T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/396
KARAR NO: 2023/224
DAVA: Patent (Maddi Tazminat İstemli),
DAVA TARİHİ: 17/09/2018
KARAR TARİHİ: 07/11/2023
DAVA: Patent (Patent Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/07/2022
KARAR TARİHİ: 07/11/2023
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı müvekkilinin Türk Patent ve Markalar Kurumu Patent Sicilinde ----- tescil numarası altında patent olarak tescilli---- başlıklı patente tecavüz teşkil eden fiillerin 6769 sayılı Yasa'nın 159/a maddesi hükmü uyarınca önlenmesine ve durdurulmasına, patentden doğan haklara tecavüz edilerek üretilen, pazarlanan tecavüze konu "----- ürünlerine, bunların üretimde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellenmeyecek şekilde Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde el konulmasına ve bunların saklanmasına, patent'den doğan haklarına tecavüz teşkil edilerek üretilen "----" ürünlerin tanıtımının yapıldığı ---- internet sitesinde "-----" ürünlerine mahsus tanıtım içeriklerin yayınının engellenmesine, bunun mümkün olmaması halinde bu ürünlerin tanıtımının yapıldığı internet sitesine erişimin engellenmesine, davalının davadan ve ihtiyati tedbir talebinden haberdar olması halinde tedbire konu ürünleri ve delilleri yok etme tehlikesi mevcut olduğundan, Mahkeme'ye sunacakları davaya konu patent belgeleri, davalı tarafından dava konusu patent haklarına tecavüzde bulunularak üretilen ürün numunesi ve davacı müvekkili tarafından davaya konu patent esas alınarak üretilen ürün numunesi üzerinde işinin ehli bilirkişilere inceleme yaptırılarak, dava konusu "-----" ürününün, bu haliyle davalı tarafından üretilmesi ve satışa arz edilmesinin müvekkilinin -----tescil numaralı patent haklarına tecavüz teşkil edip etmediği hususlarında bilirkişilerden ön rapor da alınmak suretiyle 6100 sayılı Yasa'nın 390/b bendi uyarınca ihtiyati tedbir talepleri hakkında karşı taraf dinlenmeden karar verilmesine ve tedbir kararının icrası aşamasına kadar dava dilekçesinin davalıya tebliğinden sarfınazar edilmesine karar verilmesini, davalının, müvekkilinin patentden doğan haklarına tecavüz eylemleri nedeniyle, 20.000 TL. manevi, 5.000 TL. maddi tazminat olmak üzere 25.000 TL. tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkile verilmesine, maddi tazminat talebine ilişkin kısmın "belirsiz alacak davası" olarak yürütülüp sonuçlandırılmasına, davalının, müvekkilinin ---- sayılı Patent'den doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin, 6769 SayılıYasa'nın 149’nci Maddesi’nin b ve c bendi hükmü uyarınca durdurulmasına ve önlenmesine, 149/d bendi uyarınca “patent hakkına tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulmasına, anılan Madde'nin (f) bendi uyarınca,masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesine veya ilgililere tebliğ edilmesine, müvekkilin ----- sayılı Patentinden doğan haklarına tecavüz teşkil edilerek, davalı tarafından üretilen ---- ürünlerin tanıtımının yapıldığı----internet sitesinde, "------" ürünlerine mahsus tanıtım içeriklerin yayınının engellenmesine, bunun mümkün olmaması halinde bu ürünlerin tanıtımının yapıldığı internet sitesine erişimin engellenmesine, yagılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Islah dilekçesinde özetle, gerek maddi ve manevi tazminat, gerekse patente tecavüz eylemlerinin tespiti, önlenmesi ve durdurulması taleplerimizin sebebinin; müvekkilin ------ sayılı Patent'den doğan haklarına ilaveten,------sayılı Patent'den doğan hakları da dava sebebi kapsamına dahil edilerek, davanın sebebinin genişletilerek değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilim davaya konu ürünü Türkiye' de ----ve----- nolu faydalı modeller ve----- nolu patent ile ilk tescilleyen, söz konusu ürünü ( ----) Türkiye'de bir buluş yaparak 2007 yılında ilk üreten,----ilk belgelendiren, ilk satan ve uzun yıllar tek üretici olarak satiş yapan, söz konusu ürünü 2007 yılından bugüne kadar seri şekilde üreten ve tüm Türkiye'ye satan bir firma olduğunu, Bu durum söz konusu ürünün hatlara takılmasına onay veren gaz dağıtım şirketleri, gaz ürünleri satan toptancı ve taahhütçüler, sektörün belge inceleme kuruluşu gazmer nezdinde de çok açıkça bilinen ve gerekirse doğrulanabilecek kapsamda olduğunu, Müvekkilim buluş sahibi olduğu ürünü tüm ülkede tek başına tanıtarak haklı olarak çok büyük bir marka haline gelmiş, uzun yıllardan beri sektörde faaliyet gösteren, şu anda 5000m2 lik fabrikasında 120 kişilik kadrosu ve 30 ülkeye ihracatı ile Türkiye'nin konusunda lider olan en büyük firması olduğunu, Müvekkilim Şirket uzun yıllardan beri sektörde olup 2006 yılında "sismik harekette mekanik akışkan kapama valfi" ve "sismik harekette yanıcı gazları kapatan sistem" konularında geliştirdiği buluşlarını Türk Patent Enstitüsünde patent ve faydalı model olarak tescil ettirmiş olup, 2007 yılından beri deprem (sismik harekette ) anında mekanik akışkan kapama valfi ( -----) olarak bilinen ürününü TÜRKİYE'DE TEK ÜRETİCİ olarak piyasaya sürmüş, buluş sahibi olduğu sistemi ve ürünü tüm ülkede tek başına tanıtarak haklı olarak çok iyi bir noktaya ve bilinilirliğe gelmiş bulunduğunu, Müvekkilinin davaya konu ürünü iddia edildiği gibi davacıya ait olan patenti ihlal ederek değil 2006 dan beri sahip olduğu ---ve ----nolu faydalı modeller ile ------nolu patenti nezdinde üretmekte ve satmakta olduğunu, müvekkiline ait yukarıda belirtilen belgeler davacıya ait ------ nolu patent belgesinden çok önce tescil edilmiş belgeler olduğunu, müvekkilinin 2006 yılından beri söz konusu tescilli ürünlerini üretmekte ve satışını gerçekleştirmekte olduğunu, davacının ------ nolu patenti ile müvekkilimin piyasaya satışını yaptığı mekanik deprem vanaları arasında benzerlik olmadığı Müvekkili Şirket nezdinde yapılan inceleme ile de rahatça görülebildiğini, Davacının 2009 yılında aldığı davaya ispat niteliğindeki ----- nolu tescil belgesi için günümüz tarihine kadar bekleyerek dava açması zaten davanın ne kadar mesnetsiz, haksız ve kötü niyetli olduğunun diğer önemli bir kanıtı olduğunu belirterek kısaca belirtilen ve Bilirkişi Raporu ile de desteklenen nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN Mahkememiz ------ esas sayılı dosyasında;
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;. müvekkilinin her çeşit ---. Musluk ve bunlara alt tamamlayıcı aksesuarların imalatı, alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı işiyle uzun süredir iştigal ettiğini, alanında lider konumda bulunduğunu, sınai mülkiyet haklarını Türk Patent ve Marka Kurumu’na tescil ettirdiğini, davalının tescil ettirdiği----- tescil numaralı patentin hükümsüzlüğü için----- FSHHM’ne -----Esas sayılı davanın açıldığını, bu davadan tefrik edilen hükümsüzlük davasının ----- Esas sayısı ile görülerek başvuru aşamasında olan patent hakkında hükümsüzlük kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davanın usulden reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, patentin tescil işlemlerinin tamamlandığını, ancak TPMK tarafından eksik inceleme yapılarak tescil kararı verildiğini, davalıya ait patentin yurt dışında tescilli -----patentler ile tetik ve hareket mekanizmaları, çalışma prensipleri, istemleri ve benzeri birçok özelliklerinin aynı olduğunu, ayrıca müvekkili tarafından 2007 yılından bu yana benzer ürünlerin ----- belgesi alınarak yoğun şekilde üretilip satışa sunulduğunu, müvekkilinin ürününün piyasadaki adının----- olduğunu, davalıya ait -----tescil numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğü için ------ FSHHM’ne açtıkları davanın kabulüne karar verildiğini, İstinaf Mahkemesince de davalının istinaf talebinin reddine karar verildiğini, bu davaya konu patent ile hükümsüz kılınan faydalı modelin birbirinin aynısı olduklarını belirterek, öncelikle 6769 Sayılı SMK gereği; dava konusu---- numara ile TPMK da tescilli “-----” buluş başlıklı Patentin Dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin engellenmesi ve bu konuda Türk Patent ve Marka Kurumu’na müzekkere yazılmasını ,akabinde davanın esası ile ilgili olarak; davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu’nda tescilli ----- tescil numaralı “-----” buluş başlığına sahip patentin, dilekçe içeriğinde referans numaraları verilen yurt dışı patentlerinin (----) birebir kopyası olması, müvekkili şirket tarafından 2006 ve 2007 yılından beri piyasaya satışı yapılan ürünlerin de birebir kopyası olması sebebiyle yenilik unsuru bulunmayan patent ile ilgili; tescile konu patent üzerinde gerçek hak sahibi olmamaları, 6769 Sayılı SMK nın tescil için aradığı yenilik unsurunu davaya konu patentin taşımaması ve patent verilebilirlik şartlarını ihtiva etmemesi , patentin sanayiye uygulanabilir olmaması, haksız ve Kötü niyetli olarak tescilin sağlanmış olması sebepleriyle 6769 Sayılı SMK’nın 138/1-a bendi kapsamında hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin de karşı tarafa teşmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, işbu davaya konu ----- tescil numaralı patentin 21/062018 tarihinde incelemeli patent olarak tescil edildiğini, davacının işbu davaya konu patentin hükümsüzlüğü için daha önceden de ----Fikri ve Haklar Hukuk Mahkemesi'nin-----Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve taraflarca hükümsüzlüğü talep olunan her bir patent ve faydalı model belgesi yönünden tefrik olunarak, hükümsüzlüğü talep olunan her bir patent ve faydalı model belgesi için ayrı ayrı esas numarası verilerek, her birinin ayrı esasa kaydedildiğini ve yeni esas numaraları ile her bir davanın ayrı ayrı yürütüldüğünü, bunlardan işbu davanın da konusunu oluşturan ----- tescil numaralı müvekkiline ait patentin hükümsüzlüğüne ilişkin davanın Mahkemenin-----Esas sayısına kaydolunduğunu ve neticede de 26/05/2015 tarihli karar ile "...mezkur ----- tescil numaralı Patent'in incelemeli Patent'e dönüştürülmesi için müvekkilinin (o zamanki adıyla Türk Patent Enstitüsü) Kurum'a müracaat etmiş olduğu, davanın ikame tarihi itibariyle incelemeli patent sürecinin henüz tamamlanmadığı, dolayısıyla dava açma süresinin henüz doğmamış olduğu..." gerekçesiyle reddedilerek kesinleştiğini, patentin incelemeli patent olarak tescil edilmesinin üzerinden 4 yılı aşkın zaman geçtiğini, bu zaman zarfında davacının işbu davaya konu patent ile ilgili bilgi sahibi olmasına rağmen herhangi bir aksiyon almadığını, müvekkilinin hem işbu dava konusu patent, hem de ----- tescil numaralı patentlerine dayalı olarak, davacının, işbu patentlerden doğan haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle, -----.FSHHM'nin -----ve -----FSHHM'nin----- sayılı dosyaları ile, patent haklarına tecavüzün men'i ve tazminat talebiyle davacı aleyhine dava açtıktan sonra hükümsüzlük davasının açıldığını, işbu patentden doğan hakların müvekkiline ait olmadığı ve bu nedenle patentin hükümsüzlüğünü talep ettiğini, davacının böyle bir iddiayı, aralarında 2013 yılından bu yana, aynı konularda süregelen davalarda ilk kez dile getirdiğini, tarafların 2005 yılından bu yana tanıştıklarını ve hatta bir süre için birlikte iş yaptıkları da dikkate alındığında, işbu patent üzerindeki gerçek hak sahipliğinin müvekkiline ait olmadığını ileri sürmenin kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın kendince olumlu bir intiba oluşturmak için, davanın tarafları arasındaki ticari geçmiş ile ilgili olarak Mahkemeye bilgi veriyormuş gibi yaparak, olayları çarpıtarak Mahkemeyi yanıltmaya çalıştğını, müvekkilinin deprem etkisi ile güvenlik sağlayan vanalar ve cihazlar konusunda 01/01/2000 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, ----- sicil numarası ile kayıtlı 23/12/1999 tarihinde kurulmuş olan------ 01/01/2000 tarihinden itibaren 01/05/2005 tarihine kadar pazarlama müdürü olarak görev yaptığını, davalı müvekkilinin pazarlama müdürü olarak görev yaptığı ---- kuruluş amacının Ağustos 1999 depreminden sonra doğalgaz kullanan yapılarda deprem esnasında doğalgaz v.s yanıcı ve yakıcı gazların otomatik güvenliğini sağlayıcı mekanik veya elektromekanik yapıdaki vana veya sistemlerin ithalat, imalat, ihracat ve ülke genelinde toptan satışını ve uygulamalarını yapmak olduğunu, bu süre zarfında davalı müvekkilinin -----adına, bizzat, deprem vanası üreticilerini ziyaret ettiğini ve ----- ürünlerinin distribütörlüğü alarak bu deprem vanalarının yurt içerisinde geniş çaplı bir tanıtım ve satışını yaptığını, daha sonra elektrikle çalışan ilk modelinin ---- numarası ile26/08/2003 tarihinde müvekkili tarafından buluş başvurusu gerçekleştirildiğini ve faydalı model belgesi alındığını, ayrıca cihazın tasarım tescilinin 11/01/2005 tarihi ve ------ numarasıyla yaptırıldığını, bu ürüne ----- tarafından 27/10/2003 tarihinde ürün belgelendirilmesi yapıldığını, davacının müvekkiline ait patentin, bir kısım patent numaraları vererek yeni olmadığını iddia ettiğini, davaya konu patentin incelemeli bir patent olduğunu, davacının müvekkilinin patentinin yeni olmadığı iddiasının dayanağı olarak öne sürdüğü patentlerin "ilgili dökümanlar" olarak inceleme raporunda değerlendirmeye alındığını, bu patentlerle mukayese yapıldıktan sonra, müvekkiline ait dava konusu patentin yeni, sanayiye uygulanabilir ve tekniğin bilinen durumunu aşan bir buluş olduğu değerlendirilerek müvekkiline incelemeli patent verildiğini, hem Patent Kurumu tarafından yaptırılan inceleme ve araştırma sonucunda, hem de yapılan yargılamalar neticesinde, müvekkiline ait patentin yeni, sanayiye uygulanabilir ve tekniğin bilinen durumunu aşan bir buluş olduğunun sübut bulduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK :
Esas davada;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ----- isimli internet sitesinde tanıtımını yaptığı ----- isimli ürünün davacı adına tescilli----- numaralı patentin koruma kapsamında kalıp kalmadığı, bu şekilde davacının patentten doğan haklarına tecavüz edilip edilmediği, maddi ve manevi tazminat talep edilip edilemeyeceği, tazminat miktarının ne kadar olacağı, davalı ürününün kendisine ait -----ve-----numaralı faydalı modeller ile ----- numaralı patente uygun olarak üretip üretmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Birleşen davada;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ------ tescil numaralı incelemeli patentin yenilik özelliğinin bulunup bulunmadığı, sanayiye uygulanıp uygulanamayacağı bu nedenle hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği davanın kötü niyetle açılıp açılmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Davacı ...----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde------ ticaret sicil numarasıyla davacı adına kayıtlı görüldüğü, 1.500.000,00 TL sermayeye sahip olduğu,
24/12/2015 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı ... ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ------ ticaret sicil numarasıyla davalı adına kayıtlı görüldüğü, 1.500.000,00 TL sermayeye sahip olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ------ tescil numaralı ------patentin davacı ... adına tescili 21/06/2018 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.
----- Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ---- Esas------ karar sayılı dosyasında verilen 26/05/2015 tarihli hükmün 08/10/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında yer alan 11.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda;Davacıya ait koruma kapsamı ile davalının ürünü incelendiğinde davalıya ait deprem vanasında bir sensör gövdesi içinde yer alan bir sensör mekanizmasının bulunduğu ve sismik hareketin hareketlenen bilye ile tetik silindirine aktarıldığı, Atıf konusu ürün kataloğunda yer alan açık ve kapalı pozisyon yan kesit teknik çizimleri "mil tırnaklama" prensibi ile sabitlenen ve serbest bırakılan milin farklı pozisyonlarını gösterdiği, Davalı ürününde milin sabit pozisyondan kurtulmasının sağlanmasının doğrudan bilyenin düşey ekseninde gerçekleşmekte olup bir tetik silindirinin bir tırnak kolu görevi gören bir uzantı ile iletişim halinde bir yay vasıtasıyla hareketi prensibinin milin vana kapama hareketini tetikleyecek biçimde davalı ürününde bulunduğu, Davacıya ait ----- numaralı belgenin ana isteminde bilyenin malzemenin çelik olarak ifade edildiği ancak davalıya ait üründeki bilyenin türünün dışardan tespit edilemediği,
Davalıya ait ürünlerin davacıya ait ------ numaralı tescilli patentin ana istemindeki koruma kapsamını ihlal etmediği sonuç ve kanaatine vardığı görülmüştür.Dosya kapsamında yer alan 17.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda;-----sitesinde yer alan teknik veriler incelendiğinde,
İnternet sitesinde görülen---- Serisi vanaların, -----nolu "-----" buluş başlıklı patent belgesinin -----nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında olduklarının ispatlanamadığı,İnternet sitesinde görülen---- Serisi vanaların, ----- nolu "-----" buluş başlıklı patent belgesinin ----- nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında oldukları,İnternet sitesinde görülen---- Serisi vanaların, ----- nolu -----" buluş başlıklı patent belgesinin---- nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında olduklarının ispatlanamadığı,
İnternet sitesinde görülen ----- Serisi vanaların, ----- nolu-------" buluş başlıklı faydalı model belgesinin ----- nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında olduklarının ispatlanamadığı,İnternet sitesinde görülen -----Serisi vanaların, ---- nolu ----- buluş başlıklı faydalı model belgesinin------ nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında olduklarının ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.Dosya kapsamında yer alan 22/09/2023 Tarihli bilirkişi raporunda;Davalıya ait olduğu belirtilen ------ adresinde yapılan incelemede;
Sitede ------adresinde yer alan----- adlı ürünün yer aldığı,
Sitede ----- adresinde yer alan -----adlı ürün ile ilgili ayrıntılı bilginin yer aldığı,
Sitede -----adresinde yer alan ürün kataloğunun yer aldığı tespit edilmiştir.
İnceleme konusu ---- numaralı patentin ----- numaralı ‘----isimli patent---- isimli patent,-----isimli patent ve------’ cihazı isimli patenlerle karşılaştırıldığında yenilik özelliğinin olmadığı, fakat sistemin yapısal ve tasarım olarak sanayide uygulanabilir olduğu," yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
Asıl dava bakımından; Patent ve faydalı model hakkına tecavüz sayılan haller 6769 S. SMK'nın 141. Maddesinde düzenlenmiş, yine aynı kanunun 149. Maddesinde hakkı tecavüze uğrayan tarafın talep edebileceği haklar tazminat ve tazminatın belirlenmesine ilişkin SMK'nın 150 ve 151. Maddeleri düzenlenmiştir.Birleşene dava yönünden talep dikkate alındığında, patentin hükümsüzlük halleri SMK'nın 138. Maddesinde düzenlenmiş, Kurumun nihai kararından sonra; a) Patent konusu, 82 nci ve 83 üncü maddelere göre patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa, b) Buluş, 92 nci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca yeteri kadar açıklanmamışsa patentin hükümsüzlüğüne karar verileceği, 82. Maddede buluşun patentin konusunu oluşturması için, Teknolojinin her alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilir, şeklinde belirtilmiştir.
GEREKÇE:
Dava; patent hakkına tecavüzden kaynaklı tespit, men, maddi ve manevi tazminat davası, birleşen Mahkememizin ----- Sayılı davası da yenilik unsuru taşımaması ve sanayiye uygulanabilir olmaması iddiasından kaynaklı hükümsüzlük davasıdır.Davacı tarafça asıl davada dava konusu davacı adına tescilli ---- tescil numaralı -----patent hakkına davalı tarafın tecavüzü dolayısıyla tazminat talep edildiği, birleşen davada ise asıl dava davacısı adına tescilli bulunan davacı ... adına tescili 21/06/2018 tarihinde sicile tescil edildiği -----tescil numaralı ----başlıklı patent başlıklı patentin yenilik unsuru bulunmaması ve sanayiye uygulanabilir olmaması dolaysıyla hükümsüzlüğü talep ve dava edilmiştir.
Bu talepler dikkate alındığında asıl davada davalı tarafın davacı tarafın patent hakkını ihlal ettiğinden bahsetmek için asıl dava davacının korunabilir bir geçerli patentinin olması gerektiği, patentin hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği halde hükümsüzlüğün SMK'nın 139. Maddesine göre Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, kararın sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olur ve patent veya patent başvurusuna bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır hükmü gereği baştan itibaren korumanın kalkacağı değerlendirilerek öncelikle hükümsüzlük talebi yönünden değerlendirme yapılmış ve birleşen davadaki talepler değerlendirilmiştir.
Dava konusu olayda; dava konusu----tescil numaralı----sistem başlıklı patentin davacı adına tescilli olduğu, Davaya konu----- tescil numaralı ‘’-----’’ patent buluşunun ‘’Bu buluş deprem nedeniyle oluşan sismik hareketi algılayan tertibat (sensör) sayesinde içerisinden akışkan (gaz) geçen mekanik bir vananın otomatik olarak akışkan geçişinin kesilip açılabildiği, en az bir vana ve sensör mekanizmasından meydana
gelen mekanik deprem vanası ile ilgili olduğu şeklinde izah edildiği, dosyada bulunan patent konusu ürün ile kıyasa konu ------cihazındaki patente konu çalışma prensibi ve işlev karşılaştırıldığında, Sonuç olarak;------ cihazının çalışma prensibinde tetiklenme olayı bilyenin sabit mafsallar aracılığıyla gaz geçişini kapattığı, davacı korumasında olan İnceleme konusu----- numaralı patentdeki bilyenin ise yuvasını terk ederek serbest hareketi ile gaz geçişini kapattığı anlaşılsa da her iki sistem tahrikinin bilye ağırlığı/yay ilişkisi ile sistemin tahrik ediliyor olması gerekçesiyle yenilikten söz
edilemeyeceği hususunun uzman bilirkişiler tarafından tespit ve rapor edildiği, Davacı korumasında yer alan sistemin gaz akışını kesmesi yine-----numaralı sistemde olduğu gibi bilye ağırlığı sağlanmaktadır. Bu sistemlerin her ikisinde de sistemin çalışması için temel özelliğin yay kuvvetini yenerek vananın normalde açık konumda kalmasını sağlayacak ağırlıkta bilye ve yaylar ile dizayn edilmiş olması gerekçesiyle yenilik durumu söz konusu olmadığı, davacı korumasında yer alan sistemin gaz akışını kesmesi, bilye ağırlığı ve yay itme kuvveti yayın pimi itmesi ile sağlandığı, netice olarak her iki sistemde de serbest konumda olan metal alaşımlı bilye aracılığıyla ile itme kuvveti elde edilerek gaz akışının sağlanması gerekçesiyle benzerlik söz konusu olsa da yenilik söz konusu olmadığı, davacı korumasında yer alan sistemin gaz akışını kesmesi, bilye ağırlığı ve yay itme kuvveti
yayın pimi itmesi ile sağlanmakta olduğu, netice olarak her iki sistemde de serbest konumda olan
metal alaşımlı bilye aracılığıyla ile itme/çekme kuvveti, yay/pim tahriki ile gaz akışının sağlanması gerekçesiyle benzerlik söz konusu olduğu, dolayısıyla yenilik olmadığı, bu haliyle davacı-birleşen dava davalısı adına tescilli bulunan ----- numaralı patentin ------ numaralı
----- isimli patent, ------’ isimli patent, ----isimli patent ve ----- cihazı isimli
patenlerle karşılaştırıldığında yenilik özelliğinin olmadığı, fakat sistemin yapısal ve tasarım olarak sanayide uygulanabilir olduğu yönündeki bilirkişi raporu dikkate alındığında davacı-birleşen davalı tarafa ait patentin yenilik unsuru içermediğinden SMK'nın 82 ve 138. Maddesine göre hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiş ve birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Az yukarıda ifade edildiği üzere asıl davanın asıl dava davacısı adına tescilli bulunan ---- tescil numaralı Sismik harekette yanıcı gazları kapatan sistem başlıklı patentin koruma kapsamında olması halinde tecavüzün oluşacağı, SMK'nın 139. Maddesine göre Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, kararın sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olur ve patent veya patent başvurusuna bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır hükmü gereği baştan itibaren korumanın kalkacağı değerlendirilerek az yukarıda ifade edildiği üzere birleşen davanın kabulü ile davacının patent hakkı üzerindeki korumanın tescil edildiği tarihten itibaren ortadan kalkacağı kabul edilerek davalının kullanımlarının davacının korunan bir hakkı kalmadığından tecavüzün olmayacağı kanaati ile asıl davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
A-Asıl davanın REDDİNE,
1- Asıl davada alınması gereken 269,85 TL karar harcın başlangıçta yatırılan 426,94 TL peşin harç, 426,94 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 853,88 TL harçtan mahsubu ile 696,79 TL fazla harcın talep halinde davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı ... ... tarafından sarfedilen 9.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile anılan davalı tarafa ödenmesine,
4-Davalı ... .... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca maddi tazminat yönünden 5.000,00 TL, manevi tazminat yönünden 20.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
B-Birleşen Mahkememizin -----Sayılı davasının KABULÜ İLE,
1-Davalı adına TPE nezdinde tescilli -----numaralı patentin 6769 S. SMK'nın 138. Maddesi gereği hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2-Birleşen Davada alınması gereken 269,85 TL karar harcından başlangıçta yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile 189,15 TL bakiye harcın davalı ...- tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Birleşen davada yatırılan 80,70 başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalı ..tahsili ile davacı ... . ödenmesine,
4-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığında,
5-Davacı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalı ... - alınarak davacı ...- ödenmesine,
6-
Davacı ... ... -- tarafından sarfedilen 166,25 TL yargılama giderinin davalı ... alınarak davacı--ödenmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.