T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/247
KARAR NO : 2025/239
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/11/2024
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin “----” (---- + şekil) markasının sahibi olduğunu, müvekkili şirketin unvanı ve marka olarak kullanımının ----- dayandığını, ----- Pastanesinin tanınmış marka olduğunu, bu yönde yıllarca yatırım ve harcamalar yapıldığını, ------ Caddesi üzerinde yıllardır var olan ve çok bilinen bir marka olduğunu, davalı şirketin ise, davacı şirketin hak sahibi olduğu markayı birebir İLTİBAS ederek, müvekkilinin yarattığı ticari itibardan ve marka değerinden faydalanmaya çalıştığını, davacının marka haklarına tecavüz niteliğinde olan---- tescil numaralı ----+ şekil markasının 29., 35 ve 43.sınıflarda 30.11.2021 tarihinde tescil edildiğini, davalının ---- markası hakkında basında yer alan bilgileri kullanarak, ---- Marka şekline ------ tarihini ve ------ ismini de ekleyerek tarihte kendisine aitmiş gibi bir imaj yaratmaya çalıştığını, müvekkili şirketin tescilli markasının hem marka olarak hem de ticari unvan olarak korunması gerektiğini, hususlarını beyanla; davalının ----- markasını reklam afiş, web sayfası, logo, broşür ve benzeri yolla kullanmasını tedbiren durdurulmasına, davacı şirketin maddi ve manevi tazminatı talep hakkı ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davanın kabulü ile davacının hem ticaret ünvanı hem de 1997 yılından beridir - nezdinde ------ nosu ile tescilli olan Markasının Davalı tarafından kötüniyetli olarak aynı ve çok yakın şekil ile hukuka aykırı tescil edildiği tespit edilerek; Davalı adına ---- no ile tescilli olan ( ----- + Şekil ) markasının hükümsüzlüğüne, iptaline ve TPE sicil kayıtlarından terkinine, davalının marka tescilinin haksız rekabet yaratmak olduğu da göz önüne alınarak ------ Markasına Davalının Markaya vaki tecavüzün men’ine, mahkeme kararının bütün Türkiye’de yayınlanan 2 ulusal gazetede ikişer kez yayınlanmasına, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin, ------ markasını 30.11.2021 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle korunmak üzere 23.02.2023 tarihinde 29,35,43 mal/hizmet sınıflarıyla tescil edildiğini, davacı tarafından yapılan itiraz süresinde olmadığını, müvekkilimin marka başvurusu, 12.06.2024 tarihinde Resmi Marka Bülteni’nde ilan edildiğini, ancak davacı, itiraz süresi olan 2 aylık sürede hiçbir itirazda bulunmadığını, itiraz süresi 12.08.2024 tarihinde dolmuş olup davacı herhangi bir itirazda bulunmadığını, dolayısıyla bu aşamada davacı, müvekkilimin tescilli markasına karşı herhangi bir itiraz, tecavüz, ihlal vb. öne süremeyeceğini, müvekkilimin markası, davacının markasına herhangi bir tecavüz oluşturmadığını, müvekkilinin markasının adı “------ olup davacının markasının adıysa “------ Şekil” olduğunu, tarafların markalarında ortak olan kelimenin “----” kelimesi olduğu gözükse de müvekkilinin markasının tam adı açıkça ayırt edici unsurlar içerdiğini, müvekkilinin marka adında yer alan yıl ibaresi ve----- anlamına gelen “-----” ibaresi açıkça markaya yeni özellikler ve ayırt edici yüklediğini, Davacının markası ----- müvekkilinin markası ------renklerinden oluştuğunu, Ayrıca müvekkilin markasında bir logo bulunmaktayken davacının markasında logo bulunmadığını, zaten bu nedenle söz konusu marka, Türk Patent ve Marka Kurumu’nun tüm aşamalarından geçerek tescil edildiğini, dolayısıyla markaya tecavüz şartları, markaların birbirinden kolaylıkla ayırt edilebiliyor oluşu nedeniyle oluşmadığını beyan ederek davacının, müvekkilin markasına, Resmi Marka Bülteni’nde yayın tarihi olan 12.06.2024 tarihinden itibaren 2 aylık kesin sürede itiraz etmemiş olması ayrıca davacının markasının 5 yıldır aktif ve ciddi olarak kullanılmayışından ötürü markasının iptal edilmesi gerektiğinden davanın öncelikle usulden reddine, müvekkilin markasıyla davacının markasının farklı markalar olması, markaların unvanlarının, logolarının, logoda yer alan kelimelerin ve renklerinin farklı olması, farklı hizmet sınıflarında faaliyet göstermeleri nedeniyle herhangi bir iltibas olmaması, davacı şirketin tescil tarihiyle marka tescil tarihi arasında çelişki bulunması, davacının orijinal “---” markasının sahibi olmaması, markayı sonradan isminden ve popülerliğinden yararlanma amacıyla tescil etmesi sebebiyle davacının markasının tanınmış marka olmaması nedenleriyle davacının markasına bir tecavüz olmadığından tecavüzün men’i ve markanın hükümsüzlüğü talebinin reddine, müvekkilin markayı henüz kullanmamış olmasından dolayı davacının herhangi bir zararının oluşması mümkün olmadığından tazminat ve fazlaya ilişkin saklı tutulan hakların reddine, davanın tümden reddine, yargılama giderleri ve mahkeme masraflarının davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafın -------ŞEKİL şeklindeki kullanımları dolayısı ile davacının ------- ŞEKİL markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, davalı adına tescilli ---- tescil nolu --------ŞEKİL markasının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Ticaret sicil kaydı ile davacı şirketin 25/05/2006 tarihinde, davalı şirketin ise 17/12/1998 tarihinde davalı adına tescil edildiği bildirilmiştir.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; -------- tescil numaralı şekil markasının 41. Ve 43.sınıflarda 20/04/1999 tarihinde, ------- tescil numaralı şekil markasının 29,30 ve 33.sınıflarda 22/04/1999 tarihinde davacı adına, --- tescil numaralı şekil markasının 29, 35, ve 43.sınıflarda 23/02/2023 tarihinde,----- tescil numaralı şekil markasının 35.sınıfta 15/02/2021 tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce delil tespiti yaptırılmış olup alınan heyet raporunda özetle; sektörel yönden yapılan inceleme sonucunda, davacı markasının birçok gazete, sosyal mecra ve sitelerde paylaşımlarının yapıldığı, tarihi bir dokusunun olduğu ve tarihin ünlü yazar, edebiyatçı, şairler tarafından uğrak ve buluşma noktası olarak bu pastahaneyi seçtiklerini, ulusal ve yerel birçok haber sitesi, gazete, sosyal mecrada tanıtımlarının yapıldığı, tarihi bir doku ve kullanımın olduğu, bu nedenle Pastahane sektöründe tanınırlığının bulunduğu, Davacının --- ibareli markasının tanınmış marka olarak kabulü halinde, markaların asli unsurları arasındaki benzerliğin yüksek olması, davalı markasının davacının tanınmış markasının itibarından haksız yararlanmaya yol açabilecek nitelikte olması, ortalama tüketici nezdinde her iki marka arasında bir link – bağlantı kurulma ihtimalinin yüksek olduğu nedenlerinden dolayı, SMK’nun 7/2-c madde hükmü gereği marka hakkına tecavüz oluşturabileceği, Davacı markasının tanınmış marka olmadığı ihtimalinde ise, taraf markalarının benzer olması, kapsadığı hizmet sınıflarının aynı olması, markaların asli unsurlarındaki benzerliğin yüksek derecede olması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu nedenlerinden dolayı SMK’nun 7/2-b maddesi hükümlerine göre marka hakkına tecavüz oluşturabileceği," yönünde görüş bildirilmiştir.
Marka hakkına tecavüz ve markanın hükümsüzlüğü talepleri hususunda rapor düzenlenmiş olup alınan heyet raporunda özetle; “---” markasının gıda sektöründe bilinir marka olduğu, davacının ara ara düzenlediği faaliyetler dışında marka ile ilgili düzenli ticari faaliyetin olmadığı, -------” markasının bilinirliğinin olmadığı ve hali hazırda marka ile ilgili ticari faaliyetin olmadığına dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın SMK , 6/1, 6/5, 7 ve 29. Maddeleri.
GEREKÇE:
Dava; Davalı adına tescilli ------ŞEKİL markasının hükümsüzlüğü ile davalı tarafın -------ŞEKİL şeklindeki kullanımları dolayısıyla marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve kararın yayınlanması davasıdır.
Davacı taraf, ------ tescil numaralı ----+şekil markasının asına tescilli olduğunu, markasının tanınmış marka olduğunu, davalı tarafın tanınmış markasından yararlanmak kastı ile adına tescil ettirdiği------ŞEKİL markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve yine davalı tarafın --- ----ŞEKİL şeklindeki kullanımları dolayısı adına tescilli marka olan -------şekil markasına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile men'i ve verilecek kararın yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.
SMK'nın 6/5. Maddesinde "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni
olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra ------- tescil numaralı ----+şekil markasının 41. Ve 43.sınıflarda tarihinde, ------- tescil numaralı ----+şekil markasının 29,30 ve 33.sınıflarda davacı adına tescil edildiği ve markanın gıda işletmesi konusunda bilinen bir marka olduğu,---- tescil numaralı şekil -------şekil markasının 29, 35, ve 43.sınıflarda davalı adına tescil edildiği sabittir.
Bu tespitten sonra davacı tarafın hükümsüzlük talebi incelendiğinde, davacı ve davalı taraf adına tescilli markaların ana unsurunun ----- ibaresi olduğu, “--” markasının gıda sektöründe bilinir marka olduğu, davacının ara ara düzenlediği faaliyetler dışında marka ile ilgili düzenli ticari faaliyetin olmadığı, “-------” markasının bilinirliğinin olmadığı ve hali hazırda marka ile ilgili ticari faaliyetin olmadığı, davacı tarafın markasının ana ve ayırt edici unsurunun --- ibaresi olduğu, davalı tarafın markasının da ana ve ayırt edici unsurunun --- ibaresi olduğu, ------ ve - ibarelerinin tamamlayıcı unsurlar olduğu, bu haliyle tarafların markalarının ayniyet taşıdıkları, tarafların markalarının 43 ve 35. Sınıftaki emtialar yönünden benzerlik arz ettikleri, bu haliyle davalı markasının ortak emtia sınıfı dışında kalan 35. Sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). Büro hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık , muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat acente hizmetleri dahil). Ticari ve sınai eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” haricinde kalan tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından SMK 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir.Davacı tarafın SMK'nın 6/5. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş, davacının “---” markasının tanınmış marka olduğu, davalı şirketçe “----” markasının aynısının ve ayırt edilemeyecek kadar benzerinin tescil ettirilmesinin davacı markası yönünden markanın ayırt ediciliğinin aşındırılması ve haksız yararlanma teşkil edeceği, bu haliyle davalı markasının SMK md. 25 yollamasıyla SMK'nın 6/5. Maddesi gereği tescil edilmiş tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kabul edilmiş ve markanın tümden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın hükümsüzlük talebinin yanında marka hakkına tecavüz talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı ve davalı tarafın markasal kullanımlarının --- ibaresi olduğu, davalı tarafın markasal kullanımlarının 43. Sınıftaki Yiyecek İçecek Sağlanması Hizmetlerinde kullanıldığı, bu haliyle davalı kullanımlarının bütünsel intiba işitsel ve kavramsal bakımdan ayniyet taşıdığı, avalının----- tescil sayılı markası TPMK nezdinde 43. Sınıfta (yiyecek içecek temini hizmetleri) tescilli olsa da, davacı e sonraki tarihli bir tescil olması sebebi ile SMK md. 155 uyarınca tescilin önceki sınai hak sahibine karşı bir savunma gerekçesi olarak sürülemeyeceği kaldı ki az yukarıda ifade edildiği üzere davalının markasının hükümsüzlük şartlarının da oluştuğu kabul edildiğinde davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil edeceği, yine davacının “---” markasının tanınmış marka olduğu, davalı şirketçe davacının tescilli “----” markasının aynısının ve ayırt edilemeyecek kadar benzerinin tescil ettirildiği ve markasal olarak kullanıldığı dikkate alındığında markanın ayırt edici niteliğinin aşındırılması ve haksız yararlanma hallerinin mevcut olduğu kabul edilerek SMK'nın 29. Ve 72d-e Maddeleri kapsamında da marka hakkına tecavüzün oluştuğu kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüzün tespiti ile men'ine karar vermek gerekmiş ve yine marka hakkı tecavüze uğrayan tarafın SMK'nın 149/1-g maddesi gereği kararın yayınlanmasını talep hakkı bulunduğu kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ İLE
1-Davalı adına tescilli ---- tescil numaralı "---- ------şekil" markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
2-Davalı tarafın "-------şekil" şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ------- tescil numaralı "-----+şekil" markası yönünden marka hakkına TECAVÜZ oluşturduğunun tespiti ile TECAVÜZÜN Men'ine,
3-Karar kesinleştiğinde marka hakkına tecavüz yönündeki kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına,
4-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davalıdan hazine yararına tahsiline,
4-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 488,40 TL harç, 26.000,00-TL bilirkişi ücreti, 377,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 26.865,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hükümsüzlük davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.