T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/26 Esas
KARAR NO: 2025/281
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/02/2025
KARAR TARİHİ: 04/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ------ yılında kurulan, yakıt ve diğer sıvılar için -------- faaliyet gösteren --------- şirketi olduğunu; müvekkilinin ----------markası adı altında ürünlerini en yüksek standartlara göre tasarlayarak, olağanüstü güvenilirlik ve akıllı işlevsellik sağladığını; müvekkilinin İtalyan bir yabancı bir firma olup, akaryakıt dağıtım servis istasyonları için tank yönetim sistemi geliştirdiğini, bu sistemin-------- mm aralığında doğruluk sağlayabilen tek teknoloji olan ------- seviye ölçüm teknolojisine dayandığını, ayrıca bu teknolojinin uzaktan teşhis ve yardımı destekleyerek yerinde yardımla ilgili yüksek maliyetlerden kaçınılmasını sağladığını; müvekkilinin, metalik kapak örtüsü gibi kritik koşullarda bile verimli iletim sağlayan düşük frekansa dayalı kendi teknolojisini geliştirdiğini; bu doğrultuda birçok ülkede ve ------ pazarında da satışlar yapan müvekkili ile davalı arasında da bir dönem ticari ilişki gerçekleşmiş olup, akabinde müvekkilinin bu ticari ilişkiye devam etmeme kararı aldığını; devam eden süreçte müvekkili tarafından davalı ile ticari ilişkinin devam edilmemesine dair karar alınmasına karşılık olarak davalı tarafın haksız ve kötü niyetli bir şekilde ----- markasını kendi adına tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu ve söz konusu markayı ---- tarihinde tescil ettirdiğini; davalı tarafın bu tescile güvenerek----- tarihinde müvekkilinin tedarikçi ve iş ortaklarına gönderildiği mail ve mesaj ile ------ tescilinin firmanıza ait olduğunu, -------- marka ürünleri ithal ettiğini, sattığını veya kullandığını beyan eden kişi ve firmalara itibar edilmemesi” şeklindeki haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu;nitekim davalı ------- sayılı başvurusu ile ----- ibareli marka başvurusu yaptığını,anılan markanın -------- tarihinde tescil edildiğini; davalının kendi adına tescil ettirmiş olduğu markanın şeklinin tamamen müvekkili firmanın kullandığı şekil ile aynı olduğunu; dava konusu ----- markanın müvekkilinin daha önce hem yurt dışında hem de ----- kamuya satışa sunduğu bir marka olduğunu; müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu; müvekkilinin bir dönem ----- devamında çalışmaya son vermesi sonrası ------ markasının tescilini almasının kötü niyetli tescil olduğunu; davalının müvekkiline ait ------------ tescil edilmemesini fırsat bilerek tescil ettirdiğini ve bundan da menfaat temin etmeye çalışarak haksız rekabet ettiğini;davalı tarafın tescilini talep ettiği markanın, yurtiçinde ya da yurtdışında müvekkili tarafından kullanıldığını çok net bilmesine rağmen marka tescil başvurusunda bulunduğunu; işbu davayı açmadan evvel davalı tarafa ----- yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini; davalı tarafın işbu ihtarnameye vermiş olduğu --------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aslında markanın müvekkiline ait olduğunu kabul ettiğini,------ açılan stand ve fuarda markanın tanıtımında kampanya yürüttüğünü ve yatırım yaptığını iddia ederek markayı --------tescil ettirmesinde bir sakınca olmadığını ileri sürdüğünü; davalı firmanın ihtarnameye vermiş olduğu cevabın dahi tek başına kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, keza davalı tarafın ihtarnameye verdiği cevapta ticari ilişki sonlandırıldığı için markayı kötü niyetli bir şekilde tescil ettirdiklerini kabul ettiğini belirterek davalı adına ------ markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ------ firması ile distribütörlük sözleşmesi imzalamış olup,------ çevre ülkelerde ----- markalı ürünlerin satış, tanıtım ve dağıtımını yapmak üzere yetkilendirildiğini;söz konusu anlaşma çerçevesinde -------tamamen kendi finansal kaynaklarıyla kapsamlı pazarlama çalışmaları yürüttüğünü, fuarlara katılarak ürünleri sergilediğini, reklam ve tanıtım faaliyetleri gerçekleştirdiğini, teknik entegrasyonlar sağladığını ve kısa sürede -----markasının bilinirliğini artırdığını;bu kapsamlı çalışmalar ile birlikte ------bir marka bilinirliği ve müşteri talebi oluşturulduğunu; ancak davacı ------ firmasının müvekkili------------- yoğun emek ve yatırımlarla oluşturduğu bu pazar payından haksız şekilde yararlanarak ve ticari teamüllere aykırı biçimde distribütörlük ilişkisini hiçbir bildirimde bulunmadan tek taraflı olarak ve usulsüz şekilde sona erdirdiğini;dahası, gizlice yeni bir distribütörle anlaşarak müvekkili şirketin haklarını ihlal ettiğini; yapılan onca masraf ve yatırımın karşılığının alınamaması nedeniyle şirketin somut olarak yaklaşık 50.000 Euro maddi zarara uğradığını, ayrıca uğranılan itibar kaybı ve iş ilişkisinin haksız şekilde bozulması nedeniyle 100.000 Euro tutarında manevi zararın meydana geldiğini; müvekkilinin bu zararlarının tazmini hakkını saklı tuttuğunu; davacı ---- müvekkili ---- emeğiyle yarattığı marka değerinden izinsiz ve bedelsiz yararlanmaya çalışmasının hukuka aykırı olduğunu; davacı ---- pazarında neredeyse hiçbir tanınırlığı yokken ----- müvekkili---- çabaları sayesinde markasına kazandırılan bilinirlikten ve müşteri kitlesinden şimdi herhangi bir bedel ödemeksizin faydalanmak istediğini;müvekkili ------- özkaynaklarıyla oluşturduğu piyasa değerini hiçe sayarak, hakkaniyete aykırı şekilde markayı ve pazarı devralmaya kalkışmanın açıkça hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu; müvekkilinin, ---- markasının ----korunması ve üçüncü kişilerce haksız kullanımının önlenmesi amacıyla, distribütörlük ilişkisi devam ederken ---- markasını ----- nezdinde tescil ettirdiğini;müvekkilinin marka tescili konusunda davacı ----- bilgilendirdiğini ve onayını aldığını; nitekim ----başlarında ----- yapılan çevrimiçi toplantılarda, geçmişte benzer konularda yaşanan hak problemlerine değinilerek ----- tescilinin alınması gerektiği davacı tarafa açıkça bildirildiğini, ------- yetkililerinin de bu öneriyi uygun görerek sözlü onay verdiğini; bu görüşmelerden sonra müvekkilinin, ------ ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu ve gerekli yasal süreci tamamlayarak markayı kendi adına tescil ettirdiğini; ayrıca -----yılı içinde, müvekkili şirket tarafından tüm iş ortaklarına ve bizzat ------- firmasına da hitaben resmi bir bilgilendirme e-postası gönderilerek ------- müvekkili adına tescilli olduğu, üçüncü kişilerin bu ismi kullanmaması gerektiğinin açıkça duyurulduğunu;davacı firmanın bu bildirime rağmen ne marka tesciline itiraz ettiğini ne de distribütörlük sözleşmesini feshettiğine dair bir bildirimde bulunduğunu, aksine, daha fazla ürün stoklamaları yönünde telkinlerde bulunduğunu, aksi takdirde stoklu çalışacak başka bir distribütörle anlaşabileceklerini sözlü olarak ilettiklerini; marka tescil işleminin davacının bilgisi ve zımni onayı dahilinde, iyi niyetli bir şekilde gerçekleştirildiğini; bu adımın marka değerinin korunması ve piyasada yaşanabilecek olası yetkisiz kullanım ve karışıklıkların engellenmesi amacıyla atıldığını; yalnızca yurt dışında tescilli bir markayla aynı/benzer bir markayı-------- tescil ettirmenin tek başına başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu göstermeye yeterli olmadığını; ----belirttiği üzere sadece markaların benzerliği veya ilişkili olmasının kötü niyet için yeterli olmayıp, genellikle “başvuru sahibinin davacı markayla önceden bağlantısı, distribütörlük ilişkisi gibi somut olgularla kötü niyetin kanıtlanması”nın arandığını, burada distribütörlük ilişkisi mevcut ise de, müvekkili -------- başvurusunun bu ilişkinin bitiminden sonra gizlice yapılmadığını, bilakis ilişki sürerken, tarafların ortak menfaatine hizmet edecek şekilde ve davacının bilgisi dahilinde yapıldığını; bu nedenle, herhangi bir kötü niyet unsuru taşımadığını; markanın tescili sayesinde, davacı firmanın ürünlerinin üçüncü kişilerce paralel ithalat veya taklit yoluyla pazara sürülmesinin engellendiğini; aslında -------- korunur hale geldiğini;ne var ki, davacı firmanın daha sonra distribütörünü değiştirmeye karar vererek, müvekkili ----- sahip olduğu bu yasal marka hakkına tecavüz niteliğinde adımlar attığını; müvekkili ------ iyi niyetinin göstergesi olarak, kendisine marka değeri ve emeğinin karşılığı ödenmesi halinde, --------markasına ilişkin tescil hakkını davacı tarafa devretmeye prensipte hazır olduğunu belirttiğini belirterek davanın reddine, davacının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin men’ine,-----markasının ----- adına tescil onayının olduğunun kabulüne, dava süresince, ----------- markalı ürünlerin üçüncü kişilerce satışının önlenmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ayrıca tescil tarihinden itibaren, ---- yapılan ithalatların tespitine, müvekkili -------uğradığı maddi ve ticari itibar kaybından doğan zararların tespitine, ancak müvekkili şirket ----- uğradığı maddi, manevi, ticari değer kaybı ve marka değerlerinin tazmini yapılması suretiyle, ilgili marka haklarının davacı tarafa devredilmesinin değerlendirme konusu olabileceğine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ------markrasının hükümsüzlük şartlarığnın oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya ----- getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tarihinde tescil edildiği anlaşıldı.Dosyaya------ kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- sınıfta davalı adına tescil edildiği anlaşıldı.Dosyaya ---- getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----sınıfta davalı adına tescil edildiği anlaşıldı.Davalının ------ numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin -----olduğu anlaşılmıştır. Davacının marka hükümsüzlüğü talepleri yönünden dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan ------- tarihli heyet raporu dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; "1.Taraflar arasında --------- tarihi itibariyle başlamış olan SMK m.6/2 anlamında ticari bir ilişkinin olduğu ve davalı tarafın davacıya ait -------- satış ve pazarlamasını yapmış olduğu; 2. Davacı tarafından davalı tarafa davaya konu markanın tescili konusunda açık veya örtülü bir izin verildiğinin ispatlanamamış olduğu; 3.Davalı tarafın davaya konu markayı tescil ettirmede haklı nedeni olup olmadığına hususunda takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; 4.Davaya konu markanın başvuru tarihinde davacının tescilli bir markası bulunmamakta ise de, kullanıma dayalı hakkın söz konusu olduğu, bu bakımdan davacının SMK m.25/1’in atfıyla m.6/2 kapsamında hak sahibi olduğu marka ile davaya konu aynı markanın hükümsüzlüğü talebinde bulunabileceği; 5.Haklı sebep olmadığının kabulü halinde davacı tarafından SMK m.6/2 kapsamında hükümsüzlük talebinde bulunabilecek mal/hizmetlerin hak sahibi olduğu mal/hizmetler ile aynı ve benzer nitelikli mal/hizmetler olabileceği; davacı tarafın www.alisonic.it alan adlı internet sitesinden faaliyetleri incelendiğinde, davaya konu davalı markasının ----sınıf kapsamında kaldığı, bu malların bakım, onarım, tamiri hizmetlerinin ---- kapsamında, yazılımı hizmetlerinin de -----kapsamında kaldığı; -----Diğer taraftan, davalı tarafın ----- tarihi itibariyle davacı taraf ile ticari ilişki içerisine girmiş olması, davacıya ait ------- satış ve pazarlamasını yapmış olması karşısında davalının davaya konu hükümsüzlüğü talep edilen markanın davacıya ait olduğunu bildiğini gösterdiği; ancak daha sonrasında------ tarihinde davalının davacının hak sahibi olduğunu bildiği ve ------- ithal ettiği ürünlerin markasını kendi adına tescil ettirip, daha sonrasında davacının ----- başka bir distribütörü olduğu esnada iş ortaklarına ------- markasının tescilinin davalıya ait olduğunu, ------ marka ürünlerini ithal ettiğini, sattığını veya kullandığını beyan eden kişi ve firmalara itibar edilmemesini belirten bir bilgilendirme e-postası yollaması suretiyle gerçek marka sahibinin markasını kullanmasının engellenmeye çalışıldığının görüldüğü; SMK m.6/9 anlamında kötü niyetli tescil hususunda takdirin Sayın Mahkemenin olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/2, 6/3 ve 25. Maddeleri,
GEREKÇE:Dava; davalı adına tescilli ----- markasının hükümsüzlüğü davasıdır. Davacı taraf, dava konusu ----- unvanlı İtalyan şirketi olduğunu, -------- markası ile akaryakıt dağıtım servis istasyonları için tank yönetim sistemi geliştirdiğini, bunları çeşitli ülkelerde satışa sunduğunu, bir dönem kendisin tarafından üretilen ürünlerin davalı şirket tarafından ------- satılının yapılması hususunda anlaşma kapsamında davalı tarafça ürünlerin ülkemiz piyasasına sunulduğunu, avvalının kendi onayı olmaksızın ve haksız olarak ---- ibaresini adına tescil ettirdiğini iddia ve beyan ederek adına tescilli ----- ibareli marka yönünden iltibas oluşturduğu iddiası ile SMK m. 6/1, 6/3 ve 6/9. Maddeleri gereği hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/2. Maddesinde "Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedili" hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/3. Maddesinde " (Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir" hükmü düzenlenmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu açıklamalardan sonra -------tescil numaralı ------sınıflarda davalı adına tescil edildiği, davacı şirketin ---- kurulduğu, ticaret unvanının ------ olduğu, faaliyet alanını kapsamında ürettiği, bu hassas cihazların satışını yaptığı, bu cihazları yine ülkemizde de piyasaya sunduğu, alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacı tarafın internet sitesi üzerinden yapılan incelemede davacı tarafın faaliyetlerinin davaya konu davalı markasının ---- kapsamında kalmakta olup, bu malların bakım, onarım, tamiri hizmetleri ----- kapsamında, yazılımı hizmetleri de ---- Sınıf kapsamında kaldığı, dosyaya sunulan fatura ve yazışmalar kapsamında alınan ---- tarihli bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere ---- tarihinde davacı şirket ihracat müdürü olduğu anlaşılan ------ tarafından davalı şirket satış müdürü olduğu anlaşılan ---- gönderilen e-mailde yakın zamanda bir taslak gizlilik sözleşmesi ve distribütör fiyat listesi hazırlayacakları belirlendiği, ------- tarafından davalı şirket “satış müdürü olduğu anlaşılan --------- gönderilen e-mailde taslak gizlilik sözleşmesinin gönderilmiş olduğu ve birlikte çalışmaya başlayacakları için memnuniyetleri belirtildiği, Tarafların birbirine gönderdiği -----tarihli e-maillerin ekinde imzalı sözleşmenin gönderildiği, ----- tarihinde yürürlüğe girmesi düzenlen ve anılan tarihte imzalanan ------ arasındaki Gizlilik Sözleşmesi bulunduğu, dosya içerisinde davacı şirket tarafından davalı tarafa kesilen ----- tarihli satın alma siparişi, davacı tarafa ait------tarihli fiyat listesi bulunduğu, bu yazışma ve deliller dikkate alındığında taraflar arasında ------- itibariyle başlamış olan SMK m.6/2 anlamında ticari bir ilişkinin olduğu ve davalı tarafın davacıya ait----- markalı malların satış ve pazarlamasını yapmış olduğu, yine davacı tarafça davalı tarafa keşide edilen ------- tarihli fatura dikkate alındığında davalı markasının tescil başvuru tarihi olan --------- tarihi itibariyle bu ilişkinin devam ettiği, her ne kadar ticari ilişki bulunsa ve lisans sözleşmesi inhisari olsa dahi dosya kapsamında davacı tarafın davalı tarafa kullandığı markasını davacı tarafa tescil ettirme yönünden muvafakat verdiğine dair bir delil bulunmadığı, bu haliyle davacı tarafın SMK m.25/1'in atfıyla m.6/2 kapsamında hak sahibi olduğu marka ile davaya konu aynı markanın hükümsüzlüğü talebinde bulunabileceği kabul edilmiş ve ortak sınıflar olan davaya konu davalı markasının ----sınıf kapsamında kaldığı, bu malların bakım, onarım, tamiri hizmetlerinin ---- Sınıf kapsamında, yazılımı hizmetlerinin de----kapsamındaki emtialar yönünden davacının davalının markasının hükümsüzlüğünü talep edebileceği kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMk'nın 6/9. Maddesi kapsamında hükümsüzlük talebi de incelenmiş, davalı tarafın ---- itibariyle davacı taraf ile ticari ilişki içerisine girmiş olduğu, davacıya ait ---- markalı malların-------- satış ve pazarlamasını yapmış olması karşısında davalının davaya konu hükümsüzlüğü talep edilen markanın davacıya ait olduğunu bildiği, buna rağmen daha sonrasında --- tarihinde davalının davacının hak sahibi olduğunu bildiği ve ---- ithal ettiği ürünlerin markasını kendi adına tescil ettirip, daha sonrasında davacının ----- başka bir distribütörü olduğu esnada iş ortaklarına ------ markasının tescilinin davalıya ait olduğunu,------- ürünlerini ithal ettiğini, sattığını veya kullandığını beyan eden kişi ve firmalara itibar edilmemesini belirten bir bilgilendirme e-postası yollaması suretiyle gerçek marka sahibinin markasını kullanmasının engellenmeye çalıştığı dikkate alındığında davalı tarafın iyi niyetli hareket ettiğinden bahsedilemeyeceğinden SMK m.6/9 anlamında davalı tarafın kötü niyetli olarak markasını tescil ettirdiği kabul edilmiş ve davacının tüm emtia sınıfları yönünden davalı tarafın markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava hakkı bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ İLE;
1-Davalı adına tescilli -------- markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 1.318,30-TL harç, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti, 382,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 19.700,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
04/11/2025