T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/32 Esas
KARAR NO: 2024/202
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/02/2024
KARAR TARİHİ:09/07/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ------- yılından bu yana ------ en önce gelen eğitim kurumlarından biri olan ve halihazırda eğitim faaliyetlerine devam eden ----- sahibi ve işleteni olduğunu, dava dışı ve sözleşmelere taraf olan ------- ise; müvekkili -----sahibi ve işleteni konumunda olan, eğitim sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ----- tarafı olan ------- tarafından işletilen eğitim öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kampüs ve okullar ile şirkete ait hak-alacaklar ve fikri sınai haklar Müvekkil Şirkete devredildiğini, karşı taraf ---- arasında; ------ adresinde bulunan ----------- akdedildiğini, söz konusu Lisans Sözleşmesine konu olan okul ile markalar müvekkili Şirket tarafından devralındığını, bu kapsamda ------devralınması sonucunda müvekkili şirket,---- davalı şirket ile imzalanan sözleşmede -----taraf sıfatını haiz olduğunu, davalı tarafça ----- tarihli lisans sözleşmesi süresinden önce, açıkça sözleşmeye aykırı ve haksız olarak feshedildiğini, davalının müvekkili Kuruma gönderdiği ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Sözleşme hükümlerine açıkça aykırı davranışlar sergilenerek -------- haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, davalının fesih ihtarnamesinde ileri sürdüğü hususlar tamamen haksız, mesnetsiz ve gerçeğe aykırı olup sözleşmenin feshini haklı kılabilecek mahiyette hiçbir somut gerekçe ileri sürülememiş olduğunu, davalı tarafça Lisans Sözleşmesinden doğan yükümlülüklere riayet edilmemiş olup hukuka ve sözleşmeye tamamen aykırı olarak anılan Lisans Sözleşmesi feshedildiğini, davalı tarafça anılan ihtarname ile hiçbir somut delil göstermeksizin müvekkilin marka imajının sarsıldığı, marka değerinin düştüğü, ekonomik sorunlar yaşadığı ve bu nedenle velilerinin Kurum’a olan ilgilerinin korunması amacıyla Lisans Sözleşmesi’nin feshedilmesi zorunluluğu oluştuğu ifade edildiğini, müvekkili Kurum aleyhine isnat edilen hiçbir hususun gerçeklikle uzaktan yakından ilgisi bulunmadığını, davalı fesih ihtarnamesinde mesnetsiz birçok husus saymış ve bu nedenle sözleşmenin sürdürülemez olduğunu iddia etmişse de bu hususlar ne gerçekle bağdaşmakta ne de sözleşmenin feshi için haklı neden teşkil ettiğini, ayrıca önemle ifade edilmelidir ki davalının uğradığı somut bir zarar bulunmadığını, davalı bir kısım velilerinin gelecek dönemde kayıt yenilemeyeceğini beyan ettiğini, müvekkilin sürdürülebilirlik kriterini sağlamadığını ifade etmişse de bu iddialar tümüyle dayanaksız, haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek, sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeniyle müvekkili Şirketin; kitap satışlarından doğacak gelir kaybı için 100.000,00-TL ve kıyafet satışlarından doğacak tüm gelir kayıplarına istinaden şimdilik 100.000,00- TL olmak üzere toplamda ------- dönemi okul açılışına birkaç hafta kala, haksız ve sözleşmede belirlenen fesih sürelerine uymaksızın yapılan tek taraflı fesih bildirimi nedeniyle Sözleşme konusu bölgede, bu dönem için yeni bir Lisans Sözleşmesi yapılması mümkün olamayacağından Franchise giriş bedeli kaybı olan 200.000,00 TL’nin, Yasal ve Sözleşmesel rekabet hükümlerine aykırı olarak müvekkil şirket ile olan Lisans Sözleşmesi’nin haksız feshinin hemen ardından ----- anlaşmış olması ve bu isim altında eğitim vermeye devam ediyor olması nedeniyle Haksız rekabetten kaynaklı olarak doğmuş olan 2.000.000,00-TL Cezai Şart bedelinin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte karşı taraftan tazmin ve tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine; vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinden bırakılmasını talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesindeki iddialara karşı esasa ilişkin savunmalarımız saklı kalmak ve hiçbir surette talep ve iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talepleri bakımından hukuki bir değerlendirme yapıldığında mahkemenin görevli olmadığını, dava dilekçesi incelendiğinde davacının uyuşmazlık iddiasının, 556 sayılı KHK ya da FSEK ile ilgili bir talebe dayanmadığını, emsal olarak ibraz edilen Yargıtay kararları nazara alındığında, franchising sözleşmesine aykırılık olduğu iddiasına ilişkin uyuşmazlığın çözümünde genel hükümler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının taraf sıfatı olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle esastan reddini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında fiilen akdedilmiş herhangi bir sözleşme bulunmadığını, iddia edilen ------ müvekkili şirket arasında akdedildiğini, davacı taraf her ne kadar sunmuş olduğu işletme devir sözleşmesi ile-------tarafından işletilen eğitim ve öğretim faaliyetlerini yürüttüğü kampüs ve okullar ile şirkete ait hak-alacaklar ve fikri sınai hakların kendilerine devredildiğini ve kendilerinin bu surette ---------sahibi ve işleteni olduğunu iddia etmekte ise de söz konusu işletme devir sözleşmesi konusunda süreç içerisinde müvekkili şirkete yazılı bir bildirim yapılmadığını, davacı, davayı ikame ederken ticari işletme devrinin geçerlilik koşullarından olan (TTK 11/3) tescil ve ilana ilişkin de suskun kalmış ve bu devrin --------- tescil ve ilan edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi/belge/delil ibraz etmediği gibi bu delile de dayanmadığını, müvekkili şirket tarafından, davacı şirkete gönderilen ------yevmiye numaralı ihtarnamesi dahi incelendiğinde görüleceği üzere, hangi şirketin ne gerekçe ile ------ konusunda müvekkiline yazılı bildirim yapılmadığından ve kamuoyuna yansıyan haberlerden dolayı kimin taraf sıfatına haiz olduğu müvekkili şirketçe de tespit edilemediği için ihtarname hem----------gönderildiğini, hal böyle iken, işletme devrinin gerçekten var olup olmadığı, işletme devri var ise dava ikame edildiği tarihte gerçek hak sahipliğinin kime ait olduğu ve devir sözleşmesinin kapsamı bile yargılamayı gerektirir bir uyuşmazlık konusu olduğunu beyan ederek, Dava konusu edilen uyuşmazlık nazara alındığında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gözetilerek görevsizliğine ve tümden davanın reddi ile yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen lisans sözleşmesinin davalı tarafça sözleşmenin süresi dolmadan feshinin haksız olup olmadığı, sözleşmenin haksız feshi dolayısı ile sözleşmeden kaynaklı cezai şart, sözleşmenin haksız feshi ile mahrum kalınan kar ve yeni bir lisans sözleşmesi yapılamaması sebebi ile oluşan zarar yönünden davacı tarafın talep hakkının bulunup bulunmadığı, yine sözleşmenin haksız feshi sonrası dava dışı ----- yapılan sözleşmeler dolayısı ile haksız rekabetin oluşup oluşmadığı, tazminatın gerekip gerekmediği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Ticaret sicil kaydı ile, davalı şirketin ---- tarihinde tescil edildiği unvanın ----- olarak değiştirildiği, davacı şirketin ise ---- tescil edildiği bildirilmiştir.
GEREKÇE:Dava, lisans sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.Davacı taraf, davalı tarafın 18.09.2015 tarihli lisans sözleşmesini, sözleşmenin süresi dolmadan haksız olarak feshettiğini, bu fesih sebebiyle sözleşmeden kaynaklı cezai şart, sözleşmenin haksız feshi ile mahrum kalınan kar ve yeni bir lisans sözleşmesi yapılamaması sebebi ile oluşan zararının tazmini ile yine sözleşmenin haksız feshi sonrası dava dışı -------- yapılan sözleşmeler dolayısı ile oluşan haksız rekabetten kaynaklı tazminat talep etmiştir. TTK'nın 4. Maddesinde "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır." şeklinde ticari davalar tanımlanmış, TTK'nun 5/1.maddesine göre; aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Dava konusu somut olay incelendiğinde; taraflar arasında marka kullanımına ilişkin bir ihtilafın bulunmadığı, davacı tarafın taleplerinin aralarında imzalamış oldukları franchise sözleşmesine dayalı olarak sözleşmenin haksız feshi sebebiyle mahrum kalınan gelir kaybı, franchise giriş bedeli, cezai şarta dayalı tazminat ve haksız rekabetten kaynaklı tazminat talebine ilişkin olduğu, davanın bu haliyle ticari sözleşmeden kaynaklan bir uyuşmazlık olduğu, davacı tarafça SMK'dan kaynaklanan bir uyuşmazlık nedeninin ileri sürülmediği, SMK hükümlerinden kaynaklanan bir hakka dayanmadığı, bu yönde bir iddia, talep ve uyuşmazlık bulunmadığı, davacının taleplerinin SMK kapsamında tescilli bir sınai hakka dayalı olmadığı, lisans sözleşmesinin içinde marka hakkının kullanılması na dar hüküm bulunsa bile feshin bu gerekçe ile olduğuna dair tarafların bir iddiasının bulunmadığı, haksız rekabet yönünden davacı tarafın talebi bulunsa da salt haksız rekabetten kaynaklı uyuşmazlığın çözüm yerinin de Ticaret Mahkemesi olduğu, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği, mahkemelerin görevinin kanunla düzenlendiği, görev konusunun kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılamanın her aşamasında re’sen göz önüne alınacağı, Mahkememizin yalnızca Sınai Mülkiyet Kanunu'ndan kaynaklanan davalara bakan özel yetkili mahkeme olması nedeniyle, davanın görevsizlik nedneiyle usulden reddine, davaya bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince GÖREVSİZLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
Karar kesinleştikten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize müracaatı halinde dosyanın yetkili ve görevli ------ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,
Aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına,
HMK 331.maddesi gereğince yargılama giderlerinin davanın esası ile birlikte değerlendirilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331/2. maddesi gereği vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 09/07/2024