T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/278
KARAR NO : 2025/255
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/12/2024
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ''--- ----'' markasını uzun süredir kendi kimliğini, müşteri çevresini oluşturarak markayı----- başvuru numarasıyla 25.05.2024 tarihinde başvuru yaparak 04.11.2024 tarihinde tescil ettirdiğini; müvekkilinin ''---- '' ismiyle sahibi olduğu dükkanlarda bu alanda tekstil hizmeti verdiğini; müvekkilinin yaptığı reklam, afiş, fuar çalışmaları ve bayii yaygınlığı sayesinde söz konusu markanın tanınırlığı daha çok arttırdığını, halk tarafından bilinir ve müvekkilin işletmesiyle ilişkilendirilir hale geldiğini; davalının hukuka ve ahlaka aykırı olarak markayı kullandığını ve 25. sınıfta ------ başvuru numaralı 15.07.2024 tarihinde geçersiz başvurularına rağmen markayı ufak, müvekkilinin markasından ayırt edilmeyecek şekilde değişiklik ile açıkça kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini; müvekkilinin "-- ----" markası üzerinde gerçek, üstün ve öncelikli hak sahibi olduğunu; davaya konu “------” markasının, müvekkilinin tanınmış nitelikteki “---- ” markaları ile görünüm, okunuş ve genel izlenim olarak ortalama tüketiciyi yanıltacak derecede benzer olduğu, davalının marka başvurusunda esaslı unsurun ''-----'' ibaresinin olduğunu ve birebir aynı olup sadece kelimelerle aralarındaki boşluğu kaldırarak kullanılmasının markaya ayırt edicilik katmadığını, tüketicinin söz konusu markalar arasında ticari, idari, ekonomik bir ilişki olabileceği yanılgısına düşebileceğini ve her iki marka arasında bağlantı olduğu düşüncesine kapılabileceğini; davalı taraf marka başvurusunun SMK'nin 6. maddesinin 4. ve 5. fıkrası kapsamında reddedilmesi gerekirken marka başvurusunun devamına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu; zira müvekkil şirket markasının tanınmış marka olup davalı tarafın marka başvurusunun müvekkili şirketin markasal haklarını ihlal ettiğini; müvekkili şirket markasının tescil başvuru tarihi 25.05.2024 iken davalı tarafın tescil tarihi 15.07.2024 olup davalı tarafça işbu markanın bilinmemesinin imkansız olduğunu, davalı tarafın açıkça kötü niyetli olduğunu; davalı tarafın TTK m. 18’de yer alan “basiretli tacir gibi hareket etme” yükümlülüğüne aykırı davranmaması gerektiğini belirterek davalı adına ----- numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ---- tescil numaralı ----- markasının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, yine davalı tarafın ----- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı tarafın öncelikli kullanımdan kaynaklanan haklarının ihlal edilip edilmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ------ markasının 25. sınıfta 31.01.2025 tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşıldı.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- tescil numaralı ---- markasının 35. sınıfta 25.05.2024 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşıldı.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı ----- markasının 25 ve 35 . sınıfta davacı adına tescil edildiği anlaşıldı.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- tescil numaralı ---- markasının 25 ve 35. sınıfta davacı adına tescil edildiği anlaşıldı.
Davacının ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----- Şirketi'nin ------ ticaret sicil numarasıyla davacı adına kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin 27.06.2022 olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın marka hükümsüzlüğü ve marka hakkında tecavüz talepleri yönünden yönünden rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve hazırlanan 06.09.2025 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına celb edilmiştir. Raporda özetle; davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen ----- markasının davacıya ait önceki tarihli ------ markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, taraf markalarının kapsamlarının benzer olduğu; birbirleri ile ilişkili/benzer mallarda davacı markası ile ayırt edilemeyecek benzer işaretin kullanılması sonucu SMK m.6/1 anlamında ortalama seviyedeki tüketici nezdinde karıştırma ihtimali doğacağı; iltibas aynı zamanda bir tecavüz eylemi olup, SMK m.29’un atfıyla m.7/2-b kapsamında iltibas doğuran kullanımların tecavüz teşkil ettiği; somut olayda dosya içerisinde davalının marka kullanımına dair herhangi bir bilgi veya belge olmamakla birlikte, davalıya ait markanın olası kullanımının davacı markasına tecavüz teşkil edeceği; davalının SMK m.155 kapsamında sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri sürmesinin mümkün olmadığı; davacı taraf markasının tanınmış olduğunu ileri sürmekte ve SMK m.6/4 ve 6/5 hükümleri uyarınca da hükümsüzlük talebinde bulunmuş ise de dosyada davacı markasının tanınmışlığının ispatı için bilgi veya belge olmadığından bu hususta değerlendirme yapılamadığı; davacının SMK m.6/9 kapsamındaki iddia ve talepleri bakımından takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu' yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. Maddesi,25., 29'un atfıyla 7/2-b Maddesi, 155. Maddesi,
GEREKÇE:
Dava; davalı adına tescilli ------ tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüzün önlenmesi davasıdır. Davacı taraf, davalı adına tescilli ---- tescil numaralı "------" markası yönünden iltibas oluşturduğu iddiası ile SMK m. 6/1, 6/4 6/5 ve 6/9. Maddeleri gereği hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davalının "------" şeklindeki markasal kullanımlarının men'i ile kararın yayınlanmasını talep talep ve dava etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/4. Maddesinde "Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.SMK'nın 6/5. Maddesinde "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.
Bu açıklamalardan sonra ---- tescil numaralı --- markasının 35. Sınıfta davacı adına 15.07.2024 tarihinden itibaren, ----- tescil numaral-----+ŞEKİL markasının 25 ve 35. Sınıfta ---- tescil numaralı ------ markasının 25 ve 35. Sınıfta davacı tescilli olduğu, davacı tarafın ticaret unvanının ------Olduğu, ticaret unvanının 27.06.2022 tarihinde tescil edildiği, --- tescil numaralı ------ markasının 25. sınıfta davalı adına 01.11.2024 tarihinden itibaren tescil edildiği ve bu markanın koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler, ayakkabılar, terlikler, sandaletler, şapkalar, kasketler, bereler, takkeler ve keplere ilişkin ürünler olduğu sabittir.
Bu tespitten sonra davacı tarafın hükümsüzlük talebi incelendiğinde, taraflara ait markaların ana ve ayırt edici unsurunun----- ibaresinden oluştuğu, davacı tarafın ticaret unvanının da --- olduğu, bu haliyle davalı markasının davacı markası ile görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzer oldukları, yine her iki tarafa ait markaların tescilli oldukları emtia sınıfı olan 25 ve 35. Sınflarda ortak emtia sınıfında tescilli oldukları dikkate alındığında olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markalarında
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden
oluşmayan makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp
detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin bu hizmetler için ayırdığı satın alma ve yararlanma süresi içinde davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli
markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal/hizmetler algısı
oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği bu açıdan SMK 6/1 maddesi uyarınca davalının markasının kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler açısından iltibas kve SMK 25/1 açısından hükümsüzlük
koşullarının mevcut olduğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafın SMK'nın 6/4 ve 6/5. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş, davacı taraf markasının tanınmış olduğunu ileri sürülmüş ise de SMK m.6/4 ve 6/5 hükümleri uyarınca da hükümsüzlük talebinde bulunmuş ise de dosyada davacı markasının tanınmışlığının ispatı için bilgi veya belge olmadığından bu yöndeki talepler yönünden davanın ispatlanamadığı dikkate alınarak bu hükümler cihetiyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş, davalı tarafın markasının ----- ibaresi olduğu, bir ad ve soyad markası olarak oluşturulduğu intibaının söz konusu olayacağı, davalı tarafın ----- ibareleri ile irtibatını gösterir bir delilin bulunmadığı ayrıca davalının farklı sektörlerde bir çok markayı hükümsüzlük talebi ileri sürülen marka gibi ve aynı tarihlere yakın tarihlerde tescil ettirdiği nazara alındığında markaları biriktirmek kastı ile kötü niyetli olarak tescil ettirdiği kabul edilmiş ve bu sebeple SMK'nın 6/9. Maddesi gereği de hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafın davalı kullanımlarının men'i ve kararın yayınlanması talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın ---- -- ibareli markasının tescilli olduğu ve koruma altında bulunduğu, davalı tarafın ------ markası yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağının sabit olduğu, bu haliyle SMK'nın 149. Maddesi gereği davacı tarafın davalının ----- ibaresini markasal olarak kullanmasının men'ini talep edebileceği ve yine SMK'nın 149/3. Maddesi gereği tecavüzün varılığı halinde kararın yayınlanmasını talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı adına tescilli ---- tescil numaralı "------" markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İLE SİCİLDEN TERKİNİNE,
2-Davalı tarafın "-------" ibaresini marka olarak kullanmasının men'ine,
3-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle marka hakkına tecavüz yönünden kabulüne karar verilen hükmün Türkiye çapında yayın yapan günlük bir gazetede bir kez ilanına,
4-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davalıdan hazine yararına tahsiline,
5-Davacı tarafça yapılan 916,00-TL harç, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti, 447,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 18.916,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hükümsüzlüğü davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka kullanımının men'ine davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.