T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/197
KARAR NO : 2025/66
DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/08/2022
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin davacı şirket ----- markasının sahibi olup marka tescili 29/03/2017 tarihinde gerçekleştirdiğini, tescilini gerçekleştirdiği marka adı altında geçmiş yıllardan beri eğitim sektöründe matematik dersleri vermekte, mentorluk, danışmanlık, sınav hazırlığı ve matematikte temel eksikliği üzerine öğrencilerine hizmet sağladığını, Müvekkili şirketi uzaktan eğitim yoluyla öğrencilerine matematik dersi ve danışmanlık hizmeti sağladığını, eğitimlerin sağlanması için öğrencilerin matematik bilgi seviyelerini belirlemeye yönelik binlerce sorudan oluşan seviye tespitini sağlayan analiz dokümanları (bu analiz ---- ismiyle pazarlanmaktadır) ile önce öğrencinin temel eksikliği tespit edilmekte, öğrencinin seviyesi belirlendikten sonra müvekkilinin mali haklarında ve manevi haklarının kullanım yetkilerine sahip bulunduğunu, soru doküman havuzundan öğrencisine göre sorulan seçilmek suretiyle her öğrenciye özel hazırlanmış yalnızca ilgili öğrencisine münhasıran basılı eserler oluşturulduğunu, oluşturulan bu kaynaklar eğitimi sağlayan eğitmenle ve öğrenciyle paylaşıldığını, paylaşılan tüm verilerin içeriği sadece görülen iş kapsamında eğitmeni ve öğrencisi tarafından yasal sınırlar dahilinde incelenip ve kullanılabileceği ihtar edildiğini, eğitmenlerin bu hususları içerir, yönde beyan imzaları alınarak, öğrenciye eğitimler verilmekte konu ve soru verisi içeren dokümanlar bu şekilde paylaşıldığını, bu dokümanlar ilk olarak eğitimcilerle paylaşılmakta ve paylaşım doğrultusunda eğitimlerin bu dokümanlar aracılığıyla yapıldığını, Eğitmenlerine iş kapsamının dışında üçüncü kişilere aktarılmasının yasak olduğu ihtar edilerek teslim edilen ve bu yönde irade beyanlarını gösterir, imzaları alınmış ve yalnızca ücretini ödeyerek eğitim satın almış müşterilerine özel olarak ve yalnızca kendilerinin erişebileceği platformlardan kendileriyle paylaşıldığını, Davalı yanın müvekkili kuruma geçmiş dönemde hizmet sağlamış bir şahıs olduğunu, kurumca hazırlanmış dokümanlar ve sistemleri kullanarak müvekkil kurumun kendisine yönlendirdiği müşterilerine yani öğrencilere ders vererek kazanç sağladığını, davalı bu sayede müvekkil kurumun elindeki tüm doküman ve evrakları kendi bünyesinde muhafaza etmekte ve kendi kurduğu oluşumda da diğer müşterilerine sunduğunu, davalının faaliyetlerini gerçekleştirdiği ---- isimli oluşumdan müvekkil kurumca bir öğrenciye ders aldırmış ve dersler esnasında hangi dokümanların kullanıldığının tespit edildiğini, bu tespitte davalı yanca kullanılan tüm materyal ve dokümanların müvekkile ait olanlar olduğu ortaya çıktığını, Davalı ile yapılan şifahi görüşmelerde dokümanları kullandığını ikrar ettiğini, bu hususa ilişkin mahkeme huzurunda davalıya işbu hususun sorulması halinde kendisi de mahkeme dışı ikrarda bulunduğu gibi mahkeme içi ikrarda da bulunacağını, Kurucu ----- bizatihi çalışmalarının yanında belirli bir ücret karşılığında aynı zamanda müvekkil kurumun çalışanları olan alanında uzman eğitimcilere yazdırılacak mali hakları ve manevi hakların kullanım yetkilerini satın almak suretiyle yaratıldığını, müvekkili şirket tarafından dizgisi ve düzenlemesi bu alanda çalışan kimselere yaptırılarak dijital yayın haline getirildiğini, müvekkil kurumunun kurucusu olan --- tarafından bizzat yazılmış ve yine çalışanı olan uzman eğitimcilerden ücreti mukabilinde mali hakları ve manevi haklarının kullanım yetkileri satın alınmış olan soruların müvekkiline aidiyetini açıkça ortada olduğunu, bu dokumanlar 2020 yılının Şubat, mart, Nisan aylarında yazılmış ya da yazdırılmış Mayıs ve devamı aylarında dizgi düzenlemeye gönderilmiş ve yaz aylarında eğitimlerde kullanılmaya başlandığını, soruların yazarlarından satın alındığına dair sözleşmeler, dizgi sözleşmesi ve ödeme dekontları sayın mahkemenize sunulacağını, bu dijital dokümanların asılları mahkemeye sunulacağını ve incelendiğinde oluşturulma tarihi itibariyle arka planlarında müvekkili şirketin, ’----- tescilli markası ve logosunun kullanıldığının görüleceğini, davalı yanın müvekkiline ait soruların bir kısmını ya da tamamını birebir noktasından virgülüne kopya olarak herhangi bir kaynak belirtmenin ötesinde orijinalinde ----- şeklinde her sayfada açıkça görülmesine rağmen müvekkilin ismi ve logosunu çıkartılması ve doküman sayfasının üzerine kendi kurs ismine yer verilmesi suretiyle yayınladığını, hal böyle olunca müvekkilin marka hakkına tecavüz gerçekleştirdiği gibi mali ve manevi haklarının sahibi olduğu sorularda izni icazeti veya onayı olmaksızın amir kanun hükümlerinin aksine haklara haleldar edilerek davalı tarafından kullanıldığını, söz konusu dokumanlar yapılan marka tescili gereği 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca hem marka tescili kapsamında olduğunu hem de dokümanların niteliği gereği 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca eser olması dolayısıyla telif hakları müvekkile ait olduğunu, bu sebebi ile müvekkile ait yayınların soruların, dokümanların ve her türlü altyapının hak sahibi olan müvekkilden kanuna uygun yazılı izin alınmaksızın işlenmesi, çoğaltılması, kullanılması, dağıtılması, vesaire yasak olup, aksi durumun hukuki ve cezai yaptırımlarının bulunduğunu, İzinsiz kullanımın sonlandırılması için davalı yana 01/03/2022 tarihinde ---- noterliğinden ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş ve FSEK ek Madde-4 uyarınca önce 3 gün içerisinde yanıt verilmemesi ve içeriklerin kaldırılmaması halinde FSKM Madde-71 ve SMK Madde-30’dan kaynaklanan her türlü hakkın kullanılacağı ihtar edildiği, ancak ihtar dikkate alınmayarak söz konusu ticari durumun sonlandırılmadığı, iş bu sebeple huzurdaki davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalı müvekkile ait soruların basılı olduğu dokumanlar sayesinde haksız kazanç elde edildiği, müvekkilimizin marka hakkı telif hakkı ihlal edilmiş, bu ihlal vasıtasıyla davalı kazanç elde ettiği, bahsedilen tüm bu vakalar aynı zamanda TTK hükümleri uyarınca bu haksız rekabete neden olduğunu, hususta etkin doktrin görüşlerini göre söz konusu talepler tek dava içerisinde yer alabildiğini, bu husus Yargıtay --- Hukuk Dairesi’nin ---- Esas,------ Karar ve 18/11/2013 tarihli kararında hakların yarışması olarak belirtilmiş, öncelikle FSEK hükümlerine göre incelenecek davanın FSEK hükümlerine göre karara bağlanmasında yarar görülmediği takdirde TTK’nın haksız rekabet hükümlerine göre hükme bağlanması gerektiği içtihat edildiğini, söz konusu hükümler çerçevesinde aidiyeti tespit edilecek dokümanların müvekkilden izinsiz kullanılmasıyla müvekkilin davalı yandan maddi tazminat, elde edilen karın kendisine verilmesi, haksız rekabete dayalı manevi tazminat talepleri bulunduğunu, öncelikle eserler üzerinde yapılacak incelemeyle eserlerin aidiyetinin tespitini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise haksız rekabetin tespiti ile buna bağlı hakların davalıdan alınarak tarafımıza verilmesini talep ettiğini, haksız rekabetin tespitiyle beraber müvekkilin davanın bu haksız rekabet fiillerinden ötürü zarar gördüğü de tespit edileceğini, müvekkilinin kurduğu sistemin en önemli parçası olan dokümanların kendisine rıza alınmaksızın kullanılması nedeniyle uzun yılların bilgi ve tecrübe birikimi yok sayıldığını, tabiri caizse emeğinin çalındığını, öte yandan sağladığı hizmetin kalitesi ve diğer eğitim kurumlarına nazaran daha çok tercih edilmesindeki en büyük etmen olan söz konusu dokümanların haksız biçimde kullanılmasıyla saatlerce verilen mesailer ve emekler zayi hayata uğradığını, davalı tarafından haksız rekabet fiili gerçekleştirilmiş ve müvekkil ciddi manada manevi zarara uğradığını, davaların bu hukuka aykırı fiil diline dayalı müvekkilin TTK hükümleri uyarınca 50.000 TL manevi tazminat talebi bulunduğunu, söz konusu ihlallerin ve aidiyetin tespiti akabinde müvekkilin uğradığı zararla öncelikle FSEK Madde-70 hükümleri uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve bilirkişi marifetiyle tespit edilecek sonra ıslah talebimizle artıracağımızı, maddi tazminatı şimdilik 100 TL’lik kısmının Mahkememizin aksi kanaati olması halinde haksız rekabet hükümleri dairesinde zarar ve ziyan anımızın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve bilirkişi marifetiyle sonra ıslah talebimizi artıracakları maddi tazminatın şimdiye 100 TL’lik kısmının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesi talebi bulunulduğu, hususlarını beyan ederek, müvekkilinin tescilli markasına ait dokümanların kullanılması FSEK, SMK ve TTK maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden öncelikle dava konusu soruların müvekkiline aidiyetinin tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere bilirkişi raporu ile tespit edilecek gerçek bedeli şimdilik 100 TL’lik kısmı bakımdan maddi tazminat ve 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan en yüksek mevduat faizi üzerinden tava alanı alınarak müvekkilimize verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH:11/01/2025 Tarihli ıslah dilekçesinde ise fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 22.055,00-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden davalıdan tahsiline, haksız rekabet hükümleri dairesinde 50.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden davalıdan tahsilini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 116. Maddesinde sayılan ilk itiraz nedenlerinin tümünü tekrar ettiğini, mahkemeniz, yetkisiz olup, yetkisizlik nedeniyle davanın reddini talep edildiğini, aynı şekilde, mahkememiz görevsiz de olduğundan, esasa girilmeksizin, görevsizlik nedeniyle de davanın reddini talep edildiğini, Davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususlar, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup, bu beyanlara itibar edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı taraf, iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olup, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbiri, usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, Davacı ile müvekkili arasında, dava dilekçesinde iddia edilen hususların, hiçbir zaman gerçekleşmemiş olup, davacının taleplerinin, tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek üzere dile getirildiğini, iddia edile hususların hiçbirinin, gerçeği yansıtmadığından, davanın kabulü halinde, davacı taraf, sebepsiz yere zenginleşecek, hakkaniyete tamamen aykırı bir hüküm tesis edilmiş olacağını, 2021 yılında Pandemi sonrasında gelişmekte olan online ders konusunda tecrübe sahibi olmak ve farklı yöntemler geliştirmek amacıyla internet üzerinden eğitim araştırmalarına giren ve davacı kurum ile tanışan davalı, davacı kurumda eğitmen sıfatıyla çalıştırıldığını, hizmet sağlama olgusu davacı tarafından ikrar edildiğini, davacı, davalıyı çalıştırdığı süre içerisinde hiçbir işçilik alacağı ödemediği gibi kanundan doğan görevi olan sigorta yapma zorunluluğunu da ihmal ettiğini, davalı, davacının sorumlu bulunduğu alacakları ödetmek için yasal yollara başvuracak, sigorta yaptırılmadan çalıştırma hususu için de ilgili kuruma müracaatta bulunacağını, davalıyı kendi yanında çalıştırdığı iddiasında bulunan davacıdan davalıya ait özlük dosyasının istenmesini talep ettiklerini, Davacı dava dilekçesinin 2 numaralı paragrafında "Paylaşılan tüm verilerin içeriği sadece görülen iş kapsamında, eğitmeni ve öğrencisi tarafından yasal sınırlar dâhilinde incelenebilip ve kullanılabileceği ihtar edilmektedir. Eğitmenlerin bu hususları içerir yönde beyan imzaları alınarak öğrenciye eğitimler verilmekte, konu ve soru verisi içeren dokümanlar bu şekilde paylaşılmaktadır" demekteyse de bu ifadelerinin gerçekle hiçbir alakası olmadığını, iddia edildiği gibi bir açıklamada bulunulmadığını ve herhangi bir onayın alınmadığını, ihtar yapıldığına ve beyan imzaları alındığına dair davalı delil sunamadığını, bu nedenle açıklamalar 6100 sayılı HMK.’nın dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü başlıklı 29. maddesi uyarınca (1) Taraflar, dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadırlar. (2) Taraflar, davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlüdürler. şeklindeki amir hükmüne aykırı olduğunu, dava dilekçesinin 3 numaralı paragrafında “Eğitmenlerine iş kapsamı dışında üçüncü kişilere aktarılmasının yasak olduğu ihtar edilerek teslim edilen ve bu yönde irade beyanlarını gösterir imzaları alınmış ve yalnızca ücretini ödeyerek eğitim satın almış müşterilerine özel olarak ve yalnızca kendilerinin erişebileceği platformlardan kendileriyle paylaşılmıştır." İddiası bulunduğunu, bu iddia da bir üst paragrafta açıklanan aynı nedenlerle gerçek dışı olduğunu, ihtar yapılmadığını, imzalı beyan alınmadığını; alınmış ise davacı tarafından dosyasına sunulmadığını, Dava dilekçesinin 7 numaralı paragrafında "Davalı yan, müvekkile ait soruların bir kısmını ya da tamamını, birebir, noktasından virgülüne kopya olarak herhangi bir kaynak belirtmemesinin ötesinde orijinalinde ---- şeklinde) her sayfada açıkça görülmesine rağmen müvekkilin ismi ve logosunun çıkartılması ve doküman sayfasının üzerinde kendi kurs ismine yer verilmesi suretiyle yayınlamıştır.” ifadeleri tamamıyla gerçeğe aykırı olduğunu, böyle bir kullanım söz konusu olmadığını, bu hususta davacının delil gösterme yükümlülüğü bulunduğunu, Davacı tarafından davalıya gönderilmiş içeriklerde kitabın veya bir kısmının, kitabı yayımlayan şirketin önceden izni olmaksızın elektronik, mekanik, fotokopi ya da herhangi bir kayıt sistemiyle çoğaltılması, yayımlanmasını veya kullanılmasını yasaklayıcı bir ifadeye yer verilmediğini, yasaklayıcı bir ifade olmamasına rağmen bu içerikler; çoğaltılmadığı, yayınlanmadığı gibi kullanılmadığını, Eğitimler sırasında bazı içerikler davalı ile doğrudan paylaşıldığı gibi bazı içerikler de ağ üzerinden bünyesinde ders veren bütün öğretmenlere paylaşıma açıldığını, bu içeriklerden bazılarında davacı kuruma ait logo varken bazılarında olmadığını, ayrıca diğer yayın evlerine ait 50 adet soru bankasının tamamı---- sayfası ve başka bir sayfa üzerinden paylaşıma açıldığını, paylaşıma açılmış yayınlardan biri de --- yayınları ----.sınıf Soru Bankası isimli soru bankası olduğunu, bu kaynağın 2. sayfasında aynen şu ifadelerin yer aldığını: "Bu eserin yayım hakkı; -----aittir. İzinsiz kopya edilemez, çoğaltılamaz, kısmen de olsa yayımlanamaz." Davacı kurum üzerinde yasaklayıcı ifadeler olan adı geçen soru bankasını ve diğer soru bankalarını eğitmenleriyle paylaşmakta olduğu için kendi yaptığı hatanın benzerini başkalarında aradığını, bu nedenledir ki eldeki davayı açma gereği duyduğunu, Davacı, kaynaklarının kullanıldığı iddiası için başka bir telefonla çekilmiş telefon ekranında görünen ----- yazışmalarını delil olarak sunduğunu, gönderildiği iddia edilen kaynakların davacıya ait olup olmadığının belirsiz olduğunu, bu bakımdan sunulan görüntüler üzerinden kaynakların davacıya aidiyetinin kesin olarak tespit edilebilmesi mümkün olmadığını, Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini, ifade eden eser kavramı ele alındığında; davacının kullanıldığını iddia ettiği içeriklerin eser olarak ifade edilmesi mümkün olmadığını, bu nedenle içeriklerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında değerlendirilmesi ve kendine koruma bulması mümkün olmadığını, davalı, müvekkile ait soruların basılı olduğu dokümanlar sayesinde haksız kazanç elde edildiği iddiası da dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ticari maksatla hareket etmediği gibi kazanç da sağlamadığını, bir delilin mahkemece kabul edilmesi için, o delilin usulsüz ve hukuka aykırı olarak yaratılmamış olması ve hukuka aykırı biçimde elde edilmemesi şart olduğunu, yasak delilin kapsamına hukuka aykırı bir şekilde yaratılan deliller ile hukuka aykırı yol ve yöntemlerle elde edilen deliller girdiğinden artık bu kapsamda kabul edilen deliller hiçbir şekilde hukuka uygun ve meşru bir delil olarak kabulü olanaklı olmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat hakkı” başlığını taşıyan 189/2. maddesinde; "Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz." hükmü ile açıkça hukuka aykırı olarak elde edilmiş delilerin ispat gücü olmayacağı kabul edildiğini, b00öylece hukuk yargılamasında da ispat hakkının delillere ilişkin yönünün hukuki çerçevesi çizilmiş; bir davada ileri sürülebilecek her türlü delilin mutlaka hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması, eş söyleyişle yasak delil niteliğinde olmaması esası getirildiğini, anılan düzenlemeye göre, hukuka aykırı olarak elde edildiği anlaşılan delillerin, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağı düzenlenmek suretiyle yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re‘sen göz önüne alınması ve bu delillerin hukuken meşru yol ve yöntemlerle elde edildiği, delilin her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tespiti halinde, diğer tarafça bu konuda itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece bu sunulan delillerin caiz olmadığına karar verilerek, dosya kapsamında değerlendirilmemesi ilkesi benimsendiğini, yukarıdaki açıklamalar ışığında dava dosyasına sunulan ----- uygulaması üzerinden yapılan yazışmaların sunulduğunu bu delillerin hukuka aykırı yol ve yöntemlerle ele geçirildiğini ifade ettiklerini, ----- uygulamasında yapılan konuşmalar davacı tarafından konuşmanın tarafı olan dava dışı kişinin rızası ile veya rızası hilafına elde edildiğini, bu durumda yazışmaların verilmesi ve kullanılması 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 132 ve devamı maddeleri kapsamında suç oluşturduğunu, gizlilik içeren kişisel veri niteliğinde olan yazışmalar suç konusudur ve bunlara dayanarak karar kurulması yukarıda açıklandığı üzere isabetli olmayacağını, Ayrıca mesajlaşmanın içeriği incelendiğinde ve davacıya ulaştığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya komplo kurduğunun düşüldüğünü, mesajlaşmanın diğer tarafı olan dava dışı üçüncü kişinin mesajları davalıya vermesi ihtimalinde üçüncü kişinin davacı tarafından davalı ile görüştürüldüğü, üçüncü kişinin davacı tarafından yönlendirilmiş bir kişi olduğu değerlendirildiğini, aksi halde mesajların davacıyla paylaşılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu kişinin, dava konusu olay meydana gelmeden önce davacı kurumla, davacının kurucusuyla veya davacının irtibatlı olduğu kişilerle irtibatlı olup olmadığı hususu titizlikle araştırılmalı, bu konuda davacıdan bilgi ve belge talep edilmesi gerektiğini, haksız rekabet davası açılabilmesi için iki koşul arandığını, TTK 56 ve diğer hükümleriyle haksız fiil için bir zararın ve zarar tehlikesinin varlığının gerektiği öngörüldüğünü, haksız rekabetin varlığının bir koşulu olarak Yargıtay illiyet bağının bulunmasını da aradığını, ancak haksız rekabet fiilinden zarar gören kişinin maddi tazminat talebinde bulunabilmesi için failin kusurlu olması ve belirli bir zararın gerçekleşmiş olması gerektiğini, halbuki somut olayda meydana gelmiş bir zararın bulunmadığını, davacının zararını ispatlayamadığını, Kabul anlamına gelmemekle beraber haksız rekabet olmuş ise de meydana gelen zarar, davacının ihtarname ile istediği 50.000,00TL maddi tazminat kadar olmadığını, davacı dava dilekçesinde davalının yalnızca bir öğrenci ile ders vermek üzere ilişki kurduğu iddiasında olduğunu, bu durumda meydana gelmiş zararın önemsiz miktarda olduğunu, kaldı ki ders karşılığında 200TL almak üzere anlaşıldığı (davalının sunduğu ----- yazışmalarından anlaşılmaktadır) düşünülürse davacının zararının daha da önemsiz olduğunu, davalının Millî Eğitim Bakanlığının öğretmen kadrosunda çalıştığı, ticari faaliyette bulunmadığı, yalnızca bir öğrenci ile ders verme ilişkisinin bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde istenen tazminat fahiş miktarda olduğunu, Davacının manevi tazminat istemi de yersiz ve dayanaksız olduğunu, haksız rekabetin var olduğu kabulünde dahi önemsiz bir eylemin davalının 50.000,00TL manevi zararına sebep olması mümkün olmadığını, davalının zenginleşme amacıyla manevi tazminat talebinde bulunduğunu, somut durumun özellikleri, tarafların mali durumları, davalının kusuru, manevi zararın küçüklüğü, olay tarihi itibariyle paranın satın alma gücü karşısında talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ifade ettikleri, hususlarını beyan ederek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının kurucusu ve kendi çalışanlarına hazırlattığı ve mali haklarını devraldığı matematik sorularına ilişkin ve "-----" markasını taşıyan dokümanların davalıya ait sınava hazırlık kursunda öğrencilerin eğitiminde izinsiz olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu şekilde davacının marka haklarının, FSEK kapsamındaki mali ve manevi haklarının ihlal edilip edilmediği, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği, davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarlarının ne kadar olacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Davacının ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ------ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin 30/12/2021 olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;---- numaralı markasının(Emtia:----- tescil numaralı markasının ----- adına tescili olduğu, 09/10/2000 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- tescil numaralı markasının(Emtia:4), ----- adına tescili olduğu, 06/03/2020 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;--- tescil numaralı markasının(Emtia:41),---- adına tescili olduğu, 31/05/2017 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tanığı ...’in 28/02/2024 tarihli celsede verdiği beyanında; "Ben davacı şirkette genel müdür yardımcısı olarak çalışırım, davalı da MEB'de öğretmen olarak çalışıyordu, ayrıca bizim şirketimizde de haricen online eğitimler vermekte idi, tam olarak hangi tarihte ayrıldığını bilmiyorum ancak 2021 son aylarında ya da 2022 yılının başında ayrıldı diye hatırlıyorum, bizim başka çalışanlarımız da davalı ile sosyal medya üzerinden arkadaş olduğundan davalının kendisine ---- isimli bir sosyal medya hesabı oluşturduğunu ve buradan dersler verdiğini söylediler, sosyal medya hesabına baktığımızda bizim çalışma sistemimiz ve knowhow gibi çalışmasının olduğunu gördük, bizim kendisine çalıştığımız dönemde verdiğimiz dokümanlarında kullanılıp kullanılmadığını çek etmek için bir çalışan öğretmenimizin çocuğuna ders aldırdık, bu dersler sırasında bizim dokümanlarımızı kullandığını gördük ve bizim çalışma düzenimizde ve iş şeklimizde çalışıyordu, beyan ettiğimiz dokümanları dizgisini çalışanımız ... yapıyor, yazımlarını --- ve---- yapıyor, bu dokümanlar yaklaşık 60-70 sayfalık dokümanlardır, yine öğrencinin çalıştırılmasında periyodik bir sistemimiz vardır, bu sistemimizi ve dokümanlarımızı davalının kullandığını tespit ettik." şeklinde;
Davacı tanığı ...’nun (-----) 10/11/2023 tarihli celsede verdiği beyanında; "Ben davacı şirket bünyesinde 2020 yılı haziran ayından bu yana eğitim direktörü olarak çalışmaktayım. Şirket online eğitim kurumudur. 1 ve 12 sınıf arası tüm seviyelerde eğitim vermektedir. Davalı ...'da LGS eğitim seviyesinde öğretmenlik yapmakta idi. Bizim sistemimiz içerisinde sadece bizim oluşturduğumuz sorulardan oluşan dokümanlar kullanılmaktadır. Davalının bu dokümanları başka bir öğrenci için "-----" adı ile kurmuş olduğu kendisine ait online sistemde kullandığını tespit ettik. Yanlış hatırlamıyorsam bu tespiti 2022 Haziran ayında yaptık. Bu sistemde davacıya ait olan tüm dokümanı kullanmış olduğunu tespit ettik. Bu öğrenci bizim başka bir eğitmenimizin çocuğu olup bizden ücretli eğitim almamaktadır. Bu öğrenci dışında başka bir tespitimiz olmamıştır. Davalı taraf bizim knowhow kullanmakta olduğumuz analizimi de kullanmıştır ve bundan gelir elde etmiştir. Bu dokümanlar davacı şirketin kurucusu olan----- bizzat yazdığı ve telif haklarını satın aldığı dokümanlardır. " şeklinde
Davacı Tanığı ... beyanında; "Ben dizgi işi ile uğraşırım, davacıya da dışarıdan iş yaparım, bana davacı şirketin kurusucu ----- matematik problemlerine ilişkin soru örnekleri, el yazısı ya da bilgisayarda yazılmak sureti ile gönderilirdi, ben de bu problemlerin dizgi işini yapardım, biz bu hazırladıklarmızı bölüm bölüm hazırlardık, daha sonra birleştirir kitapçık haline getirirdik, dava konusu olan dökümanın ne olduğunu ben bilmiyorum, bana göstermiş olduğunuz taslak çalışmaları, şuan hatırlayamadım, çok fazla döküman geldiğinden ve dizgi yapılmış hali aklımda daha çok kaldığından taslağın yaptığnız fasiküllerden olup olmadığını hatırlayamadım, " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
18/04/2024 tarihli Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
1-)Dosyada mübrez davacılar tarafından sunulan sorular incelnediğinde matematik soruları olduğu, öğrencilere yönelik hazırlanan, belli bir konuya yönelik matematik konularının anlaşılmasına yardımcı olan, özgün ve özel olarak hazırlanan sorular olduğu bu doğrultuda FSEK 2/1 anlamında dil ve yazı ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri oldukları,
2-)Dosyada davacıların CD içerisinde sundukları soruların davacıların kendi platformlarında yayınlanıp yayınlanmadığının bilişim uzmanı bilirkişinin tespiti ile mümkün olabileceği,
3-)Dosyaya davacı tarafından sunulan CD incelendiğinde, davalı tarafından izinsiz olarak davacının ---- adlı sitesine gidilerek belirli bir plan çerçevesinde üretilip öğrencilere sunulan sorulardan 802 tanesinin davalının soruları ile aynı olduğu, Soruların, sistemli ve konu içeriklerine göre bir paralellik içerisinde olduğu dikkate alındığında, alıntılama yapıldığının açık olduğu, davalının ----- yazışmasında kullandığı soruların davacı tarafça dosyaya ibraz edilen CD içeriğinde kendilerine ait olduğu belirtilen soruların kendi platformlarında yayınlanıp yayınlanmadığının bilişim uzmanı bilirkişi tarafından tespit edilmesi halinde söz konusu soruların davalı tarafça izinsiz kullanımının FSEK 22 ve 23 maddesinde düzenlenen çoğaltma ve yayma haklarının ihlali sayılacağı
6) Davacının maddi tazminat olarak FSEK 68 gereğince emsal bedelin 3 katı tutarında tazminat mı yoksa FSEK 70 çerçevesinde maddi tazminat mı istediği net olmamakla birlikte emsal bedel dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında, Yapılan alıntılamaların dijital ortamda tüketicinin talep ve ihtiyacına göre basılıp satıldığından/kitaplaştırma ve seri basım olmadığından bandrol kullanılmadığı, ayrıca öğrencileri yıldırma /korkutma amacı gütmemesi için matematikçiler soruları ve anlatımları bandrol mecburiyeti olmayan 48 sayfadan daha az üretip pazarladıklarından sayı tespitinin mümkün olmadığını, bu nedenle soru başına bir değerlendirme yapılabileceği, 802 sorunun aynı olduğu, matematik sorularını üretenlere soru başı fiyatı heyetimiz sektör ve yayın uzmanı bilirkişisi tarafından araştırıldığında piyasada asgari 25,00 TL olduğu, Bu çerçevede Soru başı olarak: 802 X 27,50 = 22.055,00 TL olabileceği," yönünde görüş bildirilmiştir.
29/07/2024 tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre;
Davacı firmada soruları için ayrı bir platform olmadığı, soruların pdf uzantılı tek bir dosyada tutulduğu ve bu dosyanın da
---- yer aldığı,
Davaya konu soruların yer aldığı dokümanın---- adlı mail hesabına bağlı --- tutulduğu,
Davaya konu soruların --- adlı dokümanda yer aldığı ve dokümanın ---’a yüklenme tarihinin 21.08.2021 olduğu,
Dokümanın 343 adet sayfadan oluştuğu,
Davaya konu soruların -----adlı mail hesabına bağlı---- 21.08.2021 tarihinde yüklenmiş 8.4 ------18/11/2024 tarihli ek raporda ise ;
1-)Dosyada mübrez davacılar tarafından sunulan sorular ve dava konusu kitapçıklar incelendiğinde matematik soruları olduğu, öğrencilere yönelik hazırlanan, belli bir konuya yönelik matematik konularının anlaşılmasına yardımcı olan, özgün ve özel olarak hazırlanan sorular olduğu bu doğrultuda FSEK 2/1 anlamında dil ve yazı ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri oldukları,
2-)Bilişim raporundaki tespitler dosyadaki bilgi ve belgeler ve taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının FSEK 11’deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu
3-)Dosyaya davacı tarafından sunulan CD incelendiğinde, davalı tarafından izinsiz olarak davacının ----- adlı sitesine gidilerek belirli bir plan çerçevesinde üretilip öğrencilere sunulan sorulardan 802 tanesinin davalının soruları ile aynı olduğu, Soruların, sistemli ve konu içeriklerine göre bir paralellik içerisinde olduğu dikkate alındığında, alıntılama yapıldığının açık olduğu söz konusu soruların davalı tarafça izinsiz kullanımının FSEK 22 ve 23 maddesinde düzenlenen çoğaltma ve yayma haklarının ihlali sayılacağı,
4) Davacının maddi tazminat olarak FSEK 68 gereğince emsal bedelin 3 katı tutarında tazminat mı yoksa FSEK 70 çerçevesinde maddi tazminat mı istediği net olmamakla birlikte emsal bedel dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında, Yapılan alıntılamaların dijital ortamda tüketicinin talep ve ihtiyacına göre basılıp satıldığından/kitaplaştırma ve seri basım olmadığından bandrol kullanılmadığı, ayrıca öğrencileri yıldırma /korkutma amacı gütmemesi için matematikçiler soruları ve anlatımları bandrol mecburiyeti olmayan 48 sayfadan daha az üretip pazarladıklarından sayı tespitinin mümkün olmadığını, bu nedenle soru başına bir değerlendirme yapılabileceği, 802 sorunun aynı olduğu, matematik sorularını üretenlere soru başı fiyatı heyetimiz sektör ve yayın uzmanı bilirkişisi tarafından araştırıldığında piyasada asgari 25,00 TL olduğu, Bu çerçevede 802 X 27,50 = 22.055,00 TL olabileceği," yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
5846 sayılı FSEk'in 2,4,5,21, 22, 23, 24, 25, 68,70, 80 ve 86. Maddeleri.
GEREKÇE:
Dava, eser sahipliğinin tespiti ile eser üzerindeki mali ve manevi hakların ihlalinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı taraf, ----- markası ile eğitim faaliyetleri verdiğini, kendisine ait 343 sayfa ve 3538 adet matematik sorusundan oluşan eser mahiyetindeki dokümanın davalı tarafça kendisinden izinsiz olarak dava dışı kişilere online ders vermek suretiyle kullanıldığını, eser üezrindeki davacıya ait marka ve işaretlerin kapatılmak suretiyle bu ffillerin meydana getirildiğini idda ve beyan ederek FSEK'ten kaynaklı mali haklarının ihlal edildiğini, yine bu durumun haksız rekabet oluşturduğundan bahisle manevi haklarının zarar gördüğünü beyan ve iddia ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, davalı taraf ise davacının mali haklarının ihlal edilmediğini ve haksız rekabet oluşturulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.5846 sayılı FSEK'in 1/B maddesinde eser tanımlanmış, Kanunun 1/B maddesine yapılan "eser" tanımı akabinde yine FSEK m./2'de “1. Bent altında sayılmış ” Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları,” ilim ve edebiyat eseri olarak düzenlenmiş,
Eserin çoğaltma hakkı FSEK 22. Maddesinde düzenlenmiş, "Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir." şeklindeki hüküm ile eserin çoğaltma hakkının eser sahibinde olduğu belirtilmiş,
FSEK 68,69 ve 70. Maddelerinde eser üzerinde hakkı tecavüze uğrayan kişinin tecavüzü tespiti, meni, önlenmesi ve hakların ihlali dolayısıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.
Bu açıklamalardan sonra 29.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere ----- sürücüsü üzerinde davacı tarafça kaydı tutulan ve CD'nin içeriğinde 2 adet pdf formatında dosya içerisinde tutulan birinci pdf dosyası 102 sayfadan oluşmuş ve dosyaya “I-DAVALI TARAFINDAN KULLANILAN DOKÜMAN ÖRNEKLERİ VE BUNA İLİŞKİN YAZIŞMALAR” isminin verildiği ve matematik sorularının yazıldığı tüm sayfalarında filigran olarak “-----.” yazılı olduğu CD ile İkinci pdf dosyası 343 sayfadan oluşmuş ve matematik sorularının yazıldığı tüm sayfalarında filigran olarak “----- yazılı olduğu, bu yazılı 343 sayfadan ibaret ve 3538 adet matematik sorusunun eser mahiyeti Mahkememizce alınan 29.04.2024 tarihli raporda değerlendirildiğinde, soruların matematik soruları olduğu, öğrencilere yönelik hazırlanan, belli bir konuya yönelik matematik konularının anlaşılmasına yardımcı olan, özgün ve özel olarak hazırlanan sorular olduğu bu doğrultuda FSEK 2/1 anlamında dil ve yazı ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri olduğu sabit olmuştur.
Bu tespitten sonra bu eser mahiyetinde matematik sorularından oluşan eserin davalı tarafça kullanılıp kullanılmadığı hususu değerlendirilmiş, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen CD kayıtları bilirkişi tarafından incelendiğinde, incelendiğinde, davalı tarafından izinsiz olarak davacının ------adlı sitesine gidilerek belirli bir plan çerçevesinde üretilip öğrencilere sunulan sorulardan 802 tanesinin davalının soruları ile aynı olduğu, Soruların, sistemli ve konu içeriklerine göre bir paralellik içerisinde olduğu dikkate alındığında, alıntılama yapıldığının açık olduğu, yine bu alıntılamanın alınan 29.07.2024 tarihli bilişim uzmanı tarafından hazırlanan raporda davacı firmada soruları için ayrı bir platform olmadığı dosyanın da ---- yer aldığı, davaya konu soruların yer aldığı dokümanın ---- adlı mail hesabına bağlı -- tutulduğu, davaya konu soruların ---- adlı dokümanda yer aldığı ve dokümanın ---- yüklenme tarihinin 21.08.2021 olduğu, dokümanın 343 adet sayfadan oluştuğu dikkate alındığında davacı tarafın soruları 21.08.2021 tarihinde oluşturduğu, davalı tarafından izinsiz olarak davacının ---- adlı sitesine gidilerek belirli bir plan çerçevesinde üretilip öğrencilere sunulan sorulardan 802 tanesinin davalının soruları ile aynı olduğu, Soruların, sistemli ve konu içeriklerine göre bir paralellik içerisinde olduğu dikkate alındığında alıntılama yapıldığının açık olduğu, davalının” ----- yazışmasında kullandığı soruların davacı tarafça dosyaya ibraz edilen CD içeriğinde kendilerine ait olduğu belirtilen soruların kendi platformlarında yayınlanıp yayınlanmadığının bilişim uzmanı bilirkişi tarafından tespit edilmesi halinde söz konusu soruların davalı tarafça izinsiz kullanımının FSEK 22 ve 23 maddesinde düzenlenen çoğaltma ve yayma haklarının ihlali niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.Bu kabul karşısında davacı tarafın maddi tazminat talebi incelenmiş, bu kabul karşısında davacı tarafın maddi tazminat talebi değerlendirilmiş, eser üzerinde mali hakları ihlal edilen tarafın FSEK 68 ve 70. Madde kapsamında maddi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacı talebinin FSEK 70 çerçevesinde maddi tazminat alacağının talep edildiği, alınan raporda 802 sorunun aynı olduğu, matematik sorularını üretenlere soru başı fiyatı 25,00 TL olduğu, toplam zararın bu hali ile 22.055,00 TL olduğu kabul edilmiş ancak sehven ıslah bedeli üzerinden kabul kararı verilmiştir.Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın eser üzerindeki haklarının ihlal edildiği kabul edildiğinde davacı tarafın bu ihlaller dolayısıyla manevi zararının oluşacağı kabul edilerek, ihlalin mahiyeti, günün koşulları ve talep miktarı nazara alınarak 30.000,00-TL Manevi tazminat alacağının taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davacı tarafından sunulan 343 sayfa ve 3538 adet matematik sorusundan oluşan eser mahiyetindeki dokümanın, davacı tarafa aidiyetinin TESPİTİNE,
2-21.955,00-TL Maddi tazminat alacağının 100,00-TL'sinin 21.12.2021 tarihinden 21.855,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 14.01.2025 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
3-30.000,00-TL manevi tazminat alacağının 21.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 3.549,05 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 855,59 TL ve ıslah harcı olarak olarak 375,00 TL olmak üzere toplam 1.230,59 TL harcın mahsubu ile 2.318,46 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Davacı tarafça başlangıçta yatırılan toplam 1.230,59 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Davacı yararına " Tespit davası yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6- Davacı yararına "Maddi tazminat davası yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 21.955,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7- Davacı yararına "Manevi tazminat davası yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 92,20 TL ilk dava masrafı, 293,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 16.000,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 16.385,20 yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%86,66 kabul) 14.199,41 TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapıldığı anlaşılan 200,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 26,68 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.