talebinin açıklattırılarak, hasıl olacak duruma göre değerlendirildikten sonra karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine " dair karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ---- esasını almıştır.Mahkememizce yeniden yargılama yapılmış konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
--- tarihli ----- tarafından alınan rapor içeriğine göre;
1.Davalı adına ---- sınıfta tescilli olup fiilen ------ ürününde kullanıldığı ------- kapsamına giren bir ürün olduğu,Bu ürünler dışında -- sınıfta belirtilen başka bir üründe kullanılmadığı,
2.Davalı yetkilisi -------- yapılan görüşmede ve belgeler üzerinde yapılan incelemede adı geçen ------- firmasından ---- arasında ithal ettiği ve bu ithalatlara ait ---------- dava dosyasına ibraz ettiği,
3.Davalı şirket tarafından daha önce dava dosyasına ibraz edilen satış faturalarının incelenmesinde defter kayıtları ile uyuştuğu, 3 adet satış faturasının defter kayıtlarında gözükmediği,2 adet satış faturasının da toplu olarak tek kayıt şeklinde yasal defterlere işlendiği,toplu şekilde işlenen faturaların---------- faturaların da yasal defterlere işlenmediği,
4. Davalının -------- yılları arasına alım satımını yaptığı
5. --- arama sonuçlarından, ----------- tanıtım ve satışının yapıldığı,
6. ---- yapılan inceleme --------- tarafından üretilen ve satılan kablosuz ağ ekipmanlarında ------kullanılan bir marka olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.-- tarihli Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; ---------- yapılan incelemede;
Site tescil bilgisinde; Alan adının --------- adına kayıt edildiği, Alan adının ----- tarihinde kayıt edildiği ve kayıt sü resinin ----- tarihinde son bulacağı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ---- olduğu, ---------- incelemede; Sitede -------bağlantının yer aldığı görülmüştür. Sitede yer alan ------ ürünlerin yer aldığı görülmüştür. Davacı vekilinin Bilirkişi Raporuna Karşı Sunmuş Olduğu Beyan Dilekçesinde Yer Alan--------- Adreslerinde Yapılan İncelemede; ----- tarihli haberde------ hissesini satın aldığından bahsedildiği, ------ almak için teklif verdiğinden bahsedildiği,----- alan haberde ----- satın aldığından bahsedildiği, ---- adresinde yer alan ----- satın almaya odaklandığından bahsedildiği,----- tarihli haberde ---- ihalesini kaybetti: Kazananın en büyük kablolu -----olduğundan bahsedildiği, ------ adresinde yer alan------ olduğundan bahsedildiği, ----- tarihli haberde --- ihalesini dünyanın en büyük kablolu ----- kazandığından bahsedildiği tespit edilmiştir. Davalı adına iptali talep edilen ---- tescil numaralı ----- tesci edildiği ancak süresi içinde yenilenmediği için ---tarihinde işlemden kaldırıldığı, halen tescilli olmadığı, Her ne kadar dosyaya mübrez raporlarda Internet üzerinde yapılan araştırma neticesinde markanın “ciddi kullanımına” rastlanmadığı beyan edilmiş ise de dosyada yer alan faturalar, gümrük kayıtları, yabancı şirketlerce kesilmiş faturalar dikkate alındığında markanın davalı tarafça ------ yıllarında ---- ürünleri bakımından ciddi kullanıma konu edilmiş olduğu, Mahkeme tarafından ------ tam olarak hangi emtia grubuna denk geldiğinin belirlenmesinin istendiği, ---- tarafından yayınlanan sınıf listesinde ------- kullanılan emtia listesinde yer almadığı, ancak ----- emtiaları; davalı markasında yer alan ------- ----yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:556 sayılı KHK'nın 7, 8 ve 42. Maddesi,
GEREKÇE:Dava; davalıya ait --------markasının, kullanmama dolayısıyla iptaline ilişkin iptal, bu mümkün olmadığı takdirde dava konusu markanın davacının tanınmış olduğunu iddia ettiği ------ markası ile iltibas oluşturacak şekilde benzer olması nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkin hükümsüzlük davasıdır. Mahkememizce--------kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılamada "Davacının ticaret unvanında yer alan ve yurt dışında tescilli markalarının esas unsuru olan -----ile davalının tescil ettirdiği ----------- benzer olup olmadığının incelenmesi gereklidir. Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir. Taraf markalarının tek bir kelimeden oluştukları, yalnızca bir harflerinin ------ olduğu, görsel ve işitsel olarak benzer oldukları, markaları oluşturan kelimelerin ----- bir anlamının bulunmadığı, markalar ------ iki kelimenin birleşiminden------- oluşturulmuşsa da ------ortalama tüketicilerin bu kelimeleri ve anlamlarını bilemeyecekleri, kaldı ki bu kelimelerin de birbiri ile bağlantılı olduğu, bu nedenle tarafların markalarının hitap ettikleri ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Her ne kadar davacı taraf markasının tanınmış marka olduğunu iddia etmişse de, -------- tescilli olmayan markalara tanınmış marka koruması sağlanabilmesi için, söz konusu markanın, davalının marka başvuru tarihinden önce --------- ilgili sektörde tanınmış marka olduğunun dosyaya davacı tarafça sunulan objektif delillerle ispat edilmesi gerekir. Söz konusu deliller değerlendirilirken, tanınmış marka iddiasında bulunan tarafın, davalının markasının başvuru tarihinden önce, kendi markasını ülke içinde her hangi bir tanıtım faaliyetinin bulunup bulunmadığı, reklam harcamaları, markanın ayırt ediciliği yüksek olup olmadığı, aldığı yurtiçi ve yurtdışı kalite ödülleri vs. özellikle dikkate alınmalıdır. Tek başına bir markanın yurtdışındaki ülkelerde tanınmış olması veya çok sayıda ülkede tescilli olması, o markanın ---- anlamında tanınmış marka olduğu anlamına gelmeyecektir.Bu tespitler ışığında somut olaya bakıldığında, davacının ticaret unvanında yer alan ve ------- yılından bu yana ----, bunun dışında en eskisi ---------- olmak üzere ---- yılından bu yana yurt dışında ---- sınıfa yer alan mal ve hizmetler de dahil olmak üzere ----- tarihinde ---------sınıfta yer alan mal ve hizmetler için tescil edildiği, davacı şirketin faaliyet alanına göre davalının markayı tescil ettirdiği mal ve hizmetlerin davacının faaliyet alanı ve yurt dışında tescilli markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile bağlantılı olduğu, ortalama tüketici kesimine hitap eden bu markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davacının markasının ------ kullanıldığı ve tanınmış marka olduğu ispatlanamamışsa da, yurt dışında tanınan bir şirket olduğu, -------- markalarının tescilli olduğu, davalının faaliyet alanına göre davacı şirketten haberdar olması gerektiği, davalının markasının tesadüfen bulunabilecek bir marka olmadığı, ayrıca davalının ----- yılında tescil edilen markasını yalnızca ---------- yılları arasında kullandığı, bu kullanımının da ciddi bir kullanım olmadığı, bu nedenlerle davalının marka tescilinin kötü niyetli olarak yapıldığı, hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, kötü niyet nedeniyle sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşmayacağı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir" gerekçesi ile davacının hükümsüzlük yönündeki terditli talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine --------- Sayılı karar ile "Davacı vekilinin netice-i talebinde davalı markasının iptali veya hükümsüzlüğüne karar verilmesinin talep edildiği, ön inceleme duruşmasında davacı vekili tarafından markanın kullanılmaması ve iltibas nedeniyle hükümsüzlük ve iptalinin talep edildiğinin açıklandığı, davacı vekilinin istinaf dilekçesine cevabında ise, HMK 111. Madde gereğince talepler arasında aslilik ferilik ilişkisi kurularak birden fazla talebin ileri sürülebileceğinin beyan edildiği anlaşılmıştır. Aynı dava dilekçesinde birden fazla talebin bir arada ileri sürülebileceği (HMK 110. Madde taleplerin yığılması) gibi, birden fazla talep arasında aslilik ferilik ilişkisi kurularak terditli olarak da (HMK 111. madde birinin kabul edilmemesi halinde diğeri) ileri sürülmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece davacı vekiline, taleplerini dava yığılması şeklinde mi, yoksa terditli dava olarak mı ileri sürdüğü açıklattırılarak, talep yığılması şeklinde ileri sürülmüşse, her iki talebin ayrı ayrı değerlendirilerek hüküm kurulması, terditli olarak dava açılması halinde HMK 111/2 maddesi gereğince öncelikle asli talebin değerlendirilerek esastan reddine karar verilmesi halinde, feri talebin incelenerek hükme bağlanması gerekmektedir. İlk derece mahkeme kararının gerekçesinde davanın nitelendirilmesinde; "Dava; davalıya ait ---- numaralı ---- markasının, davacının tanınmış olduğunu iddia ettiği ----- markası ile iltibas oluşturacak şekilde benzer olması nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkindir." denildiği, gerekçe kısmında ise "... davalının ---- yılında tescil edilen markasını yalnızca ------- arasında kullandığı, bu kullanımının da ciddi bir kullanım olmadığı..." yönünde tespite yer verildiği, kullanmamadan dolayı iptal talebinin kabul veya red edilip edilmediği açıklanmadan davanın kabulüne karar verilerek, çelişki oluşturulduğu " gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş ve kaldırma kararı sonrasında dosya Mahkememiz yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıya ait ---- numaralı ----- markasının, kullanmama dolayısıyla iptaline ilişkin iptal şartlarının oluşup oluşmadığı, bu mümkün olmadığı takdirde dava konusu markanın davacının tanınmış olduğunu iddia ettiği ----- markası ile iltibas oluşturacak şekilde benzer olması nedeniyle hükümsüzlüğü şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında olduğu, ---- incelendiğinde; ---- tarihinde davalı şirket adına ----sınıfta tescil edildiği anlaşılmıştır. Bu tespitten sonra davacı tarafın terditli taleplerinden iptal talebi incelenmiş; davalı adına iptali talep edilen ----- Sınıfta tesci edildiği ancak süresi içinde yenilenmediği için -----tarihinde işlemden kaldırıldığı, halen tescilli olmadığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dosyaya mübrez raporlarda Internet üzerinde yapılan araştırma neticesinde markanın “ciddi kullanımına” rastlanmadığı beyan edilmiş ise de dosyada yer alan faturalar, gümrük kayıtları, yabancı şirketlerce kesilmiş faturalar dikkate alındığında markanın davalı tarafça ------yıllarında ---- bakımından ciddi kullanıma konu edilmiş olduğu, ----- tarafından yayınlanan sınıf listesinde --- Sınıf kapsamında yer alan ---- kullanılan emtia listesinde yer almadığı, ancak -------- emtiaları; davalı markasında yer alan -------- emtiasına karşılık geldiği bu haliyle davalı tarafa ait markanın etkin kullanımın davalı tarafça ispatlandığı dikkate alındığında davacının terditli talebinden kullanılmama dolayısıyla iptal talebi yönünden ispatın yerine getirilmediği kabul edilmiştir. Davacı tarafın hükümsüzlük yönündeki talebi de değerlendirilmiştir.Kaldırma kararı öncesinde belirtildiği üzere; Marka tescilinde nispi ret sebeplerinin yer aldığı 6769 sayılı SMK'nun 6/9. Maddesinde, kötüniyetle yapılan marka başvurularının reddedileceği belirtilmiş, 6/6. Maddesinde ise, tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvurunun reddedileceği düzenlenmiş olup, bu durumlar SMK'nun 25/1. maddesinde hükümsüzlük nedeni olarak da sayılmıştır.Davacının ticaret unvanında yer alan ve yurt dışında tescilli markalarının esas unsuru olan ----ibaresi ile davalının tescil ettirdiği------ markasının benzer olup olmadığının incelenmesi gereklidir. Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir. Taraf markalarının tek bir kelimeden oluştukları, yalnızca bir harflerinin ----- farklı olduğu, görsel ve işitsel olarak benzer oldukları, markaları oluşturan kelimelerin --- bir anlamının bulunmadığı, markalar---- kelimenin birleşiminden ---- oluşturulmuşsa da ---- ortalama tüketicilerin bu kelimeleri ve anlamlarını bilemeyecekleri, kaldı ki bu kelimelerin de birbiri ile bağlantılı olduğu, bu nedenle tarafların markalarının hitap ettikleri ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı taraf markasının tanınmış marka olduğunu iddia etmişse de, --- tescilli olmayan markalara tanınmış marka koruması sağlanabilmesi için, söz konusu markanın, davalının marka başvuru tarihinden önce ----- ilgili sektörde tanınmış marka olduğunun dosyaya davacı tarafça sunulan objektif delillerle ispat edilmesi gerekir. Söz konusu deliller değerlendirilirken, tanınmış marka iddiasında bulunan tarafın, davalının markasının başvuru tarihinden önce, kendi markasını ülke içinde her hangi bir tanıtım faaliyetinin bulunup bulunmadığı, reklam harcamaları, markanın ayırt ediciliği yüksek olup olmadığı, aldığı yurtiçi ve yurtdışı kalite ödülleri vs. özellikle dikkate alınmalıdır. Tek başına bir markanın yurtdışındaki ülkelerde tanınmış olması veya çok sayıda ülkede tescilli olması, o markanın ----anlamında tanınmış marka olduğu anlamına gelmeyecektir.Bu tespitler ışığında somut olaya bakıldığında, davacının ticaret unvanında yer alan ve ----- yılından bu yana ----, bunun dışında en eskisi ---- olmak üzere ---- hizmetler de dahil olmak üzere ---------- tarihinde ------- yer alan mal ve hizmetler için tescil edildiği, davacı şirketin faaliyet alanına göre davalının markayı tescil ettirdiği mal ve hizmetlerin davacının faaliyet alanı ve yurt dışında tescilli markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile bağlantılı olduğu, ortalama tüketici kesimine hitap eden bu markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davacının markasının ---- kullanıldığı ve tanınmış marka olduğu ispatlanamamışsa da, yurt dışında tanınan bir şirket olduğu, --------markalarının tescilli olduğu, davalının faaliyet alanına göre davacı şirketten haberdar olması gerektiği, davalının markasının tesadüfen bulunabilecek bir marka olmadığı, davacı tarafa ait markanın ---- kullanılmasa da ------- korunması için ------ imalat, ithalat, satış gibi yollarla kullanılması ya da tescilli olmasının gerekmediği, bu haliyle davacının markasının birçok ülkede tescilli ve bilinen marka olması dolaysıyla ülkemizde de korumasının bulunduğunun kabul edildiği, bu kapsamda 556 sayılı koruma kapsamından yararlanacağı, ayrıca davalının ----- yılında tescil edilen markasını yalnızca ------ yılları arasında kullandığı, bu kullanımının da ciddi bir kullanım olmadığı, bu nedenlerle davalının marka tescilinin kötü niyetli olarak yapıldığı, hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, kötü niyet nedeniyle sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşmayacağı, anlaşılmakla, davanın davacı tarafın terditli taleplerinden hükümsüzlük talebi yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacı tarafın terditli taleplerinden markanın hükümsüzlüğü talebinin kabulü ile, Davacının -------- markasının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
2- 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 396,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- Davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 67,40 TL giderin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 11.500,00 TL bilirkişi gideri, 200,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 11.700,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/01/2024