T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/58 Esas
KARAR NO:2024/201
DAVA: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 10/12/2018
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; Müvekkili şirketin tüm dünyada ------ yazılımlarının eser ve hak sahibi olduğunu, müvekkiline gelen lisanssız kullanıma ilişkin ihbarlar üzerine, ---------- dosyası ile davalı şirket adresinde tespit yapıldığını, Müvekkili şirkete ait yazılımların, davalı şirket adresindeki bilgisayarlarda kurulu ve aktif, çalışır durumda olduğunu, bu şekilde yazılımın izinsiz olarak, korsan tabir edilen biçimde yüklendiğini, kullanılır olduğunun tespit edildiğini, -----suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, tüm bu nedenlerle FSEK’nun 68. maddesi uyarınca satış bedelinin üç katı kadar, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL ‘nin haksız eylem tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; Müvekkili şirketin ------ birçok şehrinde mağazası bulunan, tanınan ve güvenilir bir şirket olduğunu, şirketin kendi bünyesinde yazılım geliştirmesi yapmadığını, böyle bir hizmete ihtiyaç duyulduğunda bu yönde hizmet veren firmalardan fatura karşılığında bedeli ödenerek hizmetin alındığını, mahkemece yapılan delil tespiti sonrasında müvekkili şirketin bilgisayarlarında inceleme yapıldığını, sadece 1 bilgisayarda söz konusu programın bulunduğunu, ancak bu bilgisayarın müvekkili şirkete ait olmadığının inceleme sırasında da beyan edildiğini, söz konusu bilgisayarın müvekkili şirkete ait olmayan bir bilgisayar olduğunu, üçüncü kişiye ait bir bilgisayar olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Dava, davacının eser sahibi olduğu bilgisayar programlarının davalı tarafça izinsiz kullanıldığı iddiasıyla 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca açılan, programların izin alınmadan çoğaltılması ve kullanılması nedeniyle telif hakkıyla ilgili tazminat davasıdır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dosyaya ----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- emtiası da dahil olmak üzere davacı adına tescilli olduğu görülmüştür. ----- sayılı delil tespit dosyasında Bilişim Uzmanı bilirkişi ---- hazırlamış olduğu ----- tarihli inceleme raporunda özetle; aleyhine tespit talep edilen -----adresine gidildiğini, bilgi işlem yöneticisi olarak kendini tanıtan ------nedeninin anlatıldığını, mahkeme kararının gösterildiğini, incelemenin nasıl yapılacağının izah edildiğini, mahkeme kararının okumasının sağlandığını, bir nüsha fotokopisi kendisine verildiğini, işyeri yetkilisinin incelemeye rıza göstermesi üzerine bilgi işlem yöneticisi ---- refakatinde incelemeye başlandığını, tespiti yapılan şirket birimlerinde bulunan ---- üzerinde yapılan incelemelerde ---- adresli bir adet dizüstü bilgisayar içerisinde tespite konu ------durumda bulunduğu, ------- kurulu ve çalışır durumda bulunduğunun tespit edildiği, tespit edilen yazılımın demo sürüm ya da kısıtlı süreli kullanıma sahip yazılı olmadığı, yazılımın kullanılabilir durumda olduğunun tespit edildiği, incelenen bilgisayar içerisinde tespite konu yazılımla yapılan çizim dosyalarının bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ----- tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı-------- bahsi geçen yazılımların tüm sürümleri üzerinde hak sahibi olduğunun tespit edildiğini, yazılımların davalı şirket bilişim yöneticisinin kontrolündeki bir bilgisayarda tespit edilişi ve davalının denetleme konusunda özen gösterdiğini ortaya koyan bir delil sunamadığının değerlendirildiğini, davalı şirketin işyerindeki bilgisayarda yüklü yazılım nedeniyle sorumlu olduğu yönünde Mahkeme takdirinde FSEK 22/3 maddesi gereğince davacının çoğaltma hakkının ihlal edildiği kanaatinde olduklarını, yapılan teknik inceleme sonunda; ----- numaralı tespit raporunda davalının bilgisayarlarında, 1 adet yazılımın eklentileri ile birlikte kurulu ve çalışır vaziyette olduğunun tespit edildiğini, bahsi geçen yazılımın rayiç bedelinin ise------ olduğunun tespit edildiği, dava tarihinin ---- olduğunu, ----olduğunu, satış değerinin ise 6,0397 TL olduğunun tespit edildiğini, bir adet eklentileri ile birlikte olan yazılım TL bedelinin KDV hariç toplam 345.0399759-TL olduğunu, takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının toplam bedelinin üç katı olan 1.035.1199277-TL'yi davalı taraftan isteyebileceğinin tespit edildiğini beyan etmişlerdir. Davalı tarafın rapora itiraz etmesi üzerine, aynı bilirkişi heyetinden ek rapor istenilmiş, bilirkişiler hazırlamış oldukları 04/06/2020 tarihli ek raporda özetle; 13/11/2018 tarihli tespit sırasında yazılımın kurulu ve çalışır vaziyette bulunduğu bilgisayar adının ---- olduğunu, tutanakta yer alan ----- imzası ile birlikte yer aldığını, yine tespit dosyasında bulunan ------adının yazılı olduğunun tespit edildiğini, yine tespit dosyasında bulunan--------adlı dosyaların içinde yer aldığını, yazılımın davalı tarafından kullanılmakta olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın bilgisayarında kurulu ve çalışır vaziyette olan yazılımların ------ olduğunun tespit edildiğini, rayiç bedel hesaplamasının bunun üstünden yapıldığını, bu bilgiler doğrultusunda rayiç bedelinin ise; ------ olduğunun tespit edildiğini, dava tarihinin ----olduğunu, ------- yapılan incelemede belirtilen tarihteki Euro kurunun alış değerinin 6,0289 TL olduğunu, satış değerinin ise 6,0397 TL olduğunun tespit edildiğini, bir adet eklentileri ile birlikte olan yazılım TL bedelinin KDV hariç toplam 345.0399759-TL olduğunu, takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının toplam bedelinin üç katı olan 1.035,1199277-TL'yi davalı taraftan isteyebileceğinin tespit edildiğini, indirim bedelleri ile ilgili görüşün Mahkeme takdirinde olduğunu beyan etmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
5846 sayılı FSEK'in 2,4,5,68, 70 ve 86. Maddeleri
GEREKÇE:Dava, davacının eser sahibi olduğu bilgisayar programlarının davalı tarafça izinsiz kullanıldığı iddiasıyla 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca açılan, programların izin alınmadan çoğaltılması ve kullanılması nedeniyle telif hakkıyla ilgili tazminat davasıdır.Mahkememiz : ------ davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak , davalı vekili davacı şirketin -----mukim olduğunu MÖHUK 48 .maddesi gereği yabancılık teminatı yatırması gerekirken mahkemece bu usul hükmünün dikkate alınmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. ----- karar sayılı ilamı ile ;"Dava şartlarının mahkemece resen dikkate alınması yasal zorunluluktur. HMK nın 114/ğ maddesi gereği "Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi." dava şartı olarak düzenleniş olup, yerine getirilmemesi halinde aynı kanunun 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddi gerekir. 5718 sayılı Yasa'nın 48/1 maddesinde, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişilerin, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda oldukları, aynı maddenin 2. fıkrasında mahkemenin karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutabileceği düzenlenmiştir. Düzenleme karşısında, --------------- mahkemelerinde dava açan yabancının uyruğunda bulunduğu ülke ile ----- arasında karşılıklılık, çok taraflı veya ikili anlaşmalarla ve fiili mütekabiliyet esasına göre bir muafiyet bulunup bulunmadığının re'sen araştırılması gerekir. Davacının ---- de mukim bir şirket olduğu ,---- teminatına ilişkin genel nitelikteki ---sözleşmesine taraf olmadığı,------- yabancılık ve yargılama teminatında muafiyet konusunda ikili anlaşma bulunup bulunmadığı mahkemece araştırılmamıştır. Davalı vekili , ----sözleşme gereğince eldeki davada teminat gösterme şartının bulunmadığını beyan etmiş ise de, Her ne kadar ,---------- sayılı Kanun’la onaylanan İkamet Mukavelesi mevcut ve teminattan muafiyeti içeriyor ise de, söz konusu anlaşmanın 2 nci maddesine göre sözleşme üç sene yürürlükte kalacak, bu tarihten sonra taraflardan birinin sözleşmeyi sona erdirme iradesinin diğerine tebliğ edildiği tarihten itibaren on iki ayın bitimine kadar yürürlükte kalacaktır. Bu nedenle âkit tarafların sözleşmeyi sona erdirme yolunda bir bildirimde bulunup bulunmadığı, yani ------ arasındaki bu sözleşmenin yürürlükte bulunup bulunmadığının araştırılarak teminat konusunda bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Yine TİPS 3. Maddesinde, her üyenin mevcut istisnalar hariç olmak üzere, fikri hakların korunması hususunda diğer üyelerin vatandaşlarına, kendi vatandaşlarına tanıdığı avantajlardan daha az avantajlı muamele yapmayacakları düzenlenmiş ve maddenin devamında "Üyeler, hizmetler için adres bildirmek veya Üyenin yetki bölgesi dâhilinde bir temsilci atamak dâhil olmak üzere, adli ve idari usullere ilişkin olarak birinci paragrafta tanınan istisnalardan, sadece, bu istisnalar, bu Anlaşmanın hükümleriyle tutarlı olmayan yasa ve düzenlemelere riayet sağlanması için gerekli olduğu takdirde ve bu uygulamalar ticaret üzerinde gizli bir sınırlama teşkil edecek şekilde yürütülmediği takdirde, yararlanabilirler." denilmiştir. Görüldüğü üzere adli ve idari usullere ilişkin hükümler istisna tutulmuş olduğundan , ilk derece mahkemesinde yabancılık teminatının alınmasının gerekip gerekmediğinin tespiti ile gerekiyorsa dava şartı olan bu eksikliğin tamamlanması için usul hükümlerinin tatbiki suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalara göre, davalı vekilinin istinaf talebinin esasa ilişkin başvuru sebepleri incelenmeksizin usule ilişkin istinaf sebebine dayalı olarak kabulü gerektiği , İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 353/1-a-4. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği" belirtilerek dosya mahkememize gönderilmek sureti ile ---esasını almıştır. Mahkememizce yeniden yargılama yapılarak---- kararı doğrultusunda ------- müzekkere yazılarak ----- arasında federal veya eyalet bazında yabancılık ve yargılama teminatında muafiyet konusunda ikili anlaşma bulunup bulunmadığı hususunun bildirilmesi istenilmiş, verilen cevabı yazıda; "Sözleşme'nin 1'nci maddesinin amacının, ülkemiz ile -----arasında, taraf devletlerin vatandaşlarına karşılıklılık tahtında, dava ehliyeti de dâhil olmak üzere "en ziyade müsaadeye mazhar millet" hakkını tanımak olduğu sonucuna varıldığı bildirilmiş, ----- içtihat hukukunda yapılan taramada, Sözleşme'nin 1'nci maddesinin ----- mahkemelerinde açtıkları davalarda, vatandaşlık veya ikametgah koşullarına bağlı olarak harçtan muafiyet tanıyacak şekilde uygulandığına ilişkin bir emsal davanın tespit edilemediği ifade edilmiştir. Söz konusu yazıda ayrıca, ------ federal mahkemelerindeki mutat dava harçlarının vatandaşlık ve ikametgah unsurlarından bağımsız olarak tespit edildiği; dolayısıyla, ----- vatandaşları da dâhil, anılan Devlette ikametgahı bulunmayan yabancılar için farklı bir dava harcı yükümlülüğü bulunmadığı belirtilmiştir.Yine, konuya ilişkin olarak -------sayılı yazıda, ----- alınan cevabî yazıya atfen; vatandaşlarımızın veya vatandaşlarımızın sahip olduğu --- tescilli tüzel kişilerin ---- dava açmaları halinde, teminat göstermeye veya herhangi bir ek yükümlülüğe tâbi olmadıkları bildirmekte ve ----- konusunda vatandaşlardan farklı bir prosedür uygulanmadığı, hatta dava açacak kişilerin ekonomik gücünün yerinde olmadığının kanıtlanması halinde, vatandaş olup olmadığına bakılmaksızın dava harcından muaf tutulabileceği belirtilmektedir. Ayrıca, temyiz aşamasında mahkemece bazen belirli bir miktar kefalet ödenmesine hükmedilebildiği; ancak, kefalet konusunda da yabancı veya vatandaş ayrımı yapılmadığı ifade edilmektedir.Diğer taraftan, ---- alınan ve bir örneği ekte iletilen ----- sayılı yazıda; konuya ilişkin olarak görüş alınan bir özel hukuk firması tarafından,--- eyalet yasası veya federal yasanın teminat konusunda herhangi bir zorunluluk getirmediğinin bildirildiği ifade edilmektedir. " şeklinde cevap verildiği görülmüştür. Bu tespitten sonra davanın esası değerlendirilmiş; Mahkememizin kaldırılmasına karar verilen kararında açıklandığı üzere toplanan deliller, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, bilgisayar yazılımlarının davacı şirket tarafından üretilip pazarlanandıkları, bilgisayar yazılımlarının FSEK'nun 2. ve 4. maddeleri uyarınca ilim eseri vasfında bulunduğu, FSEK’in 12. maddesi hükmü de nazara alındığında, eserle ilgili hakların ve kullanım yetkisinin sahibinin davacı şirket olduğu, lisansız yazılımların davalının iş yerinde bulunan bir adet bilgisayara 22/05/2018 tarihinde yüklenmiş olduğunun tespit edildiği, böylece davalı tarafından, davacıya ait eserlerden kaynaklanan çoğaltma haklarının ihlâl olunduğu, eylemin davalı şirkete ait iş yerinde kullanılan bilgisayarlarda bulunması, bunların davalı şirketin sorumluluğunda kullanılması karşısında, bunun işle ilgisi bulunmayan herhangi bir personelin münferit eylemi yahut davalı şirketin bilgisi dışında gerçekleşmiş bir vakıa olarak kabul edilemeyeceği, eylemden FSEK'in 66. maddesi uyarınca davalının doğrudan sorumlu bulunduğu, davalının kendisini sorumluluktan kurtarabilecek bir kanıt sunmadığı, her ne kadar davalı tarafça iş yerinde ihlalin tespit edildiği bilgisayarın iş yeri çalışanının şahsi bilgisayarında bulunduğu yönünde savunma yapılmış ise de bu durumu ispatlar bir delilin söz konusu olmadığı, lisanssız programın ele geçirildiği bilgisayarın adının ---- olduğu ve davalı şirketin bilgi işlem yöneticisinin adının -----olduğu, bu sebeple bu yöndeki savunmanın sorumluluktan kurtulmaya dair olduğu kabul edilmiş, davacının sorumluluğu bulunan davalıdan, malî haklarının ihlâli ve uğradığı zarar sebebiyle eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’nun 68.maddesi uyarınca üç katı kadar telif tazminatı isteyebileceği, davaya konu yazılımların telif bedelinin bilirkişi tarafından 345.039, 00 TL, üç katının ise 1.035.117,00 TL olarak tespit edildiği, tespit edilen bu bedele davalı tarafça itiraz edilmişse de, davacı tarafın yalnızca 10.000,00 TL talep ettiği, talep edilen bu bedelin davaya konu yazılımların telif bedellerinin üç katının çok altında ve makul bir bedel olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi açısından yeniden bilirkişi raporu alınmaksızın, davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak FSEK'nun 68.maddesi uyarınca telif bedelinin üç katı kadar 10.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 22/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜNE,
FSEK 68.maddesi uyarınca davacıya ait yazılımların telif bedelinin 3 katı kadar taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin 22.05.2018 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 683,10 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 35,90 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç, 5,20 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 171,40 TL tebligat, müzekkere masrafı olmak üzere toplam 2.383,28 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Mahkememizin --------- sayılı dosyasında davacı tarafından yapılan 95,00 TL harç ve 778,00 TL tespit gideri olmak üzere toplam 873,00 TL giderin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/2024