T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/45 Esas
KARAR NO:2025/266
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ:22/02/2024
KARAR TARİHİ:21/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin --- ibareli markayı devralarak marka sahibi olarak sicile kaydettirdiğini, müvekkili şirketin söz konusu markayı ------ sağlanması alanına dair başvurusu da kabul edilerek --- sicil numarasıyla ------ ilan edildiğini, davalı şirketin tespit yapılan adreste faaliyet gösterdiğini ve ekteki fotoğraflarda ve fişte görüldüğü gibi ---- markasını ve şeklini kendi tescilli markaymış veya halen müvekkili tarafından tanınmış bir franchise hakkı bulunuyormuş gibi markanın eski maliki ------- davalı arasındaki fesih sözleşmesi) tabelalarında, reklam ve broşürlerinde kullanmaya devam ettiğini, davalı şirketin ------- ibaresini kullanması müvekkilinin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu, tescilli bir markayı kullanma hakkının münhasıran marka hakkına sahibine ait olduğunu, marka hakkı sahibinin izni olmaksızın markanın haksız ve hukuka aykırı olarak kullanılmasının ise marka hakkına tecavüz olarak kabul edildiğini, hangi hallerin marka hakkına tecavüz sayılacağının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. maddesinde belirtildiğini, davalı şirketin müvekkilinin tescilli markasının müvekkilinin izni olmadan kanuna aykırı şekilde kullandığını, bu hususunda SMK'nun 29. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, SMK madde 159 uyarınca marka sahibi kişiler, dava konusu markanın kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde -----kullanılmakta olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebileceğini, davalı hakkında daha evvel de tedbir talebinde bulunulmuş ise de bu başvurunun ------ D.iş sayılı kararı ile ------- alanından tescil edilmediği' gerekçesiyle reddedilmişse de markalarının bu kerre----- alında da-----sicil numarasıyla -------- yayınlamış olmakla koruma alına girdiğini, davalının marka hakkına tecavüzü devam etmekte olduğundan bu kez yaptıkları ihtiyati tedbir başvurusunun kabul edildiğini, marka hakkına tecavüze uğrayan marka sahibinin SMK m. 150/1 uyarınca tecavüz fiilini işleyen kişiden uğramış olduğu zararın tazminini isteyebileceğini, SMK m. 151/1 uyarınca, maddi tazminat kapsamındaki zarar, hem gerçekleştirilen tecavüz eylemi sonucu oluşan “fiili zarar”ı hem de marka hakkı sahibinin gerçekleşen eylem neticesinde ------ içerdiğini, fiili zararın marka hakkına tecavüz sebebiyle marka hakkı sahibinin malvarlığında (aktifinde eksilme ya da pasifinde artma) gelen doğrudan azalma olduğunu, fiili zararın hesaplanmasında Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uygulanacağını, marka tecavüzü durumunda tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin tespiti ve bunun kanıtlanması için yapılan delil toplama giderlerinin, tedbirin uygulanması için açılan icra dosyası masraflarının, avukatlık ücretinin, tecavüz fiili sonucu oluşan durumu gidermek adına marka sahibi tarafından yapılan reklam giderleri gibi ek giderler fiili zarara dâhil edilebileceğini, SMK m. 151’de marka hakkına tecavüz halinde yoksun kalınan kazancın hesaplanmasına ilişkin usullerin düzenlendiğini, lisans bedeli hesaplanırken sadece marka hakkı sahibinin cirosu, elde ettiği kazancın değil, davalının cirosu, üretim ve satış kapasitesi, satabileceği ürün miktarı da nazara alınarak davalının ticari iş ve işlem hacmine uygun bir bedelin belirlenmesi gerektiğini, SMK m. 151/4’e göre; yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında marka hakkının etkili olduğu sonucuna varırsa yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında uygun bir payın eklenmesi gerektiğini, buna göre hesaplanacak yoksun kalınan kazanç hesabından hangisi fazla ise o miktarda maddi tazminatın hüküm altına alınmasını talep ettiklerini, tazminat hesabının da ihlal yapılan tüm yıllara göre yapılmasını talep ettiğini, bu nedenlerle marka hakkı sahibi müvekkilinin izni olmaksızın markanın davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak kullanıldığı sabit olduğundan ve zorunlu arabuluculuk sürecinden de olumlu bir sonuç alınamadığından davanın kabulü ile; davalının; müvekkiliıd ait markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve durdurulmasına, müvekkilinsı markasına tecavüz eden markanın ve ticaret ünvanının yazılı olduğu; oer türlü emtia, basılı ambalaj, kutu, broşür, sair yazılı evrak ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan vasıtalara, görüldüğü her yerde el konulmasına, hecavüz oluşturan markayı taşıyan tabelaların kaldırılmasına ve bunların açılacak dava sonuna kadar, masrafı davalıya ait olmak şartıyla mahkemenin uygun göreceği yerde muhafaza altına alınmasına, fiili zarar ile yoksun kalınan kazanç hesabının bilirkişilerce tespit edilince HMK’nın 107’nci maddesi uyarınca, harcı tamamlanarak arttırılmak üzere şimdilik 10.000 TL’sinin ihlal tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı ve manevi tazminat haklarımızın saklı tutulmasına, yargılama giderlerinin (dosyamızın eki sayılan ihtiyati tedbir dosyasındaki giderler dahil) ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya cevap dilekçesinde, özetle; marka hakkına tecavüz iddiasıyla davalı aleyhine açılan ceza davasında davalı hakkında beraat kararı verildiği ve böylece davalının marka hakkına tecavüz etmediğinin yargı nezdinde tespit edildiği; davalının-------adıyla faaliyet gösterdiği ve davacının markasına tecavüz etmediği; davalının bir dönem davacıyla imzaladığı --------- sözleşmesi kapsamında davacı markasını kullanma yetkisini kazandığı fakat davacının bu sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği; sözleşme süresi boyunca davalının marka kullanımının hukuka uygun olduğu; davacının fesih bildirimi ve sonrasındaki süreçle ilgili olarak arabuluculuğa başvurduğu ve anlaşma sağlanamaması üzerine işbu haksız davayı açtığı savunularak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ------- şeklinde kullanımlarının bulunlup bulunmadığı, bu kullanımların davacı adına tescilli ---------- markası yönünden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, tecavüzün oluşması halinde maddi tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya------kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numamarıl --- markasının ------ sınıfta davacı adına --- tarihinde tescil edildiği anlaşıldı.Dosyaya ------getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı---- markasının ------ sınıfta davacı adına ---- tarihinde tescil edildiği anlaşıldı. Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---tescil numaralı----- sınıfta davacı adına --- tarihinde tescil edildiği anlaşıldı. ----- tarihli yazı cevabında; ------- hakkında yapılan tespitlerde, dairemize herhangi bir iş yeri açılış ya da iş yeri açılışı ile ilgili bir yoklama talebi bulunmamaktadır. Mükellefiyet durumu ----- şeklinde bilgi verilmiştir.Davalının--------- numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescilinin ---- olduğu anlaşılmıştır. ----- sayılı dosyası ------- üzerinden dosyamıza celb edilmiştir.----- D. İş Sayılı dosyası uyap üzerinden ve fiziki olarak dosyamız arasına celb edilmiştir. ------ D. İş sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamıza celb edilmiştir.
-------- Esas sayılı dosyası ---- üzerinden dosyamız arasına celb edilmiştir.----- gelen --- tarihli yazı cevabında "Davacı ------ adına işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusuna rastlanılmamıştır." şeklinde bilgi verilmiştir. Tarafların beyan ve itirazları, ticari defter ve talepler ile tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talebine ilişkin rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan ----tarihli rapor dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; ----- talimatıyla -------- D. İş sayılı kararıyla ----- tarihlerinde davalı işyerinde iki ayrı bilirkişi tarafından gerçekleştirilen incelemelerde tespit edilen ----- ibareli markasal kullanımın davacının ----- ibareli markasına tecavüz oluşturduğu; İşbu tecavüz nedeniyle, SMK md.7/4 uyarınca, ---- sayılı marka başvurusunun yayımlandığı ----- tarihinden sonrası için tazminat talebinde bulunulabileceği; davalı şirketin markaya tecavüz eyleminde kusurlu bulunduğu; aksini ispatlayacak delil sunulmadığı takdirde, davalı şirketin -------ibareli marka değişikliğine gittiğinin düşünülebileceği; davacının davalı şirketten maddi tazminat olarak talep edebileceği tutarın iki seçenek şeklinde hesaplandığı, 1.Seçenek: dava konusu markanın ------ -- davalının sunduğu -------- yazar ---- görülen ---- göre; Emsal Lisans Bedel Tutarı:1.151.975,46 TL.TL.olarak, 2-Seçenek:Dava konusu markanın ---- dava ---------- olan 22.02.2024 tar h ne kadar olan süreç için Emsal Lisans Bedel Tutarı: 1.572.971,96 TL.olarak hesaplandığı, hesaplama detayının yukarıda yer aldığı" yönünde görüş bildirilmiştir.
KANUN MADDELERİ:6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29. 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE:Dava; Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması, ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.Davacı taraf, davacıya ait ---- markasının adına tescilli olduğunu, davalının ------- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı tarafın tescilli markası yönünden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu beyan ederek, marka hakkına tecavüzün tespiti ve haksız rekabetten kaynaklı maddi zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Dava konusu somut olay incelendiğinde; ---- kayıtları incelendiğinde; ---- tescil numamarıl ----- sınıfta davacı adına ----tarihinde tescil edildiği, ----- tescil numaralı ---- sınıfta davacı adına ----- tarihinde tescil edildiği, --- tescil numaralı ----sınıfta davacı adına ----- tarihinde tescil edildiği, markaların halen koruma altında bulunduğu, davalının ----- numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescilinin ----- olduğu sabittir. Alınan ve yerinde yapılan tespit gereği düzenlenen ---- Değişik İş sayılı dosyasındaki -----tarihli bilirkişi raporunda ---- şeklinde kullanımın tespit edildiği, ----- Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın----- adresinde ---- ibaresinin markasal olarak kullanıldığının tespit edildiği sabittir. Bu tespitlerden sonra davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönündeki iddiaları değerlendirilmiş, davalı tarafın sosyal medya hesaplarında, ------ adresindeki işyerinde ------ isimli işyerinde markasal olarak birebir kullandığı, kullanımların davacının markalarının tescilli olduğu ------- Sınıftaki emtialar yönünde olduğu dikkate alındığında, davacı markaları ile davalı kullanımları arasında iltibasın oluştuğu kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüzün sabit olduğu kabul edilmiştir. Bu tespitten sonra davacı tarafın maddi tazminat talepleri değerlendirilmiş, SMK'nun 149 ve devamı maddeleri gereği davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, davacı tarafın 151/2-c Maddesi gereği net kazanç yönünden talepte bulunduğu dikkate alınarak davalı kayıtları üzerinde yapılan incelemede ihlalin gerçekleştiği dönemde davalı tarafın işyerinde elde ettiği net kazancın 1.151.975,46-TL olduğu tespit edilmiş, bu kazancın işyerindeki markasal kullanımdan kaynaklandığı, işyerinin tümünde tanıtım yönüyle davacının markası ile iltibas oluşturur şekilde kullanımın sabit olduğu dikkate alındığında kazancın tamamının ----ibaresi altında işletmenin işletilmesinden elde edildiği dikkate alınarak 1.151.975,46-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yanında TTK'nın haksız rekabeti düzenleyen 54. Vd. Maddeleri gereği talepleri de değerlendirilmiş, davacı tarafın ihlal edilen hakkının sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunduğu ve az yukarıda ifade edildiği üzere SMK hükümleri kapsamında marka tecavüzün tespiti ve sonuçlarına dair kararı tesis edildiği, -------Sayılı ilamında da belirtildiği üzere "SMK ile getirilen özel hükümler haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiştir. Davacı bu özel hükümlere de dayandığından tescilli tasarımın koruma alanı ile haksız rekabetin koruma alanının kesiştiği dava konusu olayda, yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacağından, özel hükmün yanında haksız rekabete ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü de olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmadığı, hal böyle olunca, ------- somut olay bakımından, SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek" şeklindeki gerekçesi de dikkate alınarak kümülatif korumanın mümkün olmadığı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı tarafın --- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı tarafın ---- ana unsurlu markaları yönünden marka hakkına tecavüz ettiğinin tespiti ile tecavüzün durdurulmasına, Marka hakkına tecavüz teşkil eden her türlü emtia, basılı ambalaj, kutu, broşür, sair yazılı evrak ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan vasıtalara, görüldüğü her yerde el konulmasına,
Tecavüz oluşturan markayı taşıyan tabelaların kaldırılmasına,
2-1.151.975,46-TL maddi tazminat alacağının 10.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
3-Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki taleplerinin REDDİNE,
4-Alınması gerekli 103.556,30-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL ve tamamlama harcı ile alınan 19.503,00-TL olmak üzere toplam 19.930,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 83.625,70-TL'nin davalıdan alınarak hazine irat kaydına,
5-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 19.930,60-TL harç, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti, 202,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 32.132,60-TL masrafın kabul ret oranına göre 21.421,73-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre marka hakkına tecavüz yönünden 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre maddi tazminat davası yönünden 224.236,56-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen haksız rekabet davası yönünden 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025