T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/143
KARAR NO : 2025/232
DAVA : Marka (Delillerin Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 08/07/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı şirketin 33 yıldır Türkiye'de moda sektöründe varlığını sürdürdüğü, ----, ----, ----- aralarında bulunduğu 35 ülkede 394'ü --- olmak üzere 4.000 noktada hizmet verdiğini, dünyada en çok bilinen markalardan biri olmasının yanı sıra küresel moda dünyasında söz sahibi bir - markası olarak tanındığını, tanınmış ------ markası da dahil ----- ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı tarafın ------ adresinde faaliyet gösteren işletmesinde "- ----" ve "------" ibaresini işletme tabelasında, reklam ve afişlerinde, ürün ambalaj ve etiketlerinde, ürün poşetlerinde, askılarda haksız ve hukuka aykırı şekilde kullandığını, "------" ibaresinin ------- numarası ile davalı şirket adına tescilli olması davalı tarafın eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın 29, 149/1-a hükümleri ve 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a-4, 56/1-a hükümleri uyarınca marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gerçeğini değiştirmeyeceğini, davalı şirketin, işletme tabelasında, reklam ve afişlerinde, ürün ambalaj ve etiketlerinde, ürün poşetlerindeki, askılarda kullanımlarında mevcut marka tescili olan "----- farklı olarak -----" ve ibaresini kullandığını, üstelik davalı şirketin " -------" ibaresini kullanımlar incelendiğinde tescile uygun kullanımın olmadığı, Davacı şirketin tescilli markaları ile aynı yazı stilinde, aynı renkte ve aynı tasarım şeklinde kötü niyetli ve haksız kullanımların mevcut olduğu, "-------" ibaresinin tek başına kullanımları da marka tesciline uygun olmadığı, Davalı şirket 19.06.2020 tarihinde 43. Sınıfta yaptığı ------" ibareli farklı bir marka başvurusunun Davacı Şirket tarafından itiraz edilmesi neticesi reddedildiğini, Davalı tarafın bu hususa rağmen "-------" ibaresini; marka başvurusunun reddedildiği şekil ve görsel ile kullanmasının kötü niyetinin varlığını ve davacı Şirketin tanınmışlığından ve marka değerinden haksız bir şekilde yararlanmayı amaçladığını da ispat ettiğini, davalı şirketin "----" ve "--------" ibaresini işletme tabelasında, reklam/afişlerinde, ürün etiketlerinde ve poşetlerinde, askılarda haksız ve hukuka aykırı kullanımları 6769 sayılı SMK’nın 29, 149/1-a hükümleri ve 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a-4, 56/1-a hükümleri uyarınca marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, Davalı şirketin haksız ve kötü niyetli kullanımları akıllara tamamen vekil edenin " ----" ve "--------" ibareli markalarını getirdiği gibi; tamamen Davacı şirketin marka imajını ve tasarımını içerdiğini, beyanla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı şirket tarafından Davalı Şirket aleyhine ikame edilen------- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ------- sayılı dosyasının tarafları, konusu ve hukuki sebebi aynı olması sebebiyle derdestlik itirazı olup, bu sebeple usulden reddi gerektiği, Somut uyuşmazlıkta TTK haksız rekabet hükümlerine dayalı talepler olması sebebiyle Mahkemenin görevsiz olup, Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğunu, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, Davalı Şirketin, 28.03.2001 tarihinde kurulduğu, hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe faaliyet gösterdiği, 14.03.2003 koruma tarihli ve 07.07.2004 tescil tarihli; 24., 25. ve 35. sınıfta tescilli, ----- tescil numaralı “-------” ibareli markanın tek sahibi olduğu ve işbu tescilli markasından kaynaklanan mutlak hakkına istinaden faaliyet gösterdiği alanda işbu ibareyi hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun bir şekilde kullandığı, Davalı Şirket’in yetkilisi ----- babasının soyadı olan ---- ile annesinin soyadı olan ------ son iki harflerinin birleşmesi ile markanın oluşturulduğu, Ayrıca ----, ------ bitki örtüsü anlamına gelmekte olup; Davalı Şirket’in --- mağazasının bulunması ------- ve civarındaki bölgede ------- anlamının herkesçe bilinmesi sebebiyle karışıklığa yol açmamakta olduğu, işbu durum bile Davalı Şirket’in Davacı Şirket’e ait markaya karşı tecavüz iradesinin bulunmadığını ortaya koyduğunu, Karşılaştırma konusu markalar arasında benzerlikten/aynılıktan söz edilebilmesi için söz konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal olarak benzerlik ihtiva etmesi gerektiğini, Davalı Şirket’e ait ------- tescil numaralı markanın, yazı tipi, boyutu, renk, biçim ve kavram açısından Davacı Şirket markası ile hiçbir alakası bulunmayan nevi şahsına münhasır bir marka olup, TPMK nezdinde tescil edildiği ve söz konusu geçerli tescilin sağladığı her türlü hukuki korumadan yararlandığını, Yalnızca renk, yazı tipi-boyutu arasındaki yakınlık benzerlik/aynılık olarak değerlendirilmemesi gerektiği, aksi durumda, bir rengin, yazı tipinin veyahut kavramın belirli bir şahsa/şirkete özgülenmesi, onun tekeline bırakılması gündeme geleceği, bu durum kişilerin marka yaratma ve kullanma hakkının sınırlandırılması ve dolayısıyla tahayyül etme kabiliyetlerinin kısıtlanması sonucunu doğuracağı, bir rengin, yazının, kelimenin belirli bir kimsenin mutlak sahipliğine bırakılmasının mümkün olmadığı, Somut olayda markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali mevcut olmadığı, Davalı şirketin markasal kullanımını hukuka ve dürüstlük kuralına uygun bir biçimde gerçekleştirdiğini, davalı Şirket’in kötüniyetli olduğu iddiası hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamakla birlikte Davacı Şirket’in bu yöndeki mesnetsiz beyanlarını destekleyen somut hiçbir delili bulunmadığını, davalı Şirket’in markasını TPMK nezdinde tescil ettiği 07.07.2004 tarihinden bu yana davacı şirket tarafından sessiz kalındığı, herhangi bir talep ve dava ileri sürülmediği için sesiz kalma suretiyle hak kaybı durumu oluştuğunu, davacı Şirket’in dilekçesinde hem SMK’nın marka tecavüzüne ilişkin hükümlerine hem de TTK’nın haksız rekabete ilişkin hükümlerine dayandığını, söz konusu taleplerin bir arada ileri sürülebilmesi hukuken mümkün olmadığını, beyanla davanın öncelikle usulden reddini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmişlerdir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın----- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacının ------- ibareli markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Ticaret sicil kaydı yazı cevabı ile, davacı şirketin 13/01/1994 tarihinde, davalı şirketin ise 28/03/2001 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ------- başvuru numaralı, 13.12.2004 başvuru tarihli “-------” ibareli markanın davacı ... adına tanınmış marka olarak tescilli olduğu, ----- başvuru numaralı,------- tescil numaralı, 10.10.2000 başvuru ve 29.04.2004 tescil tarihli, 10.10.2020 koruma tarihli, “-------” ibaresini ve şekil görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 01 / 02 / 03 / 05 / 06 / 07 / 08 / 09 / 14 / 16 / 18 / 20 / 21 / 22 / 23 / 24 / 25 / 26 / 27 / 28 / 29 / 30 / 32 / 33 / 34 / 36 / 37 / 38 / 39 / 40 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu, 10.10.2030 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ----- başvuru numaralı, ------- tescil numaralı, 03.07.1991 başvuru ve 29.07.1991 tescil tarihli, “-------” ibaresini ve şekil görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 24 / 25 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu, 03.07.2031 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ----- başvuru numaralı, ------ tescil numaralı, 23.01.1997 başvuru ve 22.05.1998 tescil tarihli, -------- ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 18 / 24 / 25 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu, 23.01.2027 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ----- başvuru numaralı, ------- tescil numaralı, 23.01.1997 başvuru ve 22.05.1998 tescil tarihli, --------” ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 18 / 24 / 25 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu, 23.01.2027 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ------ başvuru numaralı, ------- tescil numaralı, 07.03.2002 başvuru ve 17.11.2003 tescil tarihli, “--------” ibaresini ve şekil görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 24 / 25 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu, 07.03.2032 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ---- başvuru numaralı,------- tescil numaralı, 21.12.2020 başvuru ve 18.06.2021 tescil tarihli, “--------.” ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 18 / 25 / 35 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu, 21.12.2030 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ----- başvuru numaralı, ------- tescil numaralı, 11.11.2021 başvuru ve 31.03.2022 tescil tarihli, “---------” ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 18 / 25 / 35 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu, 11.11.2031 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ----- başvuru numaralı, ----- tescil numaralı, 12.11.2021 başvuru ve 30.03.2022 tescil tarihli, -------” ibaresini ve şekil görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 18 / 25 / 35 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu, 12.11.2031 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ----- başvuru numaralı, ------- tescil numaralı, 11.04.2009 başvuru ve 28.04.2010 tescil tarihli, “--------” ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 18 / 25 / 35 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu, 11.04.2029 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ----- başvuru numaralı, ------ tescil numaralı, 23.06.2010 başvuru ve 05.12.2012 tescil tarihli, “---------” ibaresini ve şekil görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 18 / 25 / 35 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu, 23.06.2030 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ----- başvuru numaralı, ------- tescil numaralı, 22.11.2011 başvuru ve 07.05.2013 tescil tarihli, “----” ibaresini ve ŞEKİL görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 35 / sınıfında davacı ... adına tescilli olduğu, 22.11.2031 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ------ başvuru numaralı, ------- tescil numaralı, 14.03.2003 başvuru ve 07.07.2004 tescil tarihli, “--------” ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 24 / 25 / ve 35 / sınıflarında davalı ------- adına tescilli olduğu, 14.03.2033 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ------ başvuru numaralı, 09.10.2023 başvuru tarihli, “-------” ibaresini ve şekil görselini ihtiva eden, Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 43 / sınıfında davalı------- adına başvurusunun yapıldığı, yayına itiraz edildiği, itiraz süreçlerinin devam ettiği,------ başvuru numaralı, 19.06.2020 başvuru tarihli, “ ------” ibaresini ve şekil görselini ihtiva eden, Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 43 / sınıfında davalı ------- adına başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce delil tespiti yaptırılmış olup alınan heyet raporunda özetle;------- adresine davacı vekiliyle birlikte 24.07.2024 tarihinde gidildiği, Mahaldeki işletmenin giyim mağazası olduğu, işletmecisinin vergi levhasına göre ... vergi kimlik numaralı ------ adına kayıtlı olduğu, Davalının -------- ve ---- şeklindeki işyerindeki tentelerde, tabelalarda, giysi etiketlerinde, giysi askılıklarındaki kullanımlarının, davacının --------tescil numaralı markaları yönünden SMK’nun 7/2-b maddesine göre karıştırılma ihtimali yaratılarak marka hakkına tecavüz oluşturduğu değerlendirilmiştir.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; dosya kapsamına sunulu iddia, savunma ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, Davalının “-----” ve “ --------” şeklindeki kullanımlarının, Davacının--------- tescil sayılı markaları yönünden SMK’nın 29. ve 7/2-b maddeleri kapsamında halk tarafından tescilli markalar ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali yaratılarak Davacının Marka hakkına tecavüz oluşturduğu sonuç ve kanaatine vardıklarını bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.İlgili Kanunun 7 inci maddesi uyarınca;
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda
belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya
hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan
herhangi bir işaretin kullanılması.
Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de
ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt
edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Görüldüğü üzere bu madde uyarınca mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir
başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil
ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde tutulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek
başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımın tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri
itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur ------. Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 uncu maddesi uyarınca; Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır.
Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal
işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
GEREKÇE:
Dava; Marka hakkına tecavüzden kaynaklı tespit davasıdır.Marka hakkına tecavüz konusu, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'nun 29. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu hüküm gereği: "Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.Dava konusu somut olayımızda, davacvı tarafın ----- tescil numaralı "-----" ana unsurlu tanınmış markasının bulunduğu, davalı tarafı markasal kullanımlarının -------şekil" ve "-------+şekil" şeklinde olduğu, bu durumun 16.09.2024 tarihinde tespit işlemi sırasında alınan rapor ile sabit olduğu, davalı tarafın ------ tescil numaralı-------ŞEKİL" markasının 43. Sınıfta tescilli olduğu, tüm bu markalar ve kullanımlar dikkate alındığında, davacı markasının ana unsurunun ---- ve ----- üzerine beyaz ya da beyaz zemin üzerine ------ renkle yazılması şeklinde kullanıldığı, davalı kullanımlarının ----- ibaresi şeklinde ve ----- zemin üzerine beyaz ya da beyaz zemin üzerine -------- renkle yazılması şeklinde olduğu, bu haliyle her ne kadar ---- ve ------ ibareleri arasında bir harf farklılığı olsa da kompozisyon olarak markaların benzer olduğu, davalı kullanımlarının davacının kullanımları olan hazır giyim sektöründe olduğu, bu haliyle sınıfsal benzerliğinde bulunduğu, davalı kullanımlarının markasının tescilli olduğu şekilde olmadığı ve davcının tanınmış markasını sulandırır mahiyette olduğu dikkate alındığında davalı kullanımları ile davacı markaları arasında ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimali doğacağında marka hakkına tecavüz oluşacağı kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüz yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın haksız rekabet talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 7 ve 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüzün koruma altına alındığı, bu haliyle özel düzenleme ile markasal korumanın sağlandığı, bu koruma olmasa idi TTK'nın 54 vd. Maddeleri kapsamında 55/a-4 maddesinde düzenlenen Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak şeklindeki hüküm gereği de hakkın korunmasının mümkün olacağı, ancak özelde marka korumasına dair SMK hükmü karşısında bu hükmün genel hüküm olduğu ve bu haliyle davacı tarafın hakkına tecavüzün tespit edildiği, hukuki vasıflandırmanın hakimde olduğu da dikkate alındığında genel hüküm cihetiyle yeniden karar verilmesine gerek olmayacağı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı tarafın "------- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı tarafın "-------" ana unsurlu markaları yönünden hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine,
2-Davalı tarafın "----" ve ------" şeklindeki tabela, reklam ve afişlerinde, ürün ambalaj ve etiketlerinde, ürün poşetlerinde, askılardaki kullanımlarının durdurulmasına ve ortadan kaldırılmasına,
3-Davacı tarafın haksız rekabet talepleri yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
4-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı vekiline Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 19.132,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 19.987,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.