T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/211 Esas
KARAR NO: 2025/276
DAVA: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/10/2024
KARAR TARİHİ:23/10/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı tarafa ait ------ markasının ---- tescilli olup, ---------- tanınmış olduğunu, davalı tarafça müvekkilinin markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde ------------------- sınıflarında kapı ve/veya pencere ürün ve hizmetlerinde ayrıca web sitesi, sosyal medya hesapları ve youtube üzerinde, markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak şekilde kullanıldığını, müvekkilinin markasının dünya çapında tanınmış olduğunu, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız şekilde faydalandığını, itibarını zedelediğini ve ayırt ediciliğine zarar verdiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni refi ve hükümsüz kılınarak sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının hangi tescil numaralı markaları mesnet gösterdiğinin belirsizliği; tanınmışlığı ispatlayamadığı ve tanınmışlık kriterini sağlayacak delilleri sunmadığı; eskiye dayalı kullanım iddiasında haksız olduğu; müvekkil markası ile davacının mesnet markası arasında karıştırılma ihtimali de dahil iltibas düzeyinde benzerlik bulunmadığı; haksız rekabetin oluşmadığı; müvekkilin salt kanunun kendisine tanıdığı hakkı kullanarak tescilli markasını ticari faaliyetlerde etkin kullandığı gerekçesiyle davacının kötüniyet iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğu; tüm bunlarla birlikte davacının marka tecavüzüne ilişkin iddialarının hukuken geçersiz olduğunu beyan ile davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı adına tescilli----- markasının hükümsüzlük şartlarıın oluşup oluşmadığı ve davalı tarafın ----şeklindeki kullanımları dolayısı ile davacı tarafın ----markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı ve yine bu kullanımların haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. -----yazı cevabı ile davalı şirketin -- tarihinde tescil edildiği bildirilmiştir.Dosyaya -----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;------ tarihinde, ----sınıfta ---- tarihinde, ---- markasının ----- markasının ------sınıfta ------tescil numaralı markasının ---- tarihinde, ---- tescil numaralı ------ markasının ----- tarihinde, ----- tescil numaralı ----- tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.----- yazı cevabında----- tarihinde tahsis edildiği, ----- tarihinde tahsis edildiği görülmüştür.--------Tarihli Bilirkişi Raporunda Sonuç Olarak; tespite konu marka ve markasal kullanımlara ilişkin olarak tespit talep edenin ---- karşı yanın -------- markasının görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, tescilli oldukları mal ve hizmet sınıflarının kapı ve pencere sektörünün yer aldığı -----Sınıf kapsamında tescilli oldukları, diğer mal ve hizmet sınıflarının da benzer olduğu, her iki marka arasında ortalama tüketici nezdinde bir bağlantı kurulması ihtimalinin yüksek olduğu, tespit talep edenin markasına çağrışım yapıldığı, bu nedenlerle karşı yan kullanımlarının tespit talep edenin markalarına SMK’nun 7/2-b maddesine göre tecavüz oluşturduğu, karşı yanın marka tecavüzü teşkil eden kullanımlarının ayrıca TTK’nun 54.maddesi kapsamında haksız rekabet yönünden de korunmasının gereksiz olması nedeniyle davalının işbu tespite konu kullanımlarının ayrıca haksız rekabete yol açmadığı, Tespiti yapılmıştır. Dava Dosyasında Alınan ------Tarihli Bilirkişi Raporunda Sonuç Olarak Davalıya ait olduğu belirtilen ----- sitede yapılan incelemede; davalıya ait olduğu belirtilen------mevcut durumda yayında olmadığı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ----- üzerinde yapılan incelemede; Sayfa yönlendirmelerinin kontrol edildiği ------- yapılan incelemede; davalıya ait olduğu belirtilen ------- adına yönlendirildiği tespit edilmiştir. Site tescil bilgilerinde; Alan adının -------firması tarafından ----adına kayıt edildiği, Alan adının -------- tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin ----- tarihine kadar geçerli olduğu, Site erişim ve yer sağlayıcısının -----olduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen--------- platformunda yapılan incelemede; içeriğe ulaşılamadığı, videounun yükleyicisi tarafından kaldırıldığı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen----- platformu üzerinde yapılan incelemede; --------- kullanıcı isimli hesap bilgisinde her hangi bir verinin yer almadığı, iki adet paylaşım yapıldığı tespit edilmiştir. --------ibaresinin yer aldığı tespit edilmiştir. ------ ibaresinin yer aldığı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ---- üzerinde yapılan incelemede;------ bilgisinde; Hesap adının -----açıklamasında-------- ibarelerinin yer aldığı, Firma adresinin ------ Adresi üzerinde yapılan incelemede; sayfa içeriğine ulaşılamadığı, içeriğin yayında olmadığı ---- tespit edilmiştir.------- üzerinde yapılan incelemede; sayfa içeriğine ulaşılamadığı, içeriğin yayında olmadığı ----- incelemede; sayfa içeriğine ulaşılamadığı, içeriğin yayında olmadığı ----tespit edilmiştir.------ibarelerinin ---- kullanıldığı tespit edilmiştir. -------üzerinde yapılan incelemede; sayfa içeriğine ulaşılamadığı, içeriğin yayında olmadığı ---- tespit edilmiştir.------Adresi üzerinde yapılan incelemede; sayfa içeriğine ulaşılamadığı, içeriğin yayında olmadığı ---- tespit edilmiştir.------ kataloğunun yer aldığı, Davalıya ait olduğu belirtilen ------- üzerinde yapılan incelemede; sayfa içeriğine ulaşılamadığı, içeriğin yayında olmadığı ----- tespit edilmiştir. Davacı vekilinin ------- tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkilin markasına tecavüzün önlenmesi ve marka hükümsüzlüğü davasında,------- tarihli dava dilekçesi sonuç ve istek kısmında yer alan talepleri, görülen lüzum üzerine, ------ alan adının iptal ve davalı adına tahsisinin terkinine karar verilmesi ve bu yönde verilecek kararın---- alan adları tahsisi konusunda yetkili kurum olan---------talepleri de eklemek suretiyle H.M.K.'nun 176 ve devamı maddeleri gereği davanın kısmen ıslah ettiğini, yargılama sonunda müvekkili lehine karar ittihazı halinde gerekçeli kararda ıslah talebi bakımından da hüküm kurulmasını talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın SMK , 6/1, 6/4, 6/5, 6/9. 7/2, 7/3, 25/1. 29, 149 vd. Maddeleri ile 6769 sayılı TTK'nın 54, 55 vd. Maddeleri,
GEREKÇE:Dava, Markanın hükümsüzlüğü ile davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile ticaret unvanının terkini davasıdır. Davacı taraf ---------- markalarının adına tescili olduğunu, kendisinin bu marka adı altında kapı vb. Sektörlerde faaliyette bulunduğunu, davalı tarafın aynı sektörde faaliyette bulunduğunu, ------markaları ile iltibas oluşturur şekilde kullandığını, davalı adına tescilli -------markasın kendi markası ile iltibas oluşturduğunu, yine kendi markasının tanınmışlığından yaralanmak kastı ile ve kötü niyetli olarak tescil ettirildiğini, bu sebeple davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalının markasal kullanımları, internet adreslerinde gize ibaresini markasal olarak kullandığını beyan ederek marka hakkına tecavüzün tespiti ile, marka hakkına önlenmesi, durdurulması, kaldırılmasını talep ve dava etmiş, yine davalının bu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu beyan ederek haksız rekabetin tespiti ile men'i, durdurulması ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/5. Maddesinde "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.SMK'nın 7/3-e maddesine göre "İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması" halinin de marka hakkına tecavüz teşkil edeceği ve yasaklanabileceği belirtilmiştir. Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda; ---- tescil numaralı ---- tarihinde, ---- tarihinde, ---- tescil numaralı --- markasının ---- tescil numaralı ---- tescil numaralı markasının ------ tarihinde, ------ markasının ----- tescil numaralı ---- tescil numaralı ----- tarihinde, -----tescil numaralı -------- tarihinde davacı adına tescil edildiği, ------ tarihinde tahsis edildiği,----- alan adlı internet sitelerinin------adresi bilgisi ile ------ Sınıflarda ---- tarihinden itibaren davalı adına tescili olduğu sabittir.Bu tespitten sonra davacı tarafın davalının ------ markasının hükümsüzlüğüne dair talepleri incelenmiş, davacının markasının ana unsurunun ----- ibaresi olduğu, davalının markasının ana ve ayırt edici unsurunun------ ibaresi olduğu, door ibaresinin kapı emtiası için tanıtıcı ibare olduğu ve ayırt ediciliğinin bulunmadığı, davacı markaları ile davalının markalarının aynı emtia sınıfı olan ----- tescilli oldukları, davalı tarafın markasının tescilli olduğu -----------mallar yönünden benzer/tamamlayıcı olduğu, bu sebeple sınıf/mal bakımından taraf markaları arasında ayniyet bulunduğu, geze ve gize ibarelerin anlamının bulunmadığı, ses olarak benzerlik taşıdığı, görsel olarak da bir harf dışında benzer oldukları, hece yapısı olarak da benzer oldukları dikkate alındığında davalının markasının davacının seri markalarını devamı niteliğinde olduğu, bu haliyle karıştırılma ihtimalinin bulunacağı dikkate alındığında SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir. Davacının SMK'nın 6/5. Maddesi kapsamında hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, yapılan değerlendirmede de alınan --------- tarihli bilirkişi heyeti raporunda da belirlendiği üzere Mahkememizin ----D. İş sayılı dosyasından alınan----- tarihli raporda yer alan ----- yılından beri başarılı, finansal açıdan güçlü ve dünya çapında kendini kanıtlamış bir bir aile işletmesi olduğu, ------ milyon ciro elde ettiği, ----sahibi olduğu, ----- fazla çalışanı bulunduğu, dünyanın pek çok ülkesinde---- iştiraki olduğu, tespitleri ile dava dilekçesinin ---- no'lu ekinde sunulan --------- da yer alan haberler, 1/b de yer alan fuar katılım broşürleri, 1/d de yer alan ödüller birarada değerlendirildiğinde davacının -------- markasının tanınmış marka olduğu, yönündeki tespit dikkate alındığında davacının geze markasının tanınmış marka kapsamında olduğu, davalı tarafça gize ibaresinin seçilmesinin tesadüfen olmadığı bir harf değiştirerek davacının markalarının tanınmışlığından yararlanma ve davcı markasının ayırt ediciliğinin aşındırılması kapsamında olduğu dikkate alındığında davalının markasının SMK'nın 6/5. Maddesi gereği de hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir. Davacının SMK'nın 6/5. Maddesi kapsamında hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı markaları ile davalı markasının sınıfsal olarak benzerlikleri, bir harf dışında kavramsal olarak, ses olarak benzerlikleri dikkate alındığında davalı arkasının tesadüfen seçilmiş bir marka olmadığı, davalının davacının sektörel tanınmışlık düzeyi dikkate alındığında davacının markasından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı kanaati ile SMK'nın 6/9. Maddesi gereği de hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğu yönündeki talepleri de değerlendirilmiş, davacı tarafın markalarının ana unsurunun ---- ibaresi olduğu, davalı kullanımlarının ------- şeklinde olduğu, davalı kullanımlarının davacının markalarının tescilli olduğu aynı emtia sınıfında olduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere bütünsel olarak davalı kullanımlarının hitap ettikleri müşteri kitlesi dikkate alındığında davacının markası ile karıştırılmaya yol açacağı davalının hem markasal olarak ürünleri üzerindeki kullanımları, hem tanıtım vasıtalarındaki kullanımları hem de internet alan adı ve url adreslerindeki içeriklerdeki markasal kullanımların --------şeklinde olduğu ve bu kullanımların marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğu dikkate alındığında hem alan adı olarak kullanımın marka hakkına tecavüz oluşturduğu hem de saosyal medya hesaplarının url adresleri ve içeriklerinin marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğu kabul edilerek içeriklerin çıkarılması ve erişimin engellenmesi taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş, yine davacının SMK'nın 149/1-g maddesi gereği kararın yayınlanmasını da talep hakkı bulunduğu kabul edilerek bu talebin de kabulüne karar ermek gerekmiştir. Her ne kadar davlı taraf kullanımların adına tescilli marka hakkından kaynaklandığını beyan etmiş ise de SMK'nın 155. Maddesi gereği sonraki tescil sahibinin bu tescilinden kaynaklı hakkını bir savunma gerekçesi olarak ileri sürmesinin mümkün olmadığı hem de az yukarıda açıklandığı üzere davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verildiği dikkate alındığında tescil başvuru tarihi itibariyle de korunan marka hakkı ortadan kalkacağından bu hakka dayanması mümkün olmayacağı gerekçesi ile davalı tarafın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yanında TTK'nın haksız rekabeti düzenleyen 54. Vd. Maddeleri gereği talepleri de değerlendirilmiş, davacı tarafın ihlal edilen hakkının sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunduğu ve az yukarıda ifade edildiği üzere SMK hükümleri kapsamında marka tecavüzün tespiti ve sonuçlarına dair kararı tesis edildiği, --------- ilamında da belirtildiği üzere "SMK ile getirilen özel hükümler haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiştir. Davacı bu özel hükümlere de dayandığından tescilli tasarımın koruma alanı ile haksız rekabetin koruma alanının kesiştiği dava konusu olayda, yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacağından, özel hükmün yanında haksız rekabete ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü de olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmadığı, hal böyle olunca, ------------ somut olay bakımından, SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek" şeklindeki gerekçesi de dikkate alınarak kümülatif korumanın mümkün olmadığı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı adına tescilli ------ markasıtescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İLE SİCİLDEN TERKİNİNE,
2-Davalı tarafın ------ şeklideki markasal kullanımlar dolayısıyla davacının ------ana unsurlu markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve ortadan kaldırılmasına,
Davalı tarafa ait-------- şeklindeki davacının marka hakkına tecavüz oluşturan tanıtım malzemeleri dahil olmak üzere ------- markasını taşıyan her türlü materyale, malzemeye, belgeye ve tanıtım malzemelerine, ticari amaçla elde bulunduruldukları her yerde el konulmasına, anılan ürünlerdeki markanın çıkarılması mümkün ise çıkarılmasına, mümkün değil ise tecavüz oluşturan ürünlerin karar kesinleştiğinde imhasına,
3-Davalı tarafa ait içeriklerinde davacı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturan-----erişimin engellenmesine, yine içinde ------marka kullanımı tespit edilen ----- linkinde, davalıya ait ---- linkinde yer alan hesabında paylaşılan videolarda ------markasının kullanılması nedeniyle linklere erişimin engellenmesine, ---- çıkarılmasına, davalı tarafa ait ----- erişimin engellenmesine, içeriklerinin çıkarılmasına,
Davalı tarafa ait ------ adresindeki ------------- markasının tecavüz oluşturan kullanımları içeriğin ÇIKARTILMASINA, bu hususta karar kesinleştiğinde Erişim Sağlayıcı Birliğine müzekkere yazılmasına,
3-Davacı tarafın haksız rekabet talepleri yönünden davanın REDDİNE,
4-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve sonuçları yönünden kabul edilen hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına,
5-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "hükümsüzlük davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "tecavüzün önlenmesi davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "erişim engeli davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "reddedilen haksız rekabet davası yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 27.500,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 27.988,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%75 kabul) 20.991,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı tarafından yapılan 869,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre, (%25) 217,25 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
12-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2025