T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/299 Esas
KARAR NO: 2025/224
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/12/2024
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ----başvuru ve tescil numaralı---- başvuru ve tescil numaralı ---- markasının sahibi olduğunu, --------markasının ise ---- tarihinde tescil edildiğini, Her iki markanın da ------ mal ve hizmet grubunda tescilli bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu markaları, restoranında tescil tarihinden bu yana kesintisiz biçimde kullandığını, davalı şirketin ise -------- başvuru ve tescil numaralı ------ tarihinde tescil ettirdiğini, söz konusu markanın hem müvekkile ait markalarda olduğu gibi ------- mal ve hizmet grubunda hem de ---sınıfta tescil edildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceğini”, hükümsüzlük davasına konu edilen marka ile 8.5 yıldır müvekkile ait bulunan markalar arasında bariz bir biçimde ayırt edilemeyecek kadar benzerlik mevcut olduğunu, SMK m. 6 uyarınca ilgili markanın tescil edilmesine imkân bulunmadığını, müvekkiline ait markaların kelime markası biçiminde olduklarını, markalarda kullanılan işaret olan---- ibaresinin ------anlamına geldiğini ve düşük düzeyde bir ----- sahip herhangi bir birey tarafından anlaşılabilecek seviyede olduğunu, buna karşın ------ işaretindeki ------ ibaresinin markanın baskın unsuru olduğunu, nitekim müvekkilinin hamburger ve benzeri ürünlere yönelik bir restoran işlettiğini ve bu restoranda yenen ------yemeklerin çıplak elle tüketildiğini, dolayısıyla --------- yeme biçimini çağrıştırdığını, bilindiği üzere birden fazla kelime veya şekil unsuru içeren markalarda, markanın bütüncül olarak değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu, bu bütüncül değerlendirmenin ardından baskın unsurun tespit edilerek incelemenin bu doğrultuda yapılması gerektiğini, davalıya ait markada bu kurala istisna teşkil edecek bir durum bulunmadığını, davalıya ait ----- kelime markası olduğunu ve müvekkile ait markalarla ortak unsurunun ----- kelimesinden oluştuğunu, ---------- ibaresinin, her iki marka bakımından da hem baskın unsur niteliği taşıdığını hem de ayırt edici niteliği haiz olduğunu, nitekim ----- başkaca bir marka tescili bulunmadığını, bu bağlamda ---- için ön görülen --------- faktörünün, somut olayda son derece yüksek olduğunu, davalı şirkete ait markanın tıpkı müvekkile ait markalar gibi aynı yemek sektöründe aynı ürün türüne ilişkin olması, restoranlarda benzer şekilde kullanılmaları, aynı maksada matuf olmaları, dava taraflarının her ikisinin restoranlarının da ------------- bulunması ve doğrudan rekabet içinde olmaları, ayrıca her ikisinin de sosyal medya üzerinden tüketici kitlesine ulaşmaları, paket servis vermeleri ve hemen hemen aynı tüketici kesimine hitap etmeleri gözetildiğinde; dava konusu marka ile müvekkiline ait markaların benzer mal ve hizmetlerde tescil edildiğinin aşikar olduğunu, somut olayda söz konusu markaların yemek sektöründe olduğu gözetildiğinde, ortalama tüketicinin düşük bir dikkat düzeyi ile hareket edeceğini, bu kapsamda da iki markayı birbiriyle ilişkilendirmelerinin daha muhtemel olduğunu beyan ederek, davalıya ait ------- başvuru ve tescil numarası ile kayıtlı -------- markasının hükümsüzlüğüne, kararın uygulanarak markanın sicilden silinmesi için ilgili işlemlerin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ----- tescil numaralı markanın hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının ------- kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin ----olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya ---- Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; -markanın davalı adına ----- tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşıldı.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; "Davacı ---- tarihinde tescil edildiği, Davalı ----- ana sözleşmesinin---- tarihinde tescil edildiği, taraf faliyet alanının iştigal konusunun -----kapsamında kaldığı, davacı firmaya ait olduğu tespit edilen ----------- şeklinde kullanımın olduğu, Davacının-------- şeklinde kullanımın olduğu, Davacının yemeksepeti satış sitesinde faaliyetinin olduğu ve burada ------ firma isminin bulunduğu, davalı firmaya ait olduğu tespit edilen------- sayfası incelendiğinde davalının yeme içme alanında faaliyet yürüttüğü. Davalın işletmesinde --------- şeklinde kullanımın olduğu, Davalının yemeksepeti sayfasında -------şeklinde markasal kullanımının olduğu, Davalının getiryemek sayfasında-----kullanımın olduğu, davacı adına ------ Numaralı dirty hands Markasının --- Sınıfta tescili olduğu, davalı adına ----- numara ile tescilli şekil markasının ----------- Sınıfları kapsadığı, taraf markalarının tertip tarzı, tescil sınıfları, markaların ayırt edici nitelikleri, fiili kullanım şekilleri ve özellikle davalı markasının şekil unsurunun ön planda olması nedeniyle SMK 6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA KANUNİ DÜZENLEME:6769 Sayılı SMK’nun 6/1 ve 25. Maddesi.
GEREKÇE: Dava; davalı adına tescilli---- tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü davasıdır. Davacı taraf; ----- markalarının adına tescilli olduğunu, ----- markasının davalı adına tescilli olduğunu, davalı adına tescilli markanın SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda; ---------davacı adına tescilli olduğu, ----- Sınıfta davalı adına tescilli olduğu, davacı tarafa ait tescillerin önceki tarihli olduğu, davacı tarafa ait markaların ana ve ayırt edici unsurunun -------- ibaresinin olduğu ve kirli eller anlamı taşıdığı, davalı tarafın markasının kelime unsurunun ------- anlamı taşıdığı, bu haliyle davacı markası ile davalı markasının telaffuz unsuru ve ses olarak birebir aynı olmadığı, anlamsal ve kavramsal olarak dirty ibaresinde benzerlik bulunsa da davalı tarafın ----markasına ayırt edicilik kazandırdığı, davalı markasında ---- ibaresinin ön planda olmadığı, şekil unsurunun ön planda olduğu, ----- ibaresinin dikkateli bakılmaksızın anlaşılamadığı, markaya ayırt ediciliği şekil unsurunun sağladığı, her ne kadar her iki tarafın markaları da ---- Sınıfta ortak sınıf olarak tescilli ise de davalı markasının ------- tescilli olduğu dikkate alındığında sınıfsal benzerliğinde varlığından bahsedilemeyeceği dikkate alındığında davacı markaları ile davalı taraf adına tescilli markanın tertip tarzı, tescil sınıfları, ayırt edici nitelikleri, fiili kullanım farklılıkları ve davalı tarafın markasının ana ve ayırt edici unsurunun şekil unsuru olduğu dikkate alındığında SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük koşullarının oluşmayacağı kabul edilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan hazine yararına tahsiline,
3-Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
25/09/2025