T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/168
KARAR NO: 2023/250
DAVA: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ: 08/07/2022
KARAR TARİHİ: 28/11/2023
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı----- 2010 yılından bu yana sağlık sektöründe faaliyette bulunmakta olup, bu kapsamda ürettiği ve satışa sunduğu birçok ürün ve markanın hak sahibi olduğunu, davaya konu “----" markasının davacı firmaya ait olup ekli marka tescil belgesi gereği 6769 sayılı Sınai Mülkiyet kanunu kapsamında 15.03.2022 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle korunmak üzere 03, 05, 10, 35. sınıflarda davacı firma adına tescilli olduğunu, -----” markasının davacı firma adına tescilli olmasına rağmen, aynı sektörde faaliyet gösteren davalılardan -----. tarafından, aynı mal ve hizmet sınıfında, aynı isim, şekil ve markayla, -----adlı ürünün piyasada satışa arz edildiğinin tespit edildiğini, ürünün ----- görülmüş ve satın alınmış olup söz konusu ürünün kutusunda da yazdığı üzere ürün sahibinin; davalı "----- olduğunu, yine ürün kutusunda üretici İşletme Kayıt Numarası bulunmakta olup iş bu kayıt numarası (----- sorgulandığında ise ürünün diğer davalı------. tarafından üretildiğinin tespit edildiğini, bu sebeplerle davalıların, davacıya ait ------ markasına tecavüzleri sabit olduğundan, ilgili ürünlerin üretiminin ve satışa arzının durdurulmasına, ilgili ürünlerin piyasadan toplanmasına, ürünlerin satışa konu edildiği sanal pazaryerlerinden (-----) satışının engellenmesine, ilgili ürünün üretim ve satışının durdurulması ve önlenmesi için gerekli resmi ve özel kurumlara yazı yazılması yönünde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davalıların markaya haksız tecavüzünün tespiti ile tecavüzün durdurularak, kaldırılmasına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvvekkili firmanın meydana gelen zararlarının tespiti ile şimdilik, 1.000,00TL maddi tazminat ile 100.000,00.-TL manevi tazminatın işleyecek faizi ile birlikte, davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline dair karar verilmesi" dava ve talep edilmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalılar cevap dilekçelerini sunmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı adına tescilli "----" markasının davalı ----- tarafından üretilen gıda takviyesi ürünü üzerinde kullanılıp kullanılmadığı bu ürünlerin davalı ----- şirketi tarafından satışa sunulup sunulmadığı bu şekilde davacının marka haklarına tecavüz edip etmedikleri, davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarlarının ne kadar olabileceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
1-Ticaret sicil kaydı dosya içerisine getirtilmiş olup, incelendiğinde; davacı şirketin 22/12/2010 tarihinde, davalı--- ŞİRKETİ ' nin ise 17/09/2015 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
2----- Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün müzekkere yazısında 14.02.2022 tarihinde davalı üretici -----ticari markası ile ürünün onay bildirimi için başvuruda bulunulduğu ve davalılar arasında 07.02.2022 tarihinde fason üretim sözleşmesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın marka başvurusu ise 15.03.2022 tarihli olup, davalı tarafın üretim için onay bildirimini ve fason üretim sözleşmesini davacı tarafın marka başvurusundan önce yapmış olduğu görülmekle birlikte ----- markasının ürünler üzerinde satışa arz halinde ilk olarak ne zaman kullanıldığının tespiti yapılamadığı bildirilmiştir.
3-Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı----- markasının 03, 05, 10 ve 35. Sınıflarda davacı adına 15/06/2022 tarihinde, davalı ----- 09/12/2020 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
4- -----isimli e-ticaret sitesi üzerinde inceleme yapılarak davalılar tarafından ----- markası ile ilaç veya gıda takviyesi ürün satışı yapılıp yapılmadığına, bu durumun davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı hususunda marka uzmanı---- ve bilişim uzmanı ----oluşan bilirkişi heyeti 31.08.2022 tarihli raporda; 21.07.2021 tarihinde ----- üstünden yapılan incelemede incelenen e-ticaret sitesinde ---ibareli 2 adet ürünün satılmakta olduğu, ---ibareli ürünü satmakta olan satıcıların ----adlı satıcılar olduğu, satılmakta olan ürünlerin sol üst köşesinde ise davalılardan----- adının yazdığı, davacı tescilli markasının davalı tarafından -----adlı satış sitesinde satıldığının teknik bilirkişi tarafından tespit edildiği, bu kullanımının haksız rekabet, iltibas ve karışıklığa sebep olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
5-----isimli e ticaret sitesinde satılan ürünün davalının ---- markasının tescilli olduğu mallardan olup olmadığı, ürün üzerinde ----- markasının kullanılmasının davacının markası ile iltibasa neden olup olmayacağı, markanın hitap ettiği tüketici kitlesinin bilinçli tüketici olup olmadığı, ürünlerin davalı----- tarafından üretilip üretilmediği, davalı ------ şirkete tarafından satışa sunulup sunulmadığı, davalıların davacının marka tescil başvurularından önce bu markayı takviye edici ürünler üzerinde kullanıp kullanmadığı hususunda heyet rapor aldırılmış olup, Davalı tarafça satışı yapılan ürünün davacı adına kayıtlı markasının tescilli olduğu “----takviyeleri” mallardan olduğu, Dava konusu ürünün ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, Davalı tarafın fiili kullanımı birlikte değerlendirildiğinde ----- markasının kullanılmasının hedef tüketici kitlelerinin ortalama tüketici kitlesi olduğu dikkate alınarak iltibas ve karışıklığa sebep olabileceği, anılan yazıdan, söz konusu ürünün-----Şirketi tarafından ---- Şirketi adlı işletmeye fason olarak ürettirildiği ve davalı -----Şirketi adına üretilen ürünün internet ortamında farklı satıcılar tarafından satışa sunulduğu, davalı üretici ----Şirketi tarafından -----ticari markası ile ürünün onay bildirimi için başvuruda bulunulduğu ve davalılar arasında 07.02.2022 tarihinde fason üretim sözleşmesinin yapıldığı, dolayısıyla davacı tarafın 15.03.2022 tarihli marka başvurusundan önce davalı tarafın üretim için onay bildirimini ve fason üretim sözleşmesi yaptığı, ----- markasının ürünler üzerinde satışa arz halinde ilk olarak ne zaman kullanıldığının tespiti yapılamadığına dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
SMK'nın 29/2. Maddesinde;
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.
SMK'nın 19/2 maddesinde;
(2) 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir
GEREKÇE:
Dava, Marka hakkına tecavüzden kaynaklı tecavüzün tespiti ile durdurulması, tecavüzün kaldırılaması ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.Dava konusu somut uyuşmazlıkta davacı tarafça davacı adına tescilli ----- ibareli markalara davalının kullanımları dolayısıyla tecavüzde bulunulduğunun iddia edildiği sabittir.
Davacı adına tescilli ----tescil numaralı ----- markasının 03, 05, 10 ve 35. Sınıflarda davacı adına 15/06/2022 tarihinde, davalı----- ŞİRKETİ' nin 09/12/2020 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Kural olarak marka hakkı bir işareti ilk kez oluşturup kullanan kişiye aittir. Bu husus, öğretide ve uygulamada gerçek hak sahipliği olarak tanımlanmış olup, 556 sayılı KHK’nin hükümlerinde de aynı ilke yer almıştır. Önceye dayalı hak sahibi olan kişi, markanın tesciline itiraz etmemiş ve yapılan tescil aleyhine hükümsüzlük davası açmamış olsa bile, tescilli marka hakkı sahibi, bu işareti önceden beri marka veya sair bir tanıtma işareti olarak kullanan kişiyi, bu tanıtma işaretini önceki kapsamı ile kullanmaktan men edemez. Diğer bir deyişle; tescilli marka sahibi daha sonra bu öncelik hakkı bulunan kişiye karşı dava açarak onu bu işareti kullanmaktan men edemez. (556 sayılı KHK 8/III.mad.).(Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları, Doç.Dr---- Sayfa.110.vd.)(Yargıtay ---- HD'nin ------ Sayılı ilamı)Bu tespitlerden sonra davacı tarafça davalının davacı adına tescilli ----- markasını içeren ürünlerin satışının yapıldığını beyan ve iddia ettiği, Mahkememizce tespit ve tedbir talebi gereği alınan bilirkişi raporunda 21.07.2021 tarihinde ---- üstünden yapılan incelemede; İncelenen e-ticaret sitesinde ---- ibareli 2 adet ürünün satılmakta olduğu, ---- ibareli ürünü satmakta olan satıcıların “----” adlı satıcılar olduğu, Satılmakta olan ürünlerin sol üst köşesinde ise davalılardan ----adının yazdığı tespit ve rapor edilmiştir. Bu tespit gereği davacı adına tescilli marka ile -----satış yaptığı sabit olmuştur. Yine Alınan 24.102.023 tarihli, raporda belirlendiği üzere---- Tarım İl Müdürlüğü kayıtlarına göre diğer davalı ---- de 07.02.2022 tarihli üretim izni gereği ----- Markalı ürününün üretim iznini aldığı ve davalılar arasındaki 07.02.2022 tarihli fason üretim sözleşmesi gereği ürünün imalatını yaptığı sabittir. Yine alınan bilirkişi raporuna göre davalıların marka kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturur kullanımlar olduğu da sabittir.
Ancak bu kullanımlarının öncelikli kullanım hakkından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu değerlendirilmiş, davalılar arasında yapılan fason üretim sözleşmesi tarihinin 07.02.2022 tarihi olduğu, yine -----Valiliği Tarım il Müdürlüğü tarafından verilen üretim izizn tarihinin 07.02.2022 tarihi olduğu ve ---- markası ile gıda takviyesi ürünlerine yönelik üretim izni düzenlendiği, davacının marka başvuru tarihinin 15.02.2022 tarihi olduğu ve markanın 03,05,10 ve 35. Sınıfta tescilli olduğu ve davacı markası ile davalıların üretim izni aldıkları marka kullanımlarının aynı mal ve hizmetlere dair oldukları dikkate alındığında davalıların kullanımlarının davacının marka tescilinden öncesine ait olduğu ve ----- markası yönünden davalıların öncelikli kullanım hakkı sahibi olduklarından kullanımların davacı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Mahkememizce verilen 01/09/2022 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına,
3-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
4-Davalı ----- ŞİRKETİ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden tecavüzün önlenmesi davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı ----- ŞİRKETİ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Davalı ----- ŞİRKETİ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık, istinaf başvuru merci mahkememiz olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.