T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/118
KARAR NO: 2023/265
DAVA: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ: 30/05/2023
KARAR TARİHİ: 06/12/2023
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ---- (doğa yürüyüşü), tırmanma, macera yarışları, kayak ve snowboard dahil çeşitli sporlar için üretmiş olduğu ürünlerini 5 kıtada ve 40’tan fazla ülkede müşterilerine sunmakta olduğunu, davacının dünyada en çok bilinen markalardan biri olmasının yanı sıra Avrupa'da birçok ülkede özellikle ----- grubu ayakkabı ve bot kategorilerinde satış rekorları kırdığını, davacı şirketin bu alanda tescilli birçok tasarımı ve markayı elinde bulundurduğunu, tasarımlarını ve markalarını Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (---) nezdinde tescil ettiren davacının Türkiye'de ulusal koruma sağlayacak tescillerini TPMK aracılığıyla gerçekleştirdiğini, davacı adına -----markalarının mevcut olduğunu, davacı adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin üretildiğini, ve/veya satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmede davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmeden 1(bir) çift ayakkabının satın alınıp dosyaya sunulduğunu, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin davacının marka haklarına tecavüz teşkil edip etmediğinin tespiti ve yine davalının eyleminin davacının marka haklarına tecavüz fiilini oluşturup oluşturmadığının tespiti ile işbu ihlalin durdurulması amacıyla huzurdaki davanın ikame edildiğini, 6769 sayılı SMK'nın 29. maddesi uyarınca davalı tarafın eyleminin davacının marka haklarına tecavüz fiilini oluşturduğunu, davacı adına tescilli markaların üretim ve lisans verme yetkisinin münhasıran davacıda olduğu halde, davacı adına tescilli markaları izinsiz ve hukuka aykırı şekilde üzerinde barındıran ürünlerin satılmasının 6769 sayılı SMK’nın 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz fiilini oluşturduğunu, dava dilekçesinde sunulan belgeler ve keşif incelemesi ve bilirkişi raporu dâhil toplanacak deliller dikkate alınarak; davalının eyleminin SMK’nın 29. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edilmesini talep ettiklerini, davalı tarafın davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden ürünleri satışa sunduğunu, davalı tarafa ait işletmeden satın alınan ve dava dilekçesi ekinde sunulan bir adet ürün dışında davacının marka haklarını ihlal eden çok sayıda ürünün davalıya ait işletmede satışa sunulduğunu beyan ederek, tespiti talep edilen delillerin değiştirilmesi ve/veya yok edilmesi ihtimali bulunduğundan, aleyhine delil tespiti istenen davalıya tebligat gönderilmeksizin davalıya ait işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılması ve delillerin tespitine, davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı taraf cevap dilekçesini sunmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı adına tescilli----- markalı ürünleri davalı tarafça iş yerinde satılmak sureti ile marka hakkına tecavüz olupturup oluşturmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;---- tescil numaralı ---- markasının 04, 06, 07, 08, 09, 12, 16, 18, 22, 25, 26, 28 ve 34 sınıflarda 13/03/1995 tarihinde, ----- ŞEKİL markasının 18, 25 ve 28 sınıflarda 21/12/2012 tarihinde, ----- tescil numaralı ----- markasının 25 sınıfta 05/06/2015 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce marka uzmanı bilirkişi ------ yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle alınan bilirkişi raporunda; davacı adına ----Şekil" ve----- markalarının tescilli olduğu, 10/07/2023 tarihinde, " ----- " adresindeki tespit mahalline gidildiğinde davacı taraf adına tescilli ------Şekil" ibareli markaları taşıyan 1 çift ayakkabı ürününün tespit edildiği, ürünlerin 25. sınıfta yer aldığı, davalı tarafça sunulan vergi levhasından işletmenin davalıya ait olduğunun tespit edilebildiği, davacı tarafça dosya ekinde sunulan ürünün 25. sınıfta yer alan ayakkabı olduğu, ------, ... isimli gerçek kişiye ait işletmeden 22/05/2023 tarihinde 460,00 TL mukabilinde ayakkabı ürününün satın alındığı, satış fişinde yer alan adres ve işletme bilgilerinin tespit mahalli ile uyumlu olduğu, ancak davalı tarafın vergi levhasında ----- adresinin yer aldığı, davalı tarafın işyerinde bulunan ürün üzerinde davacı tarafa ait ----- numaralı----- numaralı -----Şekil" markalarının birebir kullanım şeklinde ihlal edildiği yönünde görüş belirtilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi uyarınca; Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya
hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan
herhangi bir işaretin kullanılması.Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt
edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.Görüldüğü üzere bu madde uyarınca mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir
başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil
ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde tutulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek
başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımın tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri
itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (------). Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 uncu maddesi uyarınca; Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır.
Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği
hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal
işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
GEREKÇE:
Dava; Marka hakkına tecavüzden kaynaklı tespit ve men davasıdır.
Dava konusu Somut olayımızda davacı karşı tarafın işyerinde haksız olarak ----- markasının kullanıldığını ve bu kullanımların müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini iddia etmektedir. Tarafımızca adı geçen iddiaların
tespiti amacıyla mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında davalı tarafın işyerinde gerekli incelemeler yapılmıştır.Somut olayımızda işyerinde yapılan inceleme esnasında toplam 1 adet "----" ve "-----" markalı ürün tespit edilmiştir. Davacı adına tescilli marka görseli ile davalı işyerinde bulunan ayakkabı üzerinde yer alan marka görselleri
incelediğinde aralarında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu ve tüketicilerin davacıya ait orijinal ürünü aldıklarını düşünme ihtimallerinin yüksek olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Sonuç olarak;
Bu tespitlerden sonra davacı tarafın “---- esas unsurlu seri markalarının olduğu ve "-----" markasının TPMK'nun-----sayılı tescili ile ---- tescil numaralı -----markasının 04, 06, 07, 08, 09, 12, 16, 18, 22, 25, 26, 28 ve 34 sınıflarda, -----ŞEKİL markasının 18, 25 ve 28 sınıflarda, ------ tescil numaralı ---- markasının tescil edilen ve tanınmış marka olarak kabul edildiği, davalı tarafın işyerinde -----Şekil" ibareli markaları taşıyan 1 çift ayakkabı ürününün markalarının birebir kullanım şeklinde ihlal edildiği alınan bilirkişi rapor ile sabit olduğu, söz konusu kullanımlar yönünden sınıfsal benzerliğin mevcut olduğu ve bu emtialar bakımından özel bir bilgi ve dikkat seviyesi olmayan ortalama tüketici nezdinde de tanınmış olan davacı markası ile karıştırma riskinin gerçekleştiği, marka tecavüzünün yasal koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ ile,
Davalının iş yerinde davacı adına tescilli, ---- tescil numaralı,----- tescil numaralı ----+şekil" marka ve logolarını taşıyan ürünlerin satışını yapmasının davacının marka haklarına TECAVÜZ TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE,
Davalının davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin DURDURULMASINA,
Davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden davalıya ait TAKLİT NİTELİKTEKİ ÜRÜNLERE EL KONULMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,Davacı vekiline Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,Davacı tarafından yapılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 238,50 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.598,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.