T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/294 Esas
KARAR NO:2025/211
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/12/2024
KARAR TARİHİ:18/09/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ----- tescil numaralı --------ibareli markaların sahibi olduğunu, markaların aktif olarak müvekkili tarafından kullanıldığını, ---- ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, ---------- markasının asıl ve gerçek sahibi olduğunu, ------- tarihinde müvekkili şirketin kurulduğunu, daha sonra da ---- kurulduğunu, Davalının ---------ibaresini iltibas oluşturacak düzeyde işyerinde, ---------- menü vb. araçlar üzerinde kullanmakta olduğunu, çeşitli internet sitelerinde de kullanımı gerçekleştirdiğini, davalının marka tescilinin ------ tarihinde gerçekleştiğini, müvekkili şirketin ise ----tarihinde ticaret unvanında ve bu tarihten önce de ticari faaliyetlerinde kullandığını, ------ tescil başvurusunda bulunduğunu, Davalının, müvekkil şirketin markasına karşı yaptığı tecavüzün tespiti, önlenmesi ile durdurulması ile davalı adına ----- nezdinde tescilli ----- tescil numaralı -----markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının, kendi adına tescilli markaya yönelik olarak davalı şirketin tecavüzde bulunduğu ve davalı şirket adına tescilli olduğu ileri sürülen ---------markasının hükümsüz talebiyle açmış olduğu davaya ilişkin olarak, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde öncelikle davanın usulden, mahkeme aksi kanaate ise esastan reddi gerektiğini, dava konusu markanın sicil kaydının müvekkil şirkete de; -----------ait olduğunu, bu nedenle husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini bu doğrultuda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın ancak marka sahibi gerçek veya tüzel kişilere yöneltilebileceğini, dolayısıyla işbu davada taraf teşkilinin sağlanamadığı iddia edildiğini, esasa ilişkin olarak, dava dışı üçüncü kişilerin ----ismini kullanmaya ----- yılında ----- aracılığıyla başladıklarını, bu faaliyetin daha sonra oğulları ve torunları tarafından devam ettirildiğini, ---- farklı------- ibaresiyle -------------sektöründe faaliyet gösterildiğini ve bu kul- lanımın belgelerle ispatlandığı beyan edildiğini, ---- ismiyle adi ortaklık kurulduğunu, -----yılında marka tescil başvurusu yapıldığını, ------- da davalı müvekkil şirket kurulmuş ve önceki işyerleri ile şubeler müvekkili şirkete devredilerek faaliyetler bu şirket üzerinden sürdürülmeye başlandığını, dilekçe ekinde vergi kayıtları, ----- belgeleri ve ------ sunulmuş, kullanımın sürekliliği ve yasal zemini vurgulandığını, davacının ----- kayıtlarına göre şirketin tescil tarihinin ------ olduğunu, buna karşılık dava konusu markanın tescil başvurusunun --------- tarihinde yapılmış olduğunu ve dolayısıyla davacının kullanım iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının sunduğu belgelerin kendi iddialarını çürüttüğünü ileri sürdüğünü, marka hakkına tecavüzün ancak karıştırılma ihtimali bulunması halinde söz konusu olabileceğini, davaya konu markaların gerek görsel gerekse anlamsal olarak farklılıklar içerdiğini, davalı markasında yer alan ------- ibarelerinin ayırt edici nitelikte olduğunu, buna karşılık davacı markasının daha sade ve süsleme --------------- oluştuğu ifade edildiğini, mal ve hizmetlerin benzerliği açısından da, markaların farklı illerde faaliyet gösterdiğini, coğrafi ve ticari ayrım bulunduğunu, bu durumun karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığı belirtildiğini, ürünlerin ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmadığını, bu hususun bilirkişi incelemesi ile ortaya konulacağı beyan edildiğini, davalı vekilinin ayrıca davacının uzun süre sessiz kalmasının TMK m.2 anlamında hakkın kötüye kullanımı teşkil ettiğini,------ şikayette bulunmasına rağmen dava açılmaması nedeniyle müvekkilinin yatırım ve reklam faaliyetlerinde bulunduğunu, bu durumda davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve çelişkili davranış yasağını ihlal ettiğini vurguladığını, -------- karar sayılı dosyasında dava dışı üçüncü kişilerin marka hakkına tecavüz iddiasıyla yargılandıklarını ve beraat ettikleri, tanık beyanlarında da---------- ibaresinin uzun süredir kullanıldığının ifade edildiğini, davacı şirketin ise ----- faaliyet gösterdiği ve bölgesel olarak bilinirliğinin sınırlı olduğu savunulduğunu, markalar arasında görsel benzerlik bulunmadığını, sadece----------- kelimesinin ortak olmasının yeterli olmadığını, markaların bütünsel algı itibarıyla açıkça farklılık arz ettiğini, ürünlerin pazara sunuldukları bölgeler, ambalajlar ve ticari geçmişleri bakımından ayırt edici unsurlar taşıdığı detaylı şekilde açıklandığını, davanın gerek usul yönünden husumet yokluğu nedeniyle, gerekse esas yönünden marka hakkına tecavüz ve karıştırılma ihtimali koşullarının oluşmaması, ayrıca davacının uzun süre sessiz kalması ve kötü niyetli dava açması nedeniyle reddi gerektiği, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesi talep edilmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli --------- şekil markasının hükümsüzlük şartalarının oluşup oluşmadığı, davalı tarafın ------ şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ----- unsurlu markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Davacının ------------numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin --- olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; -------- tescil numaralı ------sınıfta davalı adına tescili olduğu, --- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.-----tarihli yazı cevabıyla ----- ait vergi kayıtları celb edilmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Tedbirin değerlendirilmesi yönünden marka hakkına tecavüzün bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılması için hazırlanan -------- tarihli rapor dosyamız arasına celb edilmiştir. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; "Davalıya ait olduğu belirtilen ------ sitede yapılan incelemede; Site alan adında ve site içeriğinde------ ibaresinin yer aldığı, Site içeriğinde kullanıldığı, Firma iletişim bilgilerinde; Firma adresinin ------- olduğu, Sitede ----- hizmet verdiği, ------ tarafından ilk kez------kurulan fırında sırasıyla oğulları ----------- ile günümüze kadar varlığını sürdürdüğü, -------------yer aldığının belirtildiği, Site tescil bilgilerinde; ---- firması tarafından kayıt edildiği,----- kayıt edildiği ve kayıt süresinin ----- tarihinde son bulacağı, --------adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan------tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ----- kapsamında ---------- tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ---------- hesapta yapılan incelemede;* Hesap adının gazibeyfirini olduğu, sama serandel -------kullanıldığı, Hesabın ----- tarihinde oluşturulduğu, Hesapta firma adının ------ aldığı, Hesapta firma ------olduğu, Firma iletişim numarasının ------ belirtildiği, Davalıya ait olduğu belirtilen -------adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; Hesap adının ------ olduğu, Hesabın profil resminde logosunun ve hesap içeriğinde (şekil) logosunun kullanıldığı, Hesabın ----- tarihinde oluşturulduğu, Hesapta firma adının ------ olarak yer aldığı, Firma iletişim numarasının ---- olduğu, ------- belirtildiği tespit edilmiştir. Davalıya olduğu belirtilen --------adresinde yer alan işletmede yapılan incelemede; İşletme adının ------ numarasının --------olduğu tespit edilmiştir. ------- Yapılan İncelemeler Sonucunda : Davacının davasını, önceki hak sahipliği nedenine dayalı olarak SMK'nun 6/3.maddesine dayandırdığı, bilişim yönünden yapılan incelemelerde davalıya ait olduğu ---- tarihinde oluşturulduğu, davalıya ait sitede, --------- yılından itibaren hizmet verdiği, ---- tarafından ------ sokakta kurulan fırında sırasıyla oğulları ----- ile günümüze kadar varlığını sürdürdüğü,” şeklinde bilgilerin yer aldığı, dolayısıyla önceki tarihli hak sahipliği açısından marka sahiplerinin -----------adına vergi açılış kayıtlarının getirtilerek önceki tarihli hak sahipliği hususunda araştırma yapılmadan sağlıklı değerlendirme yapılamayacağı, SMK'nun 25.maddesi 3.fıkrasına göre, hükümsüzlük davasının dava tarihi itibariyle ---------- nezdinde tutulan sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişi ve kişilere açılmadığı, davalının adına kayıtlı marka olmadığı, hükümsüzlüğü istenen markanın davalı şirketin yetkilileri adına kayıtlı olduğu, nedenlerinden dolayı hükümsüzlüğünün davalıya karşı istenemeyeceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir.Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yönünden rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve hazırlanan ------- tarihli rapor dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; "Taraf işaretleri karşılaştırıldığında, davalı kullanımında esas unsurun ---- olduğu, diğer ----------- ayırt ediciliği olmayan tali nitelikte unsurlar olduğu; işaretler arasında yüksek seviyede benzerlik olduğu; davalı kullanımına konu mal/hizmetlerin davacının ------------ malları ile aynı olduğu; bu şekilde davacı markasını esas unsur olarak içeren davalı kullanımına konu işaretin yine davacı markasının tescili kapsamındaki aynı mallarda kullanılması sonucunda SMK m.7/2-b anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimalinin söz konusu olacağı; Davaya konu ------ markasının davalı şirket kurucuları tarafından ------ alanında kullanılmaya başlanmış olduğu, daha sonrasında bu kişilerin birlikte bir adi ortaklık kurduğu ve markayı ------ yılında kendi adlarına tescil ettirmek için başvurmuş oldukları, --------- da tescili aldıkları, daha sonrasında kurmuş oldukları adi ortaklığı sonlandırarak davalı tüzel kişiliği altında faaliyetlerine devam ettikleri; Davalı firmanın kurucularının eskiye dönük fiili kullanımlarına ilişkin dosya içerisinde herhangi bir görsel olmamakla birlikte, vergi kayıt belgeleri, işyeri açma ve çalışma ruhsatları, ------ unvanı altında------------ faaliyeti gösterildiğinin anlaşıldığı; günümüzde bilinen zincir fırınlar hariç ülkemizde geleneksel fırıncılıkta özellikle eski tarihlerde sunulan ekmek, tatlı, börek gibi ürünlerin ambalajsız da satıldığı göz önünde bulundurulduğunda, işletmenin tabelasında, poşetinde, peçetesi gibi yardımcı materyallerde kullanılması neticesinde ticari köken belirtecek şekilde kullanım olacağı; bu hususta takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu; Davacı ---- ibaresini ilk defa kendisinin ------------ tarihinde ticari unvanında kullandığını belirtmiş ise de, unvana dayalı bir markasal hak iddiasında bulunulabilmesi için unvanın salt unvansal olarak değil markasal kullanımın da ispatlanması gerektiği; Davacı tarafından -------yılında yapılan suç duyurusunun ve sonrasındaki ceza davasının dava dışı (davalı şirket ortakları) kişilere karşı açılmış olmasının davalı şirketin o tarihte henüz kurulmamış olması ve marka sahiplerinin bu kişiler olması nedeniyle olduğunun anlaşıldığı; anılan ceza davasında kararın ------- yılında verilmesi, sonrasında kararın kesinleşmesi süreci de göz önünde bulundurularak ----- yılında açılan işbu davada sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:SMK'nun 5/1-ç, 6/1, 7/2-b, 7/3-c, 25, 29/1 Maddeleri
GEREKÇE:Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, tecavüzün önlenmesi, durdurulması, davalı adına tescilli --------- markasının hükümsüzlüğü davasıdır.
Davacı taraf, ------- markasının adına tescilli olduğunu, davalı tarafın markasının esas unsuru olan---- ibaresini tescilli markaları ile aynı sınıfta kullandığını bu haliyle marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, yine davalı adına tescilli --------markasının kendi markası yönünden mutlak red nedeni olan SMK'nın 5/1-ç maddesi ve 6/1. Maddesi gereği kendi markası ile aynı sınıflarda ve ayırt edilemeyecek kadar benzeri ile tescil edildiği gerekçesi ile kendisinin öncelikli tescil sahibi de olduğu dikkate alınarak davalı tarafın markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 5/1-ç. Maddesinde, "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde; ------ tarihi itibariyle koruma altına alındığı, ---- tarihinde sicile tescil edildiği,----- tarihi itibariyle koruma altına alındığı ------ tarihinde sicile tescil edildiği, Dava dışı ------ numara ile ---- sınıflarda markasının ----- tarihinden itibaren koruma altına alındığı ve ---- tarihinde sicile tescil edildiği, tüm markaların halen koruma altında bulundukları sabittir. Yine ---- suretine göre, davacı ----- tarihinde kurulduğu, ---- sayılı ---- tarihinde de şirketin ------- incelendiğinde; davacının şerbetli ------ satışına yönelik ticari faaliyet yürüttüğü sabittir. Yine davalı tarafın dosyaya celp edilen ticaret odası, Vergi kayıt belgesine göre; Mükellef -------Vergi Açılış kaydının ----------- tarihi olduğu, faaliyet konusunun ekmek imalatı olduğu, işi bırakma tarihinin --- tarihi olduğu,------vergi mükellefiyetini açmış, ----- ayında bu kaydı kapattığı, daha sonra ---- merkezde yeni bir vergi kaydı açtığı,---- tarihli ruhsatta iş yeri unvanı olarak ------ünvanını kullandığı, ----, tesis sahibinin -----faaliyet konusun ----- üretimi olduğu, -------- aynı faaliyet alanı ve unvanın kullanıldığı, bu tespitler karşısında davaya konu----- markasının davalı şirket kurucuları tarafından ------------- alanında kullanılmaya başlanmış olduğu, daha sonrasında bu kişilerin birlikte bir adi ortaklık kurduğu ve markayı ----yılında kendi adlarına tescil ettirmek için başvurmuş oldukları, ---- yılında da tescili aldıkları, daha sonrasında kurmuş oldukları adi ortaklığı sonlandırarak davalı tüzel kişiliği altında faaliyetlerine devam ettikleri sabittir.Bu tespitlerden sonra davacı tarafın markanın hükümsüzlüğü talebi değerlendirilmiş, davacı ---------- tarihinde ticari unvanında kullandığını belirtmiş ise de, unvana dayalı bir markasal hak iddiasında bulunulabilmesi için unvanın salt unvansal olarak değil markasal kullanımın da ispatlanması gerektiği, davacı tarafın bu yönde bir delil sunmadığı, yine davalı tarafın ortaklarının ------- ibaresini iş yerlerinde markasal olarak kullandıkları, dikkate alındığında davacı tarafın öncelikli kullanımdan kaynaklı bir hakkının bulunmadığı, yine davalı davacı tarafın markasının ana unsurunun----- ve alt ve üstündeki çizgi ve bu çizgülerin üst ve alt kısmındaki süsleme desenlerinden oluştuğu, davalı markasının------------- ve ---------kenarlarında bulunan ------- tamamlandığı, davalı tarafın markasının davacı markası ile bu haliyle birebir aynı ibare ve şekilden oluşmadığı dikkate alındığında SMK'nın 5/1-ç maddesi gereği hükümsüzlük koşullarının oluşmayacağı, yine hem şekil olarak hem de ibare olarak davacı markasından farklılaştığı dikkate alındığında SMK'nın 6/1. Maddesi gereği de hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiş, yine dava konusu markanın davalı şirket adına kayıtlı olmadığı, bu haliyle davalı şirketin pasif husumetinin de bulunmadığı da gözetilerek hükümsüzlük talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri de derlendirilmiş, taraf işaretleri kullanımları karşılaştırıldığında, davalı kullanımında esas unsurun ----- olduğu, diğer -----gibi unsurların ayırt ediciliği olmayan tali nitelikte unsurlar olduğu; işaretler arasında yüksek seviyede benzerlik olduğu; davalı kullanımına onu mal/hizmetlerin davacının ----- numaralı markasının ---- kapsamındaki ----- malları ile aynı olduğu; bu şekilde davacı arkasını esas unsur olarak içeren davalı kullanımına konu işaretin yine davacı markasının tescili kapsamındaki aynı mallarda kullanılması sonucunda SMK m.7/2-b anlamında
ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimalinin söz konusu olacağı, ancak az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın markalarını kullanmaya başladığı en erken tarihin ilk tescil başvurusu yaptığı, ----tarihi olduğu, davalı şirket ortaklarının bu tarihten çok önceki tarih olan ---- yıllarından beri ----- kullandığı, bu haliyle davacı tarafa göre öncelikli kullanımdan kaynaklı hak sahibi olduğu, yine kullanımlarının------ tescil numaralı ----------- ana unsurlu markasından kaynaklandığı ve bu kullanımların -----yılından beri devam ettiği dikkate alındığında sessiz kalma dolayısıyla hak kaybının da oluşacağı kabul edildiğinde marka hakkına tecavüz şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüz talepleri yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan hazine yararına tahsiline,
3-Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden markanın hükümsüzlüğü davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2025