T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/126
KARAR NO : 2025/236
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firmanın 1987 yılında 200 m²’lik bir atölyede ------ olarak mutfak projeleri bazlı üretim yaparak temelleri atılan, yıllar içinde sürekli gelişerek günümüzde ------- markası adı altında 3 alt marka, 1500’ü aşkın ürün çeşitliliği ve 200 uzman çalışanı ile 50.613 m² alana sahip iki fabrika ve bir merkez ofis ile 4 kıta, 72 ülkeye ihracat yapan lider bir marka olarak faaliyetlerine devam ettiğini; müvekkili şirketin üç alt markasından biri olan “-----” markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ----- numarası ile 13.09.2017 tarihinde ve ------ numarası ile 06.07.2018 tarihinde tescil edilmiş olup, 13.09.2017 tarihinden bu yana da faaliyet alanlarından olan----- sayılı emtialarında aktif olarak kullanıp ürünlerini bu marka ile pazarladığını; davalı şirketin müvekkili şirket ile ticari ilişki içinde olup, müvekkilinin markaları altında müvekkili için deterjan üretimi yaparak müvekkiline tedarik sağladığını; davalının müvekkili şirkete ait markayı açıkça ihlal ettiğini; müvekkiline ait markanın tescil tarihinden neredeyse 2 yıl sonra tescil edilen ------ başvuru numaralı, 04.06.2020 başvuru tarihli ve 25.10.2020 tescil tarihli “------” markası ile bulaşık deterjanı sektöründe ürün üretip, bu ürünleri hukuka aykırı olarak ------isimli internet sitelerinde müvekkili şirkete ait “-------” ismi ile birçok mecradan satışa sunduğunu; her ne kadar her iki şirketin de farklı sınıflarda tescili bulunsa da, davalının tescili haiz deterjan sektörü ile davacının tescili haiz endüstriyel mutfak sektörünün hemen hemen içe geçmiş durumda olduğunu; müvekkili şirkete deterjan üretimi yaparak müvekkili ile ticari ilişki içinde bulunan davalının bu markayı başka bir sınıfta ama davacının markası ve logosu ile birebir aynı kullanmasının kötü niyet teşkil ettiğini; müvekkili şirketin tanınırlığından kötü niyetle yararlanan davalı şirketin müvekkili adına tescilli “------” markasını birebir taklit ederek müvekkilinin tanınırlığından yararlanarak müvekkili adına tescilli markası üzerinden ayrıca haksız rekabet yolu ile haksız kazanç elde ettiğini; bu sebeple davalının ---- başvuru numaralı “-------” markasının hükümsüzlüğü talebiyle huzurdaki davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu; davalının marka hakkına tecavüz, haksız iltibas ve haksız rekabet teşkil eden bu eylemleri sebebiyle davalıya, ----- Noterliğinin ------ yevmiye numaralı, 06.05.2024 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek davalıdan tecavüze konu markasının sicilden terkini, markayı içerir reklam, broşür ve tüm ticari belgelerin imhası ve tecavüze konu tüm fiillerinin durdurulması için 15 gün süre verildiğini, ancak davalının süresi içerisinde talebi yerine getirmediği gibi kendisine 11.05.2024 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye de herhangi bir cevap vermediğini belirterek davalının müvekkili markasına tecavüz teşkil eden kullanmakta olduğu ve müvekkil firma adına tescilli olan “-------” markasının hükümsüzlüğüne, kullanmasının men’i ve markanın sicilden terkinine, davalının müvekkili adına tescilli olan “-------” markasının gerek ticari unvanında ve gerekse emtialarında kullanarak faaliyette bulunmasının markaya tecavüz olduğunun ve TTK 56 maddesi gereğince bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men’ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi zararın ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçlar kapsamında olmak üzere davalı adına tescilli olan markanın kullanıldığı malların üzerinde çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayan evrak, broşür ve emtiaların imhasına, davalının ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri kapsamında elde etmiş olduğu menfaatin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve HMK madde 107 çerçevesinde arttırılmak kaydı ile, müvekkilinin yoksun kaldığı kazanca karşılık olarak şimdilik 5.000.00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, davalının haksız rekabeti nedeni ile müvekkili firmanın uğramış olduğu manevi zararlarını tazmin, amacı ile 10.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ----- tescil numaralı ------ markasının davacı adına tescilli--------tescil numaralı markalarla iltibas oluşturduğundan bahisle hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, yine davalının markasal kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı maddi ve manevi tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Ticaret sicil kaydı ile davacı şirketin 25/02/1993 tescil edildiği, davalı şirketin ise 06/03/2020 tarihinde tescil edildiği bildirilmiştir.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ----- markasının 03, 07, 16, 21, ve 35.sınıfta 17/12/2020 tarihinde, ---- tescil numaralı ------ markasının 03, ve 05, sınıflarda 25/10/2020 tarihinde, ---- tescil numaralı -----markasının 03 ve 35.sınıflarda 23/09/2020 tarihinde, ----- tescil numaralı ------ markasının 03, ve 35.sınıflarda 18/04/2021 tarihinde, ----- tescil numaralı ------- markasının 03, ve 35.sınıflarda 13/04/2021 tarihinde davalı adına,---- tescil numaralı ------ markasının 21.sınıfta 09/03/2006 tarihinde, --- tescil numaralı ------ markasının 06, 20 ve 35.sınıflarda 03/09/2008 tarihinde, ---- tescil numaralı ----- markasının 06 ve 35.sınıflarda 25/02/2008 tarihinde, ---- tescil numaralı ----- markasının 06, 20 ve 35.sınıflarda 08/08/2008 tarihinde, --- tescil numaralı ------ markasının 07 ve 11.sınıflarda 13/09/2017 tarihinde, ---- tescil numaralı ----- markasının 07 ve 11.sınıflarda 06/07/2018 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.----- internet sitesinin kime ve hangi tarihten itibaren tahsis edildiği ----- sorulmuş olup alan adının ------ firması tarafından kayıt edildiği, alan adı sahibi kişi bilgileri, ------ uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ICANN organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 25.05.2022 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 25.05.2026 tarihinde son bulacağı görülmüştür. Alan adının------firması tarafından kayıt edildiği, alan adı sahibi kişi bilgileri, ------- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ICANN organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 25.05.2022 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 25.05.2026 tarihinde son bulacağı görülmüştür.
Tarafların beyan ve itirazları, alınan tanık beyanları da dikkate alınarak davacı tarafın markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüz yönündeki talepler ile tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talebine ilişkin rapor düzenlenmiş olup alınan heyet raporunda özetle; Bilişim yönünden yapılan incelemede, davalıya ait olduğu belirtilen -------alan adlı web sitede yapılan incelemede; Sitede firmanın, endüstriyel temizlik kimyasalları sektöründe kaliteden ödün vermeden ürettikleri üst segment ürünleri, uygun fiyat politikası ile doğru müşteri kitlesine ulaştırdıkları belirtilmiştir.Firma iletişim bilgilerinde; Firma adresinin ------ Firma iletişim numaralarının ----- ve ------ Firma email adresinin ------ olduğu, Sitede markalı ürünlerin yer aldığı, Site tescil bilgilerinde; Site alan adının ------ firması tarafından “-------adına kayıt edildiği, Alan adının 18.07.2019 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 17.07.2025 tarihinde son bulacağına dair bilginin yer aldığı, Site erişim ve yer sağlayıcısının -------. olduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen -------- alan adlı web sitede yapılan incelemede; Sitede halihazırda ------/ markalı ürünlerin yer aldığı, Firma bilgilerinde; Firma adının ----- Firma iletişim numaralarının----Firma eposta adresinin ----, Firma adresinin ------- Firma vergi dairesi ve numarasının -----..., Firma Mersis numarasının ------ olduğu tespit edilmiştir. Mali yönden yapılan incelemede, dosya kapsamında tarafların ticari defterlerinin ve beyanlarının verilen süre içerisinde yer almadığının görüldüğü, bu sebeple ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı; Markasal yönden yapılan incelemede, Hükümsüzlük iddia ve talepleri bakımından, SMK m.6/1 açısından, davalı markası davacı markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzerlikte olup, birbirleri ile ilişkili mallarda kullanılması sonucunda tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali doğacağı, benzer mallar bakımından SMK m.6/1 kapsamında davalı markasının hükümsüzlük şartlarının oluştuğu; o SMK m.6/9 açısından, davalı tarafından tescil edilen marka fiilen kullanılan markadan harflerin büyüklüğü ve kırmızı çizginin kullanılmaması yönünden farklılık içeriyor ise de, davalının fiilen kullanımları göz önünde bulundurulduğunda davacı markasından haberdar olarak bilinçli bir şekilde tescilin alındığı, davacının endüstriyel mutfak ürünleri alanında faaliyet göstermesi karşısında davalının yine endüstriyel temizlik kimyasalları alanında faaliyet gösterdiği göz önünde bulundurulduğunda ayırt ediciliği haiz davaya konu markanın seçilmesinin tesadüfi olmayacağı; taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunması halinde, davalının davacıdan izinsiz bir şekilde davacı markası ile ayniyete varan benzerlikte davaya konu markayı tescil ettirmesinin kötü niyet teşkil edeceği; bunun gibi taraflar arasında birebir ticari bir ilişki bulunmasa dahi, davaya konu markanın davalı tarafından seçilerek tescil ettirilmesinin tesadüfi olmadığı düşünülmekte olup, davacı ile bağlantılı endüstriyel mutfak ürünleri alanında faaliyet gösteren davalının davaya konu markayı tescil ettirmesinin bir başkasına ait olduğunu bilmesine rağmen aynı sektörde farklı ürün gamında kullanmak üzere tescil ettirmesinin davacı markasından haksız faydalanılma amacı taşıdığı; bu bakımdan SMK m.6/9 kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluştuğu; Tecavüz iddia ve talepleri bakımından, Davalının fiili kullanımına konu markasının davacıya ait markası ile aynı olduğu, davalı kullanımının gerçekleştiği malların davacı markalarının tescilli olduğu 7. sınıf kapsamındaki “yıkama makineleri (çamaşır/bulaşık yıkama makineleri, ısıtmalı olmayan santrifüjlü çamaşır kurutma makineleri dahil)” ile benzer alıcı çevresine hitap etmeleri, benzer ihtiyaçları gidermeleri ve birbirlerini tamamlamaları bakımından benzer olduğu; bu bakımdan, davalı kullanımının davacı markasına SMK m.7/2-b kapsamında iltibas yaratmak suretiyle tecavüz teşkil ettiğine dair görüş bildirmişlerdir.
Davalı kayıtları emsaller de dikkate alınarak davacı tarafın SMK'nın 151/2-c maddesi gereği emsal lisans bedeli talebi de dikkate alınarak maddi tazminat talebi yönünden rapor düzenlenmiş olup alınan raporda özetle: Mali yönden yapılan incelemede, Sayın Mahkemenin 25/02/2025 tarihli celse duruşmasında; davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmesi, emsal lisans bedeli talebi de dikkate alınmak suretiyle tarafıma ek rapor düzenleneme görevi verilmiştir. Bu kapsamda; davalı şirketin huzurdaki davaya katılmadığı, ticari defter ve kayıtlarını da sunmadığı anlaşıldığından davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır. Öte yandan; Sayın Mahkeme ------- Ticaret Odasından, “deterjanlar, çamaşır suları, yumuşatıcılar gibi temizlik sektöründe faaliyet gösteren temizlik ürünlerinde emsal lisans bedeli yönünden…” bilgi talep etmiş ancak ------ Ticaret Odasının 03/03/2025 tarih ------sayılı müzekkere cevap yazısında; “İlgi yazınızdaki talebinizle ilgili olarak odamız veri tabanında herhangi bir bilgi/belge bulunmamaktadır…” Şeklinde belirtildiği görülmüştür. Tüm bu hususlar çerçevesinde gerek davalı şirketin ticari defter kayıtları gerekse emsal lisans bedeli yönünden somut bir tespit yapılamadığına dair görüş bildirmiştir.
Maddi tazminat talebi yönünden ek rapor düzenlenmiş olup alınan 14/08/2025 tarihli raporda özetle; Mali yönden yapılan incelemede, Sayın Mahkemenin 01/07/2025 tarihli 3.celse duruşma tutanağında, davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak tarafların 2020-2024 yıllarını kapsayan dönemlere ilişkin BA ve BS formları karşılaştırmalı olarak incelenerek, maddi tazminat talebi yönünden ek rapor görevi kapsamında yapılan incelemesi neticesinde; 2021 yılında davalı şirketin davacıdan 4 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 27.850,00 TL, 2022 yılında 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 30.100,00 TL tutarında “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, her iki tarafın bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğuna dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın SMK , 6/1, 6/5, 7 ve 29. Maddeleri.
GEREKÇE:
Dava; davalı adına tescilli ---- tescil numaralı "------" markasının hükümsüzlüğü ile davalı tarafın "-------" şeklindeki kullanımları dolayısıyla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı taraf, ---- tescil numaralı "----ŞEKİL" markasının adına tescilli olduğunu, davalı tarafın adına tescilli ---- tescil numaralı "--------" markasının SMK'nın 6/1 ve 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve yine davalı tarafın "--------" şeklindeki kullanımları dolayısı adına tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, bu eylemin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, bu sebeple marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile men'i ve marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak
nitelendirilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra ---- tescil numaralı -------+ŞEKİL" markasının 07 ve 11. Sınıflarda 20.01.2017 tarihinden itibaren davacı adına tescil edildiği -----tescil numaralı "---" markasının 03 ve 05. Sınıflarda 04.06.2020 tarihinden itibaren davalı adına tescilli olduğu sabittir.
Bu tespitten sonra davacı tarafın hükümsüzlük talebi incelendiğinde, davacı ve davalı taraf adına tescilli markaların ana unsurunun ------ ibaresi olduğu, davacı tarafın markasının ana ve ayırt edici unsurunun --- ibaresi olduğu, davalı tarafın markasının da ana ve ayırt edici unsurunun ------ ibaresi olduğu, davalı tarafın kullanımının 7. Sınıf kapsamındaki yıkama makineleri kapsamında olduğu, bu haliyle her ne kadar davalı tarafın markaları 03 ve 05. Sınıfta tescilli ise de kullanım yönüyle sınıfsal benzerliğin mevcut olduğu, bu haliyle tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından SMK 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş, SMK m.6/9 açısından, davalı tarafından tescil edilen marka fiilen kullanılan markadan harflerin büyüklüğü ve kırmızı çizginin kullanılmaması yönünden farklılık içeriyor ise de, davalının fiilen kullanımları göz önünde bulundurulduğunda davacı markasından haberdar olarak bilinçli bir şekilde tescilin alındığı, davacının endüstriyel mutfak ürünleri alanında faaliyet göstermesi karşısında davalının yine endüstriyel temizlik kimyasalları alanında faaliyet gösterdiği göz önünde bulundurulduğunda ayırt ediciliği haiz davaya konu markanın seçilmesinin tesadüfi olmayacağı, davacı ile bağlantılı endüstriyel mutfak ürünleri alanında faaliyet gösteren davalının davaya konu markayı tescil ettirmesinin bir başkasına ait olduğunu bilmesine rağmen aynı sektörde farklı ürün gamında kullanmak üzere tescil ettirmesinin davacı markasından haksız faydalanılma amacı taşıdığı, bu haliyle SMK m.6/9 kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiş ve markanın tümden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın hükümsüzlük talebinin yanında marka hakkına tecavüz talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı ve davalı tarafın markasal kullanımlarının ------ ibaresi olduğu, davalı tarafın markasal kullanımlarının 7. Sınıftaki yıkama makineleri kapsamında olduğu, bu haliyle davalı kullanımlarının bütünsel intiba işitsel ve kavramsal bakımdan ayniyet taşıdığı, davalının ------ tescil sayılı markası TPMK nezdinde tescilli olsa da, davacı tarafın tescilinin sonraki tarihli bir tescil olması sebebi ile SMK md. 155 uyarınca tescilin önceki sınai hak sahibine karşı bir savunma gerekçesi olarak sürülemeyeceği kaldı ki az yukarıda ifade edildiği üzere davalının markasının hükümsüzlük şartlarının da oluştuğu kabul edildiğinde davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil edeceği dikkate alındığında markanın ayırt edici niteliğinin aşındırılması ve haksız yararlanma hallerinin mevcut olduğu kabul edilerek SMK'nın 29. Ve 7/2-d-e Maddeleri kapsamında da marka hakkına tecavüzün oluştuğu kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüzün men'ine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu tespitten sonra davacı tarafın maddi tazminat talepleri değerlendirilmiş, SMK'nun 149 ve devamı maddeleri gereği davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, davacı tarafın 151/2-c Maddesi gereği lisans bedeli yönünden talepte bulunduğu, tarafların emsal bildirmediği, ---- cevabi yazısı dışında emsal tespit edilemediği dikkate alınarak, ------- bildirilen emsal oranı gözetilerek davalı kayıtları üzerinde yapılan incelemede ihlalin gerçekleştiği dönemde lisans bedelinin 57.950,00-TL olduğu tespit edilmiş, bu tespit edilen bedel yönünden ıslah talebi de nazara alınarak 57.950,00-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının davalı tarafa adına tescilli ---- tescil numaralı "------+şekil" yönünden marka hakkına tecavüz ettiğinin sabit olduğu, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımların ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 10.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın haksız rekabet talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 7 ve 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüzün koruma altına alındığı, bu haliyle özel düzenleme ile markasal korumanın sağlandığı, bu koruma olmasa idi TTK'nın 54 vd. Maddeleri kapsamında 55/a-4 maddesinde düzenlenen Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak şeklindeki hüküm gereği de hakkın korunmasının mümkün olacağı, ancak özelde marka korumasına dair SMK hükmü karşısında bu hükmün genel hüküm olduğu ve bu haliyle davacı tarafın hakkına tecavüzün tespit edildiği, hukuki vasıflandırmanın hakimde olduğu da dikkate alındığında genel hüküm cihetiyle yeniden karar verilmesine gerek olmayacağı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ İLE
1-Davalı adına tescilli ---- başvuru numaralı "--------" markasının, tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
2-Davalı tarafın "------" şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı tarafın "--------+ŞEKİL" MARKASI yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, tecavüzün MEN'İNE,
Davalı tarafın tecavüz oluşturan kullanımlarına konu marklaya ait kullanımların malların üzerinden çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayan evrak, broşür ve emtiaların karar kesinleştiğinde imhasına,
3-57.950,00-maddi tazminat alacağının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4- 10.000,00-TL manevi tazminat alacağının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafın haksız rekabetin tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
6-Alınması gereken 4.641,66 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 905,00 TL olmak üzere toplam 1.332,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.309,06 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.332,60 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 905,00TL ıslah harcı, 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, 171,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 20.171,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan hükümsüzlük ve sicilden terkini davası üzerinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan tespit ve men davası üzerinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
10-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan maddi tazminat davası üzerinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
11-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan manevi tazminat davası üzerinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
12-Karar kesinleştiğinde sarf edilmeyen gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.