T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/118 Esas
KARAR NO: 2024/13
DAVA: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)
DAVA TARİHİ: 23/05/2022
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,
Davalının ---------- markasını meşru amacı olmaksızın, markaya tecavüz teşkil eder şekilde hukuka aykırı olarak kullandığı, davalının ithal ettiği ve üzerinde------------ markasını taşıyan 100 adet airbag kapağı cinsi ürünün değiştirildiği, müvekkil tarafından üretilen orijinal hallerinden farklı şekilde kullanıldığı, parçalara ayrıldığının tespit edildiği müvekkil tarafından üretilen orijinal airbag ürünlerinin uzun süreçlere dayanan güvenlik testlerinden geçirilerek, hava yastığı mekanizmasının en sağlıklı şekilde çalışmasını sağlayacak parçalar bütünü olarak üretildikleri, airbag sistemlerinin niteliği gereği tüm araç modelleri için ayrı olarak tasarlanmakta ve parçalara ayrılmaksızın bir bütün halinde satışa sunulduğu, davalıya ait ürünler incelendiğinde parçalara ayrıldığı, airbag kapaklarının bütünden ayrıştırıldığı ve bu haliyle ürün değiştirilerek piyasa sunulmaya çalışıldığı, bununla birlikte hava yastığı sistemleri her bir model için o araca özel koruma sistemleri içerdiğinden ürüne ait parçaların sökülerek farklı modelde veya farklı yıllarda üretilmiş aynı model araçlarda kullanılmasının hava yastığı sistemini çalışmaz hale getirebileceği, davalılara ait ürünlerin müvekkil tarafından üretilen airbag ürünlerinden sökülen orijinal parçalar olması halinde dahi --------- markasını taşıyan ürünlerin değiştirilmesi ve kötüleştirilerek kullanılması 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca tecavüz içeren ve marka sahibinin engellenmesini talep edebileceği eylemler arasında olduğu, davalıya ait ürünler ile müvekkil tarafından üretilen ürünler karşılaştırıldığında, davalının ürünlerde yarattığı değiştirme ve kötüleştirme şüpheye yer olmayacak şekilde tespit edildiği, ürün üzerinde yapılan değiştirme ve kötüleştirme eylemlerinin yanı sıra, ambalaj üzerinde yapılan değişiklikler de marka hakkına tecavüz olarak kabul edildiği, müvekkile ait airbag ürünler, her bir araç için özel ve ürün niteliğine uygun olarak üretilmiş, ürünlerin birbirine teması engellenmiş ve müvekkilin markasını taşıyan güvenli ambalajlar içerisinde satışa sunulduğu, oysaki davalı müvekkile ait ambalajlarda da değişiklik gerçekleştirmiş ve tüm airbag kapaklarını tek bir kutu içerisinde ve korunaksız şekilde birlikte muhafaza ettiği, nitekim ürünlerin orijinal ambalajında da, fotoğrafta da görüldüğü üzere -------- logosu bulunduğu, izah edildiği gibi airbag cinsi ürünlerin bir kısım parçalarını sökmek suretiyle ürünü değiştirmiş ve aynı zamanda kötüleştirdiği, nitekim davalının satışa sunduğu -------- ibareli bu airbag kapaklarının iç aksamlarının sökülmüş olduğundan değiştirmenin var olduğu tartışmasız olduğu, bununla birlikte, eksik parçalardan oluşan bu ürünlerin araçlarda kullanılması halinde airbag sistemlerinin doğru şekilde çalışmaması ve buna bağlı olarak araçların güvenlik önlemlerinin eksik kalması sonucunu doğacağı, kaldı ki müvekkile ait ürünler yüksek kalite standartlarında üretilmekle birlikte her bir ürün yönünden özel saklama koşulları ve müvekkil şirket mühendislerince belirlenmiş ürün ömürleri mevcut olduğu, davalı tarafından parçalara ayrılan ürünlerin hangi koşullarda muhafaza edileceği belirsiz olduğu gibi bu ürünlerin kaç yıl süreyle muhafaza edildikten sonra tüketiciye ulaşacağı da bilinmediği, uygun saklama koşulları sağlanmadan yahut saklama ömrü bittikten sonra kullanılacak ürünler hava yastıklarının sağlıksız şekilde çalışmasına neden olacağı, davalının eyleminin aynı zamanda kötüleştirme sonucu doğurduğunu gösterdiği, nitekim davaya konu ürünlerin perte ayrılmış ya da ikinci el bir araçtan sökülmüş olma ihtimalinin de mevcut olduğu, ülkemize kıyasla -------- birçok yerinde araç ve yedek parça daha uygun olduğundan, o ülkede kullanım ömrünü tamamlamış ürünlerin bu şekilde ithali, bunun sıfır olduğuna inanan tüketiciyi de yanıltmakta, bu surette yanılan tüketicinin markaya olan güveni sarsıldığını belirterek davalı tarafından yapılan , müvekkilin marka hakkına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, refi ve devam edenler yönünden men'ine, ürünlere öncelikle teminat sız şekilde tedbiren el konulmasına ve kararın ifası için--------- Müdürlüğüne bildirilmesine, dava konusu ürünlerin yargılama neticesinde masrafları davalıdan karşılanarak imhasına, davalı aleyhine verilen kararın masrafı davalıdan karşılanarak bir tirajı ---------- ilanına, yargılama süresince dava konusu ürünlerin --------- Müdürlüğü nezdinde muhafazasına ilişkin doğacak tüm giderler ve iş bu davada oluşacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talebi ile dava açmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,
Dava konusu malların orijinal olduğunu, ürünlerin davalı tarafından orijinal olarak sipariş edilmiş olup henüz zilyetliğine dahi geçmediğini, eline geçmeyen ve hatta 6102 sayılı TTK m.23/1-(c)'de yer alan iade hakkı ve fatura itiraz haklarına rağmen malın ayıplı ve bozulmuş olması iddialarıyla sorumlu tutulmaya çalışıldıklarını, gümrük işlemleri sırasında tarafından ithal edilen mallara haksız bir şekilde el koyulduğunu,--------- E. Sayılı soruşturma dosyasında davalıya yönelik gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemlerin ortaya çıkacağını, mahkemeniz dosyasına sunulan bilirkişi raporu çelişkili ifadeler içerdiğini, Orijinal bir malın ithal edilmiş olmasının marka hakkına tecavüzü oluşturmayacağını, iddiaları kabul etmemekle birlikte ürünlerde bozulma olmuş olsa bile davacı tarafın da dava dilekçesinde paylaştığı ve aslında lehine olan Yargıtay kararında bile ürünlerin bozulması açısından sadece ithal etmek eylemi hukuka aykırı görülmediğini, malların orijinal olduğunu ve ürünler üzerinde herhangi bir kötüleştirme ve değiştirme işlemleri yapılmadığını, SMK nun 152. Maddesi'ne göre bu somut durumun oluşabilmesi için ürünün değiştirilerek veya kötüleştirilerek satışının yapılmasının gerektiğini, Marka hakkı, tükenme ilkesi nedeniyle, marka sahibine ürünün piyasadaki dolaşımını denetleme konusunda bir tekel hakkı vermediği gibi malın nihai alıcıya intikal etmesine kadar geçecek zaman zarfında yapılacak alım satımları ve bunların koşullarını düzenleme ve mallarla ilgili işlemleri yasaklama yetkisi vermeyeceğini, tek satıcılık sözleşmesinin paralel ithalata engel olamayacağını, TTK ve marka hukuku kapsamında oluşmuş marka hakkı ihlali sebebiyle haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz şartları oluşmadığını, dayanaktan yoksun olan iddialarla açılan davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından ithal edilen ve "----------" markasını taşıyan hava yastığı kapaklarının taklit ürünler olup olmadıkları, orjinal olsalar bile ürünlerin kötüleştirilerek kullanılıp kullanılmadıkları, kötüleştirme mevcutsa, davalının bu olayda kusurunun bulunup bulunmadığı, bu şekilde davalı tarafça davacının "---------" markasına tecavüz ve haksız rekabette bulunulup bulunulmadığı, dava konusu ürünlerin paralel ithalat yoluyla ithal edilip edilmediği, davacının marka haklarının tükenip tükenmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davalının -------- Ticaret Sicil Müdürlüğünde-------- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, 18/07/2017 tarihinde tescil edildiği, anlaşılmıştır. Dosyaya ---------Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --------- tescil numaralı markasının(Emtia:06,07,09,12,15,17,18,20) davacı adına tescili olduğu, 07/11/2015 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya --------- Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ------- tescil numaralı markasının(Emtia36,37,39) davacı adına tescili olduğu, 29/11/2015 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.--------- Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısında kayıt sisteminde yapılan inceleme neticesinde ; --------- TC nolu ---------- Sicil Müdürlüğünde 12.01.2021 tarihinde yiyecek ağırlıklı kafe kafeterya meslek dalından kayıt olup kaydı halen devam etmektedir Kayıtlı olduğu, buna dair dair TESK tarafından yayımlanan sicil gazetesinin gönderildiği anlaşılmıştır. ------- Müdürlüğü'nün cevabi yazısında; Müdürlükçe -------- ŞİRKETİ adına tescilli mezkur serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı --------- marka işaret yer alan eşyaların gümrük işlemlerinin, yukarıda belirtilen başvurulara istinaden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca 10 (on) iş günü süreyle durdurulmasına 28.03.2022 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dosya içinde daha önce alınmış olan 13/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak özetle;--------- tescil nolu şekil, ---------- tescil nolu -------- , --------- tescil nolu ---------- markalarının davacı şirket adına --------- Patent nezdinde tescilli olduğu,--------- markasının 11.04.2019 tarihi itibariyle ---------- Kurumu tarafından -------- TANINMIŞ MARKA olarak tescil edildiği,2.Dava konusu ürünlerin incelenmesinden 100 adet --------- logolu direksiyon/sürücü hava yastığının bulunduğu, bu ürünlerin 27’sinin açık diğer 73 adedinin koyu renkte olduğu, ürünlerin tamamının hava yastığı kısmının paketlendiği kısım boş ve sadece kapak olarak herhangi bir ek paketleme olmadan bir koli içerisinde tespit edildiği, her ürünün içerisinde bir kare kodlu etiket bulunduğu, konu ürünün kalıbının dikkatli ve özenli hazırlandığı ilgili parçanın hava yastığı sisteminin ön kısmında bulunması ve bu nedenle açılma anında plastik malzeme özelliklerinin önem teşkil ettiği dikkate alındığında konu ürünün orijinaline uygun olup olmadığının tam değerlendirilmesinin ancak ilgili ürün malzemesinin ve orijinal ürün malzemesinin akredite bir laboratuvarda yapılacak malzeme karekterizisyon testlerinden sonra tespit edilebileceği, diğer yandan davacı yanın araç markasının sahibinin dilekçesinde ilgili direksiyon/sürücü hava yastığı kapağı ürününün tek olarak satılmadığı ve hava yastığı ürünü ile bir bütün olarak paketlenerek satıldığı beyanı dikkate alındığında konu ürünün orijinal komplesine göre tasarım bütünlüğü anlamında değiştirildiğinin değerlendirildiği, 3.Dava konusu ürünler üzerinde davacı adına --------no ile tescilli ------- markasının aynen yer aldığı, hava yastıklarının davacının sözkonusu markasının tescil kapsamında yer alan 12. Sınıftaki “Araçlar, araç parçaları ve yedek parçaları” emtia grubuna dahil olduğu,
Sözkonusu ürünlerin yapılan teknik incelemesinde davacı firmaya ait markasını taşıyan orijinal ürünlerden farklı olduğu, Sözkonusu ürünlerin bu ürünlerden yararlanma ve karar verme aşamasında orta düzey bir bilincin üzerinde davranış gösteren bir tüketici kesimine hitap ettiği, gümrük müdürlüğünde tespit edilen ürünlerin bilgi düzeyi yüksek tüketici kesimi nezdinde dahi iltibasa neden olabilecek aldatıcı niteliklere sahip olduğu, yönünde görüş bildirilmiştir. 20/12/2023 tarihli bilirkişi heyet rapor içeriğine göre;-------- tescil nolu şekil,------- tescil nolu -------- , --------- tescil nolu ---------- markalarının davacı şirket adına ---------- Patent nezdinde tescilli olduğu, ---------- markasının 11.04.2019 tarihi itibariyle -------- Kurumu tarafından -------- TANINMIŞ MARKA olarak tescil edildiği, 2-Dava konusu ürünlerin orijinal ürünler olmadıkları, davaya konu ürünler ve referans ürün üzerinde fiziki ve teknik incelemenin yapılması gerekebileceği; malzeme bileşimlerinin tespit edilebilmesi için FTIR analizi yapılması ve malzemelerin polimer yapılarının belirlenmesi için donanımlı bir teknik üniversite laboratuvar ortamında yapılacak analizler sonucunda ortaya çıkabileceği,
3- Dava konusu ürünlerin kullanılmış veya çıkma tabir edilen ürünler olmadıkları,
4- Dava konusu ürünlerin yurt dışında --------- --------- isimli firmadan satın alındıkları,
5- Dava konusu ürünler üzerinde davacı adına ---------- no ile tescilli ---------- şekil markasının aynen yer aldığı, hava yastıklarının davacının sözkonusu markasının tescil kapsamında yer alan 12. Sınıftaki “Araçlar, araç parçaları ve yedek parçaları” emtia grubuna dahil olduğu,
Sözkonusu ürünlerin yapılan teknik incelemesinde davacı firmaya ait markasını taşıyan orijinal ürünlerden farklı olduğu,
Sözkonusu ürünlerin bu ürünlerden yararlanma ve karar verme aşamasında orta düzey bir bilincin üzerinde davranış gösteren bir tüketici kesimine hitap ettiği, gümrük müdürlüğünde tespit edilen ürünlerin bilgi düzeyi yüksek tüketici kesimi nezdinde dahi iltibasa neden olabilecek aldatıcı niteliklere sahip olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29. Ve 152. Maddeleeri.
GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, davalının davacıların marka haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin marka davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı SMK'nın 29. Maddesinde "a-Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.
Yine SMK'nın 152. Maddesinde (1) Sınai mülkiyet hakkı korumasına konu ürünlerin, hak sahibi veya onun izni ile üçüncü kişiler tarafından piyasaya sunulmasından sonra bu ürünlerle ilgili fiiller hakkın kapsamı dışında kalır. (2) Marka sahibi, birinci fıkra hükmü kapsamına giren ürünlerin üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanılmasını önleme hakkına sahiptir. Bu tespitlerden sonra --------- kayıtlarına göre --------- tescil numaralı ---------- markasının(Emtia:06,07,09,12,15,17,18,20) davacı adına tescili olduğu, 07/11/2015 tarihinde sicile tescil edildiği ve halen koruma altında bulunduğu, --------- tescil numaralı ---------- markasının(Emtia36,37,39) davacı adına tescili olduğu, 29/11/2015 tarihinde sicile tescil edildiği ve halen koruma altında bulunduğu, ---------- tescil numaralı ---------- markasının(Emtia 7,9,11,12) davacı adına tescili olduğu, -------- tarihinde sicile tescil edildiği ve halen koruma altında bulunduğu, --------- tescil numaralı ---------- markasının(Emtia 7,9,11,12) davacı adına tescili olduğu, --------- tarihinde sicile tescil edildiği ve halen koruma altında bulunduğu, bu markalar dışında --------- ana unsurlu başka markalar la da davacının markalarının tescilli bulunduğu, tespit aşamasında alınan raporda100 adet ------ logolu direksiyon/sürücü hava yastığının bulunduğu, bu ürünlerin 27'sinin açık diğer 73 adedinin koyu renkte olduğu, ürünlerin tamamının hava yastığı kısmının paketlendiği kısım boş ve sadece kapak olarak herhangi bir ek paketleme olmadan bir koli içerisinde tespit edildiği, bu emtiaların davacı tarafın markasının tescilli olduğu 12. Sınıfta yer alan "araçlar, araç parçaları, ve yedek parçaları," emtia grubunda yer aldığı, tespit edildiği üzere davalı tarafın davacılara ait ürünlerden olan hava yastığı kapağını orjinal halinden farklı olarak sadece kapak şeklinde ve davacıların logo ve amblemlerini kullanmak suretiyle üretilen ürünleri ithal ettiği, bu ürünlerin orjinalinden farklı olarak sadece kapak şeklinde ithal ettiği ve davacıların kendilerinden satın almaksızın ya da davacıların yetkili üreticilerinden almaksızın bu ürünleri ithal ettiği anlaşıldığından davalının davacıların marka haklarına tecavüz ettiği kabul edilmiş, yine davalı tarafça davacılara ait direksiyon kapağı ürünlerinin hava yastığı ve direksiyon kapağının birleşimin oluşan bütünlük içinde satış ve pazarlamasının yapıldığı, davaya konu şekliyle satışa sunulmadığı, set olarak piyasaya sürülmemesi halinde oluşacak kazalarda kişilerin güvenliğini tehlikeye düşüreceği, bu durum dikkate alındığında davalı tarafın davacılara ait ürünleri SMK'nın 152/2 maddesi gereği değiştirme sayılacağından ve bu durumun SMK'nın 29. Maddesine göre marka hakkına tecavüz teşkil edeceği kabul edilerek davacıların marka hakkına tecavüz talepleri yönünden yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı, davalının tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini de talep etmiştir. --------- sayılı kararında da belirtildiği gibi; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi. 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacının davacı adına tescilli markaları taşıyan taklit ürünleri orjinalinden farklı olarak ithal etmesi eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalının davacı adına tescilli, "--------" marka ve logolarını taşıyanesas unsurlu markaları taşıyan hava yastığı kapağı ürünlerini tek başına ithal edip piyasaya sürmesi şeklindeki eyleminin, davacının marka haklarına TECAVÜZ TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE,
Davalının davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin REF'İ VE MEN'İNE,
Davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden davalıya ait taklit ürünlere EL KONULMASINA, karar kesinleştiğinde masrafın davalıdan alınarak İMHASINA,
Karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin --------- Genelinde yayın yapan tirajı -------- ile ilanına,
2-Haksız rekabetin TESPİTİ, REF'İ ve MEN'İNE yönelik taleplerinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen markaya tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen haksız rekabet davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk dava masrafı, 250,50 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 16.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.342,70 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre, (%50) 8.171,35 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacının üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/01/2024