T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/113 Esas
KARAR NO:2024/199
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/07/2010
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davalı adına tescilli ------ markalarının haksız ve kötü niyetli olarak tescil edildiklerini, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, müvekkili markalardan haberdar olduklarını , davalı firmanın müvekkili şirketin ticaret unvanı ve tescilli markası olan ------- ibaresini müvekkiline zarar verici şekilde kullandığını, benzer iş kollarında faaliyet göstermeleri nedeni ile aynı unvanları kullanmaları ve ---------- faaliyet göstermelerinden ötürü müşteriler arasında karışıklığa sebep olduğunu belirterek müvekkili adına tescilli ------ markasının tanınmışlığının tespitini, davalının ticaret unvanında yer alan --- ibaresinin ticaret unvanından silinmesini ve ticaret sicilinden terkinini, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkiline ait markaların kapsadıkları emtiaların ilgili tebliğin----sınıflardaki ve mal ve hizmetlere ilişkin olduğunu, davacıya ait olan ve huzurdaki davada mesnet aldığı ---- tescil tarihli markasında yer alan mallar ve hizmetler ise yeni ilgili tebliğin --- sınıflarda yer alan ---------- olduğunu, marka ve işlem dosyalarının incelenmesinde görüleceği üzere müvekkili markalarında yer alan mal ve hizmetlerin tamamının, markaların ibare bazında yarattıkları benzerlikten farklı olarak zaten ortak ve ilişkili olmadığını, bununla birlikte dava konusu markalar da bütün olarak birbirlerine benzemedikleri gibi, müvekkilinin hak sahibi olduğu bu markaların, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği -------markanın tescil tarihinden önce tescile kavuştuğunu, markaların benzer olduklarının kabulü anlamına gelmemekle birlikte , davacı tarafından hak iddiasında bulunulan markaya ve diğer müvekkil markalarına ilişkin olarak hiç bir girişimde eylemde bulunulmamış olduğunu, davacı markası ile ilgili davacı tarafından hiç bir tanıtma ve reklam faaliyetinde bulunulmadığı, davacının bu markasının alalede bir kullanımdan öteye geçmediğini, müvekkil tarafından satın alınan markaya ilk tescilden itibaren ve özellikle de müvekkilin satın almasından sonra bu isme markasal önem verilip bu değerlendirildikten ve markaya reklam ve yatırım yapıldıktan sonra hak iddiasında bulunmasının açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davacı tarafından kendi akrabalık ilişkileri olan bir takım kişilerden kaynaklı olarak müvekkilini suçlamasının gerçekçi olmadığını, müvekkilinin noter huzurunda yaptığı sözleşme ile başkası adına tescil almış markaları tamamen iyiniyetli olarak ve bedelini ödeyerek kendi adına devir aldığını, müvekkilinin devir aldığı markayı kullandığını, bu markayı tanıttığını ve bu markaya yatırım yaptığını, müvekkilin aldığı markanın tescilli bir marka olduğunu, satın alma tarihinde de her hangi bir takyidatın ve sair engelin söz konusu olmadığını, dolayısıyla burada müvekkilin tescile güvenerek yaptığı hareketlerden kötü niyet gibi bir sonuç çıkarılmaması gerektiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Uyuşmazlık, hükümsüzlüğü istenen davalı adına tescilli ------------ sayılı markaya dayalı 4721 sayılı Kanun'un 2 nci kapsamında, korunması gereken emek, sermaye ve yatırım birikimine sahip olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
556 sayılı KHK'nın 7, 8, 9, 61, 62, 64, 66. maddeleri.
GEREKÇE:Dava, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü ile ticaret ünvanından ------ ibaresinin silinmesine ilişkindir .------ numaralı markaların ayırt edici niteliğe haiz olduğu, ----- markanın benzer nitelikte olduğu kabul edilmişse de bu marka yönünden davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığı ve davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle anılan markalar için davanın reddine; diğer markaların dava açıldığı sırada tescilli olmamaları nedeniyle hukuki menfaat yokluğundan davanın reddine; davalı ticaret ünvanı ile davacı markası arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, tanınmışlık iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle anılan taleplerin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.-----------sayılı kararıyla davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, hükümsüzlüğü talep edilen ------------- tescili başvurusunda kötüniyet bulunduğundan bahisle hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açılabileceği Mahkemece benimsendiği, öte yandan dava tarihi olan ----- itibariyle sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluştuğu gerekçesiyle bahse konu markaya yönelik hükümsüzlük davası reddedildiği,--------------- da açıklandığı üzere, sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluşabilmesi esasen tescil engeli olan bir markanın sicile tescil edildikten sonra uzunca bir süre kullanılmasına rağmen asıl hak sahibinin karşı çıkmaması üzerine sonraki marka sahibi olan davalının asıl hak sahibine karşı korunması amacına yönelik olduğu, bu bakımdan, öncelikle davalının dava tarihi itibariyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci kapsamında, uyuşmazlık konusu markaya dayalı korunması gereken emek, sermaye ve yatırım birikimine sahip olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.Mahkememizin---------tescil numaralı marka yönünden somut olayda kötü niyetli tescil bulunduğundan ---- yönünden hükümsüzlük talebinin hak düşürücü süreye tabi olmadığı, markanın ilk tescil sahibi ---- kayıtlarından marka danışmanlığı yapan bir firma olduğu, gıda sektöründe herhangi bir faaliyeti bulunmadığı, ------- inhasari lisans hakkı tanıdığı, -------- tarihinde davalıya markayı devrettiği, davalı tarafından sunulan belgelerden markanın ticari hayatta etkin bir şekilde kullanımı da bu tarihten sonra başladığı, markanın devir alındığı tarih itibarı ile markalar aleyhine daha önce açılmış bir dava bulunmadığı, markanın tescilinden sonra 5 yıl 8 ay geçmişse de davalı tarafından dosyaya sunulan delillerin incelenmesi sonucunda, -----yılında devraldıktan sonra yoğun bir şekilde kullanmaya başladığı, başka kişilere bayilikler verdiği, ------tarihli bilirkişi raporunda da, bu markanın tescil tarihinden devir tarihine kadar emek ve sermaye yatırımı yapılacak şekilde kullanılmadığının tespit edildiği, bu nedenle markanın yoğun olarak kullanılmaya başlandığı ----- maddesi kapsamında, uyuşmazlık konusu markaya dayalı korunması gereken emek, sermaye ve yatırım birikimine sahip olmadığı, markanın kötü niyetli olarak tescil edilmiş olması nedeniyle, markayı devralan davalının da iyi niyetli olduğunu savunamayacağı, davacının kötü niyetli tescil nedeniyle sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğramayacağı, diğer markaların dava açıldığı sırada tescilli olmadığı, davalı ticaret ünvanı ile davacı markası arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, tanınmışlık iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle ---- için açılan davanın reddine, -------- numaralı markalar ile ilgili açılan davanın kabulüne, davalı adına tescilli bu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinlerine, davalının ticaret unvanında ------silinmesine yönelik talebin reddine, davacının ---- markasının tanınmış marka olarak kabulü talebinin reddine, -------- tescil numaralı markalara ilişkin talebin usulden reddine karar verilmiştir. Mahkememiz kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir. -------- sayılı kararı ile "Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Davalının temyizine gelince, dava aynı veya benzerlik iddiasına dayalı olarak hükümsüzlük istemine ilişkindir. Dairemizin ------ sayılı bozma ilamına uyularak bozmadan önce alınan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de somut olayda dava konusu -----markası dava dışı kişi tarafından ---------- tarihinde dava dışı marka sahibi tarafından davalıya devredilmiştir. Davalı devraldığı tarihten itibaren markayı kullandığına dair reklam verdiği, faturalar ibraz ettiği ---------- tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Her ne kadar markanın davalı tarafından devralındığı tarihten dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmemişse de marka tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmiş olup davalı da halafiyet gereği bu süreden yararlanma durumundadır. Ayrıca dava konusu markanın kötü niyetli olarak tescil edildiği ispatlanamadığı gibi davalının kötü niyetle devraldığı da davacı tarafından dosya kapsamında ispatlanamamıştır. Hal böyle olunca davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluştuğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir" gerekçesi ile dosya mahkememize tevzi edilerek --- esasını almış ve yeniden yargılama yapılmış, yargılamanın sonunda ---- numaralı markaların hükümsüzlüğü için açılan davanın reddine, -------markalar ile ilgili açılan davanın kabulüne, davalı adına tescilli bu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinlerine, davalının ticaret unvanında sultanahmet ibaresinin silinmesine yönelik talebin reddine, davacının --- markasının tanınmış marka olarak kabulü talebinin reddine,-------- numaralı markaların dava açıldığı tarihte tescilli olmamaları nedeniyle bu markalarla ilgili açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine," karar verilmiş, bu kararın temyiz edilmesi sonrasında -------"Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Davalının temyizine gelince, dava aynı veya benzerlik iddiasına dayalı olarak hükümsüzlük istemine ilişkindir. Dairemizin --------- bozma ilamına uyularak bozmadan önce alınan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de somut olayda dava konusu ------ markası dava dışı kişi tarafından ---- tarihinde tescil ettirilmiş olup ---- tarihinde dava dışı marka sahibi tarafından davalıya devredilmiştir. Davalı devraldığı tarihten itibaren markayı kullandığına dair reklam verdiği, faturalar ibraz ettiği --------- tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Her ne kadar markanın davalı tarafından devralındığı tarihten dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmemişse de marka tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmiş olup davalı da halafiyet gereği bu süreden yararlanma durumundadır. Ayrıca dava konusu markanın kötü niyetli olarak tescil edildiği ispatlanamadığı gibi davalının kötü niyetle devraldığı da davacı tarafından dosya kapsamında ispatlanamamıştır. Hal böyle olunca davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluştuğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış" gerekçesi ile kararın kısmen bozulmasına karar verilmiş ve bu karara karşı karar düzeltme talebi yönünden müracaat edilen----- ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiş ve dosya Mahkememize gönderilmekle Mahkememizin yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Bu açıklamalardan sonra --- ilamında da belirtildiği üzere bozma ilamı dışında kalan Mahkememiz kararında belirtildiği üzere; Markaların karıştırılma ihtimali bulunması dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 556 sayılı KHK'de hükümsüzlük sebebi olarak sayılmıştır.Karıştırılma (iltibas) tehlikesi 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesinde düzenlenmiş olup, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı incelenirken öncelikle, markaların benzerlik derecesi, markalar kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik derecesi, önceki markanın ayırt edici gücünün, tanınmışlığının derecesi ve inceleme konusu mal ve hizmetlerin tüketicilerinden oluşan ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyi dikkate alınır.Yapılacak değerlendirmede; davacıya ait marka ile davalıya ait marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğin düşük seviyede kalması ihtimalinde bile diğer faktörlerin de birlikle değerlendirilmesi neticesinde, davalıya ait marka yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunduğu söylenebilecektir. Ya da tam tersi olarak; somut bir olayda incelemesi yapılacak davacıya ait marka ile davalıya ait marka arasında görsel. işitsel ve anlamsal benzerliğin yüksek seviyede olması ihtimalinde bile, diğer faktörlerin de birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davalıya ait marka yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı söylenebilecektir. Markaların benzerliğinin değerlendirilmesi, markada yer alan kelime veya şekil unsurlarının birbirlerinden bağımsız olarak tek tek ele alınması yoluyla değil, markanın tüm unsurlarının birlikle yarattığı bütüncül izlenime göre yapılmalıdır. Bir markada birden fazla unsurun bulunması durumunda önceki markalarla ayniyet veya benzerlik açısından yapılan değerlendirme, bu unsurların tümünün birlikte yarattığı görünüm, ses veya anlam çerçevesindeki izlenim doğrultusunda gerçekleştirilmelidir. Bununla birlikle, markayı oluşturan unsurlardan birisinin diğerlerine göre görsel veya işitsel olarak daha baskın unsur konumunda olması veya tüketici algısının markadaki unsurlardan birisi üzerinde yoğunlaşması ihtimal inin bulunması veya ayırt edici gücü veya bilinirlik düzeyi yüksek önceki markayla başvurudaki unsurlardan birisinin benzerliğinin bulunması hallerinde, benzerlik incelemesi markalardaki benzer unsur ön plana çıkartılarak yapılabilecektir.Birbirinden farklı şekil ile (ayırt edici niteliğe sahip) benzer kelime unsurlarım birlikte içeren markalar arasındaki benzerlik değerlendirilirken, markaların kelime unsurları tüketicilerin hafızasında öncelikli olarak yer bulan unsurlar olduğundan, benzerlik testi markaların kelime unsurları dikkate alınarak gerçekleştirilecektir.Markaların benzerliği incelemesinde, markalardaki benzer unsurlar, benzemeyen unsurlara göre daha öncelikli olarak değerlendirilecektir.Hükümsüzlük davaları yönünden 556 KHK m. 42, sadece tanınmış markalar yönünden bir süre (5 yıl) belirtmiş olup, diğer hükümsüzlük halleri yönünden bîr dava açma süresi belirtilmemiştir. Bu husus belli bir süre uygulamada tereddütlere yol açmıştır. Ancak bilahire Yargıtay, KHK'deki boşluğu doldurarak, tanınmış markalar yönünden öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin diğer hükümsüzlük halleri yönünden de uygulanmasını içtihat etmiştir. Kötü niyetli marka tescili 556 S. KHK'da bir hükümsüzlük nedeni olarak sayılmamış olmasına rağmen, doktrinde bir kısım yazarlar tarafından bu durum da hükümsüzlük nedeni olarak savunulmuştur,------ tarafından verilen kararlarda da kötü niyetli tescil hükümsüzlük nedeni olarak kabul edilmiştir. Yüksek Mahkemesinin içtihatlarına göre markanın tescilinde başvuru sahibinin engelleme maksadını ortadan kaldıran ve mazur gösteren nedenler yoksa tescil kötü niyetlidir. Ayrıca başvuru sahibinin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı marka yoluyla tuzak kurmayı ve onları buraya düşürmeyi amaçlaması halinde de kötü niyetli marka tescilinin varlığı kabul edilmelidir. Yine tanınmış bir markanın benzerinin aynı ve benzer sınıflarda tescili halinde sonraki tescil sahibi kötü niyetli kabul olunur. Zira bu halde sonraki tescil sahibi tanınmış markayı biliyordur veya bilebilecek konumdadır. Burada sonraki tescil sahibinin tanınmış markanın tanınmıştık ve reklam gücünden haksız bir şekilde yararlanması söz konusu olabilecektir. ----- tanınmış markaların makul gerekçe yok iken aynı sektörde faaliyet gösteren kimseler tarafından tescil ettirilmesini kötü niyet karinesi olarak kabul etmektedir .Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda: -------markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin talep ve edildiği, Mahkememizce -----celp edilen sicil kayıtlarının incelenmesinde, davalı adına tescilli olduğu beyan edilerek hükümsüzlüğü talep edilen markalardan ------nolu markaların dava açıldığı tarihte henüz markalar siciline tescilinin gerçekleşmediği, bu haliyle davacı tarafın bu markaların hükümsüzlüğünü talep ve dava etme hakkı bulunmadığı kabul edilerek bu markalar yönünden davanın reddine karar verilmiştir .Davacı tarafın ----- tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talebi değerlendirilmiş, Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere dava konusu ----markası dava dışı kişi tarafından--------tarihinde dava dışı marka sahibi tarafından markanın davalıya devredildiği, davalı tarafın devraldığı tarihten itibaren markayı kullandığına dair reklam verdiği, faturalar ibraz ettiği---------- tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği, her ne kadar markanın davalı tarafından devralındığı tarihten dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmemişse de marka tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçtiği, davalı tarafın halafiyet gereği bu süreden yararlanacağı sabittir. Bu tespit karşısında davacı tarafın marka tescilinin üzerinden 5 yıllık sürenin geçtiği, bu süre zarfında davalı tarafın sessiz kaldığı, bu haliyle davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluştuğu, ayrıca dava konusu markanın kötü niyetli olarak tescil edildiği hususu davacı tarafça ispatlanamadığı gözetilerek ---------markasının hükümsüzlüğü talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu markalarla ilgili olarak, karıştırılma ihtimali yönünden yapılan incelemelerde,--------- nolu marka ile ilgili olarak alınan l.raporda ayırt edici niteliği haiz olduğunu, 2. ve 3. raporlarda benzer nitelikte olduğu , ---- nolu markaya ilişkin olarak her üç raporda ayırt edici niteliğe haiz olduğunun beyan edildiği, ---- markaya ilişkin olarak her üç bilirkişi raporunda da ayırt edici niteliğe haiz oldğunun belirtildiği, ---- tescil nolu markaya ilişkin olarak alınan l.raporda herhangi bir incelemenin yapılmadığı, 2. ve 3.raporlarda ise ayırt edici niteliğe haiz olduğunun bildirildiği,---- tescil nolu markaya ilişkin olarak alınan her üç bilirkişi raporunda da ayırt edici niteliği haiz olduğunun belirtildiği,-----.raporlarda ayırt edici niteliğe haiz olduğunun, 3. raporda ise benzer nitelikte olduğunun beyan edildiği, ------- tescil nolu markaya ilişkin olarak l. ve 2.raporlarda ayırt edici, 3.raporda ise benzer nitelikte olduğunun beyan edildiğinin görüldüğü ---- tescil nolu markaya ilişkin olarak l.raporda ayırt edici niteliğe haiz olduğu, 2. ve 3.raporlarda ise benzer nitelikte olduğunun beyan edildiği------ tescil nolu markaya ilişkin olarak l.raporda herhangi bir incelemenin yapılmadığı, 2. ve 3. raporlarda benzer nitelikte olduğunun beyan edildiği, ---- tescil nolu markaya ilişkin olarak alınan l.raporda ayırt edici niteliğe haiz olduğu, 2. ve 3.raporlarda ise benzer nitelikte olduğunun beyan edildiği görülmüş olup, mahkememizce ------markalara ilişkin olarak alınan l. ve 2.bilirkişi raporundaki ayırt edici niteliğe haiz olduğu kanaatine itibar edilerek, bu markalara ilişkin olarak , açılan hükümsüzlük davasının reddi ile yine-------- nolu markaya ilişkin olarak da l.raporda markanın farklı niteliğine haiz olduğu 2.raporda davacının kötüniyetli olduğu ancak markaların benzer nitelikte olduğu 3. raporda markaların benzer nitelikte olduğu beyan edilmiş olup, bu markaya ilişkin olarak mahkememizce her ne kadar markaların benzer nitelikte olduğu, bu marka yönünden markanın tescilinin kötü niyetli olması nedeniyle davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğramadığı kanaati ile bu marka yönünden açılan davanın da kabulü ile Yargıtay bozma gerekçesi dışında kalan markalarla ilgili daha önce verilen kararların taraflar için usulü kazanılmış hak oluşturduğu da dikkate alınarak , yine bilirkişiler tarafından ayırt edici nitelikte olduğu beyan edilen markalara ilişkin olarak hükümsüzlük koşullarının oluşmaması nedeniyle bu markalar yönünden davanın reddine, benzer nitelikte olduğu tespit edilen ----- tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.Davacı tarafın markasının ------olup, davalının ticaret ünvanı ---- Bu hali ile davacı markası ile davalı ticaret ünvanı arasında tek ortak unsur yalnız kullanım yönünden bir semt adı olarak tek başına kimsenin tek eline bırakılamayacak olan ----- işareti olduğundan ve davalı ünvanı ile davacı markası arasında iltibas tehlikesi bulunmadığından , ticaret ünvanına yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın ---- markasının tanınmış marka olarak kabulü talebi de değerlendirilmiş, davacının ----- tescil numaralı markasının dosyaya sunulan delillere göre , sektörde bilinen bir marka olduğu anlaşılmışsa da, davacı tarafça tanınmışlık konusunda gerek -----tarafından belirlenen ölçütler, gerekse tanınmışlık konusunda ----tarafından oluşturulan ölçütleri gösteren deliller dosyaya sunulmadığından, davacının markası Paris Sözleşmesinin 1. Mükerrer 6. maddesi kapsamındaki tanınmış markalar sınıfında kabul edilmeyerek, bu yöndeki talebinin de reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
1------- numaralı markaların hükümsüzlüğü için açılan davanın REDDİNE,
2------ numaralı markalar ile ilgili açılan davanın KABULÜNE, Davalı adına tescilli bu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinlerine,
3-Davalının ticaret unvanında Sultanahmet ibaresinin silinmesine yönelik talebin REDDİNE,
4-Davacının ----- numaralı markasının tanınmış marka olarak kabulü talebinin REDDİNE,
5----------- Tescil numaralı markaların dava açıldığı tarihte tescilli olmamaları nedeniyle bu markalarla ilgili açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
6-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 17,15 TL ve ıslah harcı olarak alınan 25,20 TL olmak üzere toplam 42,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 385,25 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafça yatırılan toplam 42,35 TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin (Red edilen markalar yönünden) davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin (ticaret ünvanı yönünden ) davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
11-Davacı tarafça sarfedilen toplam 2.866,50 TL yargılama giderinden kabul red oranına göre 782,00 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
12-Davalı tarafından sarfedilen 3.842,00 TL yargılama giderinden red kabul oranına göre 2.794,29 TL'sinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
13-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin ve davalı şirket temsilcisinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde YARGITAY yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024