T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/190
KARAR NO: 2023/249
DAVA: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ: 12/08/2022
KARAR TARİHİ: 28/11/2023
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,
2013 yılında yetişkin bakım ürünleri ile yola çıkan vekil eden ---, Covid-19 pandemisinin başlamasıyla birlikte tecrübe ve birikimini maske alınına taşıyarak 3 katmanlı, yumuşak elastik kulaklı---- maskeyi ürettiğini, koruma ve konfor konusunda ----- araştırmalarına göre Türkiye de en çok tercih edilen ve beğenilen------maskelerinin %99 oranında bakteri ve mikroplara karşı koruma sağladığının kesinleştiğini, davalı tarafın satışa sunduğu ve ticari amaçlı elde bulunduğu ürünler vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalının eylemi marka hakkına tecavüz fiiline karşılık geldiğini beyan ederek marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve ihlalin haksız rekabetin durdurulmasına, vekalet ücreti ve tüm yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesini ve karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap vermemiştir.
TARAFLARARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ----- markasını taşıyan maske satışı yapıp yapmadığı, bu markayı maske üzerinde kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan rapor içeriğine göre; ----- adresinde yapılan tespit neticesinde; “----- markalı” 48 adet hijyenik maske ürünlerinin taklit olduğu tarafımca tespit edilmiştir. Davacıya ait tescilli markaların davalı tarafından aynen veya çok benzer şekilde taklit olarak kullanıldığı bu durumun da SMK 29/1 MADDESİ GEREĞİNCE “MARKA HAKKINA TECAVÜZ” OLUŞTURDUĞU, Dava konusu taklit kullanımın tüketici gözünde davacı ile aleyhine tespit istenen arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılma nedeniyle TTK 55/1-A-4 MADDESİ ANLAMINDA HAKSIZ REKABET OLUŞTURACAĞI, İşyeri yetkilisinin/sahibinin işyerinin ------ olduğuna dair görüş bildirmiştir.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; -----tescil numaralı ŞEKİL markasının 10. Sınıfta 14/07/2021 tarihinde,------tescil numaralı ŞEKİL markasının 10. Sınfta 19/08/2021 tarihinde, ----- tescil numaralı ŞEKİL markasının 10. Sınıfta 15/06/2021 tarihinde, ----- tescil numaralı ----- markasının 05 ve 10. Sınıflarda 08/02/2022 tarihinde,----- tescil numaralı ----- markasının 05. Ve 10. Sınıfta 11/08/2016 tarihinde,----- tescil numaralı----- markasının 10.sınıfta 02/01/2014 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Davalıya ait vergi kayıtları celp edilmiş olup incelendiğinde; mükellefin 07/06/2004 tarihinde işe başladığını, bilanço esasına göre defter tutup ticari kazanç mükellefi olduğu, 10/07/2014 tarihinde şube açılışı olduğunu bildirmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi uyarınca; Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.Görüldüğü üzere bu madde uyarınca mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir
başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde tutulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımın tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (-----).
Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 uncu maddesi uyarınca; Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal
işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
GEREKÇE:
Dava; Marka hakkına tecavüzden kaynaklı tespit ve men davasıdır.
Dava konusu Somut olayımızda davacı karşı tarafın işyerinde haksız olarak -----" markasının kullanıldığını ve bu kullanımların müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini iddia etmektedir. Tarafımızca adı geçen iddiaların tespiti amacıyla mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında davalı tarafın işyerinde gerekli incelemeler yapılmıştır.
Davacı adına tescilli marka görseli ile davalı işyerinde bulunan maskeler üzerinde yer alan marka görselleri incelediğinde aralarında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu ve tüketicilerin davacıya ait orijinal ürünü aldıklarını düşünme ihtimallerinin yüksek olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Sonuç olarak;
Bu tespitlerden sonra davacı tarafın -----tescil numaralı ŞEKİL markasının 10. Sınıfta, -----tescil numaralı ŞEKİL markasının 10. Sınfta,-----tescil numaralı ŞEKİL markasını, ---- tescil numaralı----- markasının 05 ve 10. Sınıflarda, ----- tescil numaralı ----- markasının 05. Ve 10. Sınıfta,----- tescil numaralı ------ markasının 10.sınıfta, markasının tescil edilen ve tanınmış marka olarak kabul edildiği, “------ markalı” 48 adet hijyenik maske ürünlerinin taklit olduğu, davacıya ait tescilli markaların davalı tarafından aynen veya çok benzer şekilde taklit olarak kullanıldığı alınan bilirkişi rapor ile sabit olduğu, söz konusu kullanımlar yönünden sınıfsal benzerliğin mevcut olduğu ve bu emtialar bakımından özel bir bilgi ve dikkat seviyesi olmayan ortalama tüketici nezdinde de tanınmış olan davacı markası ile karıştırma riskinin gerçekleştiği, marka tecavüzünün yasal koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacı, davalının tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini de talep etmiştir. Yargıtay-----. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarihli,-----Esas, -----Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi. 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır.Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacının davacı adına tescilli markaları taşıyan taklit ürünleri satması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
1-Davalının iş yerinde davacı adına tescilli ----- marka ve logolarını taşıyan ürünlerin satışını yapmasının davacının marka haklarına TECAVÜZ TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE,
2-Davalının davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin DURDURULMASINA,
3-Davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden davalıya ait ürünlere EL KONULMASINA,
4-Davacının haksız rekabetin tespiti ve durdurulması davasının REDDİNE,
5-Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 80,70 TL harçtan mahsubu ile 189,15 TL harcı davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6-Davacı vekiline markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı vekiline reddedilen haksız rekabetin tespiti ve durdurulması davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 161,40 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 170,00 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.170,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre, (%50) 1.085,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.