T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/227 Esas
KARAR NO: 2023/164
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/04/2021
KARAR TARİHİ: 12/09/2023
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davasının yapılan açık yargılama sonucunda;
İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; Karşı yan markalarının hakkaniyete aykırı olarak oluşturulmuş bir marka olup gözden kaçarak hatalı olarak tescil edilen bir marka olduğunu, çünkü ------ kelimesinin----- bir kelime olup son yıllarda sektörel olarak dilimizde kullanıla gelen bir ------ olduğunu, ----kelimesinin------- anlamına geldiğini, itiraza gerekçe markaların aslında ------- sektöründe ------------ şeklindeki ürünün yıllardan beri herkesçe kullanılan tanımlayıcı adı olduğunu, hem yurtdışında hem yurt içinde müşterilerin düşünmeksizin ---------- şeklinde internet üzerinde arama yaptıklarını, Dava konusu tescilde -------perdenin direkt olarak ------ bir çeşidi olduğunu, kullanıcıların zihninde özel bir çabaya mahal vermeden akla ------------- çeşidini getirebileceğini, bu nedenle markanın kesinlikle ayırt edicilik vasfı bulunmadığını, kurum'un eksik inceleme ile ilgili markalara tescil verdiğini, zaten ürünün kendi ismi olan bir ibarenin marka olarak tescil edilemeyeceğini, davalı ----- markasında ulama yapmak suretiyle ---- ibaresini markalaştırmış olsa da bu yöntemle yapılan markanın da kabul edilemeyeceğini, Davalının ------- tescil numaralı ------- markasını ---- tarihinde tescil aldığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçirilmeden ----tarihinde---- tescil sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
DAVAYA CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını,------ sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, SMK md.25 ve26/4 hükmü gereği başkaca incelemeye gerek olmaksızın davanın reddi gerektiğini, dava konusu markalarının tescilinden itibaren 6 yıl geçmiş olup müvekkilinin markasını tescil tarihinden beri aralıksız ve yoğun biçimde kullandığını, davacının ------ başvuru numarası ile müvekkilinin markasının neredeyse aynısı olan ----------markasının tescili için başvurduğunu, yayına itiraz neticesinde alınan kısmi ret kararı sebebi ile kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, müvekkilinin --------yılından beri ------markalarının tanıtım ve gelişimi için ciddi bir emek ve sermaye yatırımı yaptığını, yüksek satış rakamları ile tüketici nezdinde tanınmış hale geldiğini, İleri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.------ sayılı dosyasının görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olduğu anlaşılmıştır.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E / Dava, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ------markası tescilinin davacının ticaret unvanı ile benzer olup olmadığı, davacının bu marka üzerinde öncelik hakkının bulunup bulunmadığı, dava konusu markanın ayırt edicilik özelliğinin bulunup bulunmadığı bu nedenlerle hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.----- kaydı dosya içerisine getirtilmiş olup incelendiğinde; davacı şirketin 19/12/2012 tarihinde tescil edildiği görülmüştür. Dosyaya ------ kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ----- tarihinde davalı ---- adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ------ -----, marka uzmanı ------- ------ sektörü ---- bilirkişi heyetinin raporunda; -----sayılı ------Markasının -------tarafından 556 sayılı KHK 7/a ve c bentleri uyarınca kısmen reddedildiği ve red gerekçesinde -------- anlamına geldiği gerekçesiyle markanın ---- bakımından reddedildiği, -----sayılı markadaki -----emtiası açısından tanımlayıcı ve tasvir edici olduğu, ancak -----sayılı markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerde ---- emtiası bulunmadığı, markanın zaten ----- tarafından kısmen reddedildiği dikkate alındığında markanın hükümsüzlüğünün istenemeyeceği, ---- sayılı markasında ----ibaresinin kullanıldığı, içinde ---- ibaresi geçen ------markanın tescil edilmiş olduğu, ------ibaresinde yer alan --- hecesinin aslında ----- olduğu ve bu anlamda ----------- ibaresi ile özdeş olduğu yönünde bir çıkarımın hukuki olmayacağı, ---------------emtiasında tescilli olsa da markanın tescil kapsamındaki bu mallar için doğrudan ve herhangi bir irdeleme ya da analize gerek kalmadan tanımlayıcı ve tasvir edici olduğunun söylenemeyeceği, ----- ibaresinin ----sınıftaki mallar bakımından hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmeyeceği, ----- sicil numarası ile tescilli ----- ibaresinin kullanıma konu edildiği bu anlamda markanın kullanım neticesinde ayırt ediciliğinin arttığı, ---- ibaresinin de ürün adı olarak uzun zamandan beri kullanılmakla birlikte markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerde ----- emtiası bulunmadığı, markanın zaten ------- tarafından kısmen reddedildiği dikkate alındığında markanın emtia listesinde yer almayan bir ürün için ---------anlamındaki --------- gerçekleşmiş sayılamayacağı ---------kapsamında mutlak red nedenleri bakımından açılacak hükümsüzlük davalarında hak düşürücü sürenin işlemeyeceği, Mali yönden; Davalının, dış cephe ------- ---------sistemi üretimi yaptığı , bu sistemde dış ortama dayanıklı ------ yandaki kanal içerisinde hareket ettiği ve bu sayede ----- ortam koşullarına direnç ve dayanıklılık gösterebildiği, Davalının -----sitesinde------ altında yer aldığı,---- kullanılan -----olarak tanımladığı, marka görselinin ürün katalogları üzerinde yer aldığı satış faturaları üzerlerinde marka görseli yer almadığına dair görüş bildirmişlerdir. Davacı vekilinin raporlara itirazları da incelenerek davalının markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetler için dava konusu markaların tanımlayıcı veya cins belirten ibareler olup olmadıkları, davalı tarafça yoğun kullanım nedeniyle markaların ayırt edicilik kazanıp kazanmadığı hususunda marka uzmanı --------- panjur/yapı sektörü uzmanı -------------tarihli heyet raporunda; ---no ile tescilli ------- tescil tescil edilmiş olan --- markalarının ----- Sınıftaki emtialar için davalı adına -----nezdinde tescil edilmiş olduğu, Davalı adına ------ no ile tescil tescil edilmiş olan ------ markalarının dava tarihi itibariyle TANINMIŞ MARKA statüsünde olmadıkları, ---ibaresinin ------------------ için kullanıldığı ve bu sistem için tanımlayıcı ve cins bildirici olduğu, Davalının ----------- ibaresini kullanmakla ayırt edici hale getirmiş olduğuna ilişkin tespit yapılamadığı,
5-Buna göre; davalı adına ------------- no ile tescilli -----markasının, -----sınıfta yer alan emtialarda tescil edilmiş olduğu, tescil kapsamında yer alan ---------- açısından tanımlayıcı olduğu, Tescil kapsamında yer alan diğer mallar açısından tanımlayıcı olmadığı ve ayırt ediciliği olduğu tespit edilmiştir. Davalı adına ----- no ile tescil tescil edilmiş olan markasının -------- kelime ve şekil unsurundan oluştuğu, -------- kendisine --------- sahip olduğu, ancak şekil ve kelime unsurundan oluşan markalarda kelime/söz unsurunun daha ön planda olduğu, ------- okunduğu ve yukarıda da ifade edilen -------- ibareleri arasında fonetik ve dolayısıyla kavramsal benzerlik olduğu, markanın -----sınıfta yer alan emtialarda tescil edilmiş olduğu, tescil kapsamında yer alan ------------ açısından tanımlayıcı olduğu, tescil kapsamında yer alan diğer mallar açısından tanımlayıcı olmadığı ve ayırt ediciliği olduğuna dair görüş bildirmiştir. Her iki rapor arasında çelişki bulunduğundan marka uzmanı ------ ve inşaat sektörü ----- tarihli heyet raporunda; Davalı yan adına tescilli ----- no ile tescilli görselini ihtiva eden markanın tescilli olduğu Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin ------- Sınıfında yer alan -----emtiaları ile ------ görselini ihtiva eden markanın------ ------- emtiaları İle Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ----------Sınıfında yer alan --------- emtiaları bakımından aynı gerekçe ile hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceğine dair görüş bildirmişlerdir. 6769 sayılı SMK'nın 4. Maddesine göre "Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil ----------şeklindeki düzenleme ile marka olarak tescil için ayırt edicilik unsurunun sağlanması gerekliliği ve aynı kanunun 5. Maddesindeki "Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler." marka olarak tescil edilemeyeceğini ve mutlak ret nedeni olarak belirtildiği açıktır. Yine aynı kanunun 25. Maddesinde "Madde 25- (1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir" halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.Bu tespitlerden sonra dava konusu uyuşmazlığın konusu olan marka olan ---- tescil numaralı ------ tescil numaralı ---markalarının, ----- kelimelerinin birleşmelerinden oluşturularak marka tescilinin sağlandığı, alınan bilirkişi raporlarında perde sektöründe -------- bu haliyle, iyi niyetli ve alışılmış ticari uygulamalar doğrultusunda -------- sektöründe tescile konu marka kullanımlarının bir ürünün tanımlanması için kullanıldığı, bu durumun---------- sektöründe bulunanlar tarafından bilindiği, bu haliyle SMK'nın 4. Maddesinde düzenlenen bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması şartını sağlamadığı, yine SMK'nın 5. Maddesinde belirtilen "Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler." hükmü kapsamında her iki marka tescili yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ancak kısa kararda sehven markanın iptali şeklinde hüküm kurulmuş, bu hatanın düzeltilmesi hükmün değiştirilmesi kapsamında olacağından düzeltmek yapılmaksızın aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın KABULÜ ile,
Davalının ----- tescil numaralı------ markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı vekiline Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 93,00 TL tebligat ve müzekkere ile 17.400,00 TL bilirkişi ücreti ile toplam 17.552,30 yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/09/2023