T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/51 Esas
KARAR NO: 2025/253
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/02/2025
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ----tarafından ---adlı platformda -----yayına alındığını,--- olduğu için dizi------ tarafından çokça izlenmiş olup halen yayında olduğunu, dizinin yapım şirketi ------- olmakla birlikte ilgili yapımcısı da diğer davacı ----------- bölümlerinin sonlarında ilgili şirketler/isimler ve görevleri de yer aldığını, dizi bölümlerindeki muhtelif anlarda olmakla birlikte özellikle dizinin ilk bölümünün------- tüm ekranı kaplayan ------- ekran gösterilmektedir. Yine dizinin ----------logosu açık olarak yakın çekimde gösterilmekte ----------- yer aldığı bagaj kapağının açılması ile birlikte bagaj içerisinde bomba olduğu görüldüğünü, Yine dizinin 1. Bölümünün 8:45'inci dakikasında, ------------olarak satın aldığını beyan ettiği kazaya karışarak hasar alan otomobilini, ------------ şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortada olan yetkili servise götürmekte ve bu sahnelerde ana karakter ile sözde yetkili servis yetkilisi arasında şirketimizin marka haklarını zedeleyici konuşmalar yer aldığı, -------- logosunu yasalara aykırı ve iznimiz dışında kullanılması ve ------- altında sunulan SERVİS HİZMETLERİNİN kötülenerek, ticari itibarımızı sarsmaya yönelik yayına son verilmesi istemi ile davalılara --------- yevmiye numarası ile ihtarname gönderilmiş fakat marka hakkını ihlal teşkil eden fiil ve durumlar bu süre zarfında durdurulmadığı, Davalı-------- yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile ve diğer davalılar -------- yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile tarafımız ihtarnamesine karşı cevap verdiği, Davalılar, müvekkil şirketten --------- markasının/logosunun kullanımı için herhangi bir izin almadıklarını, bu logoyu kullanmak için hukuki veya haklı meşru bir sebepleri de bulunmadığını, Kaldı ki SMK 7/5 maddesi kapsamında dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde de bir kullanım söz konusu olmadığını, Davacıların senelerdir film/yapım sektörünün içerisinde yer aldığı, bu şekilde kullanımın marka hakkını ihlal edeceğini bilmediklerini düşünmek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, -------marka/lisans sahibinden izin alınmadığı durumlarda otomobillerin marka/logoları çekimler esnasında veya kurgulama aşamasında bulanıklaştırılır(blurlanır) /silinir veya logo görünmeyecek şekilde çekimler gerçekleştirildiğini, ancak yapılacak incelemede ----------- model aracın ------ bulanıklaştırılmamış (blurlanmamış)/silinmemiş aksine yakın çekimde izin alınmadan gösterilmiş ve kullanıldığı, yukarıda da bahsedildiği üzere 1. Bölümün yetkili serviste geçen sahnelerinde de ------ ve bu marka ile ilintili olarak sunulan servis hizmetlerinin itibarını zedeleyici repliklere yer verildiğini, İlgili sahneleri izleyen ortalama zeka ve bilgiye sahip olan tüm izleyicilerin-------- logosunu bildiği ve ------------markalı olan ve senaryo içeriğinden anlaşıldığı üzere ----olarak alınan söz konusu aracın hasar aldıktan sonra yetkili ----------- servisine onarım için götürüleceğini bileceği ve bu suretle yetkili servis sahnesi ile marka arasında bağ kuracağı, söz konusu servis sahnesinin --------- geçtiğini düşünmesi son derece olağan olduğu, fazlaya dair her türlü haklar saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulü ile; dizinin halen yayında olması ve izleyen kişi sayısının artmasından kaynaklı müvekkil şirketin haklarının daha fazla ihlal edilmemesi adına tecavüz teşkil eden eylemlerin tedbiren durdurulmasına ve gerekli diğer tedbirlerin alınmasına, Marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin Sayın Mahkemenizce tespitine, Marka hakkına tecavüz teşkil eden sahnelerin,------ logosunun bulanıklaştırılması (blurlanması) ilgili sahnelerin dizi bölümlerinden silinmesi/çıkarılması, dizi bölümlerinin yayından kaldırılması vb. mahkemece uygun görülecek usullerle birlikte tecavüzün giderilmesi, SMK m.149/g fıkrası uyarınca müvekkil şirketin menfaatlerinin korunması adına kesinleşmiş kararın tirajı yüksek günlük gazetede özet olarak yayınlanmasını talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı ------------ vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı yan -------- çeşitli sahnelerde-------- izinsiz kullanıldığını, bulanıklaştırma yapılmadığını, servis hizmetlerine ilişkin sahnelerde yetkili servis olduğu anlaşılan kişinin olduğu kısımda kötüleme ve itibar sarsıcı diyalogların mevcut olduğunu ileri sürülerek SMK m. 7 ve m.29 uyarınca marka hakkına tecavüz halinin mevcut olduğu iddiasına dayanarak ilgili davayı ikame ettiğini, dolayısıyla davacının işbu davadaki talepleri tamamıyla SMK 7 ve 29. maddeleri kapsamında sadece marka hakkına tecavüz iddialarına dayandığını, davacının kötüleme ve itibar sarsan nitelikte olduğunu ileri sürdüğü tamirci sahnesine ilişkin kısım incelendiğinde, servisteki kişi ile dizi karakteri arasında diyaloğu içeren sahnede ortalama tüketici tarafından net bir şekilde anlaşılabilecek şekilde davacının talepte bulunduğu marka ibaresine ilişkin herhangi bir görsel/logonun görülmediğini ve markaya yönelik herhangi bir konuşmanın da yer almadığını açıkça tespit ettiğini, davacının dava kapsamındaki talepleri “haksız rekabet” halini kapsamadığını, nitekim davacı yan, müvekkilinin de dahil olarak birebir aynı taraflara, birebir aynı konuda,---------sayılı dosyasından, ------ tarihinde- yani işbu dosyadaki raporun sunulmasından sadece 1 gün sonra- haksız rekabete dayalı olarak dava ikame edildiğini, kaldı ki ilgili tedbir taleplerini “haksız rekabet” iddiaları ile ilgili dosyada da tekrarlamış ve ilgili talepleri esastan yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ------- Mahkemesi tarafından reddedildiğini, davacının işbu davayı ikame etmek bakımından yetkisi bulunmadığının inceleme kapsamında gözetilmesi gerektiğini, davacı yan dava dilekçesi kapsamında, davaya konu dizinin çeşitli sahnelerinde --------- logosunun izinsiz kullanıldığını, servis hizmetlerine ilişkin sahnelerde yetkili servis olduğu anlaşılan kişinin olduğu kısımda kötüleme ve itibar sarsıcı diyalogların mevcut olduğu gibi iddialarla SMK m. 7 ve m.29 uyarınca marka hakkına tecavüz iddiasında bulunduğunu, ancak işbu dosya kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil edebilecek türden bir kullanım mevcut olmadığını beyan ederek esasa ilişkin inceleme bakımından işbu davanın kapsamında öncelikle haksız rekabet iddiasının bulunmadığının ve bu konuda yürütülen ayrı bir derdest davanın varlığının gözetilmesini, dosyada sunulu tüm açıklama ve delillerimiz ve ------ tarihli bilirkişi raporunun lehimize olan belirlemeleri de gözetilerek marka hakkı tecavüzünün işbu dosyada gerçekleşmediğinin kabulü ile davacının haksız ve dayanaktan yoksun davasının haksız rekabet hali mevcut olmadığından davacının davasının her halükarda tümden reddini, tüm masraf, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalı -----------vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın dava açma ehliyetinin bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu sahnelerdeki kullanımların marka ihlali teşkil ettiği yönündeki iddianın kabulünün mümkün olmadığını, davacıya ait ---------- markasının dava konusu dizi filmde kullanımının, SMK m.7/5 gereğince dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde gerçekleştirilmiş kullanım olarak kabulü hukuka ve hakkaniyete uygun olacağını, dolayısıyla davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği,--------- isimli dizinin ilk bölümünün ----- dakikası ile dizinin ------- dakikasındaki kullanımlar başta olmak üzere -----logosunun gösterildiği sahnelerde marka ihlali gerçekleştiği yönündeki iddiaları, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, -- isimli dizinin 1. Bölümünün 8:45'inci dakikasından itibaren gösterilen servis sahnesinde de herhangi bir marka ihlali söz konusu olmadığını, davacıya ait marka bakımından sadece 6769 sayılı SMK hükümleri uygulanması mümkün olup; 6102 sayılı TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin ise SMK hükümleri ile aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağını, davacı tarafın marka hakkına tecavüz olarak iddia ettiği eylemler hakkında TTK’nın haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağını, bununla birlikte “başkasına ait iş ürünlerini/hizmetlerini kötülemek ve ticari itibarını zedeleyerek zarar vermek” şeklindeki eylemlerin ise SMK m. 7 ve m. 29 kapsamında düzenlenmediğinden hareketle marka hakkına tecavüz oluşturmadığı kabul edilmelidir. Nitekim davacı taraf da huzurdaki dava bakımından TTK’nın haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağını düşünmüş olacak ki huzurdaki davayı açtıktan sonra---------- sayılı dosyası ile davalılar aleyhine bir de haksız rekabet nedeniyle dava açma yoluna gittiğini, tüm bu hususlar çerçevesinde; dava konusu olayda TTK’nın haksız rekabet hükümlerinin uygulanamayacağını beyan ederek öncelikle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, aksi takdirde olması halinde; haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı yayıncı tarafından yayınlanan davalılara ait dizideki davacının markasının gösterimi dolayısı ile davacının marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı yazı cevabı ile davacı şirketin ----tarihinde, davalı-----tarihinde, diğer davalı ------ tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı şekil markasının ------ adına tescil edildiği bildirilmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Bilişim Yönünden İncelemeler Sonucunda: ------- Dizisinin İncelemesi: İncelenen dizinin----- bölümden oluştuğu, İncelenen ----- jeneriğinde ve bölümler içinde davacının şeklindeki ambleminin sıklıkla göründüğü, -------olduğu, ----- ambleminin yer aldığı bagaj kapağının açılması ile birlikte bagaj içerisinde bomba olduğunun görüntüsünün dizinin 5’inci bölümünde yer aldığı, netflix.com alan adı kaydını yapan kişi/firma bilgisinin -------olduğu, alan adının ---- tarihinde kayıt ettirildiği ve ---- tarihine kadar kayıtlı olduğu, İnternet sitesinin alan adı kaydının ---- yapıldığı ------------ tespit edilmiştir. Dizide servisteki konuşma dökümü: Servis diyalogunun 1 bölümünün, ----------- dakika aralığınya yer alıyor olup sahnenin herhangi bir yerinde tespit isteyenin ambleminin yer almadığı tespit edilmiştir. Marka Hukuku Yönünde İncelemeler Sonucunda: Marka hakkına tecavüz sayılması gereken haller SMK m. 7 ve m. 29’da düzenlenmiş olup, söz konusu düzenlemelere göre, başkasına ait iş ürünlerini/hizmetlerini kötülemek ve ticari itibarını zedeleyerek zarar vermek şeklindeki fiiller SMK m.7 ve m. 29 kapsamında düzenlenmediğinden davacının marka haklarına tecavüz edildiğinin söylenemeyeceği, Bir markayı kötülemenin TTK’da düzenlenen haksız rekabet hükümleri (TTK m. 55/1-a-1 bendi) çerçevesinde ele alınması gerektiği, dava konusu ---- davacının kullanımında olduğu iddia edilen ------ davalı kullanımları TTK haksız rekabet hukuku çerçevesinde incelendiğinde ise, dava konusu edilen ------ dakikaları arasında yer alan servis sahnesinde servis yetkilisi ile dizi karakteri arasındaki geçen sahnede dizideki karakterin------- marka araca sahip olması ve bu aracın servise bırakılması ile servis ücretlerinin pahalı oluşu ve servis çalışanlarının hizmet kalitelerinin düşük olduğu zannının ortalama tüketici zihninde oluşacağı ve böylelikle ortalama tüketiciyi davacı hizmeti/ürününü pahalı ve servis hizmetinin kalitesiz olduğu düşüncesiyle davacıyı tercih etmeme/vazgeçme potansiyeline sevk edebileceği, dizinin --------- genelinde yayınlanmış olması nedeniyle bazı tüketicileri alışveriş yaparken ve/veya davacının kullanımında olan markasına olan mevcut güveni olumsuz olarak etkileyebileceği, davacıya hiçbir somut veriye dayanmadan servis fiyatının pahalı ve servis kalitesinin kötü olduğu imajı verilmesinin “kötüleme” ve ve böylelikle haksız rekabet oluşturabileceği kanaatindeyiz. Bununla birlikte, davalılar söz konusu sahnelerde davacının kullanımında olduğu iddia olunan -------- marka ibaresine ilişkin herhangi bir mozaikleme/bulanıklaştırma yapmadığı gibi davalıların davacının kullanımında olduğu iddia olunan markanın kötülenmemesi için herhangi bir önlem almadığının da görülmekte olduğu, yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:Marka hakkına tecavüz konusu, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'nun 29. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu hüküm gereği: "Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.HMK'nun 114/1-d maddesine göre "tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması" hususu dava şartı olup, yine HMK'nun 115/2 maddesinde ise "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü yer almaktadır.
GEREKÇE:Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i davasıdır. Davacı taraf, davalıların yapımcısı ve yayıncısı olan davalıların tarafın -----yapımında kendisine ait marka olan ---- kötüler mahiyette kullandığını beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüzün tespiti ile men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ------- isimli yabancı şirkete ait olduğu, davacı tarafın anılan şirketin distirübütörü olduğu, davanın marka hakkına tecavüz davası olduğu, markanın korunmasına ilişkin davanın markanın adına tescilli marka sahibine ya da bu hususta açıkça yetki verilmiş lisans alan tarafa ait olacağı, marka hakkının korunmasına ilişkin dava açma konusunda davacının yetkisinin bulunup bulunmadığı husunda davacı tarafa verilen kesin süre içinde dava açma konusunda davacının yetkisi bulunduğuna dair sunulmadığı ve dava açılması sırasında sunulan lisans sözleşmesinin ------- Maddelerinde --------- markasının ihlali halinde davacı tarafa sadece gerekli yardım yükümlülüğü ve bildirim yükümlülüğü getirildiği, markanın korunmasına dair yasal iş ve işlemlerin yürütülmesine dair yetki verilmediği dikkate alındığında davacının markanın korunmasına dair aktif husumetinin bulunmadığı, bu hususun mahkememizce resen dikkate alınması gerektiğinden, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı --------- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda,gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025