T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/160 Esas
KARAR NO:2024/51
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 30/06/2022
KARAR TARİHİ: 21/02/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin ------ yılından beri büfecilik alanında faaliyet göstermekte olduğunu, kendi sektöründe geniş bir müşteri kitlesi ve saygın bir yeri bulunduğunu, yoğun kullanım ve tanıtım faaliyetleri ile kalite sembolü haline getirdiği -----sınıflarda ---- nezdinde tescil ettirerek koruma altına aldığını, ---- tescil numaralı markalarının bulunduğunu, davalı yanın ------ ibareli marka tescili aldığını ancak davaya konu marka ile müvekkil şirkete ait markaların ayırt edilemeyecek kadar aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte olduğunu, markaların esas unsurları --------ibaresi olduğundan esaslı unsurların birebir aynı olduğunu, davaya konu markanın içinde direkt olarak müvekkiline ait esas unsuru havi---- ibaresinin yer aldığını, -----nezdinde birçok -----------havi marka tescil başvurusunda bulunulmakta olduğunu ve markalara itiraz ettiklerinde markaların kurum tarafından reddedilmekte olduğunu, markalar arasında ortak/birebir aynı esas unsurun bulunması sebebiyle davaya konu markanın, müvekkil şirketin markalarının serisi şeklinde algılanacağını, davalının davaya konu markasının tescilli olduğu hizmetler ile müvekkilinin markalarının aynı sınıfta / aynı hizmetlerde tescilli olduğunu, davalı yan tarafından müvekkilinin markasal haklarının ihlal edilmekte olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın etkinliğini temin etmek üzere karşı yana tebligat ve duruşma yapılmaksızın davalı yanın -------- ibareli marka tescil belgesinin olası devrinin dava sonuna dek önlenmesi için 6769 Sayılı SMK’nın ilgili maddeleri ile HMK 389 ve devamı maddeleri gözetilerek sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasını ve müvekkili şirket adına tescilli -------- ibareli markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ve müvekkili şirket marka tescil kapsamında bulunan aynı ve benzer mal ve hizmetler için ---- nezdinde davalı şirket adına tescilli ---- sayılı ------- bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi ile yine öncelikle davalı yanın belirtilen adresinde ve tespit edilecek diğer adreslerde ------- ibaresinin kullanıldığı tüm ürünlere el konulması ile toplanması ve tabela, levha, dış camlar üzerinden markaların silinmesi, her türlü basılı kağıt, faturalar üzerinde kullanmasının önlenmesi ve ------- ürünlerin imalinin, satışının ve dağıtımının, ithalinin ve ihracatının yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının dava neticesine kadar önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davalı yanın haksız surette müvekkile ait markanın ayırt edilemeyecek kadar aynısını veya benzerini kullanması sebebiyle----------ve tespit edilecek diğer internet sitelerinde ------- ibaresinin yer aldığı tüm sayfalara erişimin engellenmesine yönelik dava neticesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davalı tarafın eylemlerinin müvekkil şirketin 6769 Sayılı Kanun ve TTK’nın Haksız Rekabete ilişkin hükümleri uyarınca da korunan marka hakkına 6769 Sayılı Kanun’un 29. maddesi ve TTK’nin 55 vd. maddeleri uyarınca tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve bu suretle tecavüzün giderilmesi, davalı yanın yukarıda yer alan adresinde ve tespit edilecek diğer adreslerde -------- ibaresinin kullanıldığı tüm ürünlere el konulmasına ve toplanmasına ---- üzerinden markaların silinmesi, her türlü basılı ------ ve siteleri üzerinde kullanmasının önlenmesine ve ------ ibareli ürünlerin imalinin, satışının ve dağıtımının, ithalinin ve ihracatının yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesine, bu suretle tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler katalog ve bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulmasına ve akabinde imhası, davalı yanın haksız surette müvekkile ait markanın ayırt edilemeyecek kadar aynısını veya benzerini kullanması sebebiyle, ---------ve tespit edilecek diğer sitelerde ------ yer aldığı tüm sayfalara erişimin engellenmesi ve davalı tarafın müvekkili şirketin tescilli marka hakkına karşı haksız eylemlerinden ve tecavüzlerinden dolayı 6769 Sayılı Kanunu’nun 151/2-b maddesinde belirtilen -------- göre hesaplama yapılarak davalı yandan -belirsiz alacak davası olarak- şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat ile müvekkilin yıpranması sebebiyle 15.000,00-TL manevi tazminatın dava açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile tahsili ile giderleri davalıya ait olmak üzere, kararın tirajı yüksek beş gazeteden birinde yayımlanması, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin, --- markasını 6769 Sayılı Kanun kapsamında ---- tarihinden itibaren 10 yıl süreyle korunmak üzere, ----- tarihinde 10 yıl süreyle tescil ettirdiğini, dosyaya mübrez raporda, her iki tarafın markalarında yer alan şekil unsurları ile davalının markasının bir bütün olarak davacının markalarında iltibasa neden olmayacağını, davalının -------- yer verilmeksizin --------- ibaresini kullandığı , her iki markada -------kullanıldığı ve markaları farklılaştıran şekil unsurunun mevcut olmadığı gerekçesiyle aleyhinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkilin kazancının büyük kısmı internet satışlarından elde ettiği gelirlerden oluştuğunu, davacının markasını korumaktan çok, müvekkili açısından telafisi ilansız zararlar gözettiği de aşikar olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ----------markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadığı, bu nedenle hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği, davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde markasını kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet olup olmadığı, davacının bu nedenle maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarlarının ne kadar olacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;----- tarihinde davalının adına tescil edildiği anlaşılmıştır, Ticaret sicil kayıtları dosya içerisine getirtilmiş olup davacı şirketin 30/06/1992 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.----------yazı cevabında; davalının ise ---------kayıt olup kaydının halen devam ettiğini bildirilmiştir. Mahkememizce davalının marka kullanımlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması konusunda -------- yazılmış, ---- tarihli bilirkişi raporunda; davacının ---- markasının ---- sınıfta tescil edildiği ve marka sahibinin davacı ------olduğu, markaların koruma süresinin devam ettiği, davalının ---- markasının sadece --------- sınıfta tescilli olduğu ve koruma süresinin devam ettiği, davalının ------------- adıyla bulunduğu, davalının iş yeri adresinde ve belirtilen internet adreslerinde tescilli markasını tescilli haliyle aynen kullandığı ve davalının markasının davacının markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer mahiyette olmadığı ve -------- ortak unsurları olsa da iki markanın şekil, renk, anlam, genel görünüm ve çağrışım olarak birbiriyle aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığından, orta düzeydeki tüketicinin iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, bu kullanımların iki marka arasında bağlantı olduğunu düşündürmeyeceği, bu nedenle davacının markaları ile iltibasa neden olacak şekilde marka kullanımı bulunmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Taraflara ait markaların benzer olup olmadıkları, aynı veya benzer sınıflarda tescilli olup olmadıkları, davalının daha önce alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen marka kullanımlarının davacının markaları ile karışıklığa neden olup olmayacağı, davacının markasının zayıf marka olup olmadığı, her iki tarafın markalarının ortalama tüketiciye hitap edip etmediğine dair rapor aldırılmış olup, davacının davaya dayanak ------ yer alan mal ve hizmetlerde ---- tescil edilmiş olduğu , davalının ----tescil edilmiş olduğu, Davacının -------Sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde zayıf marka olmadığı, ayırt edici niteliğe haiz oldukları, davacının --------- markasının görsel, fonetik ve kavramsal olarak davacının markaları ile benzer olmadığı ve orta düzeyde tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağı, davalının işyeri tabela, menülerinde ile davalıya ait olduğu düşünülen ------neden olmayacağı, davalının biraz da teknik zorunluluk olarak------- kullanımlarının herhangi ------ sadece kelime unsurlarını ----- şeklinde ön planda kullandığı, yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda 2 marka uzmanı ve 1 yiyecek içecek sektörü uzmanından oluşacak bilirkişi heyetinden yeniden önceki bilirkişi incelemesine dair ara kararları doğrultusunda alınan heyet raporunda; Davacının davaya dayanak --------- Sınıflarda yer alan mal ve no ile tescilli ------ yer alan hizmetlerde----nezdinde tescil edilmiş olduğu, davacının ------markalarının ------- Sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde ZAYIF MARKA olmadığı, ayırt edici niteliğe haiz oldukları, davacının ------markaları ile davalının ------ markasının görsel,----- davacının markaları ile benzer olmadığı ve orta düzeyde tüketici nezdinde karışıklığa ve iltibasa neden olmayacağı, Davalının -------- Sınıfta yer alan hizmetler bakımından hükümsüzlüğünün istenemeyeceği davalının işyeri tabela, menülerinde ile davalıya ait olduğu --------kullanımlarının orta düzeyde tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağı, hem davacının hem de davalının markalarının İnternette ve arama motorlarında ----- ticaret sitelerindeki kullanımlarının teknik zorunluluk gereği herhangi bir amblem, şekil, renk vb unsur içermeksizin sadece kelime unsurlarını ----- şeklinde ön planda kullandığına dair görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın 5,6,7/2,25/1 ve 29. Maddeleri, TTK' nın 54.maddesi.
GEREKÇE:Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük davası ve SMK'nın 29. Maddesinden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, giderilmesi, haksız rekabetin tespiti ve marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat tazminat davasıdır. Davacı taraf ----- markasının ----. Sınıfta adına tescilli olduğunu, davalı tarafın, kendi markaları ile iltibas oluşturacak şekilde -------sebebiyle SMK'nın 6. Maddesi gözetilerek davalı markasının hükümsüz kılınmasını ve davalı tarafın markasal kullanımlarının kendisinin önceki tarihli tescilli markaları yönünden tecavüz oluşturduğunu iddia ederek huzurdaki davayı ikame etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149.Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda öncelikle davacı tarafın hükümsüzlük talepleri değerlendirilmiş, davacı tarafça davalı tarafın ayıt edilemeyecek kadar benzer tescili sebebiyle markanın hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği, karıştırma ihtimali genel olarak ortalama algıdaki tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edilmektedir. Karıştırma ihtimali --------- halleri olduğu, davacı tarafa ait marka tescillerinin farklı tarihlerdeki aynı ibare ve şekil olan ----- markaları olduğu, bu markaların ---- Sınıftaki emtialar yönünden tescil edildikleri, davalı tarafın markasının ---- ibaresinden oluştuğu ve ------- edildiği, her iki markada da -------- ibaresinin bulunduğu ve ana unsur olduğu ancak her iki markanın şekil unsuru ve ek ibareleri markalarının ayırt ediciliğini ortaya koymak adına kullanıldığı, davacının markalarının -------------- aşağı ve yukarı daire şekli ile genişletildiği, ortasında------ ibaresinin, üst kısmında --- harfi daire içerinde, alt kısmında ------tarihinin yine dair içerinde bulunduğu ve ----olarak belirginleştirildiği, davalı markasının -----ibaresinin her iki yanında ----- tamamlandığı, -----ibaresinden önde ve daha ---- yazıldığı, ------ ile yazıldığı ve ------şekilde iki adet ----- tamamlandığı dikkate alındığında taraf markalarının-------- olarak birbirlerinden tamamen farklı olduğu, davalı tarafın markasında --------- ibaresinin davalı tarafın nüfusta kayıtlı isminin nitelemesi olarak kullanıldığı, her ne kadar iki tarafın markaları da ---- davalı tarafın markasının ------ alanının da yapılan tespitte tescil edildiği sınıf ve emtia ile uyumlu olduğu dikkate alındığında ve yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın markaları ile iltibas oluşturmadığı ve SMK'nın 6/1. Maddesindeki hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilerek davacı tarafın hükümsüzlük talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönünden de talepleri incelenmiş, davalı kullanımlarının adına tescilli ----- markasından kaynaklı markasal kullanımlar olduğu, davalı kullanımlarının ve markasının davacı markaları ve kullanımları ile iltibas oluşturmadığı, davalının kullanımlarının markanın tescil edildiği -------davacı markalarını çağrıştırmadığı, kullanılan tabela görsellerin davalının kendi marka tescili ile uyumlu olduğu, yine-------- kullanımın da ---- ibaresi şeklinde olduğu ve bu kullanımda davalının markasındaki şekil unsurunu kullanmamasının teknik zorunluluktan kaynaklandığı yönündeki bilirkişi raporu da dikkate alındığında davalı tarafın kullanımlarının davacı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, haksız rekabet oluşturduğu yönünden de herhangi bir tespitin bulunmadığı kabul edilmiş ve davcı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri ve haksız rekabet yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiş ve davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60 TL karar harcından başlangıçta yatırılan 273,24 TL'nin mahsubu ile 154,36 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükümsüzlük talepleri yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz talepleri yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden erişim engeli talepleri yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden haksız rekabet talepleri yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talepleri yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat talepleri yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024