T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/293 Esas
KARAR NO:2024/191
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/12/2022
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili olan şirketin, ülke genelinde tanınırlığı yüksek, gıda sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğu,-------- adına tescilli markaya ilişkin olarak adlarına bir muvafakatname düzenlendiği, bu nedenle markanın tüm haklarını kullanabilme ve her türlü dava açma yetkisini haiz oldukları, Davalı yanın müvekkilinin markasını haksız rekabet oluşturur, müşteri algısını yanıltır ve iltibas yaratır biçimde kanuna aykırı olarak kullandığı, davalının aynı zamanda işletmelerde kullanılan tescilli mimari tasarımları da taklit ettiği, Davalının ---- şeklindeki kullanımlarının yanı sıra, yine müvekkili şirketin tek pay ortağı --- adına tescilli-----markasını da kullandığı, Dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği hususları iddia, beyan ve talep edilmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 21/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; 79.751,90 TL maddi tazminatın haksız rekabet teşkil eden eylemlerin başlangıç tarihinden itibaren (bilirkişi raporuna göre davalının haksız rekabete başladığı 7.08.2021 tarihinden itibaren) işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabet teşkil eden eylemlerin başlangıç tarihinden itibaren (bilirkişi raporuna göre davalının haksız rekabete başladığı 7.08.2021 tarihinden itibaren) işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline;, --------tescil numaralı,----------- tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalıya ait tüm işyerlerinin belirlenerek, markasının ve işletmelerinin tanıtımını sağlayan-----------diğer unsurlar, davalının reklam ve tanıtımlarında, internette yahut sair mecralarda, her türlü tanıtım malzemesi ve basılı evrakta faturalar ve benzeri ticari dökümanında, tabelasında ve sair bilumum iş evraklarında, ürünlerin üzerinde yer alan davalının iltibas yaratan kullanımının önlenmesi, el konulması, toplanması, iltibasa sebep olacak unsurların kaldırılmasına, web sayfası ve sosyal paylaşım sitelerinde kalan ürünlerin satışının önlenmesi ve ürünlerin toplanmasına, - hükmün, masrafı davalıya ait olmak üzere yurtiçinde yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilinin faaliyet gösterdiği ------davacının şubesinin bulunmadığı, müvekkili olan şirketin kafe veya sütlü tatlıdan ziyade et lokantası mahiyetinde bir işletme olduğu, Müvekkilinin tescilli markasını kullanarak ------ faaliyet gösterdiği, müvekkilinin sunduğu hizmetin çevre, içerik vb. farklılıklar sebebiyle davacı şirket hizmetlerinden farklı olduğu, dolayısıyla marka hakkına tecavüzün oluşmayacağı, ----- isminin ülkemizde bir ilçe olduğu ve herkesçe sevildiği, her seven kişinin bu ismi kullanmasında bir sakınca olmadığı iddia ve beyan edilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafa ait -----olarak tescil ettirilen markanın davacı tarafa ait ----------markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, davalı adına olan markanın hükümsüzlüğü şartları oluşup oluşmadığı, davacının maddi ve manevi zararının oluşup oluşmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının ---- kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin --- olduğu anlaşılmıştır. Davalının ----- kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin --- olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ------ numaralı Şekil görselini ihtiva eden ------ ibareli markanın Mal ve HizmetlerinSınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ---- adına tescilli olduğu, marka üzerinde var olduğu iddia edilen lisans sözleşmesine ilişkin bir şerhin ----kayıtlarında var olmadığı, ----- görselini ihtiva eden ----ibareli markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ---- adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
Davacı yanın, lisans sözleşmesi ve kendisine verilen muvafakatname ile üzerinde hak sahibi olduğunu iddia ettiği markaya dayanarak huzurda bulunan davayı başlatmış ise de ilgili sözleşmenin ----------kayıtlarına şerh edilmediği, Davacı yanın ilgili talepler ile davaya mesnet markaya dayanarak dava başlatmaya ehliyetli olup olmadığı hususunda takdir Sayın Mahkemenizin olmak ile birlikte, tevdii edilen görev kapsamında incelemelerimize devam olunduğu,
Davacı yanın hak sahibi olduğunu iddia ettiği -------- ibareli ve görselini ihtiva eden markanın, coğrafi yer adlarının zayıf marka muhteviyatında olmaları nedeniyle hukuki koruma alanı dar bir marka olduğu, bu doğrultuda davalı yanlardan----- adına tescilli-------ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın davacı yan markasından farklı olarak ------- ibaresini ve ayırt edici şekil unsurunu ihtiva ediyor oluşu, markaların işitsel, görsel, anlamsal ve fonetik açılardan benzer olmamaları hususları da göz önünde bulundurulduğunda davalı yana ait markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı,
Markaya tecavüz iddiaları bakımından; Markanın ve davalı markasal kullanımlarının ---- olduğu değerlendirilen ---ibaresini ortak olarak ihtiva ediyor oldukları, Şekil unsuru bakımından marka ve iddia edilen markasal kullanımların birbirinden kısmen farklı unsurlar ihtiva ettiği, Renk unsuru yönünden ise marka ve iddia edilen markasal kullanımların benzer nitelikte oldukları; dış çerçevede mor renk, markanın genelinde baskın olarak mavi renk ve ibarelerin yazımında beyaz renk kullanılıyor oluşunun marka ve iddia edilen markasal kullanımlar arasındaki benzerlik algısını güçlendirdiği, davalı yan tarafından gerçekleştirilen markasal kullanımlarda dava konusu marka bakımından bir esinlenme, iltibas oluşturma amacının var olduğunun düşünülebileceği, İlgili marka ve markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünebileceği, bu çerçevede arz edilen gerekçeler ile davalı yanın iddia edilen markasal kullanımlarının davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, Değişen ------ doğrultusunda davalı yan tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan kullanımların davacı yan ile haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu" Mali Yönden: Davalı ----- tescil edilerek ticari faaliyete başladığı, Davalı firmanın belgeleri üzerinde yapılan incelemede satışları için ağırlıklı olarak ----Satış fişi düzenlediği, fiş açıklamalarında ---- açıklamasının yer aldığı,
Yine davalı firmanın------ yazar kasa satış fişleri haricinde satış faturaları düzenlediği, fatura açıklamalarında ---- açıklamalarının yer aldığı, fatura görselinde ----- şeklinin yer aldığı, Davalı firmanın ----- resmi defterleri ve mali kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının satışlarını ----hesabında izlediği, -----incelenmesinde yıl itibarı ile satışları ve satışlar sonucu elde etmiş olduğu net kazançları aşağıdaki olduğu görülmüştür.
2021 Yılı Yurt İçi Satışları : ------
2021Yılı Dönem Zararı -----
2022Yılı Yurt İçi Satışları :-----
2022Yılı Dönem Karı-------Arz edilen mali inceleme ve veri aktarımının ardından ise davacı yanın tazminat hesaplama yöntemini seçmemiş olduğundan heyetimizce inceleme ve değerlendirmelere devam olunamadığı " yönünde görüş bildirilmiştir.25/03/2024 tarihli ek raporda ise; "Esas mahiyette kök raporumuzda yer alan görüş ve kanaatlerimizin devam ettiği, ek olarak tespit edilmiş olan şeklindeki davalı yanın sair kullanımlarının davacı yana ait markaya tecavüz teşkil etmediği, ancak kök raporumuzda tespit edilmiş olan Şekil ve Şekil şeklindeki davalı yanın sair kullanımlarının davacı yana ait markaya tecavüz teşkil etmediği, ancak kök raporumuzda tespit edilen ( yukarıda tekraren yer verilen Şekil şeklindeki markasal kullanımların davaya mesnet markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu, dayanak markanın hak sahipliği bakımından takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,Mali Yönden:Dosya kapsamında belgeler incelendiğinde davacı tarafın dosyaya ibraz etmiş olduğu herhangi bir-------sunmadığı görülmüştür. ----sözleşme örneği olmadığı için bu yönden bir değerlendirme yapılamadığı,----- talep edilen--- dosyada yer almamaktadır.Harici yollar ile elde edilen ------ yönünde vermiş olduğu yazılarda----------- tarafından verilen görüşte “bir işletmenin yaptığı satışlardan elde edeceği kar %10 civarında olabileceği; davaya konu olan firma, eğer davaya konu marka ile tüm cirosunu elde etmiş ise, toplam cironun %10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı, davaya konu olan firma eğer birden fazla marka ile cirosunu elde etmiş ise tecavüze konu markadan elde ettiği ciro toplam ciroda belirlenerek, tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun %10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı” şeklinde görüş bildirdiği görülmektedir. Harici yollar ile elde -----yönünde ki yazısına istinaden davalının cirosu üzerinde tazminat aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.
2021 Yılı Yurt İçi Satış cirosu: 36.179,25 TL.
2022 Yılı Yurt İçi Satış cirosu: 761.339,81 TL.
2021-2022 yılı satış toplamı: 797.519,06 TL.
Lisans bedeli oranı : % 10Lisans bedeli (797.519,06 TL. X 0,10) : 79.751,90 TL. olarak hesaplanmış olup takdirin mahkemeye ait olduğu, " yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın SMK 6., 25. Maddeleri ile TTK'nın 54 Vd. Maddeleri,
GEREKÇE:Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük davası ve haksız rekabetin tespiti ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat tazminat davasıdır.Davacı taraf davalı adına tescilli ----- tescil numaralı ----- markasının kendisi adına tescilli ----------------markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve davalı tarafın--------- şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı markası yönünden haksız rekabet oluşturduğunu beyan ederek haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve haksız rekabetten kaynaklı maddi, manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. TTK'nın 54. Maddesinde haksız rekabet tanımlanmış, maddenin 2. Fıkrasında "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." denilmek suretiyle haksız rekabet halinin hukuka aykırılık teşkil ettiği belirtilmiş, 55. Maddede haksız rekabet halleri sayılmış ve haksız rekabetin tespiti halinde haksız rekabete maruz kalan tarafın TTK'nın 56. Maddesine göre a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın --- kod numaralı görselini ihtiva eden ----ibareli markanın-----adına tescilli olduğu,------- yevmiye numaralı muvafakatnamesi ile davacı şirkete lisans hakkının devredildiği, bu devir ile markanın korunması yönünden dava açma hak ve yetkisinin de devredildiği, davacının bu sebeple hükümsüzlük ve tecavüz halinde markanın korunmasına ilişkin dava ikame etme hakkının bulunduğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafın öncelikle davalı tarafa ati markanın hükümsüzlüğü talebi incelenmiş,---- tescil numaralı ----ibareli markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ------adına tescilli olduğu, her iki markanın da ana unsurunun----ibaresi olduğu, her iki markanın da ortak sınıflar olan ------------------ Sınıftaki emtialar yönünden tescilli oldukları, alaçatı ibaresinin ege denizi kıyısında bir yer adı olduğu ve zayıf bir ibare olduğu, ancak davalı tarafın markasının tescil edildiği ve kullanıldığı bölgenin yer adı olan alaçatı bölgesinden uzak olduğu, zayıf ibareli tescillerde benzerlikten öte aynilik aranacağı, bu tarz genel ibarelerin tek bir tekeline bırakılmasının mümkün olmadığı; bu tür genel ve herkes tarafından bilinen yer adlarının ancak yanına bir takım ekler konulmak suretiyle veya bir kısım biçim farklılıkları da eklenmek suretiyle marka olarak tescilini olabileceği mümkünse de davalı markasının alaçatı ibaresine köftecisi ibaresi eklenmek ve şekil unsuru eklenmek suretiyle ayırt edicilik kazandırılmaya çalışıldığı, ancak köfteci ibaresinin ve kullanılan şekil unsurlarının davacı markasından ayırt edicilik sağlamayacağı, yine davalının alaçatı ibaresini tescil haklı bir sebebinin bulunmadığı, bu haliyle davalının iyi niyetli tescilinden bahsedilemeyeceği kabul edilerek davalı tarafın markasının hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın haksız rekabetin tespiti talepleri incelenmiş, davacı ve davalı markalarının şekil unsuru bakımından marka ve iddia edilen markasal kullanımların birbirinden kısmen farklı unsurlar ihtiva ettiği, renk unsuru yönünden ise marka ve iddia edilen markasal kullanımların benzer nitelikte oldukları, dış çerçevede mor renk, markanın genelinde baskın olarak mavi renk ve ibarelerin yazımında beyaz renk kullanılıyor oluşunun marka ve iddia edilen markasal kullanımlar arasındaki benzerlik algısını güçlendirdiği, davalının markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve iddia edilen markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünebileceği, davalının markasal kullanımlarının kendi markasını tescil ettirdiği şeklin dışında ve davacının markasal kullanımlarına benzettiği dikkate alındığında davacı tarafın davalının bu eylemleri yönünden haksız rekabet koruması yönünden talepte bulunduğu da dikkate alınarak haksız rekabetin testi, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat talepleri de incelenmiş, TTK'nın 56. Maddesine göre hakları ihlal edilen marka hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının marka üzerindeki haklarının ihlali dolayısıyla davacı yönünden haksız rekabet oluşturulduğunun sabit olduğu, davacı tarafça davalı kayıtları incelendiğinde davalı tarafın haksız rekabet dolayısıyla elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanan lisans bedelinin 79.751,90 Tl olacağı kabul edilmiş ve davacı tarafın bu miktar yönünden davalı taraftan talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve maddi tazminat talebinin bu miktar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının "alaçatı muhallebicisi" markasını taşıyan ürünler ile iltibas oluşturacak şekilde markasal kullanımları ile işlettiği işletmesinde davacı taraf yönünden haksız rekabete yol açtığı, bu eylem karşısınd davacı tarafın davalı taraftan TTK'nın 56. TBK'nın 58. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markasının ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 20.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile haksız rekabetten kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf dava konusu kararın yayınlanması talebinde bulunmuş, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafça davacının tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunun sabit olduğu, bu haliyle davacı tarafın kararın yayınlanması yönünden menfaatinin bulunduğu kabul edilerek davacının kararın gazetede yayınlanması talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Davalı adına tescilli ------- markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İLE SİCİLDEN TERKİNİNE,
2-Davalı tarafın ------------ şeklindeki kullanımlar dolaysıyla davacı tarafın markasal hakları yönünden haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE,
Haksız rekabet teşkil eden davalıya ait tüm işyerleriindeki markasının ve işletmelerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levhalar, dış camlar, kartvizitler, broşürler, reklam araçları, işyerinin içerisinde bulunan diğer unsurlar, davalının reklam ve tanıtımlarında, internette yahut sair mecralarda, her türlü tanıtım malzemesi ve basılı evrakta faturalar ve benzeri ticari dökümanında, tabelasında ve sair bilumum iş evraklarında, ürünlerin üzerinde yer alan davalının iltibas yaratan kullanımının önlenmesi, el konulması, toplanması, iltibasa sebep olacak unsurların kaldırılmasına, web sayfası ve sosyal paylaşım sitelerinde kalan ürünlerin satışının ÖNLENMESİ VE ÜRÜNLERİN TOPLANMASINA
3-Haksız rekabet dolayısıyla 79.751,90-TL Maddi tazminat alacağının 09.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4- Haksız rekabet dolayısıyla 20.000,00-TL Manevi tazminat alacağının 09.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
5-Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra Türkiye'de tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına, masrafın davalıdan alınmasına,
6-Alınması gereken 6.814,05 TL karar harcından, başlangıçta yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 1.344,89TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.425,59 TL harcın mahsubu ile 5.388,46 TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafça yatırılan toplam 1.425,59 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden "hükümsüzlük" davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden "haksız rekabet" davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
11-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
12-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
13-Davacı tarafça sarfedilen 92,20 TL ilk dava masrafı, 550,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 9.000,00 TL bilirkişi gideri, olmak üzere toplam 9.642,20 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre(%92 kabul) 8.898,57 TL'sinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
14-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Mahkemeniz esas karar sayılı dosyasını akıbeti hakkında mahkememize bilgi verilmesi, kesinleşmiş ise kesinleşme şerhli karar örneğinin gönderilmesi rica olunur.
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024