T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/5
KARAR NO : 2025/263
DAVA : Patent (Patent Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Patent (Patent Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Giderilmesi İstemli), Patent (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 10/12/2014
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
DAVA TARİHİ : 18/03/2016
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
DAVA : Patent (Patent Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/08/2021
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA T A L E P / : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin yaklaşık 20 yıldır reklam pano ve çerçeveleri üretin ve özellikle yurt dışına pazarlayan, piyasanın en önde gelen şirketlerinden birisi olduğunu ve müvekkilinin ürettiği ütüm ürünlerin patentli olduğunu, bu bağlamda müvekkili tarafından üretilen "-----" isimli çerçeve tipinin isim, marka ve patent hakkına sahip olduğunu, davalı tarafından bu ürünün taklit edildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine ihtarname gönderilerek patent hakkına tecavüzün durdurulmasının talep edildiğini, davalı tarafın ihtarname neticesinde taklit ürünlerin üretimini ve pazarlamasını uzun bir süre durdurduğunu, ancak davalının yaklaşık 6 ay öncesinden itibaren taklit ürünleri tekrar üretmeye ve pazarlamaya başladığını, davalının bu eyleminin müvekkilinin fikri hakkına açıkça saldırı mahiyetinde olduğunu ve ürün geliştirme, pazar araştırma ve sair gibi masraflarının da olmadığını belirterek davacı adına tescilli patenti, davalının tecavüzün önlenmesi , taklit ürünlerin imhası veya bedeli mukabilinde davacıya devri ile 10.000 TL maddi tazmimatın hüküm altına alınmasını ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
ASIL DAVADA C E V A P / : Davalı vekili davaya karşı cevap dilekçesinde özetle, TPE nezdinde yapılan araştırmada davacı adına belirtilen patente rastlanmadığını, müvekkilinin üretim ve satışını yapmış olduğu ürünlerin ----- sayılı faydalı modele konu ürünler olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin birleşen ----- esas sayılı dosyasında talep: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ürettiği "-----" isimli çerçeve tipinin isim, marka ve patent hakkına sahip olduğunu, ürünün 2006 yılından beri ----- numaralı Avrupa patenti, 2009 yılından beri ise olup ---- sayı ile korumaya alındığını, müvekkili şirketçe yapılan ihbarlar neticesinde yapılan araştırmada davalı şirketin, müvekkilinin patenti altında bulunan "-----" isimli çerçeveyi taklit edilerek ürettiği ve satışa sunduğunun tespit edildiğini, davaya konu çerçevenin genel olarak birçok kişi tarafından yapıldığını, patent ve koruma altına alınan kısmın, çerçevedeki alt gövdenin ve gövdenin köşelerinin monoblok olarak, tek seferde plastik enjeksiyondan çıkması olduğunu, bu yeniliğin çerçevenin üretimine kolaylık ve sağlamlık getirdiğini, piyasadan bir adet örnek çerçeve edinildiğini belirterek; öncelikle Mahkemenin takdir edeceği her türlü teminat karşılığında davalının ürettiği -----" takliti ürünlerin imalatının ve pazarlamasının durdurulmasına, üretim yaptığı kalıplara mahkeme tarafından tedbir konulmasına, taklit ürünlerin toplatılmasına, ihtiyati tedbir yolu ile karar verilmesine, sabit olacak dava veçhile, dava konusu "-----" isimli çerçevenin taklidinin ve pazarlanmasının önlenerek patent hakkına tecavüzün önlenmesine, üretilmiş taklit ürünlerin toplanarak imhasına, üretim araçlarının imhası veya bedeli mukabilinde davacıya devrine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kararın isim ve adreslerini bildirecekleri ilgililere tebliğine, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle ilan edilmesinekarar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin birleşen ------ esas sayılı dosyasında davaya cevap: Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, dosyaya sunduğu beyanlarında özetle; müvekkiline karşı açılan davanın haksız olduğunu, müvekkilinin söz konusu malı üretmediğini, hiçbir hukuki sorumluluğu olmadığını, başka bir şahıstan az sayıda satın aldığı ürünler olduğunu, bu nedenlerden dolayı hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ------esas sayılı dosyasında talep: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ürettiği "------" isimli çerçeve tipinin isim ve marka patent hakkına sahip olduğunu, ürünün ----- no'lu -' buluş başlıklı patentin koruması altında olduğunu, ürünün çeşitli ebatlarda ve ------ olarak üretilen bir ürün olduğunu, piyasada bir anda çok sayı ve ebatta taklit ürün çıktığını gören müvekkilinin yaptığı araştırmada bu taklitçiliğin arkasında davalının olduğunu öğrendiğini, kendisinden ürün satın aldırdığını ve bu şekilde davalının taklit ürün ürettiğini ve sattığını tespit ettiğini belirterek, öncelikle Mahkemenin takdir edeceği her türlü teminat karşılığında davalının ürettiği ve piyasaya sürdüğü ve müvekkilinin patenti altındaki ürünlerin imalat ve pazarlamasının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, sabit olacak dava veçhile, dava konusu "-----" isimli çerçevenin taklidinin ve pazarlanmasının önlenerek patent hakkına tecavüzün önlenmesine, üretilmiş taklit ürünlerin toplanarak imhasına, üretim araçlarının imhası veya bedeli mukabilinde davacıya devrine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kararın isim ve adreslerini bildirecekleri ilgililere tebliğine, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin ----- esas sayılı dosyasında davaya cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira davalı müvekkilinin kırtasiye malzemeleri ticareti ile uğraşmakta olup, söz konusu çerçeveleri üretmediğini, davacının dilekçesinde davalının bu ürünleri ürettiği, imal ettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalının çerçeveleri ----isimli firmadan satın aldığını, bu nedenle davanın----- ünvanlı ... isimli şahsa ihbar edilmesini talep ettiğini, ...' in adresinin ------ olduğunu, konuyu araştırdıklarında --- çalışanlarının bu ürünlerin patentinin kendilerine ait olduğunu, davacı ...-- ile davalarının olduğunu, davanın devam ettiğini belirttiklerini, esasen davalı müvekkilinin bu çerçeveleri satmadığını, davalı müvekkilinin yoğun olarak her çeşit kalem toptancılığı yaptığını, ancak 2016 Mart ayı başında davacı firmanın yan kuruluşu durumunda olan -----Şirketi'nden ------- isimli bir şahsın bu çerçeveleri aradığını, bulup bulamayacağını davalı müvekkilinden sorduğunu ve istediğini, davalı müvekkilinin 07.03.2016 günü toplam 1.073,80 TL lik çerçeveyi ihbar edilenden aldığını ve 09.03.2016 tarihinde bu firmaya numune olmak üzere sattığını, müvekkilinin sattığı ürünlerin davacı firmanın patentini aldığı ürünlerle aynı ya da onların taklidi ürün olmadığını, bu ürünlerin tamamen davacının satın aldığı ... tarafından üretilen ürünler olduğunu, davacı tarafın kendilerinden satın aldığını iddia ettiği çerçevelere itiraz haklarını saklı tuttuklarını, zira davacının aynı boyutta kendi üretimi olan çerçeveleri de Mahkemeye sunabileceğini, bu nedenle itiraz haklarını saklı tuttuklarını belirterek, davanın reddine ve davanın ----- ... isimli şahsa ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin -------- esas sayılı dosyasında ihbar olunan davaya beyan: Dava ihbar olunan ... vekili beyan dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesindeki gerekçelerle müvekkili aleyhine Mahkememizin ----- Esas sayılı dosyası ile patent hakkına tecavüz iddiasıyla dava açılmış olduğunu, söz konusu davanın 31.05.2016 tarihli ---- Esas ----- Karar sayılı kararı ile reddedildiğini, zira davada alınan bilirkişi raporu ile davaya konu edilen müvekkili ürünlerinin müvekkilinin yakını olan ... adına tescilli olan------- sayılı faydalı model kapsamında olduğunun belirlendiğini, Mahkeme tarafından müvekkili üretiminin yasal hak kapsamında olduğunu, bu nedenle tecavüz teşkil etmeyeceği belirlenerek davacı tarafın davasının reddedildiğini, aynı durumun huzurdaki dava için de söz konusu olduğunu, davacı tarafın davaya konu ettiği yani tecavüz teşkil ettiğini ileri sürdüğü ürünlerin ------ sayı ile yasal koruma altında olduğunu, bu nedenle bir başkasının sınai hakkına tecavüz oluşturmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla Mahkeme tarafından verilen 31.05.2016 tarihli ------- Esas ----- Karar sayılı kararın nazara alınarak huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
----Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin Birleşen ------- Esas Sayılı Dosyasında istem :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı adına tescilli ---- sayılı -----sayılı “------ başlıklı Patent belgelerine konu olan buluşlar “yenilik” ve “buluş basamağına sahip olma” kriterlerine haiz olmadığını, aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunması nedeni ile ---Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ------ Sayılı dosyası ile huzurdaki dosyanın birleştirilmesini, Davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olan------ sayılı Patent Tescil belgelerinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Asıl davada, patentli ürününe tecavüzün durdurulması, taklit ürünlerin imhası ve maddi tazminatın tahsiline ilişkin olup, davalı taraf müvekkilinin üretim ve satışını yaptığı ürünlerin ------ sayılı faydalı modele konu ürünlerin olduğunu iddia etmiştir.Mahkememizin Birleşen ----- Esas Sayılı dosyasında dava konusu uyuşmazlık; davalının, davacı tarafa ait ve tescilli patentlere uygun olarak üretilen "-------" simli çerçevenin taklitlerinin davalı tarafça üretildiği iddiasıyla açılan patente tecavüzün önlenmesi ve tazminata ilişkindir.
Mahkememizin Birleşen ------ Esas Sayılı Dava konusu uyuşmazlık; davalının, davacı taraf adına TPE nezdinde ---- sayılı -----" ve ----- nolu ----- buluş başlıklı patentlerinin koruma kapsamındaki ürünlerine tecavüzün önlenmesi ve tazminata ilişkindir. ---- Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin Birleşen ---- Esas Sayılı Dosyasında Davalı adına tescilli ---- ve--- numaralı patentlerin yeni olmadığı ve buluş basamağına haiz olmadığı iddiasına dayanan hükümsüzlük Konusunda anlaşamadıkları tespit edilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Mahkememizden verilen 31/05/2016 tarih ve ---- TPE kayıtlarının incelenmesinde,----- tescil nolu faydalı modelin 17/10/2012 başvuru tarihli ve 21/10/2013 tescil tarihli olup, ---- - adına tescilli olduğu ----- nolu patentin davacı ...- Adına yine ---- nolu patentin davacı ...-. Adına, ----- nolu patentin davacı ...-. Adına tescilli olduğu görülmüş olup, bilirkişi tarafından yapılan incelemede davalı yana ait olan çerçeve üzerinde yapılan inceleme sonucunda çerçevenin ----- başvuru nolu -----buluş başlıklı faydalı modelin korunma kapsamında olduğu beyan edilmiş olmakla, davalının hukuken geçerli faydalı model belgesine dayanarak kullanımda bulunduğu anlaşılmakla, davanın reddine dair şekilde hüküm kurulmuş ve Yargıtay -----Hukuk Dairesi'nin 16/04/2018 tarih ve ------ Karar sayılı ilamıyla ..."Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalının faydalı model belgesinden kaynaklanan hakkını 551 sayılı KHK'nın 78'inci maddesi hükmüne göre davacıya karşı ileri sürüp süremeyeceği hususu denetime elverişli bir şekilde tartışılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu yönden eksik incelemeya dayalı yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. " denilerek bozulmuştur.
Mahkememizin birleşen ------ esas sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucunda ;
Davacıya ait patent tescil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde; ---- numaralı ve ----- numaralı patentlerin davacı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.
Dosyamız içerisine alınan 11.01.2016 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden; "davalı yana ait çerçevenin-----Adına tescilli olan ----- başlıklı patentin koruma kapsamında olup tecavüz oluşturduğu, davalı yana ait çerçevenin, ------.adına tescilli ------başvuru nolu ------buluş başlıklı patentin koruma kapsamında olup tecavüz oluşturduğu" tespit ve görüşlerine yer verilmiştir.
Yine dosyamız içerisine alınan 21.03.2016 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden; "davalı ------ defter ve belgelerinin tarafınca incelendiğini, ancak davacı tarafça patent hakkına tecavüzün hangi tarihte başladığına ilişkin ispatlayıcı bir belgeyi ve davalının iş konusu "çerçeve" ticareti olduğundan tazminat talep edilen ürünlere ilişkin herhangi bir ürün ismi/kodu ya da faturayı dosyaya sunması halinde maddi tazminat hesaplanabileceği" tespit ve görüşüne yer verilmiştir.
Dosyamız içerisine alınan 02.05.2016 tarihli bilirkişi ek raporunda ise; "davalının dava konusu ürünleri üretmediği; -------satın aldığı, davacının 10.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği, tazminat taleplerinin patentli ürünlerine tecavüz nedeni ile davalının elde etmiş olduğu kâr üzerine olduğunu belirttiği, davacının talep ettiği patentli ürüne tecavüzün öğrenildiği 03.04.2015 tarihinden geriye doğru 1 yıl olan 03.04.2015 tarihinden dava tarihi olan 14.04.2015 tarihine kadar davalının, dava konusu ürün satışından 2.607,95 TL zarar ettiği, davalının dava tarihi itibarı ile dava konusu ürünlerden 122.992,87 TL değerinde stoğunun bulunduğu, davacının dava dilekçesinde taklit ürünlerin toplanarak imhasını talep ettiği, davacı tarafça manevi tazminat talep edilmediği" tespit ve görüşlerine yer verilmiştir.
Mahkememizin ----- Esas ------ Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının------davalısının ise ... olduğu, aynı patente tecavüz iddiasıyla dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 16/06/2016 tarihinde davanın reddine karar verildiği, Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin ------ Karar sayılı ve 16.04.2018 tarihli ilamı ile Mahkemenin kararının bozulduğu, bozmadan sonra ----Esas sırasına kaydının yapıldığı ve halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin ------Esas sayılı dosyası ile bu dava dosyasının davacısının ve davaya konu edilen patentin aynı olduğu, bu davanın davalısının tecavüze konu edilen ürünleri ------- Esas sayılı davanın davalısından satın aldığını savunduğu, bu nedenle işbu dava ile ------- Esas sayılı dava arasında fiili ve hukuki açıdan irtibat bulunduğu anlaşılmakla, HMK'nun 166/1. maddesi uyarınca her iki davanın birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizin ---- esas sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucunda ; Mahkememizin ---- Esas ----- Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının ------- davalısının ise ... olduğu, aynı patentlere tecavüz iddiasıyla dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 16/06/2016 tarihinde davanın reddine karar verildiği, Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ------- Karar sayılı ve 16.04.2018 tarihli ilamı ile Mahkemenin kararının bozulduğu, bozmadan sonra ------Esas sırasına kaydının yapıldığı ve halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin ------ Esas sayılı dosyası ile bu dava dosyasının davacının ve davaya konu edilen patentlerin aynı olduğu, bu davanın davalısının tecavüze konu edilen ürünleri ----Esas sayılı davanın davalısından satın aldığını savunduğu, bu nedenle işbu dava ile -----Esas sayılı dava arasında fiili ve hukuki açıdan irtibat bulunduğu anlaşılmakla, HMK'nun 166/1. maddesi uyarınca her iki davanın birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir.-----. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin Birleşen ----- Esas Sayılı Dosyasındaki inceleme sonucunda;
-----Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyanın incelenmesinde; Davacısının iş bu dosyamızda davalı olan ---Olduğu, davalının ise davamızda davacı olan ... olduğu, yine----- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ---- Esas ve ----Esas sayılı dosyalarının da ------ Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, birleşen ----- Esas sayılı dosyada davamıza konu edilen ------numaralı patent hakkına yönelik tecavüz ve maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, her ne kadar bu dosyada davalı olarak davamızda taraf olmayan ---- gösterilmiş ise de davanın dosyamız davacısı ... ihbar edildiği, ...' in bu davada ihbar olunan sıfatı ile yer aldığı buna göre mahkememizce verilecek hükmün----- Esas sayılı dosyası ve bu dosyalarla birleşen ------ Esas ve ----- Esas sayılı dosyaları etkileyeceği, ---- Esas sayılı dosyasında Yargıtay ------- Hukuk Dairesinin bozma ilamının da mevcut olduğu dikkate alındığında, mahkememiz hükümsüzlük dosyasının bu dosyalarla birlikte görülmesi halinde, daha sağlıklı ve adil bir yargılama yapılacağı kanaati oluştuğundan, mahkememiz ------ Esas sayılı dosyası ile arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu anlaşıldığından, HMK 166/1. Madde gereğince "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." hükmü değerlendirildiğinde, davacı vekilinin birleştirme talebi de dikkate alınarak her iki dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin -----esas sayılı dosyasında; birleşen------ Esas sayılı davaya konu ürünlerin davacı adına tescilli ------patentlerin koruma kapsamında kalıp kalmadığı, ayrıca davacı .. tescilli patentlerine karşı asıl davada davalı ... faydalı modelini 551 sayılı KHK'nın 78.maddesi hükmüne göre davacıya karşı savunma gerekçesi olarak ileri sürüp süremeyeceği konusunda inceleme yapılması, ayrıca davalı ... ------ 18/03/2015-18/03/2016 tarihleri arasında davaya konu ürünlerin satışına ilişkin tüm belge, fatura ve deflerinin incelenerek elde ettiği gelire göre tazminat hesabı yapılması için rapor alınmasına karar verilmiş olup alınan heyet raporunda özetle; Davalı tarafa ait ilan çerçevelerinin, davacı ....----- numarası ile tescilli ------ buluş başlıklı patentlerin koruma kapsamında kaldığı, bu sebeplerle dava konusu patent ve faydalı modellerin tescil tarihinde yürürlükte bulunan 551 sayılı KHK'nın Önceki Tarihli Patentlerin Etkisi başlıklı 78'inci maddesi "Patent sahibi patentini kendi patentinden daha önceki rüçhan tarihine sahip olan patent sahiplerinin açmış olduğu patente tecavüz davasında bir savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği.” hükmü gereğince faydalı model sahibi davalının da patentlerin koruma kapsamında kalan faydalı modeline ait tescili savunma gerekçesi olarak gösteremeyeceği, Davalı ... 18.03.2015-18.03.2016 tarihleri arasındaki ticari defter ve belgelerini sunmadığından Mahkemeniz de verilen ara karar gereği bu delillerinden vazgeçmiş sayıldığı, maddi tazminat hesaplaması yapılamadığına dair görüş bildirilmişlerdir.
Birleşen davalıya ait dava konusu patentlerin tescil kayıtları ile birleşen davacı tarafça delil olarak bildirilen -----şirketine ait 2002 tarihli kataloğu ve ------ şirketinin Web sayfası ile arşiv kayıtları incelenerek ayrıca TPMK kayıtları ile internet ortamında resen de inceleme yapılarak patentlerin yenilik özelliklerinin ve buluş basamaklarının bulunup bulunmadığı hususunda rapor aldırılmış olup alınan 29.03.2023 tarihli heyet raporunda özetle; ------- nolu patent belgelerinin mevcut dosya delil durumu ve internet üzerinden yapılan incelemede yeni olmadıklarının ispatlanamadığına dair görüş bildirmişlerdir.
Birleşen davalıya ait dava konusu patentlerin tescil kayıtları ile birleşen davacı tarafça delil olarak bildirilen ------ şirketine ait 2002 tarihli kataloğu ve ----- şirketinin Web sayfası ile arşiv kayıtları incelenerek ayrıca TPMK kayıtları ile internet ortamında resen de inceleme yapılarak patentlerin yenilik özelliklerinin ve buluş basamaklarının bulunup bulunmadığına ve Yargıtay bozma ilamında belirtilen 551 sayılı KHK'nın 78. Maddesin çerçevesinde davalı faydalı modeli yönünden inceleme yapılarak rapor düzenlenmiş olup 13/06/2024 tarihli heyet raporunda özetle; Birleşen davaya konu ------ sayılı patentler için hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmediği; işbu patentlere konu buluşların yenilik ve buluş basamağından yoksun olduğuna dair delil bulunmadığı ve re’sen yapılan araştırmada da tespit edilemediği; ------ sayılı faydalı modelin asıl davanın davalısı ... değil fakat ------ adına tescilli bulunduğu; asıl davanın davalısı ...’in üzerinde hak sahibi olmadığı ------ sayılı faydalı modeli savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceğine dair rapor beyan etmişlerdir.
GEREKÇE:
Asıl dava, davacı adına tescilli patent haklarına tecavüzün tespiti ile patentli ürününe tecavüzün durdurulması, taklit ürünlerin imhası ve maddi tazminat davası, birleşen Mahkememizin ------ Esas Sayılı dosyasında, davacı tarafın patent hakkına tecavüzün tespiti, tecavüzün önlenmesi ile tecavüzden kaynaklı tazminat davası, Mahkememizin Birleşen ------ Esas Sayılı davası, davacı taraf adına TPE nezdinde------başlıklı patentlerinin koruma kapsamındaki ürünlerine tecavüzün önlenmesi ve meddi tazminat davası, birleşen ----. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin ------ Esas Sayılı dava, davalı adına tescilli ------ ve ---- numaralı patentlerin yeni olmadığı ve buluş basamağına haiz olmadığı iddiasına dayanan hükümsüzlük davasıdır.
Asıl dava yönünden Mahkememizce Yargıtay ----. HD'nin------- Sayılı bozma kararı öncesinde yapılan yargılamada;------ tescil nolu faydalı modelin 17/10/2012 başvuru tarihli ve 21/10/2013 tescil tarihli olup,---- adına tescilli olduğu ,-----nolu patentin davacı .... Adına yine ---- nolu patentin davacı ... Adına, ----- nolu patentin davacı ... Adına tescilli olduğu görülmüş olup, bilirkişi tarafından yapılan incelemede davalı yana ait olan çerçeve üzerinde yapılan inceleme sonucunda çerçevenin----buluş başlıklı faydalı modelin korunma kapsamında olduğu beyan edilmiş olmakla, davalının hukuken geçerli faydalı model belgesine dayanarak kullanımda bulunduğu anlaşılmakla" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, verilen bu karar ---- HD'nin-------. Sayılı kararı ile kararı ile " 551 sayılı KHK'nın Önceki Tarihli Patentlerin Etkisi başlıklı 78'inci maddesi "Patent sahibi patentini kendi patentinden daha önceki rüçhan tarihine sahip olan patent sahiplerinin açmış olduğu patente tecavüz davasında bir savunma gerekçesi olarak ileri süremez." hükmünü haiz olup, yine aynı KHK'nın Patentler İle İlgili Hükümlerin Uygulanabilirliği başlıklı 166'ncı maddesi "Faydalı model belgelerine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı ve faydalı model belgelerinin özelliği ile çelişmediği takdirde, patentler için öngörülen hükümler, faydalı model belgeleri için de uygulanır." hükmünü içermektedir.Bu bağlamda, davalının faydalı model belgesinden kaynaklanan hakkını 551 sayılı KHK'nın 78'inci maddesi düzenlemesi çerçevesinde davacıya karşı bir savunma gerekçesi olarak ileri sürüp süremeyeceği hususunun tartışılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalının faydalı model belgesinden kaynaklanan hakkını 551 sayılı KHK'nın 78'inci maddesi hükmüne göre davacıya karşı ileri sürüp süremeyeceği hususu denetime elverişli bir şekilde tartışılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu yönden eksik incelemeya dayalı yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiş," gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş verilen karar sonrası yapılan karar düzeltme başvurusunun reddine karar verilmiş ve bu karar sonrasında dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Bozma kararı sonrasında davamız ile Mahkememizin ----- Esas Sayılı dosyasının, Mahkememizin ----- Esas Sayılı davası ve ------. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin ------ Esas Sayılı dosyasının birleştirilmesine dair kararlar sonrasında yargılamaya Mahkememiz dosyasında asıl dava ve birleşen davalardaki talepler dikkate alınarak yargılamaya devam olunmuş, asıl dava ve Mahkememizin ---- Esas Sayılı dosyasının, Mahkememizin ------ Esas Sayılı davasında davacı tarafın ------- tescil numaralı patent hakkına tecavüz dolayısıyla dava ikame ettiği, ----. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin -------Esas Sayılı davası ile asıl dava davacısı adına tescilli ------tescil numaralı patentlerin hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği dikkate alındığında davacı ve birleşen davalar davacısı ------ patentlerden kaynaklı haklarının ihlali dolayısıyla talepte bulunması için korunan patent hakkının bulunması gerekeceği ve hükümsüzlük davasının mahiyeti dikkate alındığında hükümsüzlük kararı verilmesi halinde tescilden itibaren davacının korunan bir hakkının bulunmayacağı dikkate alındığında öncelikle birleşen ----- Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin ------Esas Sayılı dosyasındaki hükümsüzlük talebi değerlendirilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra birleşen ----- Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin ------ Esas Sayılı davadaki hükümsüzlük talebi değerlendirildiğinde, TPMK kayıtları incelendiğinde, ---- sayılı patentin -----başlıklı bu ----kullanılarak formüle edilmiştir. “İki parçalı istem yapısı” istemin “giriş” ve “ayırt edici kısım” olmak üzere iki bölüm halinde kaleme alınmasıdır. “Giriş” bölümü buluş konusunun tanımlanması için gerekli olup tekniğin bilinen durumuna dahil bulunan ögeleri sıralarken; “Ayırt Edici Kısım” buluşun yenilik ve buluş basamağı oluşturan özelliklerini ortaya koyar mahiyette olduğu, davacı-birleşen davalı tarafın patente konu ürününün karakteristik özelliğinin, menteşe yatağının yerleşik menteşe parçalarının ana plaka ile tek parça olarak entegre edilmiş olması şeklinde belirtildiği, alınan 05.04.2023 ve 13.06.2024 tarihli bilirkişi raporlarında hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürülen ürünler ile internet üzerinden yapılan araştırmalardaki tespit edilen ürünler karşılaştırılarak varılan kanaatte 11.04.2003 itibarıyla ------ sayılı patentin 1 numaralı ana istem ve ana istemini izleyen 14 bağımlı istemin yeniliğini ve buluş basamağı özelliğini ortadan kaldırır mahiyette olmadığının tespiti karşısında----- tescil numaralı patentin hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir.
Yine ----- nolu patent incelendiğinde, patentin 04-05-2006 başvuru ve 22-04-2013 tescil tarihli olduğu, 1 bağımsız isteme ve 3 bağımlı sahip olduğu, dava konusu patentin bir yöntem (usul,metot) patenti olduğu, bu haliyle ana isteminde aşağıdaki üretim sırasının takip edilmesi gerektiği, Reklam posterlerinin teşhirine yönelik alüminyum çerçevelerin üretimi metodu, Yayların şerit formunda kesilme, üst alüminyum profillerin ekstrüzyon yöntemiyle üretilmesi ve kesilmesi, alüminyum profillerin yaylar vasıtasıyla monte edilmesi, bir PVC korumasının kesilmesi, PVC korumasının konumlandırılması, Alüminyum profillerin bir delme işlemine tabı tutulması, bir çerçeve gövdesinin plastik enjeksiyon yöntemi vasıtasıyla yekpare bir gövde şeklinde oluşturulması, Üst alüminyum profillerin bahsedilen yekpare gövde üzerine yaylar ile birlikte monte edilmesi şeklinde üretim sırasının takip edilmesi gerektiği, bu haliyle davacı tarafça hükümsüzlük gerekçesi olarak sunulan deliller ve internet üzerinden yapılan araştırmalar sonucu hazırlanan 05.04.2023 ve 13.06.2024 tarihli bilirkişi raporlarında varılan kanaatte başvuru tarihi itibarıyla ----- sayılı patentin 1 numaralı ana istem ve ana istemini izleyen 3 bağımlı istemin yeniliğini ve buluş basamağı özelliğini ortadan kaldırır mahiyette olmadığının tespiti karşısında ----- tescil numaralı patentin hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir.
Birleşen davadaki hükümsülük talepleri yönünden davanın ispatlanamadığı ve hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediği kabul edildiğinden davacının korunan patent haklarının bulunduğu ve patentlerin de geçerliliğini koruduğu dikkate alındığında asıl davadaki tecavüz talepleri değerlendirilmiş, TPMK kayıtlarına göre -------tescil numaralı patentlerin davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulundukları, bozma kararı öncesinde alınan 02.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, davalı tarafça satışa sunulan resim çerçevesinin ”----- başlıklı patentin koruma kapsamında olduğu, yine-----” buluş başlıklı patentin koruma kapsamında olduğu, yine -------buluş başlıklı patentin koruma kapsamında olmadığı tespit ve rapor edilmiş, alınan raporun patentlerin koruma kapsamı ve davalı ürününün karşılaştırılması ile düzenlendiği ve denetime elverişli olduğu kabul edilerek alınan rapor hükme esas alınmış ve bu kapsamda davalı tarafça satışa sunulan resim çerçevesinin davacının patent haklarına tecavüz eder mahiyette olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça üretilen ve satışa sunulan çerçevenin ----- adına tescilli olan ----- başlıklı faydalı modelin koruma kapsamında olduğu ve faydalı modelden kaynaklı hakka dayandığı ve bu haliyle davacının patent hakkına tecavüz oluşturmayacağı iddia edilmiş ise de Yargıtay Bozma ilamında da işaret edildiği üzere 551 sayılı KHK'nın 78'inci maddesinde düzenlenen "Patent sahibi patentini kendi patentinden daha önceki rüçhan tarihine sahip olan patent sahiplerinin açmış olduğu patente tecavüz davasında bir savunma gerekçesi olarak ileri süremez." hükmü gereği davalının kendisinden önceki tarihli davacının ------ tescil numaralı patenti karşısında savunma gerekçesi olarak ileri sürmesinin mümkün olmayacağı kanaati ile davalı tarafın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Davacı tarafın maddi tazminat talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda açıklandığı üzere davalı ürününün davacının patent hakkına tecavüz eder mahiyette olduğu, bu haliyle davacı tarafın 551 sayılı KHK'nın 131/1-b maddesi kapsamında maddi tazminat talep hakkı bulunduğu, davacının 551 sayılı KHK'nın 131/2-b maddesi kapsamında net kazanç yönünden talepte bulunduğu, toplanan deliller kapsamında alınan 20.01.2016 ve 21.03.2016 havale tarihli raporlarda davalının elde ettiği net kazancın tam olarak belirlenemediği, her ne kadar 21.03.2016 havale tarihli raporlbir belirleme yapılsa da tam olarak net kazancın tespit edilemediği kabul edilerek TBK hükümleri kapsamında tazminat miktarı mahkememizce belirlenerek takdiren 10.000,00-TL tazminat yönünden davacı tarafın talep hakkı bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın kararın yayınlanması talebi de değerlendirilmiş, 551 sayılı KHK'nın 131/1-b maddesi kapsamında davacı tarafın kararın yayınlanmasını da talep hakkı bulunduğu kabul edilerek kararın yayınlanmasına da karar vermek gerekmiştir. Birleşen Mahkememizin -----. Sayılı dosyasındaki tecavüz ve sonuçlarına ilişkin talepler değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere TPMK kayıtlarına göre ------tescil numaralı patentlerin davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulundukları, birleştirme kararı öncesinde alınan 11.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, birleşen dava davalısı tarafından satışa sunulan resim çerçevesinin----- başvuru nolu ---- patentin koruma kapsamında olduğu, yine---- başlıklı patentin koruma kapsamında olduğu tespit ve rapor edilmiş, alınan raporun patentlerin koruma kapsamı ve davalı ürününün karşılaştırılması ile düzenlendiği ve denetime elverişli olduğu kabul edilerek alınan rapor hükme esas alınmış ve bu kapsamda davalı tarafça satışa sunulan resim çerçevesinin davacının patent haklarına tecavüz eder mahiyette olduğu kabul edilmiştir.Davacı tarafın maddi tazminat talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda açıklandığı üzere davalı ürününün davacının patent hakkına tecavüz eder mahiyette olduğu, bu haliyle davacı tarafın 551 sayılı KHK'nın 131/1-b maddesi kapsamında maddi tazminat talep hakkı bulunduğu, davacının 551 sayılı KHK'nın 131/2-b maddesi kapsamında net kazanç yönünden talepte bulunduğu, toplanan deliller kapsamında alınan 21.03.2016 ve 02.05.2016 havale tarihli raporlarda davalının elde ettiği net kazancın tam olarak belirlenemediği, her ne kadar 02.05.2016 havale tarihli raporda bir belirleme yapılsa da bu belirlemenin zarar olarak belirlendiği, bu haliyle net kazancın tespit edilemediği kabul edilerek TBK hükümleri kapsamında tazminat miktarı mahkememizce belirlenerek takdiren 10.000,00-TL tazminat yönünden davacı tarafın talep hakkı bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın kararın yayınlanması talebi de değerlendirilmiş, 551 sayılı KHK'nın 131/1-b maddesi kapsamında davacı tarafın kararın yayınlanmasını da talep hakkı bulunduğu kabul edilerek kararın yayınlanmasına da karar vermek gerekmiştir. Birleşen Mahkememizin -----. Sayılı dosyasındaki tecavüz ve sonuçlarına ilişkin talepler değerlendirilmiş, davacı tarafça patent hakkına tecavüzden kaynaklı talepte bulunulduğu, tecavüz teşkil eden ürünün çerçeve ürünü olduğu, hem patent hem de ürün dikkate alındığında uyuşmazlığın uzman incelemesini gerektirdiği, bu haliyle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, 15.05.2025 tarihli celsede davacı tarafa 18.000,00-TL delil avansı yatırmak üzere kesin süre verildiği kesin süre içinde bilirkişi ücreti yatırılmadığından davacının bu isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, bu tespit sonrasında ispat yükü üzerinde bulunan davacının davasını ispat edemediği kabul edilerek Birleşen Mahkememizin -----. Sayılı dosyası yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
A-Asıl davanın KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafça üretilerek satışa sunulan ----- ürünü dolayısıyla davacı tarafın ------ tescil numaralı patentlerden kaynaklı haklarına tecavüz ettiğinin tespiti ile çerçevenin pazarlanmasının önlenmesine,
Davalı tarafça üretilen tecavüze konu ürünlerin toplatılmasına, karar kesinleştiğinde imhasına,
Davacı tarafın terditli talebi olan ürünlerin üretim araçlarının imhasına ilişkin talebinin kabulü ile karar kesinleştiğinde salt ihlale konu ürünün üretimini sağlayan üretim araçlarının imhasına,
2-Takdiren ve taleple bağlı kalınarak 10.000,00-TL maddi tazminat alacağının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
3-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle patent hakkına tecavüz yönünden kabulüne karar verilen hükmün Türkiye çapında yayın yapan günlük bir gazetede bir kez ilanına,
4-Alınması gereken 170,78 TL harçtan peşin alınan 512,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 341,54 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 202,58 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden patent hakkına tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı ... tarafından yatırılan 11.816,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Davacı ... tarafından yatırılan 3.954,91 TL ' nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran ilgilisine iadesine,
B-Birleşen Mahkememizin ------. Sayılı davasının KABULÜ İLE,
1-Davalı tarafça üretilerek satışa sunulan "-----" ürünü dolayısıyla davacı tarafın------- tescil numaralı patentlerden kaynaklı haklarına tecavüz ettiğinin tespiti ile çerçevenin pazarlanmasının önlenmesine, Davalı tarafça üretilen tecavüze konu ürünlerin toplatılmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, Davacı tarafın terditli talebi olan ürünlerin üretim araçlarının imhasına ilişkin talebinin kabulü ile karar kesinleştiğinde salt ihlale konu ürünün üretimini sağlayan üretim araçlarının imhasına,
2-Takdiren ve taleple bağlı kalınarak 10.000,00-TL maddi tazminat alacağının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
3-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle patent hakkına tecavüz yönünden kabulüne karar verilen hükmün Türkiye çapında yayın yapan günlük bir gazetede bir kez ilanına,
4-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 170,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 444,60TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 199,80 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden patent hakkına tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı ... tarafından yapılan 3.523,50 TL yargılama gideri ile 199,80 TL harç olmak üzere toplam 3.723,30 davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran ilgilisine iadesine,
C-Birleşen Mahkememizin ------ Sayılı davasının REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 586,20TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince patent hakkına tecavüz davası yönünden takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
3-Davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat davası yönünden takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
D-Birleşen --- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ------. Sayılı davasının REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince patentin hükümsüzlüğü talepleri yönünden her bir patent yönünden ayrı ayrı 40.000,00-TL olmak üzere takdir olunan toplam 80.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içersinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.